Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hanım Sahabiler
Zeyneb bint cahş
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="umut" data-source="post: 83802" data-attributes="member: 1425"><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">ZEYNEB BİNT CAHŞ (RADIYAİLÂHÜ ANHÂ)</span></strong></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta"></span></span></span></em></strong></p><p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta"><p style="text-align: center"><strong>Cahş'ın Kızı Zeyneb (R.Anhâ)»</strong></p> </p><p></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Ya Rasûlâllah! Ben diğer zevcelerinden herhangi, biri değilim. Onlardan her birini ya babası, ya kardeşi veya ailesi nikahladı. Yalnız beni sana Allah gökte nikahladı.»<a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn1" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[1]</span></span></a></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasölüllah'm (S.A.V) hala kızıdır. Annesi Urneyme Bint Abdil-muttalıb'tfr. Babası Esed İbn Huzeyme oğullarından Cahş İbn Riab İbn Ya'mur'dur. Daha önce adı Berre'ydi. Peygamber (S.A.V) onu oğlu (evlâtlığı) Zeyd İbn Muhammed (Zeyd İbn Harise) ile Allah'ın emrine uymak için evlendirdi. Berre güzelliği, gençliği, soyu ve Peygamber'e (S.A.V) yakınlığı sebebiyle büyükleniyordu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Berre Bint Cahş kendisinin; şeref ve güzelliği başka güzel ve genç kızda olmayan şerefli bir kimse olduğunu unutmamıştı. O nasıl olur da Zeyd İbn Harîse gibi, Rasûiüllah'ın evine köle olarak gelen ve Peygamberin (S.A.V) azâd ettiği ve adını Zeyd İbn Muhammed yaptığı bir azâdh kölenin nikâhına girerdi?</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Aslında Zeyd kö!e değildi. Benî Zeydi'l-Lât kabilesinin Kelb b. veherati'l-Kudaî el Kahtanî Kolundan Harise b. Şerahil b. Ka'b el-Kelbî'-nin oğlu idi. Annesi Sû'da binti Sa'lebe onu, ailesi Benî Ma'n b. Tayy kabilesini ziyarete giderkenyanında götürmüş, orada iken Benî'l-Kayn b. Cisr kabilesinin baskınında Zeyd esir olmuştu. Bu kabile onu Arab panayırlarından birinde satmışlardı. Hakim b. Hîzam da onu satın almıştı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">O günlerde Rasûiüllah (S.A.V)'le evlenmiş bulunan Hadîce (r.anhâ) yeğeni Hakim b. Hîzam'ı ziyarete gitmiş, yeğeninin, istediği köie-yi seçip alması için kendisine teklifte bulunması üzerine o da Zeyd'i seçmişti, Rasûlü Ekrem Efendimiz Zeyd'i görünce onun kendisine hediye edilmesini istemiş, Hadîce de hediye etmişti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyd'in babası Harise b. Şerahil, oğlunun ayrılık acısına dayanamamış, onu aramaya çıkmıştı. Mekke'de olduğunu öğrenince kardeşi Kâ'b ile birlikte Mekke'ye gelip Rasplüllah'ı Kabe'de iken bulmuşlar ve ona:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Ey Abdü'l-Muttalib'in oğlu; Ey kavminin efendisinin oğlu! Sizler Allah'ın komşularısınız, esirleri kurtarır, açları doyurursunuz. Oğlumuz için sana geldik, onu serbest bırakmak için alacağın fidyede bize iyi davran» dediler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Bundan başka bir yol yok mu?» buyurdu. «O nedir?» dediSer.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Onu çağırır ve serbest bırakırım. Sizi seçerse alır götürürsünüz. Beni seçerse, Allah'a yemin olsun ki, ben onu kimseye vermem» buyurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«İnsaflılığını artırdın!» diye bağırıştılar. Zeyd çağrıldı. Babasını ve amcasını tanıdı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûiüllah (S.A.V) isterse onlarla'gidebilmesi, İsterse yanında kalması hususunda onu serbest bıraktı. Zeyd efendisini seçti. Babası ona dönüp :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Ey Zeyd! Babana, annene, memleketine ve kavmine karşılık köleliği mi seçiyorsun?» diye ikaz etmek istedi. Zeyd şöyle cevap verdi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Ben bu zattan öyle bir şeyler gördüm ki, benim ondan ebediyyen ayrılmam mümkün değildir.»</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bunun üzerine Allah'ın Rasûlü onun elini tuttu. Kureyş'liferden bir topluluğun yanına götürdü ve Zeyd'in, miras alan ve veren olarak evlâtlığı olduğunu ilân etti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bunun üzerine «Muhammed'in oğlu Zeyd» diye çağırılmaya başlandı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyd, Ali b. Ebî Talib'den sonra ilk müslüman olanlardandır.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah fS.A.V) Muhacirler arasında kardeşlik kurduğunda Zeyd'le Hz. Hamza kardeş oldular.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyd evlilik çağına geldiğinde Allah'ın Rasûlü onun için Ümeyme halasının kızı Zeyneb binti Cahş'ı uygun gördü.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb de, kardeşi Abdullah b. Cahş da, soylu hür bir kadının bir azâdh ile evlenmesini hoş karşılamadılar.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">İkisi de dayızadeleri olan Allah'ın Rasûlüne, böyle birinin kendilerine uygun olup olmayacağını sordular. Onlara göre eşraftan birinin kızı, azâd edilmiş de olsa, bir köle ile evlenemezdi. Zeyneb daha da ileri giderek:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Ben onunla hiç bir şekilde evlenemem.» de dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah (S.A.V) Zeyd'in kendi katındaki ve İslâm'daki değerini, ana ve baba tarafından soylu bîr Arab olduğunu anlattı. Ancak onlar, Rasûlüllah'a olan derin sevgilerine ve ona itaat etmeye son derece dikkat etmelerine rağmen bu izdivacı hoş karşılamadılar. Bunun üzerine şu âyet indi.;</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Allah ve Rasûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min erkekle, mü'-min kadın için, işlerinde kendilerine seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Rasûlüne isyan ederse, muhakkak kî o, apaçık bir sapıklıkla yolunu sapılmıştır.» <a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn2" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[2]</span></span></a> </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb, Allah ve Rasûlü'nün emrine itaat etmiş olmak, İslâm'ın «İnsanlar arasındaki üstünlük sadece takva iledir» prensibini tatbik etmek için Zeyd'le evlenmeye razı oldu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bu iki eviinin evlilik hayatı ikisine de rahatlık getirmedi. Zeyneb, kendisinin kölelik görmediğini, şu anda akrabasının evine köle olarak girmiş bir azatlının nikâhı altında bulunduğunu hiç bir zaman unutmadı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyd İbn Harise, Berre'den gördüğü kötü davranışı birkaç defa Peygamber'e (S.A.V) şikâyet etti. Rasûlüllah (S.A.V) ona şöyle diyordu :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Eşini tut, boşama. Allah'tan kork. Zeyd İbn Harîse şöyle dedi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ya Rasûleîlah! Ondan ayrılayım mı? Peygamber (S.A.V) de şöyle buyurdu :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Eşini tut, boşama.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bir gece Zeyd İbn Harîse evine geldi. Berre Bint Cahş ona :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Rasûlüllah (S.A.V) senin evine geldi dedi. Zeyd İbn Harîse :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— İçeri girmesini söyleseydin? dedi. Berre Bint Cahş :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Teklif ettim ama, kabul etmedi, dedi. Zeyd İbn Harîse sordu :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Birşey duydun mu? Berre Bint Cahş :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ayrılırken anlamadığım birşey söylediğini duydum diye cevap verdi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyd İbn Harîse :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Acaba Rasûlüllah (S.A.V) ne dedi? diye sordu. Berre Bint Cahş şu cevabı verdi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Onun şöyle dediğini duydum. Subhâneliahi'l-azîm, kalbleri birbirine döndürenin şanı ne yücedir!</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyd Peygamber'e (S.A.V) gidip şöyle dedi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ya Rasûleliah! Evime geldiğini duydum. Girseydin ya! Anam, babam sana feda olsun! Ben Berre'den ayrılacağım.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Peygamber (S.A.V) ona :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Eşini tut, boşama diye cevap verdi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Fakat Zeyd İbn Harise, Berre Bint Cahş'tan ayrıldı... Berre'de boşanmış oldu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Halbuki, Zeyd'e bunu söylediği zaman, Peygamberimiz; o'nun, Hz. Zeyneb'i muhakkak, boşayacağını ve iddeti dolduktan sonra da, o'nun kendisine zevce olacağını biliyordu. Allah tarafından kendisine böyîe haber verilmiş bulunuyordu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Fakat, münafık halkın «Muhammed, oğlunun karısı ile evlendi!» diye lâı etmelerinden çekinerek bunu kalbinde gizli tutuyor, açığa vu-ramıyordu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Câhiliyyet devrinde, bir kimse, birisini evlâd edinirse, halk, ev-lâdlığı, O'nun adıyla anardı ve evlâdlık, öz oğulgibi, o kimsenin mirasından faydalanırdı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bu âdet:</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Allah... evlâdlarınızı, öz oğullarınız gibi tanımadı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bu, sizin ağızlarmızdaki lâfımzdır.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Allah, hakkı söyler ve O, doğru yolu gösterir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Siz, o'niarı, öz babalarına nisbetie çağırınız. Bu, Allah katında daha doğrudur.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Eğer, babalarının- kim olduğunu bilmiyorsanız, o halde, o'nlar, dinde kardeşleriniz olmakla beraber, dostlarınızdır da.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Hatâ ettiklerinizde ise, size bir vebal yoktur.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Allah, çok yargılayıcı, çok esirgeyicidir. <a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn3" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[3]</span></span></a> âyetleri indirilince-ye kadar devam etti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bu âyetler inince, artık azâdlı köleler ve evlâdlıklar, öz babaları adına iade edildiler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Öz babaları bilinmeyenler de, eski efendilerine dinde dost ve kardeş oldular.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Peygamberimiz [S.A.V) bir cahiliyet âdeti olan evlâtlığın gerçek<span style="font-family: 'Arial'"> </span>evlât yerinde kabul edilmesi ve onun boşadsğı kadın ilo de evlenile-miyeceği İnancını yıkmak için ona evlenme teklifi gönderdi, Hz 2ey-neb de : «Rabbime danışayım» diye cevap vererek abdest aldı ve namaza durdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bir lutf-i ilâhî olarak bizzat Allahu Teâia, Peygamberimizin Hz. Zeyneb'le nikâhını takdir etti ve nikâhları hakkında vahiy İndi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bir gece Rasûlüllah, Aîşe ile oturup konuştuğu sırada kendisine vahiy geldi. Vahiy hali geçince gülümsemeye başladı ve şöyle dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Berre Bint Cahş'a kim gidip Allah'ın, onu bana gökte nikahladığını müjdeler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah (S.A.V) aldığı vahyi okudu :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye : »Eşini bırakma, Allah'tan sakın» diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan eskiniyordun; oysa Allah'tan çekin-mân daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdi ki, evlâtlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. <a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn4" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[4]</span></span></a></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Hz. Aîşe Bint Ebt Bekr şöyle der: Onun güzelliği ve diğer özelliklerinden dolayı beni yine kıskançlık tutmuştu. İşlerin en büyüğü ve en üstünü, ona yapılandı ki Allah onu gökte nikahlamıştı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah'ın (S.A.V) hizmetçisi Selma hemen yola çıktı. Rasûj-üllah'in [S.A.V) söyledjğini Berre Bint Cahş'a anlattı, Berre Allah'a secde etti. Ve şöyle dedi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Allah rızası için iki ay oruç tutmayı vadediyorum.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah (S.A.V) onunla evlendikten sonra adını Zeyneb yaptı. Zeyneb Bint Cahş :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ya Rasûlellah! Babamın ismini de değistirseydin. Çünkü Berre küçüktür.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah (S.A.V) :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Baban müslüman olsaydı ona bizim yani Ehl-i Beyt'in isimlerinden birini koyardım. Fakat ona «Cahş» adını koydum. Cahş Berre'-den daha büyüktür, buyurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Rasûlüllah (S.A.V) Zeyneb Bint Cahş için düğün ziyafeti verip yoksullara et ve ekmek yedirdi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Enes b. Mâlik der ki, «Resûlullâh Aleyhisselâm, Zeyneb bint-i Cahş ile gerdeğe gireceği gün, annem Ümmü Süieym, bana : (Ey Enes! Resûiullâh, bugün, gerdeğe girecektir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Sanıyorum ki, yanlarında hiç yiyecekleri de, yoktur. Şu yağ tulumunu buraya getir!) dedi. Getirdim.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Annem, yalnız Resûiullâh'la zevcesine yetecek kadar hâlis Medî-ne hurmasını toprak bir çanak içinde yağla karıştırarak Hays yaptı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Ey Enes! Bunu, Resûlullâh'a götür! (Sana, bunu annem gönderdi. Kendisi, Sana selâm" söylüyor. Şüphe yok ki bu, bizim tarafımızdan Sana az, ufak bir hediyyedir yâ Resûlallâh!) diyor de! dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Onu, Resûlullâh'a götürdüm ve (Annem, Sana selâm söylüyor. Şüphesiz bu, bizim tarafımızdan, Sana, az, ufak bir hediyyedir yâ Resûlallâh!) diyor, dedim.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Resûiullâh : (Koy onu!) buyurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Onu, kendisiyle duvar arasındaki boş yere koydum.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bana: (Ebû Bekir'i, Ömer'i, Osman'ı ve Ali'yi çağır!) buyurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Eshabı olan halktan da, bir çoklarının ismini andı, saydı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Resûlullâh'ın azıcık bir yiyecek için bir çok kimseleri yanına çağırmayı bana emr etmesine şaştım.