Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
yusuf kuyulara mahkum -kuyular yusufa zindan
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 330836" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Kuyu, bilinmez bir derinliğin, anlaşılmaz bir esrarın, karanlık bir korkunun remzi. Kuyu, dışarıdan buz dağının görünen yüzü, içeriden buz gibi ürpertilerin ürküten gerçeği. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Kuyu, anlaşılmaz bir esrar mırıldanır bize. Derinliklerinde barındırır bilinmezleri. Sığ gibi görünür; ama nice ummanları gizler onlar. Korkuturlar yanlarına yanaşanları ürperten sessizlikleriyle. Ser verip içlerindeki sırları vermezler kimseye. İçlerindekilerin sırdaşıdır onlar. Dar bir helezon gibi sarıp sarmalar ve bilinmez bir yere götürürler misafirlerini. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Kuyu, kimi zaman dibe vurmanın remzidir; kimi zaman da yeniden yükseklere pervaz etmenin. Her inişin bir çıkışı vardır arayana. Kuyuların da elbet bir kurtuluş yolu vardır kendince. Sabır, gereklidir bunun için. Dua gereklidir, itminan gereklidir. Ümidini kesmeyip beklemek gereklidir ötelerden gelecek esintileri. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Kuyu ile bu mânâda tanışan Yusuf Aleyhisselâm'dı. Kardeşleri ona reva görmüştü kuyu çilesini. Ölüme eşdeğer bir ceza idi onlar için kuyu. Cinayet işlemenin ağırlığını hissetmemek için atmışlardı oraya. Gerisini nasıl olsa kuyu hâllederdi. Orada bırakıp onu, kuyudan daha kara kalbleriyle yurtlarına dönmüşlerdi. "Onu kurt yedi." demişlerdi kurt fıtratlı biraderleri. Kuyuya atmışlardı babaları Yakup Aleyhisselâm'ın ümitlerini. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Allah dostlarına bütün kevnü mekân dost kesilirdi. Kuyular ana rahmi, karanlık sıcacık bir örtü, derinlikler sâdık bir bekçi olurdu onlar için. İşte bunu bilememişti kardeşleri. Allah dostlarına bütün kâinat hizmete dururdu. Kuyular ummanlar kadar genişlerdi. Karanlıklar onların gökçek nurları ile aydınlanır, güneşleri kıskandırırlardı. İşte bunu bilememişti kardeşleri. Derinlikler, onların mânevî derinliklerine derinlik katardı. Mânevî âlemlere daldırırlardı misafirlerini. Marifet denizlerinden inci mercan çıkarmaya vesile olurlardı. İşte bunu bilememişti kardeşleri. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Rıza ile katlanmıştı belâya Yusuf Aleyhisselâm. Sabrı dayanak noktası, duayı merdiven, itminanı sıçrama rampası yapmıştı. Yüreğinde kin yoktu kardeşlerine karşı. Başına gelenleri Rabb'inin hikmeti biliyordu. "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır." sözüne canlı bir misâl teşkil ediyordu şanlı Nebi (as). Kim bilir ne gibi güzelliklere kapı açacaktı başına gelenler. Marifetine marifet eklemişti hâdiseler. Nitekim bir kervan eliyle kurtarmıştı onu kuyudan Rabbi, Mısır ülkesinin maddî ve mânevî irşadıyla görevlendirerek. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Kuyular her zaman maddî olmazlar. Başınıza gelen çeşitli işler, bazen sizi mânevî kuyulara atar. Bu kuyular bizim bildiğimiz kuyulara benzemez. Bunların duvarları entrikalarla örülmüştür, derinliğini içine düştüğünüz çıkmazlar, karanlığını ise aleyhinize yapılan işler teşkil eder. Bu kuyular bizim bildiğimiz kuyulara benzemez. Sizi içine atarken, çoğu zaman farkına varmazsınız ne olup bittiğinin. Ancak hâdiseler bir çorap gibi başınıza örülünce fark edersiniz acı gerçeği. Bu kuyular bizim bildiğimiz kuyulara benzemez. İçine düştüğünüz işlerin bir kuyu olduğunu ancak basiretinizle fark edersiniz çok sonra. Sağa, sola döndükçe, görünmez entrika duvarlarına çarpar yüzünüz ister istemez. Acısı yürek burkan hâdiselerle yakalarsınız kuyunun soğuk yüzünü. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Bazen kardeşleriniz sizi kuyulara atar, bazen de düşmanlarınız. Bazen mevcut gününüzü kuyulara atarlar, bazen de geleceğinizi. Bazen tek tek şahısları kuyulara atarlar, bazen de bütün bir milleti. Kuyuyu kazanların maharetine kalmıştır işin şekli ve rengi. Bazen yanlışları haykıran, eksikleri çekinmeden söyleyen mert bir şahsın etrafında örülür hâdiseler. Bazen de çeşitli şekillerde rakip olarak görülen birinin. Yerine göz dikilen masum birisi bazen maruz kalır ayak kaydırma oyunlarına. Değişik plânlar devreye girer, değişik senaryolar üretilir. Kuyular değişik vasıtalarla kazılır bu demde. Filmin gerisi hep benzer şekilde gelir her ne hikmetse. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Kuyuda ebedî kalınmaz elbet. Her düşüşün bir çıkışı vardır. En karanlık kuyuları bile aydınlatır iman ışığı. Sabrederseniz size kucak açar istikbal. Aksatmazsanız, dualarınıza cevap verilir bir gün bir yerden ansızın. Bir gün, sizi kurtaracak bir kervan gönderilir bilinmez bir yerden. Sarsılmaz itminanınız size kement yapılır elbet, urvetü'l-vüska şeklinde. </p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="color: #800080">Yusuflar, kuyularda çok bekledi. Duaları Arş-ı Âzam'a ulaştı. Asrımızdaki kervan bu defa salih kişilerden oluşmakta idi. Asrın kervanı yolda, asrın kervanı Yusufların kuyularına yaklaşmakta. Kervandakiler Yusufların elinden tutmak için toz toprak, yollarda. Yusuflar Mısırlara erişmek için beklemede, duada. Yusuflar, kuyularda çok bekledi. Mısırlar Yusufların yollarını, Son Nebi (sallallahü aleyhi ve sellem) son Yusufları gözlemede. </p><p></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 330836, member: 1008778"] [FONT=arial black][COLOR=#800080] [LEFT]Kuyu, bilinmez bir derinliğin, anlaşılmaz bir esrarın, karanlık bir korkunun remzi. Kuyu, dışarıdan buz dağının görünen yüzü, içeriden buz gibi ürpertilerin ürküten gerçeği. Kuyu, anlaşılmaz bir esrar mırıldanır bize. Derinliklerinde barındırır bilinmezleri. Sığ gibi görünür; ama nice ummanları gizler onlar. Korkuturlar yanlarına yanaşanları ürperten sessizlikleriyle. Ser verip içlerindeki sırları vermezler kimseye. İçlerindekilerin sırdaşıdır onlar. Dar bir helezon gibi sarıp sarmalar ve bilinmez bir yere götürürler misafirlerini. Kuyu, kimi zaman dibe vurmanın remzidir; kimi zaman da yeniden yükseklere pervaz etmenin. Her inişin bir çıkışı vardır arayana. Kuyuların da elbet bir kurtuluş yolu vardır kendince. Sabır, gereklidir bunun için. Dua gereklidir, itminan gereklidir. Ümidini kesmeyip beklemek gereklidir ötelerden gelecek esintileri. Kuyu ile bu mânâda tanışan Yusuf Aleyhisselâm'dı. Kardeşleri ona reva görmüştü kuyu çilesini. Ölüme eşdeğer bir ceza idi onlar için kuyu. Cinayet işlemenin ağırlığını hissetmemek için atmışlardı oraya. Gerisini nasıl olsa kuyu hâllederdi. Orada bırakıp onu, kuyudan daha kara kalbleriyle yurtlarına dönmüşlerdi. "Onu kurt yedi." demişlerdi kurt fıtratlı biraderleri. Kuyuya atmışlardı babaları Yakup Aleyhisselâm'ın ümitlerini. Allah dostlarına bütün kevnü mekân dost kesilirdi. Kuyular ana rahmi, karanlık sıcacık bir örtü, derinlikler sâdık bir bekçi olurdu onlar için. İşte bunu bilememişti kardeşleri. Allah dostlarına bütün kâinat hizmete dururdu. Kuyular ummanlar kadar genişlerdi. Karanlıklar onların gökçek nurları ile aydınlanır, güneşleri kıskandırırlardı. İşte bunu bilememişti kardeşleri. Derinlikler, onların mânevî derinliklerine derinlik katardı. Mânevî âlemlere daldırırlardı misafirlerini. Marifet denizlerinden inci mercan çıkarmaya vesile olurlardı. İşte bunu bilememişti kardeşleri. Rıza ile katlanmıştı belâya Yusuf Aleyhisselâm. Sabrı dayanak noktası, duayı merdiven, itminanı sıçrama rampası yapmıştı. Yüreğinde kin yoktu kardeşlerine karşı. Başına gelenleri Rabb'inin hikmeti biliyordu. "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır." sözüne canlı bir misâl teşkil ediyordu şanlı Nebi (as). Kim bilir ne gibi güzelliklere kapı açacaktı başına gelenler. Marifetine marifet eklemişti hâdiseler. Nitekim bir kervan eliyle kurtarmıştı onu kuyudan Rabbi, Mısır ülkesinin maddî ve mânevî irşadıyla görevlendirerek. Kuyular her zaman maddî olmazlar. Başınıza gelen çeşitli işler, bazen sizi mânevî kuyulara atar. Bu kuyular bizim bildiğimiz kuyulara benzemez. Bunların duvarları entrikalarla örülmüştür, derinliğini içine düştüğünüz çıkmazlar, karanlığını ise aleyhinize yapılan işler teşkil eder. Bu kuyular bizim bildiğimiz kuyulara benzemez. Sizi içine atarken, çoğu zaman farkına varmazsınız ne olup bittiğinin. Ancak hâdiseler bir çorap gibi başınıza örülünce fark edersiniz acı gerçeği. Bu kuyular bizim bildiğimiz kuyulara benzemez. İçine düştüğünüz işlerin bir kuyu olduğunu ancak basiretinizle fark edersiniz çok sonra. Sağa, sola döndükçe, görünmez entrika duvarlarına çarpar yüzünüz ister istemez. Acısı yürek burkan hâdiselerle yakalarsınız kuyunun soğuk yüzünü. Bazen kardeşleriniz sizi kuyulara atar, bazen de düşmanlarınız. Bazen mevcut gününüzü kuyulara atarlar, bazen de geleceğinizi. Bazen tek tek şahısları kuyulara atarlar, bazen de bütün bir milleti. Kuyuyu kazanların maharetine kalmıştır işin şekli ve rengi. Bazen yanlışları haykıran, eksikleri çekinmeden söyleyen mert bir şahsın etrafında örülür hâdiseler. Bazen de çeşitli şekillerde rakip olarak görülen birinin. Yerine göz dikilen masum birisi bazen maruz kalır ayak kaydırma oyunlarına. Değişik plânlar devreye girer, değişik senaryolar üretilir. Kuyular değişik vasıtalarla kazılır bu demde. Filmin gerisi hep benzer şekilde gelir her ne hikmetse. Kuyuda ebedî kalınmaz elbet. Her düşüşün bir çıkışı vardır. En karanlık kuyuları bile aydınlatır iman ışığı. Sabrederseniz size kucak açar istikbal. Aksatmazsanız, dualarınıza cevap verilir bir gün bir yerden ansızın. Bir gün, sizi kurtaracak bir kervan gönderilir bilinmez bir yerden. Sarsılmaz itminanınız size kement yapılır elbet, urvetü'l-vüska şeklinde. Yusuflar, kuyularda çok bekledi. Duaları Arş-ı Âzam'a ulaştı. Asrımızdaki kervan bu defa salih kişilerden oluşmakta idi. Asrın kervanı yolda, asrın kervanı Yusufların kuyularına yaklaşmakta. Kervandakiler Yusufların elinden tutmak için toz toprak, yollarda. Yusuflar Mısırlara erişmek için beklemede, duada. Yusuflar, kuyularda çok bekledi. Mısırlar Yusufların yollarını, Son Nebi (sallallahü aleyhi ve sellem) son Yusufları gözlemede. [/LEFT] [/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
yusuf kuyulara mahkum -kuyular yusufa zindan
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst