Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültür ve Ahlak
Zerayi'
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 223163" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff0000">Sedd; </span><span style="color: #a52a2a">menetme, engelleme, kapama manalarına gelir. Zerayi' ise bir şey'e götüren vesîle ve yol manâsına gelen zeria'nın çoğuludur. Bu şey mefsedet, maslahat, söz ve fiil olabilir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span><span style="color: #ff0000">Sedd-i zerayi'</span><span style="color: #a52a2a"> vesîleleri kaldırmak, sebebi tıkamak demektir. Bu durumda harama vesîle olân şey haram, vacibe vesîle olan şey ise vaciptir. Fuhuş haramdır; fuhşa vesîle olduğu için yabancı kadının avret yerine bakmak da haramdır. Cuma namazı farzdır, Cuma namazına gitmek ve Cuma namazına gitmek için alış-verişi bırakmak da farzdır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Zerayide asıl olan fiillerin sonucudur. Fiil, sonucuna göre hükme bağlanır. İstenilen bir şeye vasıta olan fiil taleb edilir; kötülüğe vasıta olan şey de yasaklanır. Burada fiillerin sonuçları göz önüne alınırken failin niyetine değil fiilin sebep olduğu neticeye bakılır ve hüküm ona göre verilir. Bu konuda "Maksadın vesîlesi maksada tabidir" kaidesi câridir. İmam Karafi bu konuda şöyle der: "Üstün maksada götüren vesîle üstündür; kötü maksada götüren vesîle ise kötüdür."</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">"Maksadlara bir takım vesîleler ve sebeplerle ulaşılır; o yollar da maksada tabi olurlar, onun hükmünü alırlar. Haramlara vesîle olan şeyler de onlar gibi yasaktır. Çünkü birbirlerine bağlıdırlar. Tâat ve sevaba vesîle olanlar da, onlara sebep oldukları için, onlar gibi istenen ve sevilen şeylerdir. Maksada vesîle olan şey maksada tabidir; her ikisi de maksuddur. Biri maksad olarak, diğeri de vesîle olarak hüküm alır. Rabbimiz bir şeyi haram kılarsa, ona götüren vesîle ve yollar da haram olur. Çünkü haramdan sakınmak ancak bu şekilde gerçekleşir. Eğer ona vesîle olan şeyleri mübah kılmış olsa; bu, haram kılmakla zıd düşer, bir nevi teşvik olur. Allah'ın hikmeti ile bu asla bağdaşmaz" (M. Ebu Zehra, İmam Malik, Terc. O. Keskioğlu, s. 388-389).</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Sedd-i zerayi'de aslolan maslahatı celb, mefsedeti def' kaidesidir. Yâni eğer bir işte umumun faydası varsa, teşvik edilir; umumun zararına ise yasaklanır. Meselâ, pazar yerine gelmeden yolda malları karşılayıp satın almak yasaktır. Bu aslında mubah ise de; yolda satın almakta, satanı aldatmak, halka zarar vermek, pazarda kıtlık yaratmak vardır. Bunun için bu fiil yasaklanmıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Bu konuda kişinin iyi niyetli olmasına da bakılmaz. Yapılan işin doğuracağı neticeye bakılır ve bu işe vesîle olan şey yasaklanır veya serbest bırakılır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Zerayi' sebepler, vesîleler manâsına olduğu için yasağa götüren sebepler kastedildiği gibi: mubah ve helâle götüren sebepler de kastedilir. Ancak bu, yasak fiillere götüren sebeplerde daha çok kullanılmıştır. Sedd kelimesinin kullanılması da bununla ilgilidir. İmam Karafi, zerayün asıl manâsını göz önüne alarak bunu sedd-i zerayi' ve feth-i zerayi' diye ikiye ayırır ve feth-i zerayi, iyiliğe götüren yolları açmak, teşvik etmek olarak açıklar.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Sedd-i zerâyi' Malikî mezhebinde fıkhî delillerdendir. Hanbelîler de bunu fıkhî delil olarak kabul eder ve uygularlar. Hanefi ve Şafiî mezheblerinde ise bunun muhtevasını kısmen birlikte, kısmen de farklı bir şekilde kabul ederler (M. Ebû Zehrâ, Usûlü'l Fıkh, Terc. A. Şener, s. 276). Meselâ, Hanefilere göre mirastan mahrum bırakılmak kastıyla boşanmış olan zevceye miras hakkı aynen verilir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Zahirîler de sedd-i zerayi' delil olarak kabul etmemekle beraber, onun icâbına göre hüküm vermişlerdir. Meselâ, canları teminat altında olanları öldüreceği kesin olarak bilinen kişilere silâh satmak yasaktır. Üzümün suyundan şarap yapacağı kesin olarak bilinen birisine üzüm satmak yasaktır. Bunlar bir harama yardım etmek olacağından, "İyilik etmek ve fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın. Günah işlemek ve haddi aşmak hususunda yardımlaşmayın"(el-Mâide, 5/2) âyetinin hükmüne tabidir (A. Zeydan, el-Veciz fi Usûli'l-Fıkh, Terc. R. Özcan, s. 327).</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Zerayi' ile amel edilmesi ve onun sebep olduğu neticeye göre hüküm verilmesi Kitab ve sünnet ile sabittir. Kitabdan deliller:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">1. "Allah'dan başkasını ilah edinerek tapınanlara sövmeyin ki onlar da bilmeyerek haddi aşıp Allah'a söverler" (el-Enam, 6/108)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">2. "Ey iman edenler, "râina-bizi gözet" demeyin; "unzurnâ-bize bak, bizi dinle" deyin. Söze kulak verin." (el-Bakara, 2/104).</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Ayetteki "râinâ" kelimesinde "r" harfinden sonraki "â" uzatarak okunursa kelime "bizi gözet" manâsına gelir. Yahudiler ve münâfıklar kelimenin özelliğinden yararlanarak "a" harfini değil "i" harfini uzatarak söylüyor, böylece kelimeyi, "çobanımız" manâsına sokarak hakaret etmek istiyorlardı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">Sünnetten deliller:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">1- Ağız dolusu içkiye sebep olacağı için içkinin damlası da haram kılınmıştır. Bunun için Resulüllah (s.a.s.): "Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır" (Ebu Davud, Eşribe, 5) buyurmuştur.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">2- Rasûlü Ekrem savaş günlerinde müslümanlar arasında fitne çıkardıkları halde münâfıkları öldürtmemiştir. Çünkü onları öldürtmesi "Muhammed kendi adamlarını öldürtüyor" diye aleyhinde dedikodu yapılmasına sebep olacaktı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">3- Rasûlullah (s.a.s) faize yol açar veya faiz yerine geçer diye, borçlunun alacaklısına hediye vermesini yasaklamıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">4- Aynı şekilde davada iltimas ve görevi kötüye kullanmaya yol açar diye hâkim ve emire hediye vermek yasaklanmıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">5- Rasûlü Ekrem ihtikârı yasaklarken "İhtikâr yapan günahkârdır" (Müslim, Müsâkat, 129-130) diye yermiş, satmak üzere pazara mal getireni (yani piyasanın işlemesini sağlayanı) da "Celbedenin (pazara mal getirenin) rızkı bol olsun " (İbn Mace, Ticârât, 6) diye övmüştür.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">6- Savaş sırasında hırsızlık yapanların ellerinin kesilmesi yasaklanmıştır. Çünkü bu gibi cezaların uygulanması düşman saflarına ilticalara sebep olabilir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">7- Zekât olarak verdiği şeyin satılmakta olduğunu görse bile, şahsın bu malı satın alması şerîat sahibince yasaklanmıştır. Bu yasak, malın fakirden düşük fiyatla satın alınmasını önlemek içindir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">8- Kin ve nefret hisleriyle insanların birbirlerinden uzaklaşmalarını önlemek için, şerîat sahibi, şahsın başkasının nişanlısını istemesini, başkasının muhayyerlik bulunan alış-veriş akdinin üzerine alış-veriş yapmasını, başkalarının pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını yasaklamıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">9- Zinaya yol açmaması için, yabancı bir kadınla baş başa kalmak haram kılınmıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">10- Tamah sevkiyle gizlenmesine yol açılmasın diye, başkasına ait bir şeyi bulan kimsenin, o şey hakkında şahid getirmesini Rasûlullah (s.a.s) emretmiştir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #a52a2a">11- Rasûlullah (s.a.s), aslında mubah olduğu halde, tapınmaya benzer bir şekilde, içinde yatanı takdise sebep olabileceği için, kabirlerin üzerine mescid yapılmasını yasaklamıştır (A. Zeydan, el-Vecîz )i Usûlü'l-Fıkh, Terc. R. Özcan, s. 325-327; M. Ebu Zehra, Usülü'l-Fıkh, Terc. A. Şener, s. 277-278; A. Zeydan, el-Medhal li Dirâseti'ş-Şerîatî'l-İslâmiyye, s. 203-204).</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 223163, member: 1008778"] [FONT=arial black][SIZE=4][COLOR=#ff0000]Sedd; [/COLOR][COLOR=#a52a2a]menetme, engelleme, kapama manalarına gelir. Zerayi' ise bir şey'e götüren vesîle ve yol manâsına gelen zeria'nın çoğuludur. Bu şey mefsedet, maslahat, söz ve fiil olabilir. [/COLOR][COLOR=#ff0000]Sedd-i zerayi'[/COLOR][COLOR=#a52a2a] vesîleleri kaldırmak, sebebi tıkamak demektir. Bu durumda harama vesîle olân şey haram, vacibe vesîle olan şey ise vaciptir. Fuhuş haramdır; fuhşa vesîle olduğu için yabancı kadının avret yerine bakmak da haramdır. Cuma namazı farzdır, Cuma namazına gitmek ve Cuma namazına gitmek için alış-verişi bırakmak da farzdır. Zerayide asıl olan fiillerin sonucudur. Fiil, sonucuna göre hükme bağlanır. İstenilen bir şeye vasıta olan fiil taleb edilir; kötülüğe vasıta olan şey de yasaklanır. Burada fiillerin sonuçları göz önüne alınırken failin niyetine değil fiilin sebep olduğu neticeye bakılır ve hüküm ona göre verilir. Bu konuda "Maksadın vesîlesi maksada tabidir" kaidesi câridir. İmam Karafi bu konuda şöyle der: "Üstün maksada götüren vesîle üstündür; kötü maksada götüren vesîle ise kötüdür." "Maksadlara bir takım vesîleler ve sebeplerle ulaşılır; o yollar da maksada tabi olurlar, onun hükmünü alırlar. Haramlara vesîle olan şeyler de onlar gibi yasaktır. Çünkü birbirlerine bağlıdırlar. Tâat ve sevaba vesîle olanlar da, onlara sebep oldukları için, onlar gibi istenen ve sevilen şeylerdir. Maksada vesîle olan şey maksada tabidir; her ikisi de maksuddur. Biri maksad olarak, diğeri de vesîle olarak hüküm alır. Rabbimiz bir şeyi haram kılarsa, ona götüren vesîle ve yollar da haram olur. Çünkü haramdan sakınmak ancak bu şekilde gerçekleşir. Eğer ona vesîle olan şeyleri mübah kılmış olsa; bu, haram kılmakla zıd düşer, bir nevi teşvik olur. Allah'ın hikmeti ile bu asla bağdaşmaz" (M. Ebu Zehra, İmam Malik, Terc. O. Keskioğlu, s. 388-389). Sedd-i zerayi'de aslolan maslahatı celb, mefsedeti def' kaidesidir. Yâni eğer bir işte umumun faydası varsa, teşvik edilir; umumun zararına ise yasaklanır. Meselâ, pazar yerine gelmeden yolda malları karşılayıp satın almak yasaktır. Bu aslında mubah ise de; yolda satın almakta, satanı aldatmak, halka zarar vermek, pazarda kıtlık yaratmak vardır. Bunun için bu fiil yasaklanmıştır. Bu konuda kişinin iyi niyetli olmasına da bakılmaz. Yapılan işin doğuracağı neticeye bakılır ve bu işe vesîle olan şey yasaklanır veya serbest bırakılır. Zerayi' sebepler, vesîleler manâsına olduğu için yasağa götüren sebepler kastedildiği gibi: mubah ve helâle götüren sebepler de kastedilir. Ancak bu, yasak fiillere götüren sebeplerde daha çok kullanılmıştır. Sedd kelimesinin kullanılması da bununla ilgilidir. İmam Karafi, zerayün asıl manâsını göz önüne alarak bunu sedd-i zerayi' ve feth-i zerayi' diye ikiye ayırır ve feth-i zerayi, iyiliğe götüren yolları açmak, teşvik etmek olarak açıklar. Sedd-i zerâyi' Malikî mezhebinde fıkhî delillerdendir. Hanbelîler de bunu fıkhî delil olarak kabul eder ve uygularlar. Hanefi ve Şafiî mezheblerinde ise bunun muhtevasını kısmen birlikte, kısmen de farklı bir şekilde kabul ederler (M. Ebû Zehrâ, Usûlü'l Fıkh, Terc. A. Şener, s. 276). Meselâ, Hanefilere göre mirastan mahrum bırakılmak kastıyla boşanmış olan zevceye miras hakkı aynen verilir. Zahirîler de sedd-i zerayi' delil olarak kabul etmemekle beraber, onun icâbına göre hüküm vermişlerdir. Meselâ, canları teminat altında olanları öldüreceği kesin olarak bilinen kişilere silâh satmak yasaktır. Üzümün suyundan şarap yapacağı kesin olarak bilinen birisine üzüm satmak yasaktır. Bunlar bir harama yardım etmek olacağından, "İyilik etmek ve fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın. Günah işlemek ve haddi aşmak hususunda yardımlaşmayın"(el-Mâide, 5/2) âyetinin hükmüne tabidir (A. Zeydan, el-Veciz fi Usûli'l-Fıkh, Terc. R. Özcan, s. 327). Zerayi' ile amel edilmesi ve onun sebep olduğu neticeye göre hüküm verilmesi Kitab ve sünnet ile sabittir. Kitabdan deliller: 1. "Allah'dan başkasını ilah edinerek tapınanlara sövmeyin ki onlar da bilmeyerek haddi aşıp Allah'a söverler" (el-Enam, 6/108) 2. "Ey iman edenler, "râina-bizi gözet" demeyin; "unzurnâ-bize bak, bizi dinle" deyin. Söze kulak verin." (el-Bakara, 2/104). Ayetteki "râinâ" kelimesinde "r" harfinden sonraki "â" uzatarak okunursa kelime "bizi gözet" manâsına gelir. Yahudiler ve münâfıklar kelimenin özelliğinden yararlanarak "a" harfini değil "i" harfini uzatarak söylüyor, böylece kelimeyi, "çobanımız" manâsına sokarak hakaret etmek istiyorlardı. Sünnetten deliller: 1- Ağız dolusu içkiye sebep olacağı için içkinin damlası da haram kılınmıştır. Bunun için Resulüllah (s.a.s.): "Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır" (Ebu Davud, Eşribe, 5) buyurmuştur. 2- Rasûlü Ekrem savaş günlerinde müslümanlar arasında fitne çıkardıkları halde münâfıkları öldürtmemiştir. Çünkü onları öldürtmesi "Muhammed kendi adamlarını öldürtüyor" diye aleyhinde dedikodu yapılmasına sebep olacaktı. 3- Rasûlullah (s.a.s) faize yol açar veya faiz yerine geçer diye, borçlunun alacaklısına hediye vermesini yasaklamıştır. 4- Aynı şekilde davada iltimas ve görevi kötüye kullanmaya yol açar diye hâkim ve emire hediye vermek yasaklanmıştır. 5- Rasûlü Ekrem ihtikârı yasaklarken "İhtikâr yapan günahkârdır" (Müslim, Müsâkat, 129-130) diye yermiş, satmak üzere pazara mal getireni (yani piyasanın işlemesini sağlayanı) da "Celbedenin (pazara mal getirenin) rızkı bol olsun " (İbn Mace, Ticârât, 6) diye övmüştür. 6- Savaş sırasında hırsızlık yapanların ellerinin kesilmesi yasaklanmıştır. Çünkü bu gibi cezaların uygulanması düşman saflarına ilticalara sebep olabilir. 7- Zekât olarak verdiği şeyin satılmakta olduğunu görse bile, şahsın bu malı satın alması şerîat sahibince yasaklanmıştır. Bu yasak, malın fakirden düşük fiyatla satın alınmasını önlemek içindir. 8- Kin ve nefret hisleriyle insanların birbirlerinden uzaklaşmalarını önlemek için, şerîat sahibi, şahsın başkasının nişanlısını istemesini, başkasının muhayyerlik bulunan alış-veriş akdinin üzerine alış-veriş yapmasını, başkalarının pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını yasaklamıştır. 9- Zinaya yol açmaması için, yabancı bir kadınla baş başa kalmak haram kılınmıştır. 10- Tamah sevkiyle gizlenmesine yol açılmasın diye, başkasına ait bir şeyi bulan kimsenin, o şey hakkında şahid getirmesini Rasûlullah (s.a.s) emretmiştir. 11- Rasûlullah (s.a.s), aslında mubah olduğu halde, tapınmaya benzer bir şekilde, içinde yatanı takdise sebep olabileceği için, kabirlerin üzerine mescid yapılmasını yasaklamıştır (A. Zeydan, el-Vecîz )i Usûlü'l-Fıkh, Terc. R. Özcan, s. 325-327; M. Ebu Zehra, Usülü'l-Fıkh, Terc. A. Şener, s. 277-278; A. Zeydan, el-Medhal li Dirâseti'ş-Şerîatî'l-İslâmiyye, s. 203-204).[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültür ve Ahlak
Zerayi'
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst