Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Zekat-hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 165448" data-attributes="member: 5987"><p><strong><u><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Calibri'">MÜŞTEREK HADİSLER</span></span></u></strong></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">1989 - Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizi (ticari olmayan) atın ve kölenin zekâtından affettim. Öyle ise gümüş paralarınızın zekâtını verin. Bunun her kırk dirhemine bir dirhem vereceksiniz. Ancak yüz doksan dirheme zekât düşmez. İkiyüz dirheme ulaştı mı beş dirhem verilecektir."</span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">Tirmizi, Zekât 3, (620); Ebü Dâvud, Zekât 4, (1574); Nesâi, Zekât 18, (5, 37).</span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">1990 - Hz. Enes (radıyallâhu anh)'in anlattığına göre, Hz. Ebü Bekir es-Sıddik (radıyallâhu anh), kendisini Bahreyn'e gönderdiği zaman, ona şu gelecek talimatı yazılı olarak vermiş ve altını da Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mührü ile mühürlemişti. Mühüre nakşedilen yazı üç satır halinde idi. Bir satırda Muhammed, bir satırda Resül, bir satırda da Allah yazılı idi. Mektup şöyle idi: "Bismillâhirrahmânirrahim. Bu, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın müslümanlara farz kıldığı ve Allah'ın da Resülüne emretmiş olduğu zekât farizasıdır. Müslümanlardan her kimden bu, usülünce taleb edilirse, derhal vermelidir. Kimden de belirtilenden fazlası istenirse vermesin: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">1) 24 ve daha aşağı miktardaki deve için koyun olarak vâcib zekât, her beş devede bir koyundur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">2) 25'e ulaştı mı, 35'e kadar, dişi bir bintu mehâz (ikinci seneye basan dişi deve); eğer bintu mehâz yoksa, bir ibnu lebun (ikisine basan erkek deve). </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">3) 36'ya ulaştı mı 45'e kadar, bir dişi bintu lebun (üç yaşına basan dişi deve). </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">4) 46'ya ulaştı mı 60'akadar, erkek devenin aşacağı bir dişi deve Tarükatu'l-fahl). </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">5) 61'e ulaştı mı 75'e kadar, bir ceza'a(beş yaşına basan bir deve). </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">6) 71'e ulaştı mı 90'akadar iki bintu lebun. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">7) 91'e ulaştı mı 120'ye kadar, erkek devenin aşacağı iki hıkka (dördüne basan deve). </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">8) 120'yi aşınca, her kırk için bir bintu lebun. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">9) Her 50'de, bir hıkka. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">10) Sâdece 4 devesi olana zekât düşmez, sahibi nâfile olarak verirse o başka. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">11) 5 devesi olana bir koyun düşer. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">12) Koyunun zekâtı sâime olanlardan alınır. (Sâime kırda otlatılan hayvana denir.) Sâime koyun 40'a ulaştı mı 120'ye kadar, bir koyun alınır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">13) 120'yi geçti mi 200'e kadar, iki koyun alınır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">14) 200'ü geçti mi 300'e kadar, üç koyun alınır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">15) 300'ü geçti mi her yüz koyunda bir koyun alınır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">16) Adamın sâime koyunları 40'tan bir eksik olsa ona zekât düşmez. Sahibi (nafile olarak) kendiliğinden verirse o başka. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">17) Zekât korkusuyla, müteferriklerin araları birleştirilmez, birleşik olanlar da ayrılmazlar. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">18) İki ortağın malından alınan zekâtta her ikisi de, adalet üzere birbirlerine müracaat ederler. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">19) Zekât olarak çok yaşlı, ayıplı ve (koç, teke gibi) döl hayvanı verilmez, zekât memuru kabül ederse o başka. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">20) (İki yüz dirhemlik) gümüşte, onda birin dörtte biri (yani kırkta bir miktarı) zekât vâcibtir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">21) Gümüş miktarı 190 dirhemse, 200 dirhemden az olursa zekât yoktur. Sâhibi verirse o başka. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">22) Kimin deve sayısı, zekât olarak bir ceza'a vermeyi gerektiren miktarı bulur ve fakat sürüsünde ceza'a olmaz da hıkka olursa, bu kimseden hıkka kabul edilir ve buna, adama kolay geldiği takdirde iki koyun eklenir veya yirmi dirhem eklenir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">23) Kimin zekât olarak hıkka vermesi gerekir ve fakat sürüsünde hıkka olmaz ceza'aolursa, adamdan ceza'a kabul edilir, zekât memuru ona yirmi dirhem veya iki koyun verir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">24) Kimin zekât olarak hıkka vermesi gerekir, fakat sürüde hıkka değil bintu lebun olursa adamdan bintu lebun kabul edilir, kendisine iki koyun veya yirmi dirhem verilir. 25) Kimin zekât olarak bintu lebun vermesi gerekir, ancak bintu lebun'u yok, hıkka'sı varsa kendisinden hıkka kabul edilir, zekât memuru kendisine ayrıca yirmi dirhem veya iki koyun öder. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">26) Kimin zekât olarak bintu lebun ödemesi gerekir, fakat bintu lebün'u olmaz, bintu mehâz'ı olursa, ondan bintu mehâz kabul edilir, ancak yirmi dirhem veya iki koyun daha verir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">27) Kimin zekât olarak bintu mehâz vermesi gerekir, fakat bintu mehâz'ı olmaz, bintu lebün'u olursa kendisinden bintu lebün kabul edilir, zekât memuru yirmi dirhem veya iki koyun verir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">28) Eğer adamın münasip şekilde bintu mehâzı yoksa, ibnu lebün'u varsa, bu ondan kabül edilir, beraberinde bir ödeme gerekmez."</span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 12px">Buhâri, Zekât 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, Şirket 2, Hiyel 3; Ebü Dâvud, Zekât 4, (1567); Nesâi, Zekât 5, (5,18-23).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 165448, member: 5987"] [B][U][SIZE=3][FONT=Calibri]MÜŞTEREK HADİSLER[/FONT][/SIZE][/U][/B] [FONT=Calibri][SIZE=3]1989 - Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizi (ticari olmayan) atın ve kölenin zekâtından affettim. Öyle ise gümüş paralarınızın zekâtını verin. Bunun her kırk dirhemine bir dirhem vereceksiniz. Ancak yüz doksan dirheme zekât düşmez. İkiyüz dirheme ulaştı mı beş dirhem verilecektir."[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]Tirmizi, Zekât 3, (620); Ebü Dâvud, Zekât 4, (1574); Nesâi, Zekât 18, (5, 37).[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]1990 - Hz. Enes (radıyallâhu anh)'in anlattığına göre, Hz. Ebü Bekir es-Sıddik (radıyallâhu anh), kendisini Bahreyn'e gönderdiği zaman, ona şu gelecek talimatı yazılı olarak vermiş ve altını da Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mührü ile mühürlemişti. Mühüre nakşedilen yazı üç satır halinde idi. Bir satırda Muhammed, bir satırda Resül, bir satırda da Allah yazılı idi. Mektup şöyle idi: "Bismillâhirrahmânirrahim. Bu, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın müslümanlara farz kıldığı ve Allah'ın da Resülüne emretmiş olduğu zekât farizasıdır. Müslümanlardan her kimden bu, usülünce taleb edilirse, derhal vermelidir. Kimden de belirtilenden fazlası istenirse vermesin: [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]1) 24 ve daha aşağı miktardaki deve için koyun olarak vâcib zekât, her beş devede bir koyundur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]2) 25'e ulaştı mı, 35'e kadar, dişi bir bintu mehâz (ikinci seneye basan dişi deve); eğer bintu mehâz yoksa, bir ibnu lebun (ikisine basan erkek deve). [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]3) 36'ya ulaştı mı 45'e kadar, bir dişi bintu lebun (üç yaşına basan dişi deve). [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]4) 46'ya ulaştı mı 60'akadar, erkek devenin aşacağı bir dişi deve Tarükatu'l-fahl). [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]5) 61'e ulaştı mı 75'e kadar, bir ceza'a(beş yaşına basan bir deve). [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]6) 71'e ulaştı mı 90'akadar iki bintu lebun. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]7) 91'e ulaştı mı 120'ye kadar, erkek devenin aşacağı iki hıkka (dördüne basan deve). [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]8) 120'yi aşınca, her kırk için bir bintu lebun. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]9) Her 50'de, bir hıkka. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]10) Sâdece 4 devesi olana zekât düşmez, sahibi nâfile olarak verirse o başka. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]11) 5 devesi olana bir koyun düşer. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]12) Koyunun zekâtı sâime olanlardan alınır. (Sâime kırda otlatılan hayvana denir.) Sâime koyun 40'a ulaştı mı 120'ye kadar, bir koyun alınır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]13) 120'yi geçti mi 200'e kadar, iki koyun alınır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]14) 200'ü geçti mi 300'e kadar, üç koyun alınır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]15) 300'ü geçti mi her yüz koyunda bir koyun alınır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]16) Adamın sâime koyunları 40'tan bir eksik olsa ona zekât düşmez. Sahibi (nafile olarak) kendiliğinden verirse o başka. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]17) Zekât korkusuyla, müteferriklerin araları birleştirilmez, birleşik olanlar da ayrılmazlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]18) İki ortağın malından alınan zekâtta her ikisi de, adalet üzere birbirlerine müracaat ederler. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]19) Zekât olarak çok yaşlı, ayıplı ve (koç, teke gibi) döl hayvanı verilmez, zekât memuru kabül ederse o başka. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]20) (İki yüz dirhemlik) gümüşte, onda birin dörtte biri (yani kırkta bir miktarı) zekât vâcibtir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]21) Gümüş miktarı 190 dirhemse, 200 dirhemden az olursa zekât yoktur. Sâhibi verirse o başka. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]22) Kimin deve sayısı, zekât olarak bir ceza'a vermeyi gerektiren miktarı bulur ve fakat sürüsünde ceza'a olmaz da hıkka olursa, bu kimseden hıkka kabul edilir ve buna, adama kolay geldiği takdirde iki koyun eklenir veya yirmi dirhem eklenir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]23) Kimin zekât olarak hıkka vermesi gerekir ve fakat sürüsünde hıkka olmaz ceza'aolursa, adamdan ceza'a kabul edilir, zekât memuru ona yirmi dirhem veya iki koyun verir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]24) Kimin zekât olarak hıkka vermesi gerekir, fakat sürüde hıkka değil bintu lebun olursa adamdan bintu lebun kabul edilir, kendisine iki koyun veya yirmi dirhem verilir. 25) Kimin zekât olarak bintu lebun vermesi gerekir, ancak bintu lebun'u yok, hıkka'sı varsa kendisinden hıkka kabul edilir, zekât memuru kendisine ayrıca yirmi dirhem veya iki koyun öder. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]26) Kimin zekât olarak bintu lebun ödemesi gerekir, fakat bintu lebün'u olmaz, bintu mehâz'ı olursa, ondan bintu mehâz kabul edilir, ancak yirmi dirhem veya iki koyun daha verir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]27) Kimin zekât olarak bintu mehâz vermesi gerekir, fakat bintu mehâz'ı olmaz, bintu lebün'u olursa kendisinden bintu lebün kabul edilir, zekât memuru yirmi dirhem veya iki koyun verir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]28) Eğer adamın münasip şekilde bintu mehâzı yoksa, ibnu lebün'u varsa, bu ondan kabül edilir, beraberinde bir ödeme gerekmez."[/SIZE][/FONT] [FONT=Calibri][SIZE=3]Buhâri, Zekât 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, Şirket 2, Hiyel 3; Ebü Dâvud, Zekât 4, (1567); Nesâi, Zekât 5, (5,18-23).[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Zekat-hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst