Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Zaruriyatta ictihad olamaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Tevhid_Nur" data-source="post: 122492"><p style="text-align: center"><strong><span style="color: red"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px">ZARURİYATTA İCTİHAD OLAMAZ</span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">1-</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> «<strong>Peygambere bildirilen umûr-u gaybiye, bir kısmı tafsil ile bildirilir. Bu kısımda hiç tasarruf edilmez ve karışamaz: Kur’ân’ın ve hadis-i kudsînin muhkematı gibi</strong>.» </span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">(Şualar sh: 579)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">2-</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> «<strong>Dinin zaruriyâtı ki, içtihad onlara giremez</strong> çünkü kat’î ve muayyendirler. Hem o zaruriyat, kut ve gıda hükmündedirler.» (Sözler sh: 480)</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">3-</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> «O kısım ehl-i dalâlet baktılar ki, müçtehidînlerle iş bitmiyor. Onların omuzlarındaki, yalnız nazariyât-ı diniyedir. Halbuki, bu kısım ehl‑i dalâlet, zaruriyât-ı diniyeyi terk ve tağyir etmek istiyorlar. “Onlardan daha iyiyiz” deseler, meseleleri tamam olmuyor. Çünkü, <strong>müçtehidîn, nazariyâta ve kat’î olmayan teferruâta karışabilirler</strong>. Halbuki, bu mezhepsiz ehl-i dalâlet, zaruriyât‑ı diniyede dahi fikirlerini karıştırmak ve kabil-i tebdil olmayan mesâili tebdil etmek ve kat’î erkân-ı İslâmiyeye karşı gelmek istediklerinden, elbette, zaruriyât-ı diniyenin hameleleri ve direkleri olan Sahâbelere ilişecekler.» </span><span style="font-family: 'Arial Narrow'">(Sözler sh: 496)</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">4-</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> «Din ve şeriat-ı İslâmiyenin sahibi olan Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm iki cihanın sultanı, şark ve garp ve Endülüs ve Hind birer taht-ı saltanatı olduğundan, <strong>din-i İslâmın esâsâtını bizzat kendisi gösterdiği gibi, o dinin teferruatını ve sair ahkâmını, hattâ en cüz’î âdâbını dahi bizzat o getiriyor, o haber veriyor, o emir veriyor. Demek, füruat‑ı İslâmiye, değişmeye kabil bir libas hükmünde değil ki, onlar tebdil edilse esas din bâki kalabilsin.</strong></span><span style="font-family: 'Arial Narrow'"> Belki, esas-ı dine bir cesettir, lâakal bir cilttir. Onunla imtizaç ve iltiham etmiş kabil-i tefrik değildir. <strong>Onları tebdil etmek, doğrudan doğruya <span style="color: red">Sahib‑i Şeriat</span></strong></span><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: red">i inkâr ve tekzip etmek çıkar.</span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Mezâhibin ihtilâfı</span><span style="font-family: 'Arial'"> ise, Sahib-i Şeriatin gösterdiği nazarî düsturların tarz-ı tefehhümünden ileri gelmiştir. <strong>“Zaruriyât-ı diniye” denilen ve kabil-i tevil olmayan ve “muhkemat” denilen düsturları ise, hiçbir cihette kabil-i tebdil değildir ve medar-ı içtihad olamaz. Onları tebdil eden, başını dinden çıkarıyor, </strong></span></span><a href="http://mk:@MSITStore:C:\DOCUME~1\ADMN~1\LOCALS~1\Temp\RarŞDI00.468\esasatinuriye.chm::/esasat-i%20nuriye%201.htm#_ftn3#_ftn3" target="_blank"><span style="color: #0000ff"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'">[3]</span></span></span></a><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px">kaidesine dahil oluyor.</span></span></strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px">» (Mektubat sh: 435)</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">,</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>3)“Okun yaydan fırlaması gibi dinden çıkarlar.”</strong> <em>Buharî,</em> Enbiyâ: 6; Menâkıb: 25; Meğâzî: 61; Fedâilü’l-Kur’ân: 36; Edeb: 95; Tevhid: 23, 57; İstitâbe: 95; <em>Müslim</em>, Zekât: 142-144, 147, 148, 154, 156, 159; <em>Ebû Dâvud, </em>Sünnet: 28; <em>Tirmizî,</em> Fiten: 24; <em>Nesâî,</em> Zekât: 79, Tahrîm: 26; <em>İbni Mâce,</em> Mukaddime: 12; <em>Muvattâ’, </em>Messü’l-Kur’ân: 10; <em>Müsned,</em> 1:88, 3:5, 4:145, 5:42</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="font-family: 'Arial Narrow'">5-</span></strong><span style="font-family: 'Arial'"> «S – Kur’ân, zaruriyat-ı diniyedendir. <strong>Zaruriyatta ihtilâf olamaz</strong>. Halbuki müfessirlerce verilen ayrı ayrı mânâların bir kısmı birbirine muhaliftir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">C – Azizim! Kur’ân’ın herbir kelâmı, üç kaziyeyi müştemildir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><span style="font-family: 'Arial'">Birincisi: </span></em><span style="font-family: 'Arial'">Bu, Allah’ın kelâmıdır.<em>İkincisi: </em>Allah’ca murad olan mânâ, haktır.<em>Üçüncüsü: </em>Mânâ-yı murad, budur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Eğer Kur’ân’ın o kelâmı, başka bir mânâya ihtimali olmayan <strong>muhkemattan olursa</strong> veya Kur’ân’ın başka bir yerinde <strong>beyan edilmişse</strong>, birinci ve ikinci kaziyeleri aynen kabul etmek lâzımdır ve <strong>inkârları da küfürdür.</strong>» (İşarat-ül İ’caz sh: 66)</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Tevhid_Nur, post: 122492"] [CENTER][B][COLOR=red][FONT=Arial][SIZE=4]ZARURİYATTA İCTİHAD OLAMAZ[/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] [SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]1-[/FONT][/B][FONT=Arial] «[B]Peygambere bildirilen umûr-u gaybiye, bir kısmı tafsil ile bildirilir. Bu kısımda hiç tasarruf edilmez ve karışamaz: Kur’ân’ın ve hadis-i kudsînin muhkematı gibi[/B].» [/FONT][FONT=Arial Narrow](Şualar sh: 579)[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]2-[/FONT][/B][FONT=Arial] «[B]Dinin zaruriyâtı ki, içtihad onlara giremez[/B] çünkü kat’î ve muayyendirler. Hem o zaruriyat, kut ve gıda hükmündedirler.» (Sözler sh: 480)[/FONT][/SIZE] [FONT=Arial][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]3-[/FONT][/B][FONT=Arial] «O kısım ehl-i dalâlet baktılar ki, müçtehidînlerle iş bitmiyor. Onların omuzlarındaki, yalnız nazariyât-ı diniyedir. Halbuki, bu kısım ehl‑i dalâlet, zaruriyât-ı diniyeyi terk ve tağyir etmek istiyorlar. “Onlardan daha iyiyiz” deseler, meseleleri tamam olmuyor. Çünkü, [B]müçtehidîn, nazariyâta ve kat’î olmayan teferruâta karışabilirler[/B]. Halbuki, bu mezhepsiz ehl-i dalâlet, zaruriyât‑ı diniyede dahi fikirlerini karıştırmak ve kabil-i tebdil olmayan mesâili tebdil etmek ve kat’î erkân-ı İslâmiyeye karşı gelmek istediklerinden, elbette, zaruriyât-ı diniyenin hameleleri ve direkleri olan Sahâbelere ilişecekler.» [/FONT][FONT=Arial Narrow](Sözler sh: 496)[/FONT][/SIZE] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]4-[/FONT][/B][FONT=Arial] «Din ve şeriat-ı İslâmiyenin sahibi olan Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm iki cihanın sultanı, şark ve garp ve Endülüs ve Hind birer taht-ı saltanatı olduğundan, [B]din-i İslâmın esâsâtını bizzat kendisi gösterdiği gibi, o dinin teferruatını ve sair ahkâmını, hattâ en cüz’î âdâbını dahi bizzat o getiriyor, o haber veriyor, o emir veriyor. Demek, füruat‑ı İslâmiye, değişmeye kabil bir libas hükmünde değil ki, onlar tebdil edilse esas din bâki kalabilsin.[/B][/FONT][FONT=Arial Narrow] Belki, esas-ı dine bir cesettir, lâakal bir cilttir. Onunla imtizaç ve iltiham etmiş kabil-i tefrik değildir. [B]Onları tebdil etmek, doğrudan doğruya [COLOR=red]Sahib‑i Şeriat[/COLOR][/B][/FONT][B][FONT=Arial][COLOR=red]i inkâr ve tekzip etmek çıkar.[/COLOR][/FONT][/B][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow]Mezâhibin ihtilâfı[/FONT][FONT=Arial] ise, Sahib-i Şeriatin gösterdiği nazarî düsturların tarz-ı tefehhümünden ileri gelmiştir. [B]“Zaruriyât-ı diniye” denilen ve kabil-i tevil olmayan ve “muhkemat” denilen düsturları ise, hiçbir cihette kabil-i tebdil değildir ve medar-ı içtihad olamaz. Onları tebdil eden, başını dinden çıkarıyor, [/B][/FONT][/SIZE][URL="mk:@MSITStore:C:\DOCUME~1\ADMN~1\LOCALS~1\Temp\RarŞDI00.468\esasatinuriye.chm::/esasat-i%20nuriye%201.htm#_ftn3#_ftn3"][COLOR=#0000ff][SIZE=4][FONT=Arial][3][/FONT][/SIZE][/COLOR][/URL][B][FONT=Arial][SIZE=4]kaidesine dahil oluyor.[/SIZE][/FONT][/B][FONT=Arial][SIZE=4]» (Mektubat sh: 435)[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial][SIZE=4][COLOR=windowtext][FONT=Times New Roman],[/FONT][/COLOR][FONT=Times New Roman][B]3)“Okun yaydan fırlaması gibi dinden çıkarlar.”[/B] [I]Buharî,[/I] Enbiyâ: 6; Menâkıb: 25; Meğâzî: 61; Fedâilü’l-Kur’ân: 36; Edeb: 95; Tevhid: 23, 57; İstitâbe: 95; [I]Müslim[/I], Zekât: 142-144, 147, 148, 154, 156, 159; [I]Ebû Dâvud, [/I]Sünnet: 28; [I]Tirmizî,[/I] Fiten: 24; [I]Nesâî,[/I] Zekât: 79, Tahrîm: 26; [I]İbni Mâce,[/I] Mukaddime: 12; [I]Muvattâ’, [/I]Messü’l-Kur’ân: 10; [I]Müsned,[/I] 1:88, 3:5, 4:145, 5:42[/FONT][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][B][FONT=Arial Narrow]5-[/FONT][/B][FONT=Arial] «S – Kur’ân, zaruriyat-ı diniyedendir. [B]Zaruriyatta ihtilâf olamaz[/B]. Halbuki müfessirlerce verilen ayrı ayrı mânâların bir kısmı birbirine muhaliftir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow]C – Azizim! Kur’ân’ın herbir kelâmı, üç kaziyeyi müştemildir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][I][FONT=Arial]Birincisi: [/FONT][/I][FONT=Arial]Bu, Allah’ın kelâmıdır.[I]İkincisi: [/I]Allah’ca murad olan mânâ, haktır.[I]Üçüncüsü: [/I]Mânâ-yı murad, budur.[/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow]Eğer Kur’ân’ın o kelâmı, başka bir mânâya ihtimali olmayan [B]muhkemattan olursa[/B] veya Kur’ân’ın başka bir yerinde [B]beyan edilmişse[/B], birinci ve ikinci kaziyeleri aynen kabul etmek lâzımdır ve [B]inkârları da küfürdür.[/B]» (İşarat-ül İ’caz sh: 66)[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Zaruriyatta ictihad olamaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst