Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Zahmin-5
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 19340" data-attributes="member: 5"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"><span style="color: red">Düşün zahmin, sensin beni aşka delilikle süsleyen...</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green">Sen uyurken de güzelsin, uyumanın acılarına son verişiyle hakikate bürünüyor çehren. Kimeydi bu lüzumsuz elem? Unut bütün söylenmemişleri aşk uyusun diye. Ellerin diz'e insin; ki biliyor Marmara, bütün şarkılar yüzünde yeşeren Gülşen-i İrem için. Metinler arası sürüklenerek akan bir hikayedir yalnızlık, okudukça çoğalıyor acımın bana acıması. Şimdi olmaz yüreğim, şimdi ölünmez çift kişilik; tek kişilik yaşamaktır aşk bağıra çağıra. Böyle susulmaz yüreğim, ağlamayı haram etme bana. Kim şair duruyorsa ayrılığın küs yanına, o yaslansın içinde biriken yangın maskelerine. Ben çekiliyorum asi bir dille dil kurumunun tavsiye etmediği yalnızlığın imla hatalarına.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green">Sana dokunan bütün ağrılar kahrımdan sökün eder. Bir deniz kadar ıssız ve ıslak gözlerin. Çoğul yangınlardan geldim, düşlerim yanık. Su içsem harlanır her yanı ceylanın. Değsem ıhlamur yaprağına, düşer bütün baharlar bahtımdan. Silinirim uzak ara benden sıyrılan yüreğimin kamburundan. İzafiyette kavrulan her mevsim kendi sınırından çatlar, rüzgâr bir kurşunluk gövde durur kendine. Şen şakrak avunur nehirler; sahi ömrünün en dalgın an’ında zifiri aşk şiirlerde kaybolan hüzün kimin? Kabil’in damarlarından emdim zehri. Habil yok sayıldı kavim tutanaklarında. İnsandım ilk hâlim kadar. Ben sende kimliğimi kaybettim. Oysa seni en iyi yokluğun anlatıyor o som sessizlikte zahmin.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green">Gözlerimi çeke çeke getirdim içinden. Haliç’in soğuk sularına dayıyorum bakışlarımı, kesik kesik sürgünlüklerde delirmekten yanayken aklım. Gecenin felç sessizliğinde vakit hezeyanda boğulurken belada yıkıyorum sözcüklerimi. Can aklımın ucundan damlıyor betonarme hislerime. Eşkâli yarasız cinayetler sırdan azade mahkûmiyette sırlanırken kavle arsız kalıyorum. Sözünde durmayan söz’üm çoğalan fırtınalarda dağılıyor. Suskun bir kavga oluyor güncem. Nasır bağlıyor talihe zift çeken karakışlar. Yansız kalıyorum yanıma. Ah’ın törpülüyor ömrümün kızıla çalan harflerini. Gemiler gelip geçiyor da seferi bitmiş kalabalığımdan, yalnızlığından vuruluyor ‘hoşça kalma’lar. Aramızda ağlanacak ne kaldıysa sende dursun. Ezberimde tutuşan bizsizlik yeter bana.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green">Karanlıkta bıraktığım kadın beni lânetliyor ölgün bir denizin ötesinden. Ayın şavkı düşerken kentin uzatmalı bakışlarına kuyuda küfleniyorum. Kendimi helalden saymıyorum tenhalığıma. Sabır tespihle sınanan cinnet hâli bu dergâhta. Ayrılığın dilenmemiş, denenmemiş yanlarıyla ve en kül hâliyle ensemden varıyorum sur’un üflenmemişliğine. İsrafil sesime dur ve bu gecede gelme yine. Ben nabzımda uyaklarım kıyamet kesilen bekleyişleri. Söndür ışıkları zahmin, kalbim kararmaktan hükümlü. Aşka molasız ağrılar iliklemekten yargılıyım. Yüzümden başla beni uçurum kenarlarında terk etmeye. Kanımdan çek senliliğimi. Ağlamaya en elverişli utangaçlık göğsün, hadi uyut beni kanatmadan. Ölmem için yokluğunu almalısın evvela.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green">Yenik kahramanlığımın gölgesi dolaşıyor serzenişlerin kara sularında. Mahrem kaygıların cenderesinde sesimi yutuyorum. Kaybettikçe feryadımın rengini, yol boyu savrulan gidişlerine sunuluyorum, yeniden yansın diye ellerim. Parmaklarım soyuluyor sokulduğum ince sızılarda. Vitrinde göstermelik aşkları sergiliyor paslı yanılgılarda üşüyen kız. Ah, rüyaların neden böyle bölünmüş serseri? Zifiriliğe batır kirpiklerimi alaşağı. Geriye dönüşsüz yolculuklarda ardımca yürüsün boynu bükük zaferler. Tut şarkıları, içim ayetliğine göçüyor. Hiçliğimden makamlar uydurma sırası bende. Oysa ben demedim saçlarının ıslaklığında cehennem yanar diye. Ben demedim sicilimde kan var diye.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"><span style="color: red">Ey zahmin! Aynalardaki seni kıracak kadar ölesim var ölesim… Kaldığın ayrılığa ve daldığın yaraya gömülesim…</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: green">CENGİZHAN KONUŞ</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 19340, member: 5"] [B][SIZE=4][COLOR=green][COLOR=red]Düşün zahmin, sensin beni aşka delilikle süsleyen...[/COLOR] Sen uyurken de güzelsin, uyumanın acılarına son verişiyle hakikate bürünüyor çehren. Kimeydi bu lüzumsuz elem? Unut bütün söylenmemişleri aşk uyusun diye. Ellerin diz'e insin; ki biliyor Marmara, bütün şarkılar yüzünde yeşeren Gülşen-i İrem için. Metinler arası sürüklenerek akan bir hikayedir yalnızlık, okudukça çoğalıyor acımın bana acıması. Şimdi olmaz yüreğim, şimdi ölünmez çift kişilik; tek kişilik yaşamaktır aşk bağıra çağıra. Böyle susulmaz yüreğim, ağlamayı haram etme bana. Kim şair duruyorsa ayrılığın küs yanına, o yaslansın içinde biriken yangın maskelerine. Ben çekiliyorum asi bir dille dil kurumunun tavsiye etmediği yalnızlığın imla hatalarına. Sana dokunan bütün ağrılar kahrımdan sökün eder. Bir deniz kadar ıssız ve ıslak gözlerin. Çoğul yangınlardan geldim, düşlerim yanık. Su içsem harlanır her yanı ceylanın. Değsem ıhlamur yaprağına, düşer bütün baharlar bahtımdan. Silinirim uzak ara benden sıyrılan yüreğimin kamburundan. İzafiyette kavrulan her mevsim kendi sınırından çatlar, rüzgâr bir kurşunluk gövde durur kendine. Şen şakrak avunur nehirler; sahi ömrünün en dalgın an’ında zifiri aşk şiirlerde kaybolan hüzün kimin? Kabil’in damarlarından emdim zehri. Habil yok sayıldı kavim tutanaklarında. İnsandım ilk hâlim kadar. Ben sende kimliğimi kaybettim. Oysa seni en iyi yokluğun anlatıyor o som sessizlikte zahmin. Gözlerimi çeke çeke getirdim içinden. Haliç’in soğuk sularına dayıyorum bakışlarımı, kesik kesik sürgünlüklerde delirmekten yanayken aklım. Gecenin felç sessizliğinde vakit hezeyanda boğulurken belada yıkıyorum sözcüklerimi. Can aklımın ucundan damlıyor betonarme hislerime. Eşkâli yarasız cinayetler sırdan azade mahkûmiyette sırlanırken kavle arsız kalıyorum. Sözünde durmayan söz’üm çoğalan fırtınalarda dağılıyor. Suskun bir kavga oluyor güncem. Nasır bağlıyor talihe zift çeken karakışlar. Yansız kalıyorum yanıma. Ah’ın törpülüyor ömrümün kızıla çalan harflerini. Gemiler gelip geçiyor da seferi bitmiş kalabalığımdan, yalnızlığından vuruluyor ‘hoşça kalma’lar. Aramızda ağlanacak ne kaldıysa sende dursun. Ezberimde tutuşan bizsizlik yeter bana. Karanlıkta bıraktığım kadın beni lânetliyor ölgün bir denizin ötesinden. Ayın şavkı düşerken kentin uzatmalı bakışlarına kuyuda küfleniyorum. Kendimi helalden saymıyorum tenhalığıma. Sabır tespihle sınanan cinnet hâli bu dergâhta. Ayrılığın dilenmemiş, denenmemiş yanlarıyla ve en kül hâliyle ensemden varıyorum sur’un üflenmemişliğine. İsrafil sesime dur ve bu gecede gelme yine. Ben nabzımda uyaklarım kıyamet kesilen bekleyişleri. Söndür ışıkları zahmin, kalbim kararmaktan hükümlü. Aşka molasız ağrılar iliklemekten yargılıyım. Yüzümden başla beni uçurum kenarlarında terk etmeye. Kanımdan çek senliliğimi. Ağlamaya en elverişli utangaçlık göğsün, hadi uyut beni kanatmadan. Ölmem için yokluğunu almalısın evvela. Yenik kahramanlığımın gölgesi dolaşıyor serzenişlerin kara sularında. Mahrem kaygıların cenderesinde sesimi yutuyorum. Kaybettikçe feryadımın rengini, yol boyu savrulan gidişlerine sunuluyorum, yeniden yansın diye ellerim. Parmaklarım soyuluyor sokulduğum ince sızılarda. Vitrinde göstermelik aşkları sergiliyor paslı yanılgılarda üşüyen kız. Ah, rüyaların neden böyle bölünmüş serseri? Zifiriliğe batır kirpiklerimi alaşağı. Geriye dönüşsüz yolculuklarda ardımca yürüsün boynu bükük zaferler. Tut şarkıları, içim ayetliğine göçüyor. Hiçliğimden makamlar uydurma sırası bende. Oysa ben demedim saçlarının ıslaklığında cehennem yanar diye. Ben demedim sicilimde kan var diye. [COLOR=red]Ey zahmin! Aynalardaki seni kıracak kadar ölesim var ölesim… Kaldığın ayrılığa ve daldığın yaraya gömülesim…[/COLOR] CENGİZHAN KONUŞ[/COLOR][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Zahmin-5
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst