Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Yolların Ayrımındaki Zat
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nesl-i Cedid" data-source="post: 295064" data-attributes="member: 1009729"><p>Gelmiş-geçmiş bütün o en temiz duygulu, en derin düşünceli, en doğru anlayışlı ve en dürüst davranışlı Hak kapısının sadık bendeleri peygamberler, istisnasız o Zât'ı kabullenmiş ve O'nun peygamberlik nazmının kafiyesi saymışlardır.</p><p>Evet bütün peygamberler, bir taraftan, başta yüce Yaratıcıya iman olmak üzere inanç esaslarını avâz âvaz ilân ederken, diğer yandan da, ellerindeki Tevrat, İncil, Zebur vs. küçük kitapların şehadetiyle ileride gelecek bu hârika zât hakkında işaretlerde bulunup müjdelemeyi ihmal etmemişlerdir.</p><p>Günümüze kadar bunca tahrif, tağyir ve tebdîle rağmen, allâme Hüseyin Cisri'nin bu kitaplardan yüzon küsur işaret ve müjde bulup çıkarması.. Prof. Rahip Peder Dawid Benjamin'in 'Tevrat ve İncil'e göre Hz. Muhammed' adlı kitabıyla modern araştırma usulüne göre aynı şeyleri tespit edip ortaya koyması ve Asr-ı Saâdet'den günümüze kadar daha yüzlerce araştırıcının mütalâa ve tespitleri öyle gür, öyle doğru, öyle muhteşem ve öyle cerhedilmez bir şahadettir ki, bütün dünya şeytanları biraraya gelse, bu mevzuda itminâna kavuşmuş temiz ruh ve temiz vicdanlarda en ufak bir şüphe ve tereddüt meydana getiremezler.</p><p>Zira, insanlık semasının ayları, güneşleri mesabesinde olan, ve çağlar boyu milletleri, devletleri arkalarına alıp ahlâka, fazilete ve insanlığa yükselten bu hârika zâtlar, kendilerine uyan milyonlarca düşünce insanı, araştırmacı, ilim adamı ve kâşifleriyle susturulamayacak en sağlam şâhitlerdir ve bu şahitlerin şehadet ettiği en yüksek hakikat da Hz. Muhammed hakikatıdır.</p><p> Yüce Rehberimiz (sav) ilaç olarak kullanmak üzere alkollü içki imal ettiğini söyleyen bir kişiye 'O, tedavi edici değil, hastalık yapıcıdır' buyurmuştur. 14 asır sonra Amerikan Pediatri akademisi, ilaçlara çeşitli gayelerle az miktarda dahi olsa alkol konulmasının çocuklarda çok zararlı olduğunu tespit etmiştir. Ben şunu iddia ediyorum ki, Hz. Muhammed en seçkin bir kıymettir. Yaradan'ın, böyle ikinci bir vücudu imkan sahasına getirmesi de ihtimalden uzaktır. Ya Muhammed, sana muasır bir vücut olmadığımdan dolayı müteessirim...</p><p><strong>Prens Otto Von Bismarck</strong></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>O Zât'ın Allah'tan getirdiği esas ve düsturlara uyarak, O'nun ta'lim ve terbiyesiyle şekillenen, O'nun arkasından gitmekle hakka, hakikata, olgunluğa ulaşan ve alelâdelikleri aşıp kerametlere, keşiflere, müşahedelere mazhar olan buncu Hak dostu velîler, akıllara durgunluk veren o üstün halleri, öteden renklere ve çizgiler ifade eden o hârika tavırlarıyla, Yüce Yaratıcı'nın varlığını, güç ve hâkimiyetini, tasarruf ve nüfuzunu haykırdıkları gibi; malik oldukları herşeylerini O'nun eşiğine başkoymakla elde ettikleri; herşeylerini O'na borçlu oldukları hârikalar insanı, o mübarek üstadlarının da peygamberliğine, sunduğu mesajların Hak-kaynaklı olduğuna milyonlar diller olarak şehadet etmektedirler.</p><p>Evet, gözleri eşyânın hakikatına uyanan O'nun arkasındaki bu zâtlar, Üstadları'nın Hak'tan getirip ümmetine sunduğu mesajlar ve mesajların muhtevasını, yine O'nun dîninin esasları çerçevesinde, kendi rûhî tecrübeleri, manevî terakkîleriyle keşfedip çevrelerine duyurmaları, O'nun peygamberliğine, peygamberliği içinde hakkâniyet ve doğruluğuna, Allah yanındaki kadir ve kıymetine, diğer Hak-elçileri karşısındaki üstünlüğüne öyle gürül gürül bir şehadettir ki, hiçbir küfrün, hiçbir ilhadın bunu inkâra gücü yetmiyeceği gibi, hiçbir vehmin eli de O'na ulaşamayıcaktır.</p><p>Doğrusu, herbiri kendi dünyasında birer güneş sayılan bunca evliyâ, asfiyâ ve hakikat-erlerinin, O zât hakkındaki şehâdet ve takdirlerini nazar-ı itibare almayarak, karanlıkda çığlık atan üçbeş yarasanın tutarsız hezeyanlarıyla sarsılmak, güneşlere taç giydiren O Zât'ı ve O Zât'ın nûranî halkasını bilememe, yıldızla, yıldız böceğini birbirine karıştırma; bülbül nağmeleriyle saksağan sesini birbirinden ayırdedeme gibi muhakemesizlik ve mantıksızlıktan olsa gerek...</p><p> Yüce Rehberimiz (sav) 14 asır önce 'saçınıza, sakalınıza, vücuttaki yaralara kına yakınız' buyurmuştur. Nitekim kınanın içinde bulunan Lawsane adlı maddenin bazı mantar hastalıklarının amili olan dermatofitlerin ve ayrıca S. Aureus adlı mikrobun üremesine mani olduğu tespit edilmiştir. </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p> Bu kâinat, harika olarak yoktan varedilmesi, varedildikten sonraki nizam ve intizamı, parçaları arasındaki birlik ve bütünlüğü; büyük-küçük herşeyde gözetilen fayda, maslahat ve gâyeleriyle, onu icat edip, bir saray, bir kitap, bir sergi gibi en gözkamaşdırıcı şekilde tanzim eden, en mükemmel armonilerden daha mükemmel düzenleyip bir şiir, bir beste âhengine ulaştıran, en başdöndürücü sanat eseriyle temaşasına doyulmayan en renkli meşherleri sergileyen bir Zât'ı, ışıktan, renkden parmaklarıyla gösterdiği gibi.. dünyaların yaratılmasındaki ilâhî maksatları bilecek, bildirecek; varlığın sinesindeki ince ve sırlı hikmetleri ders verecek; kâinat sarayını gezip görme ve mânâsını anlamada seyircilere rehberlik yapacak, bu muhteşem varlık kitabının anlaşılması için şerh ve îzahlarda bulunacak, güzellikler meşheri yeryüzündeki sergileri temaşaya gelenlere Hak adına teşrifatcılık edecek doğru sözlü bir Dellala, güvenilir Üstad bir Tefsirciye, yaradıcının maksatlarını bilip anlayan ve anlatabilen bir ta'rîf ediciye de ihtiyaç vardır.</p><p>Hiç şüphe yok ki, bütün bu önemli vazifeleri gelmiş geçmiş insanlar arasında, müstesnâ şahsiyet ve rehberliğiyle en mükemmel şekilde yerine getiren, arkasındakilerine her zaman ümit ve emniyet telkîn eden, varlığın sırlarını lif lif didikleyip seyircilerin mütâlâasına sunan, bu mevzuda biricik mürşit ve üstad da Hz. Ahmed-u Mahmûd-u Muhammed-u Mustafa'dır. Varlığın zerratı adedince Allah'ın salat ve selâmı üzerine olsun..!</p><p> Yüce Rehberimiz (sav) 'Udu Hindi'de yedi türlü şifa vardır' buyurmuştur. Nitekim bu bitkinin idrar söktürücü, kabızlığı önleyici, gaz çıkarıcı, pıhtılaşmayı önleyici tesirleri bilinmektedir. Muhtevasında bulunan maddelerin tesirlerinin araştırılması ile daha başka kullanma sahaları bulunacağı ise muhakkaktır. İnsan ırklarından ideal birliği (cemiyeti) tahakkuk ettirmeye herhangi bir ideolojiden ziyade İslâmiyet yaklaşmıştır. Zira Hazreti Muhammed'in (sav) dini üzerinde kurulan cemiyet'i akvam bütün beşer ırklarının eşitliği prensibini, diğer toplulukları utandıracak derecede ciddiyetle ele alır.</p><p><strong>Snouck Hurgonje</strong></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://tr.fgulen.com/images/section.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p>Çevremize bakıp varlığı dinlediğimiz, eşyayı inceleyip hâdiselerle halleştiğimiz ve dört bir yandan yükselen seslere uyanıp vicdanımızı dinlediğimiz zaman, her tarafta başdöndürücü sanat eserleriyle, kendi hüner ve kendi sanatkârlığını sergileyip göstermek isteyen, pırıl pırıl süslü, zînetli ve göz kamaştırıcı tablolarıyla kendini tanıttırıp sevdirmek murat eden; semavî sofralar halinde önümüze koyduğu en lezzetli, en kıymetli nimetleriyle bizlerde teşekkür ve senâ duygularını uyaran; ağızların en ince zevklerini, iştihâların meşrû her nev'ini tatmin edecek şekilde her çeşit ihsan ve ziyafetleriyle gözlerimizi, gönüllerimizi doldurup, o geniş şefkat ve himayesine karşı bizleri anlayışa, ibadete sevk eden mevsimlerin değişmesi, gece ve gündüzün birbirini takip etmesi gibi akıllara durgunluk veren haşmetli icraatıyla biricik ma'bud olduğunu göstererek akıl sahiplerini amana, teslime ve itaata çağıran... her zaman iyiliği ve iyileri himaye, fenalığı ve fenaları izâle ve semavî tokatlarıyla zâlim, gaddar ve yalancıları mahv-u perişan ederek hakkaniyet ve adaletle tecelli eden bir Zât'ın varlığını seziyor, duyuyor ve O'nu eksiksiz ve kusursuz tanımak istiyoruz.</p><p>Evet, O'nun kendisini bize tanıttırıp şükür istemesine mukabil, bizler O'nun kendisini bize tanıttırıp şükür istemesine mukabil, bizler O'nu tanımayıp nankörlükde bulunursak, bize insan denmeyeceği gibi, O'nun lütuflarından istifade hakkını da kaybederiz.</p><p>Onun içindir ki Yüce Yaratıcı, eşya ve hâdiseleri konuşturup kâinatla varlığını ruhlarımıza duyurmanın yanında nezdinden gönderdiği peygamberlerle de aynı hakikatları tayidetmiştir.</p><p>Evet, önümüze serdiği bu muhteşem sergilerde, bahsi geçen gayeler gibi, pekçok maslahat ve hikmetleri takip eden yücelerden yüce Yaratıcının; bu maksat ve gayelerini gürül gürül ilân edecek, onları her ruh ve vicdana duyuracak bir kısım dellalları, tarif edicileri ve teşrifatcılarının bulunması elzemdir. Yoksa, o sergi ve meşherleri temâşaya davet ettiği aziz misafirleri ne eşyanın hakikatını, ne ifade ettikleri mânâları, ne de işaret ettikleri yüce gerçeği anlamayacaklardı.</p><p>Bu itibarladır ki Allah, tarihin hiçbir devrini bu aydınlık insanlardan mahrum etmediği gibi insanlığı da onların nûrundan ve feyzinden mahrum bırakmamışlardır.</p><p>Bu dellal ve rehberlerin hepsi de Hak katından gelmekle beraber, içlerinde en gür seslisi, en müthiş iradelisi, en çaplısı ve âvâzını dünyanın dörtbir yanına duyurarak arş-u ferşi çınlattırıp her tarafı velveleye veren ve gelmiş geçmiş peygamberlerin yolunu bir şehrâh haline getiren Hazret-i Muhammed'dir (sav) ve bu mevzuda O'nun eşi ve menendi yoktur.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nesl-i Cedid, post: 295064, member: 1009729"] Gelmiş-geçmiş bütün o en temiz duygulu, en derin düşünceli, en doğru anlayışlı ve en dürüst davranışlı Hak kapısının sadık bendeleri peygamberler, istisnasız o Zât'ı kabullenmiş ve O'nun peygamberlik nazmının kafiyesi saymışlardır. Evet bütün peygamberler, bir taraftan, başta yüce Yaratıcıya iman olmak üzere inanç esaslarını avâz âvaz ilân ederken, diğer yandan da, ellerindeki Tevrat, İncil, Zebur vs. küçük kitapların şehadetiyle ileride gelecek bu hârika zât hakkında işaretlerde bulunup müjdelemeyi ihmal etmemişlerdir. Günümüze kadar bunca tahrif, tağyir ve tebdîle rağmen, allâme Hüseyin Cisri'nin bu kitaplardan yüzon küsur işaret ve müjde bulup çıkarması.. Prof. Rahip Peder Dawid Benjamin'in 'Tevrat ve İncil'e göre Hz. Muhammed' adlı kitabıyla modern araştırma usulüne göre aynı şeyleri tespit edip ortaya koyması ve Asr-ı Saâdet'den günümüze kadar daha yüzlerce araştırıcının mütalâa ve tespitleri öyle gür, öyle doğru, öyle muhteşem ve öyle cerhedilmez bir şahadettir ki, bütün dünya şeytanları biraraya gelse, bu mevzuda itminâna kavuşmuş temiz ruh ve temiz vicdanlarda en ufak bir şüphe ve tereddüt meydana getiremezler. Zira, insanlık semasının ayları, güneşleri mesabesinde olan, ve çağlar boyu milletleri, devletleri arkalarına alıp ahlâka, fazilete ve insanlığa yükselten bu hârika zâtlar, kendilerine uyan milyonlarca düşünce insanı, araştırmacı, ilim adamı ve kâşifleriyle susturulamayacak en sağlam şâhitlerdir ve bu şahitlerin şehadet ettiği en yüksek hakikat da Hz. Muhammed hakikatıdır. Yüce Rehberimiz (sav) ilaç olarak kullanmak üzere alkollü içki imal ettiğini söyleyen bir kişiye 'O, tedavi edici değil, hastalık yapıcıdır' buyurmuştur. 14 asır sonra Amerikan Pediatri akademisi, ilaçlara çeşitli gayelerle az miktarda dahi olsa alkol konulmasının çocuklarda çok zararlı olduğunu tespit etmiştir. Ben şunu iddia ediyorum ki, Hz. Muhammed en seçkin bir kıymettir. Yaradan'ın, böyle ikinci bir vücudu imkan sahasına getirmesi de ihtimalden uzaktır. Ya Muhammed, sana muasır bir vücut olmadığımdan dolayı müteessirim... [B]Prens Otto Von Bismarck[/B] [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] O Zât'ın Allah'tan getirdiği esas ve düsturlara uyarak, O'nun ta'lim ve terbiyesiyle şekillenen, O'nun arkasından gitmekle hakka, hakikata, olgunluğa ulaşan ve alelâdelikleri aşıp kerametlere, keşiflere, müşahedelere mazhar olan buncu Hak dostu velîler, akıllara durgunluk veren o üstün halleri, öteden renklere ve çizgiler ifade eden o hârika tavırlarıyla, Yüce Yaratıcı'nın varlığını, güç ve hâkimiyetini, tasarruf ve nüfuzunu haykırdıkları gibi; malik oldukları herşeylerini O'nun eşiğine başkoymakla elde ettikleri; herşeylerini O'na borçlu oldukları hârikalar insanı, o mübarek üstadlarının da peygamberliğine, sunduğu mesajların Hak-kaynaklı olduğuna milyonlar diller olarak şehadet etmektedirler. Evet, gözleri eşyânın hakikatına uyanan O'nun arkasındaki bu zâtlar, Üstadları'nın Hak'tan getirip ümmetine sunduğu mesajlar ve mesajların muhtevasını, yine O'nun dîninin esasları çerçevesinde, kendi rûhî tecrübeleri, manevî terakkîleriyle keşfedip çevrelerine duyurmaları, O'nun peygamberliğine, peygamberliği içinde hakkâniyet ve doğruluğuna, Allah yanındaki kadir ve kıymetine, diğer Hak-elçileri karşısındaki üstünlüğüne öyle gürül gürül bir şehadettir ki, hiçbir küfrün, hiçbir ilhadın bunu inkâra gücü yetmiyeceği gibi, hiçbir vehmin eli de O'na ulaşamayıcaktır. Doğrusu, herbiri kendi dünyasında birer güneş sayılan bunca evliyâ, asfiyâ ve hakikat-erlerinin, O zât hakkındaki şehâdet ve takdirlerini nazar-ı itibare almayarak, karanlıkda çığlık atan üçbeş yarasanın tutarsız hezeyanlarıyla sarsılmak, güneşlere taç giydiren O Zât'ı ve O Zât'ın nûranî halkasını bilememe, yıldızla, yıldız böceğini birbirine karıştırma; bülbül nağmeleriyle saksağan sesini birbirinden ayırdedeme gibi muhakemesizlik ve mantıksızlıktan olsa gerek... Yüce Rehberimiz (sav) 14 asır önce 'saçınıza, sakalınıza, vücuttaki yaralara kına yakınız' buyurmuştur. Nitekim kınanın içinde bulunan Lawsane adlı maddenin bazı mantar hastalıklarının amili olan dermatofitlerin ve ayrıca S. Aureus adlı mikrobun üremesine mani olduğu tespit edilmiştir. [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] Bu kâinat, harika olarak yoktan varedilmesi, varedildikten sonraki nizam ve intizamı, parçaları arasındaki birlik ve bütünlüğü; büyük-küçük herşeyde gözetilen fayda, maslahat ve gâyeleriyle, onu icat edip, bir saray, bir kitap, bir sergi gibi en gözkamaşdırıcı şekilde tanzim eden, en mükemmel armonilerden daha mükemmel düzenleyip bir şiir, bir beste âhengine ulaştıran, en başdöndürücü sanat eseriyle temaşasına doyulmayan en renkli meşherleri sergileyen bir Zât'ı, ışıktan, renkden parmaklarıyla gösterdiği gibi.. dünyaların yaratılmasındaki ilâhî maksatları bilecek, bildirecek; varlığın sinesindeki ince ve sırlı hikmetleri ders verecek; kâinat sarayını gezip görme ve mânâsını anlamada seyircilere rehberlik yapacak, bu muhteşem varlık kitabının anlaşılması için şerh ve îzahlarda bulunacak, güzellikler meşheri yeryüzündeki sergileri temaşaya gelenlere Hak adına teşrifatcılık edecek doğru sözlü bir Dellala, güvenilir Üstad bir Tefsirciye, yaradıcının maksatlarını bilip anlayan ve anlatabilen bir ta'rîf ediciye de ihtiyaç vardır. Hiç şüphe yok ki, bütün bu önemli vazifeleri gelmiş geçmiş insanlar arasında, müstesnâ şahsiyet ve rehberliğiyle en mükemmel şekilde yerine getiren, arkasındakilerine her zaman ümit ve emniyet telkîn eden, varlığın sırlarını lif lif didikleyip seyircilerin mütâlâasına sunan, bu mevzuda biricik mürşit ve üstad da Hz. Ahmed-u Mahmûd-u Muhammed-u Mustafa'dır. Varlığın zerratı adedince Allah'ın salat ve selâmı üzerine olsun..! Yüce Rehberimiz (sav) 'Udu Hindi'de yedi türlü şifa vardır' buyurmuştur. Nitekim bu bitkinin idrar söktürücü, kabızlığı önleyici, gaz çıkarıcı, pıhtılaşmayı önleyici tesirleri bilinmektedir. Muhtevasında bulunan maddelerin tesirlerinin araştırılması ile daha başka kullanma sahaları bulunacağı ise muhakkaktır. İnsan ırklarından ideal birliği (cemiyeti) tahakkuk ettirmeye herhangi bir ideolojiden ziyade İslâmiyet yaklaşmıştır. Zira Hazreti Muhammed'in (sav) dini üzerinde kurulan cemiyet'i akvam bütün beşer ırklarının eşitliği prensibini, diğer toplulukları utandıracak derecede ciddiyetle ele alır. [B]Snouck Hurgonje[/B] [CENTER][IMG]http://tr.fgulen.com/images/section.gif[/IMG][/CENTER] Çevremize bakıp varlığı dinlediğimiz, eşyayı inceleyip hâdiselerle halleştiğimiz ve dört bir yandan yükselen seslere uyanıp vicdanımızı dinlediğimiz zaman, her tarafta başdöndürücü sanat eserleriyle, kendi hüner ve kendi sanatkârlığını sergileyip göstermek isteyen, pırıl pırıl süslü, zînetli ve göz kamaştırıcı tablolarıyla kendini tanıttırıp sevdirmek murat eden; semavî sofralar halinde önümüze koyduğu en lezzetli, en kıymetli nimetleriyle bizlerde teşekkür ve senâ duygularını uyaran; ağızların en ince zevklerini, iştihâların meşrû her nev'ini tatmin edecek şekilde her çeşit ihsan ve ziyafetleriyle gözlerimizi, gönüllerimizi doldurup, o geniş şefkat ve himayesine karşı bizleri anlayışa, ibadete sevk eden mevsimlerin değişmesi, gece ve gündüzün birbirini takip etmesi gibi akıllara durgunluk veren haşmetli icraatıyla biricik ma'bud olduğunu göstererek akıl sahiplerini amana, teslime ve itaata çağıran... her zaman iyiliği ve iyileri himaye, fenalığı ve fenaları izâle ve semavî tokatlarıyla zâlim, gaddar ve yalancıları mahv-u perişan ederek hakkaniyet ve adaletle tecelli eden bir Zât'ın varlığını seziyor, duyuyor ve O'nu eksiksiz ve kusursuz tanımak istiyoruz. Evet, O'nun kendisini bize tanıttırıp şükür istemesine mukabil, bizler O'nun kendisini bize tanıttırıp şükür istemesine mukabil, bizler O'nu tanımayıp nankörlükde bulunursak, bize insan denmeyeceği gibi, O'nun lütuflarından istifade hakkını da kaybederiz. Onun içindir ki Yüce Yaratıcı, eşya ve hâdiseleri konuşturup kâinatla varlığını ruhlarımıza duyurmanın yanında nezdinden gönderdiği peygamberlerle de aynı hakikatları tayidetmiştir. Evet, önümüze serdiği bu muhteşem sergilerde, bahsi geçen gayeler gibi, pekçok maslahat ve hikmetleri takip eden yücelerden yüce Yaratıcının; bu maksat ve gayelerini gürül gürül ilân edecek, onları her ruh ve vicdana duyuracak bir kısım dellalları, tarif edicileri ve teşrifatcılarının bulunması elzemdir. Yoksa, o sergi ve meşherleri temâşaya davet ettiği aziz misafirleri ne eşyanın hakikatını, ne ifade ettikleri mânâları, ne de işaret ettikleri yüce gerçeği anlamayacaklardı. Bu itibarladır ki Allah, tarihin hiçbir devrini bu aydınlık insanlardan mahrum etmediği gibi insanlığı da onların nûrundan ve feyzinden mahrum bırakmamışlardır. Bu dellal ve rehberlerin hepsi de Hak katından gelmekle beraber, içlerinde en gür seslisi, en müthiş iradelisi, en çaplısı ve âvâzını dünyanın dörtbir yanına duyurarak arş-u ferşi çınlattırıp her tarafı velveleye veren ve gelmiş geçmiş peygamberlerin yolunu bir şehrâh haline getiren Hazret-i Muhammed'dir (sav) ve bu mevzuda O'nun eşi ve menendi yoktur. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Yolların Ayrımındaki Zat
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst