Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Zamanımızda Görülen İtikadi Sapmalar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 344364" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: black"><em><strong>Zamanımızda Görülen İtikadi Sapmalar </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>İslamın getirmiş olduğu temel inanç esaslarındaki birtakım bilgisizlik, şüphe ve tereddütler insanların çeşitli itikadî sapmalar, hatalar ve günahlara düşmesine sebep olmaktadır. Evet, günümüzde bazı itikadî bid'atler vardır ki insanın tevhid inancından sapması ve dalalet ehlinden olmasına neden olmaktadır. Hatta bazı bid'atler de vardır ki insanı küfre ve şirke sokmaktadır. İşte bu tür bid'atler çok tehlikeli olup bu bid'atlerden mutlaka sakınılması ve bunların terk edilmesi gerekir. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Günümüzde yaygın bir hal alan ve insanı küfre ve şirke götürme tehlikesi olan bid'atlerden biri, sihir ve büyü yapmak diğeri de kendilerini falcı, medyum, sihirbaz, astrolog diye tanıtan gelecekten haber verdiğini iddia eden bazı kişilerin söylediklerini dinlemek ve onları tasdik etmektir. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Ne yazık ki, günümüzde sağlam inanç sahibi olmayan bazı saf insanlar, bu kişileri dinlemekte ve onlara inanmaktadır. Hâlbuki İslama göre gelecekten haber verme yetkisi sadece Allah'a aittir. Peygamber bile kendi başına gayptan haber verme yetkisine sahip değildir. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Nitekim Hz. Peygamber (sav), bir hadis-i şeriflerinde: "Her kim bir müneccim veya kâhine gelecekten haber verdiğini söyleyen kişi müracaat ederse Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur ." Başka bir rivayette de "Her kim arrafe (çalınan bir şeyin veya yitiğin bulunduğu yeri haber verdiğine inanılan kimseye) gelip ondan bir şey sorar da, ondan aldığı bilgiyi doğrularsa, o kimsenin kırk gün namazı kabul edilmez ." buyurmaktadır. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Yine insanları şirke sokan bid'atlerin bazıları da şunlardır: Fala bakmak, kabirlere kurban adanması, nazar için göz boncuğu takılması, bazı şeylerde uğur veya uğursuzluk olduğuna inanmak… Nitekim Allah'ın Elçisi (sav): "Efsun yapmak, nazar boncuğu takmak, kadınların kocalarına kendilerini sevdirmek için sihir yapmak, Şirk (Allah'a ortak koşmak) tir." demiştir. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Bugün insanımızın benimsediği batıl ve hurafe düşünceler içinde akla mantığa uymayan, İslam dininin inanç esaslarıyla hiç bağdaşmayan öyle saçma fikirler vardır ki, insan bunlara inananlara hem hayret ediyor, hem de üzülüyor. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Onlardan bazılarını burada şöyle ifade edebiliriz: Kabirlerde ve türbelerde mum yakmak, çaput bağlamak, kurban kesmek, adak adamak, cenazeye çelenk göndermek, tabutun üzerine çiçek ve önüne ölen kimsenin resmini koymak, cenazeyi alkışlamak, bir kısım hastalıkların çarelerini dede ve tekkelerde aramak, yine bazı hastalıkların tedavisi için hastaya muska yazdırmak veya hoca geçinen, aslında ilmi olmayan ve gönül dünyası da kapalı bulunan kimselere okutmak, iki bayram arası nikâh kıydırmamak, düğün yapmamak, salı günü yola çıkmamak, cincilik, büyücülük ve falcılık yapmak, fincan falına bakarak gaipten haber vermek, ruh çağırmak, yıldızlara bakarak kehanette bulunmak, burçlarla insan karakterini okumaya ve yönlendirmeye çalışmak, bazı kuşların ötmesini ve köpek havlamalarını uğursuzluk saymak… gibi. Bu örnekleri daha da çoğaltmamız mümkündür. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Toplumumuzda yaygın olan hurafelerin temelinde derin bir cehalet bulunmaktadır. Hurafelerin devam etmesi; halkın çoğunluğunun İslam dininin emir ve yasaklarını iyi bilmeyişinden, sağlıklı dinî bilgiye sahip olmayışından, inanç boşluğu içinde bulunmasından ve halkımıza dinin iyi öğretilemeyişinden kaynaklanmaktadır. Dinimizin inanç esasları, ibadet ve ahlâk ilkeleri konusunda yeterli bilgiye sahip olanların, İslam'ı aslına uygun bir şekilde bilenlerin; bid'atçıların tuzağına düşmesi, hurafe ve safsatalara kanması düşünülemez. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Bid'atler ve batıl inançlardan kurtulabilmenin en emin yolu; ihlâs ile Kur'an ve Sünnete sarılmaktır. Müslümanlar; dinin emirlerini doğru öğrenip, hayatlarında tatbik ettikçe hem yücelmişler hem de huzur içerisinde yaşamışlardır. İlâhî gerçeklerden kaçtıkça, hurafelere ve bid'atlere saptıkça hem gerilemişler, hem de bin bir felakete uğramışlardır. Tarih bütün gerçekleriyle birlikte buna şahittir. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Artık aklımızı başımıza alalım, hurafelerden arınalım. Dinimizi, temel iki kaynak olan Kur'an ve Sünnetten doğru bir şekilde öğrenerek hayatımızda uygulamaya çalışalım. </strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: black"><em><strong>Gülistan Dergisi</strong></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 344364, member: 1004566"] [COLOR=black][I][B]Zamanımızda Görülen İtikadi Sapmalar İslamın getirmiş olduğu temel inanç esaslarındaki birtakım bilgisizlik, şüphe ve tereddütler insanların çeşitli itikadî sapmalar, hatalar ve günahlara düşmesine sebep olmaktadır. Evet, günümüzde bazı itikadî bid'atler vardır ki insanın tevhid inancından sapması ve dalalet ehlinden olmasına neden olmaktadır. Hatta bazı bid'atler de vardır ki insanı küfre ve şirke sokmaktadır. İşte bu tür bid'atler çok tehlikeli olup bu bid'atlerden mutlaka sakınılması ve bunların terk edilmesi gerekir. Günümüzde yaygın bir hal alan ve insanı küfre ve şirke götürme tehlikesi olan bid'atlerden biri, sihir ve büyü yapmak diğeri de kendilerini falcı, medyum, sihirbaz, astrolog diye tanıtan gelecekten haber verdiğini iddia eden bazı kişilerin söylediklerini dinlemek ve onları tasdik etmektir. Ne yazık ki, günümüzde sağlam inanç sahibi olmayan bazı saf insanlar, bu kişileri dinlemekte ve onlara inanmaktadır. Hâlbuki İslama göre gelecekten haber verme yetkisi sadece Allah'a aittir. Peygamber bile kendi başına gayptan haber verme yetkisine sahip değildir. Nitekim Hz. Peygamber (sav), bir hadis-i şeriflerinde: "Her kim bir müneccim veya kâhine gelecekten haber verdiğini söyleyen kişi müracaat ederse Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur ." Başka bir rivayette de "Her kim arrafe (çalınan bir şeyin veya yitiğin bulunduğu yeri haber verdiğine inanılan kimseye) gelip ondan bir şey sorar da, ondan aldığı bilgiyi doğrularsa, o kimsenin kırk gün namazı kabul edilmez ." buyurmaktadır. Yine insanları şirke sokan bid'atlerin bazıları da şunlardır: Fala bakmak, kabirlere kurban adanması, nazar için göz boncuğu takılması, bazı şeylerde uğur veya uğursuzluk olduğuna inanmak… Nitekim Allah'ın Elçisi (sav): "Efsun yapmak, nazar boncuğu takmak, kadınların kocalarına kendilerini sevdirmek için sihir yapmak, Şirk (Allah'a ortak koşmak) tir." demiştir. Bugün insanımızın benimsediği batıl ve hurafe düşünceler içinde akla mantığa uymayan, İslam dininin inanç esaslarıyla hiç bağdaşmayan öyle saçma fikirler vardır ki, insan bunlara inananlara hem hayret ediyor, hem de üzülüyor. Onlardan bazılarını burada şöyle ifade edebiliriz: Kabirlerde ve türbelerde mum yakmak, çaput bağlamak, kurban kesmek, adak adamak, cenazeye çelenk göndermek, tabutun üzerine çiçek ve önüne ölen kimsenin resmini koymak, cenazeyi alkışlamak, bir kısım hastalıkların çarelerini dede ve tekkelerde aramak, yine bazı hastalıkların tedavisi için hastaya muska yazdırmak veya hoca geçinen, aslında ilmi olmayan ve gönül dünyası da kapalı bulunan kimselere okutmak, iki bayram arası nikâh kıydırmamak, düğün yapmamak, salı günü yola çıkmamak, cincilik, büyücülük ve falcılık yapmak, fincan falına bakarak gaipten haber vermek, ruh çağırmak, yıldızlara bakarak kehanette bulunmak, burçlarla insan karakterini okumaya ve yönlendirmeye çalışmak, bazı kuşların ötmesini ve köpek havlamalarını uğursuzluk saymak… gibi. Bu örnekleri daha da çoğaltmamız mümkündür. Toplumumuzda yaygın olan hurafelerin temelinde derin bir cehalet bulunmaktadır. Hurafelerin devam etmesi; halkın çoğunluğunun İslam dininin emir ve yasaklarını iyi bilmeyişinden, sağlıklı dinî bilgiye sahip olmayışından, inanç boşluğu içinde bulunmasından ve halkımıza dinin iyi öğretilemeyişinden kaynaklanmaktadır. Dinimizin inanç esasları, ibadet ve ahlâk ilkeleri konusunda yeterli bilgiye sahip olanların, İslam'ı aslına uygun bir şekilde bilenlerin; bid'atçıların tuzağına düşmesi, hurafe ve safsatalara kanması düşünülemez. Bid'atler ve batıl inançlardan kurtulabilmenin en emin yolu; ihlâs ile Kur'an ve Sünnete sarılmaktır. Müslümanlar; dinin emirlerini doğru öğrenip, hayatlarında tatbik ettikçe hem yücelmişler hem de huzur içerisinde yaşamışlardır. İlâhî gerçeklerden kaçtıkça, hurafelere ve bid'atlere saptıkça hem gerilemişler, hem de bin bir felakete uğramışlardır. Tarih bütün gerçekleriyle birlikte buna şahittir. Artık aklımızı başımıza alalım, hurafelerden arınalım. Dinimizi, temel iki kaynak olan Kur'an ve Sünnetten doğru bir şekilde öğrenerek hayatımızda uygulamaya çalışalım. Gülistan Dergisi[/B][/I][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Zamanımızda Görülen İtikadi Sapmalar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst