Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Yoğun iş temposu fiziksel ve ruhsal sağlığı bozuyor
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="HaberRss" data-source="post: 434561" data-attributes="member: 5873"><p><img src="http://cdncms.zaman.com.tr/2013/08/22/is.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />Fizyoterapist İsmail Çağrı Koca, yoğun iş temposuyla birlikte hareketli yaşamın sürdüğü kalabalık kentlerde sıklıkla tekrarlanan hareket bozukluklarının, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozduğunu söyledi. Koca, yaptığı açıklamada, özellikle yoğun iş temposu ile beraber hareketli yaşamın sürdüğü kalabalık kentlerde sıklıkla tekrarlanan hareket bozukluklarının, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozduğunu, ayrıca iş performansını ve yaşam kalitesini azalttığını belirterek, "Bu durumlar kas-iskelet ağrıları, yorgunluk, halsizlik, uyku süresi yeterli olsa da dinlenememe gibi rutin sorunlara yol açar. Yetişkin nüfusun yüzde 80'i kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından şikayetçi. Ölümle sonuçlanmayan tüm mesleki yaralanma ve hastalıkların yüzde 30'u kas-iskelet problemlerinden oluşuyor. Avrupa Meslek Hastalıkları istatistiklerine göre tanı alan tüm hastalıkların yüzde 59'u kas-iskelet sistemi hastalıklarıdır. Tüm bunların yanı sıra yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 80'i yaşamlarının bir döneminde bağlı kas-iskelet sistemi probleminden etkileniyor. İş günü kayıplı tüm kaza ve hastalıkların ise yüzde 50'si kas-iskelet problemlerine bağlıdır. İşe bağlı kas iskelet hastalıkları, 3 günden uzun suren iş günü kayıplarının yüzde 49.9'undan ve kalıcı iş göremezlik vakalarının yüzde 60'ından sorumludur" dedi.Koca, iş yerlerinde fizik tedavi uzmanları tarafından uygulanacak metotların ve danışmanlığın verimliliği artıracağını ifade ederek, iş yerlerinde fizyoterapist ve ergonomi hizmetlerinin oluşturacağı diğer etkileri şöyle sıraladı:"Bu hizmetler, iş yerlerinin çalışanların sağlık durumuna uygun hale getirilmesi ve çalışanların uygun oldukları işlerde çalıştırılması konusunda uyarıcı etki yapmaktadır. İş yerinde uygun ortam oluşturularak kişinin çalışma performansını en üst düzeyde tutulmasına yardımcı olunur. Fizyoterapistin çalışanlara fiziksel-sosyal-psikolojik açıdan yaklaşarak hastalıklardan koruyucu, tedavi edici ve destekleyici hizmetleri bir arada sağlayıp, kişinin çalışma performansını yüzde 90'a kadar çıkarması mümkündür. Fizyoterapist, rahatsızlık ve hastalık arasındaki sınırı yok eder."Koca, günlük hayatta birçok hareketimizde yüklenme fiili olduğunu vurgulayarak, "Yüklenmenin kişide oluşturduğu etkiye ise 'zorlanma' denir. 'Zorlanma' işi yapan kişinin, kişisel özelliklerine göre değişiklik gösterir. Aynı yüklenme hareketi, kişiler üzerinde farklı zorlanma etkilerine yol açabilir. Zorlanma; kişide yorgunluk, monotoni gibi etkilere neden olmaktadır. Olumsuz etkilerin en aza indirilmesi amacıyla, günlük hayatta ve iş yaşamında, iş yerinin çalışanlara uygun düzenlenmesi, fiziki işlerde yükün büyüklüğü, çalışma alanında görüş sahası, hareketlerin uygunluğu ve tutma yerleri gibi detaylar titizlikle planlanmalıdır. Basit görünen ve çoğunlukla önemsenmeyen bu detaylar, ergonomi sorunlarının temelini oluşturur ve sanıldığının aksine, önlenmediğinde bu küçük detaylar çok ciddi ve kalıcı sorunların temelini atar" diye konuştu.Koca, bu hastalıklardan dolayı verimliliğin düşmesine fırsat vermemek için yapılması gerekenlerin de altını çizdi:"Çalışma ortamınız tüm hareketlerinize imkan sağlayacak kadar geniş olmalıdır. Fotoğraf, bitki, tablo gibi kişiliğe hitap eden öğeler, psikolojik olarak çalışma ortamına bağlılığı güçlendirir. Uzun ve sık telefon görüşmeleriniz oluyorsa bir kulaklık-ahize sistemi kullanmalısınız. En sık kullandığınız malzemeleri tam karşınıza koymalısınız, bilgisayar kullandığınız çalışma sahanızda eşya kalabalığından kaçınmalısınız. Özellikle, ofis çalışanları zamanlarının büyük çoğunluğunu çalışma masalarında geçirdiği için, masalarda kullanılan nesneler, kullanıcıya yakın duracak şekilde düzenlenmelidir. Böylece aşırı gerilime neden olacak uzanma hareketlerinden kaçınılmış olunur. Çalışma yüzeyi, parlama ve yansımaları azaltacak şekilde mat bir kaplamaya sahip olmalıdır. Bu sayede göz ve baş ağrıları ve dikkat dağınıklığı azaltılabilir. Masa altı alanı, kullanıcının bacaklarına yer bırakacak ve bacaklarını esnetmesine imkan sağlayacak şekilde, temiz ve düzenli olmalıdır. Eğer yüksekliği sabit bir masa kullanılıyorsa, buna dikey olarak yüksekliği ayarlanabilir bir klavye altlığı eklenmelidir. Masada oturuş pozisyonu, ekranı görüş ve klavyeye uzanış açısı daha uygun hale getirilirse, kas-iskelet ağrılarında azalma olacaktır. Otururken sırt alt bölgesini desteklemek için rulo yapılmış havlu, yastık veya özel yapılmış destekler kullanılabilir. Arkalık açısı kişiye göre değişiklik gösterebilir, ancak gövde ile bacaklar arasındaki açı 90-115 derece arasında olmalıdır. Dizlerin arka kısmı sandalye ile doğrudan temas etmemelidir. Kolkaçların yüksekliği ve genişliği, kolların iki yanda dinlendirilebilir, gevşetilebilir ve sarkıtılabilir şekilde olmasına uygun olmalıdır. Ekran (monitör), dik oturur durumda iken üst kenarı göz hizasına veya biraz altına gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Ekran parlamalarını önlemek için ekran belirli aralıklarla temizlenmelidir. Monitör kullanıcının karşısına aşırı boyun hareketlerini engelleyecek şekilde yerleştirilmelidir. Geniş ekranlı bir monitörden en yüksek verimi almak için daha uzağa oturulabilir ve yazı karakterleri büyütülebilir."(İHA)</p><p></p><p><a href="http://www.zaman.com.tr/aile-saglik_yogun-is-temposu-fiziksel-ve-ruhsal-sagligi-bozuyor_2122452.html" target="_blank">Devami...</a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="HaberRss, post: 434561, member: 5873"] [IMG]http://cdncms.zaman.com.tr/2013/08/22/is.jpg[/IMG]Fizyoterapist İsmail Çağrı Koca, yoğun iş temposuyla birlikte hareketli yaşamın sürdüğü kalabalık kentlerde sıklıkla tekrarlanan hareket bozukluklarının, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozduğunu söyledi. Koca, yaptığı açıklamada, özellikle yoğun iş temposu ile beraber hareketli yaşamın sürdüğü kalabalık kentlerde sıklıkla tekrarlanan hareket bozukluklarının, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozduğunu, ayrıca iş performansını ve yaşam kalitesini azalttığını belirterek, "Bu durumlar kas-iskelet ağrıları, yorgunluk, halsizlik, uyku süresi yeterli olsa da dinlenememe gibi rutin sorunlara yol açar. Yetişkin nüfusun yüzde 80'i kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından şikayetçi. Ölümle sonuçlanmayan tüm mesleki yaralanma ve hastalıkların yüzde 30'u kas-iskelet problemlerinden oluşuyor. Avrupa Meslek Hastalıkları istatistiklerine göre tanı alan tüm hastalıkların yüzde 59'u kas-iskelet sistemi hastalıklarıdır. Tüm bunların yanı sıra yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 80'i yaşamlarının bir döneminde bağlı kas-iskelet sistemi probleminden etkileniyor. İş günü kayıplı tüm kaza ve hastalıkların ise yüzde 50'si kas-iskelet problemlerine bağlıdır. İşe bağlı kas iskelet hastalıkları, 3 günden uzun suren iş günü kayıplarının yüzde 49.9'undan ve kalıcı iş göremezlik vakalarının yüzde 60'ından sorumludur" dedi.Koca, iş yerlerinde fizik tedavi uzmanları tarafından uygulanacak metotların ve danışmanlığın verimliliği artıracağını ifade ederek, iş yerlerinde fizyoterapist ve ergonomi hizmetlerinin oluşturacağı diğer etkileri şöyle sıraladı:"Bu hizmetler, iş yerlerinin çalışanların sağlık durumuna uygun hale getirilmesi ve çalışanların uygun oldukları işlerde çalıştırılması konusunda uyarıcı etki yapmaktadır. İş yerinde uygun ortam oluşturularak kişinin çalışma performansını en üst düzeyde tutulmasına yardımcı olunur. Fizyoterapistin çalışanlara fiziksel-sosyal-psikolojik açıdan yaklaşarak hastalıklardan koruyucu, tedavi edici ve destekleyici hizmetleri bir arada sağlayıp, kişinin çalışma performansını yüzde 90'a kadar çıkarması mümkündür. Fizyoterapist, rahatsızlık ve hastalık arasındaki sınırı yok eder."Koca, günlük hayatta birçok hareketimizde yüklenme fiili olduğunu vurgulayarak, "Yüklenmenin kişide oluşturduğu etkiye ise 'zorlanma' denir. 'Zorlanma' işi yapan kişinin, kişisel özelliklerine göre değişiklik gösterir. Aynı yüklenme hareketi, kişiler üzerinde farklı zorlanma etkilerine yol açabilir. Zorlanma; kişide yorgunluk, monotoni gibi etkilere neden olmaktadır. Olumsuz etkilerin en aza indirilmesi amacıyla, günlük hayatta ve iş yaşamında, iş yerinin çalışanlara uygun düzenlenmesi, fiziki işlerde yükün büyüklüğü, çalışma alanında görüş sahası, hareketlerin uygunluğu ve tutma yerleri gibi detaylar titizlikle planlanmalıdır. Basit görünen ve çoğunlukla önemsenmeyen bu detaylar, ergonomi sorunlarının temelini oluşturur ve sanıldığının aksine, önlenmediğinde bu küçük detaylar çok ciddi ve kalıcı sorunların temelini atar" diye konuştu.Koca, bu hastalıklardan dolayı verimliliğin düşmesine fırsat vermemek için yapılması gerekenlerin de altını çizdi:"Çalışma ortamınız tüm hareketlerinize imkan sağlayacak kadar geniş olmalıdır. Fotoğraf, bitki, tablo gibi kişiliğe hitap eden öğeler, psikolojik olarak çalışma ortamına bağlılığı güçlendirir. Uzun ve sık telefon görüşmeleriniz oluyorsa bir kulaklık-ahize sistemi kullanmalısınız. En sık kullandığınız malzemeleri tam karşınıza koymalısınız, bilgisayar kullandığınız çalışma sahanızda eşya kalabalığından kaçınmalısınız. Özellikle, ofis çalışanları zamanlarının büyük çoğunluğunu çalışma masalarında geçirdiği için, masalarda kullanılan nesneler, kullanıcıya yakın duracak şekilde düzenlenmelidir. Böylece aşırı gerilime neden olacak uzanma hareketlerinden kaçınılmış olunur. Çalışma yüzeyi, parlama ve yansımaları azaltacak şekilde mat bir kaplamaya sahip olmalıdır. Bu sayede göz ve baş ağrıları ve dikkat dağınıklığı azaltılabilir. Masa altı alanı, kullanıcının bacaklarına yer bırakacak ve bacaklarını esnetmesine imkan sağlayacak şekilde, temiz ve düzenli olmalıdır. Eğer yüksekliği sabit bir masa kullanılıyorsa, buna dikey olarak yüksekliği ayarlanabilir bir klavye altlığı eklenmelidir. Masada oturuş pozisyonu, ekranı görüş ve klavyeye uzanış açısı daha uygun hale getirilirse, kas-iskelet ağrılarında azalma olacaktır. Otururken sırt alt bölgesini desteklemek için rulo yapılmış havlu, yastık veya özel yapılmış destekler kullanılabilir. Arkalık açısı kişiye göre değişiklik gösterebilir, ancak gövde ile bacaklar arasındaki açı 90-115 derece arasında olmalıdır. Dizlerin arka kısmı sandalye ile doğrudan temas etmemelidir. Kolkaçların yüksekliği ve genişliği, kolların iki yanda dinlendirilebilir, gevşetilebilir ve sarkıtılabilir şekilde olmasına uygun olmalıdır. Ekran (monitör), dik oturur durumda iken üst kenarı göz hizasına veya biraz altına gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Ekran parlamalarını önlemek için ekran belirli aralıklarla temizlenmelidir. Monitör kullanıcının karşısına aşırı boyun hareketlerini engelleyecek şekilde yerleştirilmelidir. Geniş ekranlı bir monitörden en yüksek verimi almak için daha uzağa oturulabilir ve yazı karakterleri büyütülebilir."(İHA) [url=http://www.zaman.com.tr/aile-saglik_yogun-is-temposu-fiziksel-ve-ruhsal-sagligi-bozuyor_2122452.html]Devami...[/url] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Yoğun iş temposu fiziksel ve ruhsal sağlığı bozuyor
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst