Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Üçüncü Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 250463" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmi Üçüncü Söz - Sayfa 438</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">O han ise, benim için İstanbul imiş. O şimendifer ise zamandır; herbir yıl bir vagondur. O tünel ise, hayat-ı dünyeviyedir. O dikenli çiçekler ve meyveler ise, lezâiz-i nâmeşruadır ve lehviyât-ı muharremedir ki, mülâkat esnasında tasavvur‑u zevâldeki elem kalbi kanatıyor, mufarakatinde parçalıyor, cezayı dahi çektiriyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Şimendifer hademesi demişti: “Beş kuruş ver; onlardan istediğin kadar vereceğim.” Onun tabiri şudur ki: İnsanın helâl sa’yiyle, meşru dairede gördüğü zevkler, lezzetler, keyfine kâfidir; harama girmeye ihtiyaç bırakmaz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Sair kısımları sen tabir edebilirsin.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>DÖRDÜNCÜ NÜKTE</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İnsan, şu kâinat içinde pek nazik ve nazenin bir çocuğa benzer: Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü, o zaafın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcudat ona musahhar olmuş. Eğer insan zaafını anlayıp, kàlen, halen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdad eylese, o teshirin şükrünü eda ile beraber, matlubuna öyle muvaffak olur ve maksatları ona öyle musahhar olur ki, iktidar-ı zâtîsiyle onun aşr-i mişârına muvaffak olamaz. Yalnız, bazı vakit lisan-ı hâl duasıyla hasıl olan bir matlubunu, yanlış olarak kendi iktidarına haml eder.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Meselâ, tavuğun yavrusunun zaafındaki kuvvet, tavuğu arslana saldırtır. Yeni dünyaya gelen arslanın yavrusu, o canavar ve aç arslanı kendine musahhar edip, onu aç bırakıp kendi tok oluyor. İşte câ-yı dikkat, zaaftaki bir kuvvet ve şâyân-ı temâşâ bir cilve-i rahmet...</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Nasıl ki, nazdar bir çocuk, ağlamasıyla, ya istemesiyle, ya hazin haliyle matluplarına öyle muvaffak olur ve öyle kavîler ona musahhar olurlar ki, o matluplardan binden birisine bin defa kuvvetçiğiyle yetişemez. Demek zaaf ve acz, onun hakkında şefkat ve himayeti tahrik ettikleri için, küçücük parmağıyla kahramanları kendine musahhar eder. Şimdi, böyle bir çocuk, o şefkati inkâr etmek ve o himayeti itham etmek suretiyle, ahmakâne bir gururla, “Ben kuvvetimle bunları teshir ediyorum” dese, elbette bir tokat yiyecektir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>acz</strong>: âcizlik, güçsüzlük (bk. a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahmakâne</strong>: ahmakça</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>aşr-i mişâr</strong>: yüzde bir</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cilve-i rahmet</strong>: rahmet görüntüsü (bk. c-l-y; r-ḥ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>câ-yı dikkat</strong>: dikkat edilecek nokta </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dua</strong>: Allah’a yalvarma, niyaz (bk. d-a-v)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>eda</strong>: yerine getirme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>elem</strong>: acı, keder</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hademe</strong>: hizmetçi</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>halen</strong>: hareket ve davranışla</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>haml etme</strong>: yüklenme, üstlenme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>haram</strong>: dinen yasaklanmış (bk. ḥ-r-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hasıl olma</strong>: meydana gelme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı dünyeviye</strong>: dünya hayatı (bk. ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hazin</strong>: hüzünlü, üzüntülü</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>helâl</strong>: dinen yapılmasına izin verilen</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>himayet</strong>: koruma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iktidar</strong>: güç, kudret (bk. ḳ-d-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iktidar-ı zâtî</strong>: kendi zâtının kudreti, kişisel güç (bk. ḳ-d-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>istimdad</strong>: yardım dileme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>itham</strong>: suçlama</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kalen</strong>: sözle</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kavî</strong>: güçlü, kuvvetli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kudret</strong>: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâfi</strong>: yeterli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lehviyât-ı muharreme</strong>: haram kılınmış eğlenceler (bk. ḥ-r-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lezâiz-i nâmeşru</strong>: haram olan lezzetler (bk. ş-r-a)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lisan-ı hâl</strong>: hal ve davranış dili</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maksat</strong>: gaye, istek (bk. ḳ-ṣ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>matlub</strong>: istek, arzu (bk. ṭ-l-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mevcudat</strong>: varlıklar (bk. v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>meşru</strong>: helâl, dine uygun (bk. ş-r-a)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mufarakat</strong>: ayrılık (bk. f-r-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>musahhar</strong>: boyun eğme, itaat etme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muvaffak</strong>: başarılı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mülâkat</strong>: buluşma, karşılaşma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nazdar</strong>: nazlı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nazenin</strong>: ince, narin, duyarlı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nazik</strong>: ince, zarif</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sair</strong>: diğer</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sa’y</strong>: çalışma, emek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tabir</strong>: yorumlama, açıklama (bk. a-b-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tahrik</strong>: harekete getirme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tasavvur-u zevâl</strong>: gelip geçiciliği düşünme (bk. ṣ-v-r; z-v-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tavren</strong>: tavırla</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teshir</strong>: boyun eğdirme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zaaf</strong>: zayıflık</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>İstanbul</strong>: (bk. bilgiler)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şefkat</strong>: içten ve karşılıksız sevgi (bk. ş-f-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şimendifer</strong>: tren</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şâyân-ı temâşâ</strong>: seyretmeye değer</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 250463, member: 1"] [b]Yirmi Üçüncü Söz - Sayfa 438[/b] [FONT=Tahoma]O han ise, benim için İstanbul imiş. O şimendifer ise zamandır; herbir yıl bir vagondur. O tünel ise, hayat-ı dünyeviyedir. O dikenli çiçekler ve meyveler ise, lezâiz-i nâmeşruadır ve lehviyât-ı muharremedir ki, mülâkat esnasında tasavvur‑u zevâldeki elem kalbi kanatıyor, mufarakatinde parçalıyor, cezayı dahi çektiriyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]Şimendifer hademesi demişti: “Beş kuruş ver; onlardan istediğin kadar vereceğim.” Onun tabiri şudur ki: İnsanın helâl sa’yiyle, meşru dairede gördüğü zevkler, lezzetler, keyfine kâfidir; harama girmeye ihtiyaç bırakmaz. [/FONT] [FONT=Tahoma]Sair kısımları sen tabir edebilirsin. [/FONT] [FONT=Tahoma][B]DÖRDÜNCÜ NÜKTE [/B][/FONT] [FONT=Tahoma]İnsan, şu kâinat içinde pek nazik ve nazenin bir çocuğa benzer: Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü, o zaafın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcudat ona musahhar olmuş. Eğer insan zaafını anlayıp, kàlen, halen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdad eylese, o teshirin şükrünü eda ile beraber, matlubuna öyle muvaffak olur ve maksatları ona öyle musahhar olur ki, iktidar-ı zâtîsiyle onun aşr-i mişârına muvaffak olamaz. Yalnız, bazı vakit lisan-ı hâl duasıyla hasıl olan bir matlubunu, yanlış olarak kendi iktidarına haml eder. [/FONT] [FONT=Tahoma]Meselâ, tavuğun yavrusunun zaafındaki kuvvet, tavuğu arslana saldırtır. Yeni dünyaya gelen arslanın yavrusu, o canavar ve aç arslanı kendine musahhar edip, onu aç bırakıp kendi tok oluyor. İşte câ-yı dikkat, zaaftaki bir kuvvet ve şâyân-ı temâşâ bir cilve-i rahmet... [/FONT] [FONT=Tahoma]Nasıl ki, nazdar bir çocuk, ağlamasıyla, ya istemesiyle, ya hazin haliyle matluplarına öyle muvaffak olur ve öyle kavîler ona musahhar olurlar ki, o matluplardan binden birisine bin defa kuvvetçiğiyle yetişemez. Demek zaaf ve acz, onun hakkında şefkat ve himayeti tahrik ettikleri için, küçücük parmağıyla kahramanları kendine musahhar eder. Şimdi, böyle bir çocuk, o şefkati inkâr etmek ve o himayeti itham etmek suretiyle, ahmakâne bir gururla, “Ben kuvvetimle bunları teshir ediyorum” dese, elbette bir tokat yiyecektir. [/FONT] [FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]acz[/B]: âcizlik, güçsüzlük (bk. a-c-z)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ahmakâne[/B]: ahmakça[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]aşr-i mişâr[/B]: yüzde bir[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cilve-i rahmet[/B]: rahmet görüntüsü (bk. c-l-y; r-ḥ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]câ-yı dikkat[/B]: dikkat edilecek nokta [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]dua[/B]: Allah’a yalvarma, niyaz (bk. d-a-v)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]eda[/B]: yerine getirme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]elem[/B]: acı, keder[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hademe[/B]: hizmetçi[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]halen[/B]: hareket ve davranışla[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]haml etme[/B]: yüklenme, üstlenme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]haram[/B]: dinen yasaklanmış (bk. ḥ-r-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hasıl olma[/B]: meydana gelme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı dünyeviye[/B]: dünya hayatı (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hazin[/B]: hüzünlü, üzüntülü[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]helâl[/B]: dinen yapılmasına izin verilen[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]himayet[/B]: koruma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]iktidar[/B]: güç, kudret (bk. ḳ-d-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]iktidar-ı zâtî[/B]: kendi zâtının kudreti, kişisel güç (bk. ḳ-d-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]istimdad[/B]: yardım dileme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]itham[/B]: suçlama[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kalen[/B]: sözle[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kavî[/B]: güçlü, kuvvetli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kudret[/B]: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâfi[/B]: yeterli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]lehviyât-ı muharreme[/B]: haram kılınmış eğlenceler (bk. ḥ-r-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]lezâiz-i nâmeşru[/B]: haram olan lezzetler (bk. ş-r-a)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]lisan-ı hâl[/B]: hal ve davranış dili[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]maksat[/B]: gaye, istek (bk. ḳ-ṣ-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]matlub[/B]: istek, arzu (bk. ṭ-l-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mevcudat[/B]: varlıklar (bk. v-c-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]meşru[/B]: helâl, dine uygun (bk. ş-r-a)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mufarakat[/B]: ayrılık (bk. f-r-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]musahhar[/B]: boyun eğme, itaat etme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muvaffak[/B]: başarılı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mülâkat[/B]: buluşma, karşılaşma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nazdar[/B]: nazlı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nazenin[/B]: ince, narin, duyarlı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nazik[/B]: ince, zarif[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sair[/B]: diğer[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sa’y[/B]: çalışma, emek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tabir[/B]: yorumlama, açıklama (bk. a-b-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tahrik[/B]: harekete getirme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tasavvur-u zevâl[/B]: gelip geçiciliği düşünme (bk. ṣ-v-r; z-v-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tavren[/B]: tavırla[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]teshir[/B]: boyun eğdirme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zaaf[/B]: zayıflık[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]İstanbul[/B]: (bk. bilgiler)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şefkat[/B]: içten ve karşılıksız sevgi (bk. ş-f-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]şimendifer[/B]: tren[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şâyân-ı temâşâ[/B]: seyretmeye değer[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Üçüncü Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst