Yolun Sonu

222947_10150193702669672_696779671_6715856_1853897_n.jpg

Bâyezid-i Bistamî, "Yolun başındayken dört şeyi yanlış biliyordum, sonunda doğrusunu öğrendim" der:

Yolun başında ben Hakk'a talibim zannederdim, sonunda anladım ki Hak bana talipmiş.

Yolun başında ben Hakk'ı zikrediyorum zannederdim, sonunda anladım ki Hak beni zikrediyormuş.

Yolun başında benim için iyi olanı seçen yine benim zannederdim, sonunda anladım ki ben hep kötü olanı seçmişim, her defasında benim için iyi olanı seçen O'ymuş.

Yolun başında Hakk'a vâsıl olmayı isterdim, sonunda anladım ki daha yolun başındayken ben Hakk'a vâsıl imişim.​
 

hayru nisa

Well-known member
yolun sonu derken acaba ne zamanı kastetmiştir.
bu sorunuzun yanıtı galiba yine bir kıssa da gizli şöyleki
Alim olmaya karar veren bir zat yollara düşer bir vadiden geçerken vadiye seslenir "ey vadi nerde hâdî" der ve geçer senelerce hocasından aldığı eğitimden sonra köyüne dönmek için tekrar yollara düşer ve aynı vadiye yine yolu düşer bu kez vadiye nidası çok daha farklıdır "ey hâdî nerde vadi"

Yani yolun başı çiğ olmak yolun sonu ise pişmek ve hatta yanmak...
 
Allah Razı Olsun hayru nisa kardeşim güzel açıklamış.Biz de ufak bir ekleme yapalım inşaAllah...

Not
"Cenab-ı Hak abdini tecrübe eder ve der ki: Sen böyle yapsan sana böyle yaparım, göreyim seni yapabilir misin? diye tecrübe eder.

Fakat abdin hakkı yok ve haddi değil ki, Cenab-ı Hakk'ı tecrübe etsin ve desin:

Ben böyle işlesem, sen böyle işler misin? diye tecrübevari bir surette Cenab-ı Hakk'ın rububiyetine karşı imtihan tarzı sû'-i edebdir, ubudiyete münafîdir."

Madem hakikat budur, insan kendi vazifesini yapıp Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmamalı.

Lem'alar






Pişme noktası da bu olsa gerek...
 
Üst