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Çünki, o, azıcık bir yiyecekti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bununla beraber, emrine aykırı hareket etmeyi uygun görmeyip o'niarın hepsini çağırdım.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">(Bak Mescidde kim varsa, onları da, çağır) buyurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Öyle yaptım. Mescide gidip namaz kılan veya uyuyan kimi buldumsa, o'nlara : (Resûlullâh'ın, düğün ziyafetine buyurunuz!) dedim, geldiler. Nihayet, sofa, doldu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bana : (Mescidde kimse kaldı mı?) diye sordu. (Hayır!) dedim.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bana : «Bak. yolda kim varsa, onları da, çağır!» buyurdu. Çağırdım. Odalar da, doldu.</span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">(Gelmeyen kimse kaldı mı?) diye sordu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">(Haydi çanağı getir!) buyurdu. Getirip önüne koydum.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Elini, çanağın üzerine koyup Allah'ın, söylemesini dilediği keli melerie bereket duası yaptı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">(Onar onar halkalansınlar ve her insan da, önünden yesin!) bu-, yurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Herkes, böyle oturup doyuncaya kadar yediler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Böylece, davetliler takım takım geldiler ve hepsi yiyip gittiler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Ben, çanaktaki hurmaya ve yağa bakıyordum. Onlar, tıpkı kaynaklar gibi kaynıyor, çoğalıyordu!</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Sofrada ve odada bulunanların hepsi o'ndan doya doya yediler. Çanakta kalan ise, getirmiş olduğum kadardı!</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Resûlullâh, bana : (Ey Enes! Kaldır!) buyurdu. Kaldırdım.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Çanağı, zevcesinin yanına koyduktan sonra, annemin yanına vardım. Görmüş olduğum hâdiseye şaşakaldığımı söyledim.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Annem : (Hiç şaşma! Eğer, Allah, o'ndan, bütün Medîneiilerin yemesini dilemiş olsaydı, hepsi de, yerler ve dayarlardı!) dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Peygamberimiz, Hz. Zeyneb'in düğün ziyafeti olmak üzere bir koyun kesti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Halbuki, o güne kadar zevcelerinden hiç birisi için böyle bir şey yapmamıştı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Yine Enes b. Mâlik der ki «Peygamber Aleyhisselâm, Zeyneb bint-i Cahş'ın düğün töreninde et ve ekmekle ziyafet vermişti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Yemeğe geleceklere, dâvetci olarak da, ben gönderilmiştim.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Yemeğe çağırdıklarımdan bir cemaat geliyor, yemek yiyor ve çıkıp gidiyordu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Sonra, bir cemaat daha geliyor, yemek yiyor ve çıkıp gidiyordu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Çağırılacak bir kimse bulamayıncaya kadar herkesi çağırdım ve (Yâ Nebiyyallâh! Artık, çağıracağım kimse bulamadım, kalmadı!) dedim.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bunun üzerine : [Yemek sofranızı kaldırınız!) buyurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bütün hanımların nikâhı ve evliliği akrabaları tarafından kararlaştırıldığı halde kendi izdivacının Kur'an-ı Kerîm'Ie tesbît edilmesinden dolayı övünmek hakkıydı. Bundan dolayı da Hz. Peygamberin en sevdiği eşi olmakla övünen Hz. ATşe ile nikâhı semavî emirie akdedildi-ğinden dolayı övünen Hz. Zeyneb arasında arasıra çekişme bile olurdu. Buna rağmen Hz. Aîşe'ye iftira ortaya çıkınca Hz. Peygamber diğer eşlerine de danıştığında Hz. Zeyneb «Ben Aîşe hakkında dürüstlük ve iyilikten başka bir şey bilmiyorum» demişti. Gerçek dindarlık işte budur. Yoksa iftira atmak, kötülemek. Hz. Aîşe'yi Rasûlüllah'ın gözünden düşürmek için tam fırsattı. En çok sevilen bir rakip olmasına rağmen, bütün gücüyle Hz. Aîşe'yi övdü ve akladr...</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Medine'de münafıklar ise şu dedikoduyu yaydılar.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Muhammed oğlunun (evlâtlığının) karısıyla evlendiği halde, oğlunun kızıyla evlenmeyi haram kılıyor.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Oğlunun karısıyia evlendiği halde oğulun eşiyie evlenmenin haram olduğunu bildiriyor.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Aziz ve Celîl olan Allah şu âyeti indirdi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">«Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, o Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi bitendir.» <a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn5" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[5]</span></span></a></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb Bint Cahş şöyle anlatır.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Rasûlüllah benimle evlenince o iki ay orucu ne hazarda ne de Kur'an-m bana isabet ettiği seferde tutabildim. (Rasûlüllah (S.A.V) bir savaş veya sefere çıkmak İstediği zaman hanımları arasında kur'a çeker ve kur'a kime çıkarsa o peygamberle (S.A.V) birlikte çıkardı) Kur'ada bana sefere çıkmamak isabet edince o iki ay orucu tuttum.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb Bint Cahş şöyle derdi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ya Rasûlellah! Vallahi, ben diğer hanımlarından herhangi biri gibi değilim. Diğer hanımlarını babalan, kardeşleri veya aileleri ev-lendirmiştir. Beni ise Allah seninle semâda evlendirmiştir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Hz. Peygamberin (S.A.V) hizmetçisi Enes İbn Malik şöyle anlatır :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Zeyneb (Bint Cahş) Rasûlüllah'a getirildiğinde yemek hazır-, lattı ve halkı yemeğe davet etti. Davetliler geldiler. Bir grup gelip Rasûlülllah Zeyneb'le birlikteyken eve girdiler ve konuşmaya daldılar. Rasûlüllah çıkıyor, geri geliyor ama onlar hâlâ oturuyorlardı. Bunun üzerine Allah Ta'âla şu âyeti indirdi : «Ey inananlar! Peygamberlerin evlerine, yemeğe çağrılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilirseniz girin ve yemeği yeyince dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, o da size birşey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin eşlerinden birşey isteyeceğinizde onu perde arkasından isteyin.» <a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn6" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[6]</span></span></a></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">O günden itübaren Peygamber'in (S.A.V) hanımlarına ve mü'min kadınlara örtünme farz kılındı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Medine halkının ipsiz takımı, köle kadınlara sataşarak o'nlan rahatsız ederlerdi. Şâir kadınları da, köle sanarak rahatsız ettikleri olurdu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Yine bir gün, münafıklardan birisi, Mü'minlerin kadınlarından i risine sataşmış ve onu rahatsız etmişti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Ne diye böyle yaptığı sorulduğu zaman, «Ben, onu, köle sandım! demişti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Peygamberimizin zevceleri, geceleri, hacetlerini gidermek için evlerinden uzakça yerlere çıkmakta idiler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Gider, gelirlerken, münafıkların, onları da, rahatsız ettikleri olmuştu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bu çirkin hareketleri, kendilerine ihtar olununca, münafıklar «Biz, bunu ancak, köle kadınlara yapıyoruz!» diyerek yaptıklarını inkâr etmişlerdi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb Bint Cahş el işlerinde becerikli bir kadındı. Deriyi sepiler, ondan deri eşyaları diker ve bunların gelirini Allah yolunda sadaka olarak dağıtırdı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bir gün Rasûlüllah (S.A.V) Allah'ın nasip ettiği ganimetleri muhacir ve ensarın teşkil ettiği bir topluluk arasında taksim ederken Zey-neb Bint Cahş söze karıştı. Ömer İbnu'l-Hattab onu azarlayınca Ra-sûiüllah (S.A.V) ona :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ömer! Onunla uğraşma. O evvahe (yumuşak huylu, yufka yürekli ve cok dua eden) dır dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb Bint Cahş Rasûlüllah'la birlikte veda haccmda bulunmuştur.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Mü'minlerin emîri Ömer İbnu'l-Hattab Medain'in fethinden sonra elde edilen ganimetleri taksim etmek istediğinde Zeyneb Bint Cahş'a oniki bin dirhem verdi. Bunun üzerine Zeyneb şöyle demeye başladı :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Allah'ım! gelecek yıl bu paraya beni erişitirme çünkü o bir fitnedir.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Daha sonra o parayı akrabalarına ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Bu mü'minlerin emîri Ömer İbnu'l-Hattab'a erişince şöyle dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">—« Bu kendisiyle hayır istenilen bir kadındır. Hz. Ömer onun kapısında durdu ve içeriye selâm gönderip şöyle dedi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Verdiğim parayı dağıttığını duydum. Bin dirhem daha gönderiyorum. Onu bari elinde tut.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb yine önceki gibi hepsini akrabalarına ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Zeyneb Bint Cahş'ın vefatı yaklaştığında şöyle dedi :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Ben kefenimi hazırladım. Mü'minlerin emîri Hz. Ömer de bir kefen gönderecek. Bu iki kefenden birini sadaka olarak verin. İzarımı (belden aşağı giyilen peştemala benzer giysi) sadaka olarak verebilirseniz verin.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bu isteğini ihmal etmeyip yerine getirdiler.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Mü'minlerin annesi Zeyneb Bint Cahş, hicretin yirminci senesinde vefat etti. Cenaze namazını mü'minlerin emîri Hz. Ömer kıldırdı ve rnü'minlerin annesini Baki'ye uğurladı.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Mü'minlerin annesi Hz. Aîşe, Zeyneb Bint Cahş'ın ölüm haberini alınca :</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">— Övgüye lâyık, ibâdetine düşkün, yetim ve dulların sığınağı gitti dedi.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Yine Hz. Aîşe der ki : «Allah, Zeyneb bint-i Cahş'a rahmet etsin. O, şu dünyada erişemeyeceği şerefe erişmiş, Allah, o'nu dünyad Peygamberine zevce yapmış ve Kur'ân'da zikr etmişti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Bir gün, Rasûlüllah'ın çevresinde çevrelendiğimiz sırada bize (Sizin, kulacı en uzun olanınız, bana Cennet'te en evvel gelip kavuşanınızda!) buyurmuştu.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Peygamber Aleyhisselâm'ın vefatından sonra evde toplanmış, duvara uzatarak kollarımızın uzunluğunu ölçüşmüştük.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Biz, bunu yaptıktan bir müddet sonra, içimizden Zeyneb binf-i Cahs vefat etti.</span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta">Kendisi kısa boylu îdi. Bizden uzun değildi. O zaman anladık ki : Peygamber Aleyhisselâm'ın (Uzun kollu olanınız) buyurmasından maksadı, sadaka vermekte eli en açık olan imiş. <a href="http://mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn7" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #0000ff">[7]</span></span></a> </span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta"><strong>Benî Mustalik Kabilesinden Bir Hanım</strong></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: magenta"></span></span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="umut, post: 83802, member: 1425"] [B][I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=magenta][B][FONT=Times New Roman]ZEYNEB BİNT CAHŞ (RADIYAİLÂHÜ ANHÂ)[/FONT][FONT=Times New Roman][/FONT][/B] [CENTER][CENTER][B]Cahş'ın Kızı Zeyneb (R.Anhâ)»[/B][/CENTER][/CENTER] Ya Rasûlâllah! Ben diğer zevcelerinden herhangi, biri değilim. Onlardan her birini ya babası, ya kardeşi veya ailesi nikahladı. Yalnız beni sana Allah gökte nikahladı.»[URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn1"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][1][/COLOR][/FONT][/URL][FONT=Arial][/FONT] Rasölüllah'm (S.A.V) hala kızıdır. Annesi Urneyme Bint Abdil-muttalıb'tfr. Babası Esed İbn Huzeyme oğullarından Cahş İbn Riab İbn Ya'mur'dur. Daha önce adı Berre'ydi. Peygamber (S.A.V) onu oğlu (evlâtlığı) Zeyd İbn Muhammed (Zeyd İbn Harise) ile Allah'ın emrine uymak için evlendirdi. Berre güzelliği, gençliği, soyu ve Peygamber'e (S.A.V) yakınlığı sebebiyle büyükleniyordu.[FONT=Arial][/FONT] Berre Bint Cahş kendisinin; şeref ve güzelliği başka güzel ve genç kızda olmayan şerefli bir kimse olduğunu unutmamıştı. O nasıl olur da Zeyd İbn Harîse gibi, Rasûiüllah'ın evine köle olarak gelen ve Peygamberin (S.A.V) azâd ettiği ve adını Zeyd İbn Muhammed yaptığı bir azâdh kölenin nikâhına girerdi?[FONT=Arial][/FONT] Aslında Zeyd kö!e değildi. Benî Zeydi'l-Lât kabilesinin Kelb b. veherati'l-Kudaî el Kahtanî Kolundan Harise b. Şerahil b. Ka'b el-Kelbî'-nin oğlu idi. Annesi Sû'da binti Sa'lebe onu, ailesi Benî Ma'n b. Tayy[FONT=Arial] [/FONT]kabilesini ziyarete giderkenyanında götürmüş, orada iken Benî'l-Kayn b. Cisr kabilesinin baskınında Zeyd esir olmuştu. Bu kabile onu Arab panayırlarından birinde satmışlardı. Hakim b. Hîzam da onu satın almıştı.[FONT=Arial][/FONT] O günlerde Rasûiüllah (S.A.V)'le evlenmiş bulunan Hadîce (r.anhâ) yeğeni Hakim b. Hîzam'ı ziyarete gitmiş, yeğeninin, istediği köie-yi seçip alması için kendisine teklifte bulunması üzerine o da Zeyd'i seçmişti, Rasûlü Ekrem Efendimiz Zeyd'i görünce onun kendisine hediye edilmesini istemiş, Hadîce de hediye etmişti.[FONT=Arial][/FONT] Zeyd'in babası Harise b. Şerahil, oğlunun ayrılık acısına dayanamamış, onu aramaya çıkmıştı. Mekke'de olduğunu öğrenince kardeşi Kâ'b ile birlikte Mekke'ye gelip Rasplüllah'ı Kabe'de iken bulmuşlar ve ona:[FONT=Arial][/FONT] «Ey Abdü'l-Muttalib'in oğlu; Ey kavminin efendisinin oğlu! Sizler Allah'ın komşularısınız, esirleri kurtarır, açları doyurursunuz. Oğlumuz için sana geldik, onu serbest bırakmak için alacağın fidyede bize iyi davran» dediler.[FONT=Arial][/FONT] «Bundan başka bir yol yok mu?» buyurdu. «O nedir?» dediSer.[FONT=Arial][/FONT] «Onu çağırır ve serbest bırakırım. Sizi seçerse alır götürürsünüz. Beni seçerse, Allah'a yemin olsun ki, ben onu kimseye vermem» buyurdu.[FONT=Arial][/FONT] «İnsaflılığını artırdın!» diye bağırıştılar. Zeyd çağrıldı. Babasını ve amcasını tanıdı.[FONT=Arial][/FONT] Rasûiüllah (S.A.V) isterse onlarla'gidebilmesi, İsterse yanında kalması hususunda onu serbest bıraktı. Zeyd efendisini seçti. Babası ona dönüp :[FONT=Arial][/FONT] «Ey Zeyd! Babana, annene, memleketine ve kavmine karşılık köleliği mi seçiyorsun?» diye ikaz etmek istedi. Zeyd şöyle cevap verdi :[FONT=Arial][/FONT] «Ben bu zattan öyle bir şeyler gördüm ki, benim ondan ebediyyen ayrılmam mümkün değildir.»[FONT=Arial][/FONT] Bunun üzerine Allah'ın Rasûlü onun elini tuttu. Kureyş'liferden bir topluluğun yanına götürdü ve Zeyd'in, miras alan ve veren olarak evlâtlığı olduğunu ilân etti.[FONT=Arial][/FONT] Bunun üzerine «Muhammed'in oğlu Zeyd» diye çağırılmaya başlandı.[FONT=Arial][/FONT] Zeyd, Ali b. Ebî Talib'den sonra ilk müslüman olanlardandır.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah fS.A.V) Muhacirler arasında kardeşlik kurduğunda Zeyd'le Hz. Hamza kardeş oldular.[FONT=Arial][/FONT] Zeyd evlilik çağına geldiğinde Allah'ın Rasûlü onun için Ümeyme halasının kızı Zeyneb binti Cahş'ı uygun gördü.[FONT=Arial][/FONT] Zeyneb de, kardeşi Abdullah b. Cahş da, soylu hür bir kadının bir azâdh ile evlenmesini hoş karşılamadılar.[FONT=Arial][/FONT] İkisi de dayızadeleri olan Allah'ın Rasûlüne, böyle birinin kendilerine uygun olup olmayacağını sordular. Onlara göre eşraftan birinin kızı, azâd edilmiş de olsa, bir köle ile evlenemezdi. Zeyneb daha da ileri giderek:[FONT=Arial][/FONT] «Ben onunla hiç bir şekilde evlenemem.» de dedi.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah (S.A.V) Zeyd'in kendi katındaki ve İslâm'daki değerini, ana ve baba tarafından soylu bîr Arab olduğunu anlattı. Ancak onlar, Rasûlüllah'a olan derin sevgilerine ve ona itaat etmeye son derece dikkat etmelerine rağmen bu izdivacı hoş karşılamadılar. Bunun üzerine şu âyet indi.;[FONT=Arial][/FONT] «Allah ve Rasûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min erkekle, mü'-min kadın için, işlerinde kendilerine seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Rasûlüne isyan ederse, muhakkak kî o, apaçık bir sapıklıkla yolunu sapılmıştır.» [URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn2"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][2][/COLOR][/FONT][/URL] [FONT=Arial][/FONT] Zeyneb, Allah ve Rasûlü'nün emrine itaat etmiş olmak, İslâm'ın «İnsanlar arasındaki üstünlük sadece takva iledir» prensibini tatbik etmek için Zeyd'le evlenmeye razı oldu.[FONT=Arial][/FONT] Bu iki eviinin evlilik hayatı ikisine de rahatlık getirmedi. Zeyneb, kendisinin kölelik görmediğini, şu anda akrabasının evine köle[FONT=Arial] [/FONT]olarak girmiş bir azatlının nikâhı altında bulunduğunu hiç bir zaman unutmadı.[FONT=Arial][/FONT] Zeyd İbn Harise, Berre'den gördüğü kötü davranışı birkaç defa Peygamber'e (S.A.V) şikâyet etti. Rasûlüllah (S.A.V) ona şöyle diyordu :[FONT=Arial][/FONT] — Eşini tut, boşama. Allah'tan kork. Zeyd İbn Harîse şöyle dedi :[FONT=Arial][/FONT] — Ya Rasûleîlah! Ondan ayrılayım mı? Peygamber (S.A.V) de şöyle buyurdu :[FONT=Arial][/FONT] — Eşini tut, boşama.[FONT=Arial][/FONT] Bir gece Zeyd İbn Harîse evine geldi. Berre Bint Cahş ona :[FONT=Arial][/FONT] — Rasûlüllah (S.A.V) senin evine geldi dedi. Zeyd İbn Harîse :[FONT=Arial][/FONT] — İçeri girmesini söyleseydin? dedi. Berre Bint Cahş :[FONT=Arial][/FONT] — Teklif ettim ama, kabul etmedi, dedi. Zeyd İbn Harîse sordu :[FONT=Arial][/FONT] — Birşey duydun mu? Berre Bint Cahş :[FONT=Arial][/FONT] — Ayrılırken anlamadığım birşey söylediğini duydum diye cevap verdi.[FONT=Arial][/FONT] Zeyd İbn Harîse :[FONT=Arial][/FONT] — Acaba Rasûlüllah (S.A.V) ne dedi? diye sordu. Berre Bint Cahş şu cevabı verdi :[FONT=Arial][/FONT] — Onun şöyle dediğini duydum. Subhâneliahi'l-azîm, kalbleri birbirine döndürenin şanı ne yücedir![FONT=Arial][/FONT] Zeyd Peygamber'e (S.A.V) gidip şöyle dedi :[FONT=Arial][/FONT] — Ya Rasûleliah! Evime geldiğini duydum. Girseydin ya! Anam, babam sana feda olsun! Ben Berre'den ayrılacağım.[FONT=Arial][/FONT] Peygamber (S.A.V) ona :[FONT=Arial][/FONT] — Eşini tut, boşama diye cevap verdi.[FONT=Arial][/FONT] Fakat Zeyd İbn Harise, Berre Bint Cahş'tan ayrıldı... Berre'de boşanmış oldu.[FONT=Arial][/FONT] Halbuki, Zeyd'e bunu söylediği zaman, Peygamberimiz; o'nun, Hz. Zeyneb'i muhakkak, boşayacağını ve iddeti dolduktan sonra da, o'nun kendisine zevce olacağını biliyordu. Allah tarafından kendisine böyîe haber verilmiş bulunuyordu.[FONT=Arial][/FONT] Fakat, münafık halkın «Muhammed, oğlunun karısı ile evlendi!» diye lâı etmelerinden çekinerek bunu kalbinde gizli tutuyor, açığa vu-ramıyordu.[FONT=Arial][/FONT] Câhiliyyet devrinde, bir kimse, birisini evlâd edinirse, halk, ev-lâdlığı, O'nun adıyla anardı ve evlâdlık, öz oğulgibi, o kimsenin mirasından faydalanırdı.[FONT=Arial][/FONT] Bu âdet:[FONT=Arial][/FONT] «Allah... evlâdlarınızı, öz oğullarınız gibi tanımadı.[FONT=Arial][/FONT] Bu, sizin ağızlarmızdaki lâfımzdır.[FONT=Arial][/FONT] Allah, hakkı söyler ve O, doğru yolu gösterir.[FONT=Arial][/FONT] Siz, o'niarı, öz babalarına nisbetie çağırınız. Bu, Allah katında daha doğrudur.[FONT=Arial][/FONT] Eğer, babalarının- kim olduğunu bilmiyorsanız, o halde, o'nlar, dinde kardeşleriniz olmakla beraber, dostlarınızdır da.[FONT=Arial][/FONT] Hatâ ettiklerinizde ise, size bir vebal yoktur.[FONT=Arial][/FONT] Allah, çok yargılayıcı, çok esirgeyicidir. [URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn3"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/FONT][/URL] âyetleri indirilince-ye kadar devam etti.[FONT=Arial][/FONT] Bu âyetler inince, artık azâdlı köleler ve evlâdlıklar, öz babaları adına iade edildiler.[FONT=Arial][/FONT] Öz babaları bilinmeyenler de, eski efendilerine dinde dost ve kardeş oldular.[FONT=Arial][/FONT] Peygamberimiz [S.A.V) bir cahiliyet âdeti olan evlâtlığın gerçek[FONT=Arial] [/FONT]evlât yerinde kabul edilmesi ve onun boşadsğı kadın ilo de evlenile-miyeceği İnancını yıkmak için ona evlenme teklifi gönderdi, Hz 2ey-neb de : «Rabbime danışayım» diye cevap vererek abdest aldı ve namaza durdu.[FONT=Arial][/FONT] Bir lutf-i ilâhî olarak bizzat Allahu Teâia, Peygamberimizin Hz. Zeyneb'le nikâhını takdir etti ve nikâhları hakkında vahiy İndi.[FONT=Arial][/FONT] Bir gece Rasûlüllah, Aîşe ile oturup konuştuğu sırada kendisine vahiy geldi. Vahiy hali geçince gülümsemeye başladı ve şöyle dedi.[FONT=Arial][/FONT] — Berre Bint Cahş'a kim gidip Allah'ın, onu bana gökte nikahladığını müjdeler.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah (S.A.V) aldığı vahyi okudu :[FONT=Arial][/FONT] «Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye : »Eşini bırakma, Allah'tan sakın» diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan eskiniyordun; oysa Allah'tan çekin-mân daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdi ki, evlâtlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü'minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. [URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn4"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][4][/COLOR][/FONT][/URL][FONT=Arial][/FONT] Hz. Aîşe Bint Ebt Bekr şöyle der: Onun güzelliği ve diğer özelliklerinden dolayı beni yine kıskançlık tutmuştu. İşlerin en büyüğü ve en üstünü, ona yapılandı ki Allah onu gökte nikahlamıştı.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah'ın (S.A.V) hizmetçisi Selma hemen yola çıktı. Rasûj-üllah'in [S.A.V) söyledjğini Berre Bint Cahş'a anlattı, Berre Allah'a secde etti. Ve şöyle dedi :[FONT=Arial][/FONT] — Allah rızası için iki ay oruç tutmayı vadediyorum.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah (S.A.V) onunla evlendikten sonra adını Zeyneb yaptı. Zeyneb Bint Cahş :[FONT=Arial][/FONT] — Ya Rasûlellah! Babamın ismini de değistirseydin. Çünkü Berre küçüktür.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah (S.A.V) :[FONT=Arial][/FONT] — Baban müslüman olsaydı ona bizim yani Ehl-i Beyt'in isimlerinden birini koyardım. Fakat ona «Cahş» adını koydum. Cahş Berre'-den daha büyüktür, buyurdu.[FONT=Arial][/FONT] Rasûlüllah (S.A.V) Zeyneb Bint Cahş için düğün ziyafeti verip yoksullara et ve ekmek yedirdi.[FONT=Arial][/FONT] Enes b. Mâlik der ki, «Resûlullâh Aleyhisselâm, Zeyneb bint-i Cahş ile gerdeğe gireceği gün, annem Ümmü Süieym, bana : (Ey Enes! Resûiullâh, bugün, gerdeğe girecektir.[FONT=Arial][/FONT] Sanıyorum ki, yanlarında hiç yiyecekleri de, yoktur. Şu yağ tulumunu buraya getir!) dedi. Getirdim.[FONT=Arial][/FONT] Annem, yalnız Resûiullâh'la zevcesine yetecek kadar hâlis Medî-ne hurmasını toprak bir çanak içinde yağla karıştırarak Hays yaptı.[FONT=Arial][/FONT] Ey Enes! Bunu, Resûlullâh'a götür! (Sana, bunu annem gönderdi. Kendisi, Sana selâm" söylüyor. Şüphe yok ki bu, bizim tarafımızdan Sana az, ufak bir hediyyedir yâ Resûlallâh!) diyor de! dedi.[FONT=Arial][/FONT] Onu, Resûlullâh'a götürdüm ve (Annem, Sana selâm söylüyor. Şüphesiz bu, bizim tarafımızdan, Sana, az, ufak bir hediyyedir yâ Resûlallâh!) diyor, dedim.[FONT=Arial][/FONT] Resûiullâh : (Koy onu!) buyurdu.[FONT=Arial][/FONT] Onu, kendisiyle duvar arasındaki boş yere koydum.[FONT=Arial][/FONT] Bana: (Ebû Bekir'i, Ömer'i, Osman'ı ve Ali'yi çağır!) buyurdu.[FONT=Arial][/FONT] Eshabı olan halktan da, bir çoklarının ismini andı, saydı.[FONT=Arial][/FONT] Resûlullâh'ın azıcık bir yiyecek için bir çok kimseleri yanına çağırmayı bana emr etmesine şaştım.[FONT=Arial][/FONT] Çünki, o, azıcık bir yiyecekti.[FONT=Arial][/FONT] Bununla beraber, emrine aykırı hareket etmeyi uygun görmeyip o'niarın hepsini çağırdım.[FONT=Arial][/FONT] (Bak Mescidde kim varsa, onları da, çağır) buyurdu.[FONT=Arial][/FONT] Öyle yaptım. Mescide gidip namaz kılan veya uyuyan kimi buldumsa, o'nlara : (Resûlullâh'ın, düğün ziyafetine buyurunuz!) dedim, geldiler. Nihayet, sofa, doldu.[FONT=Arial][/FONT] Bana : (Mescidde kimse kaldı mı?) diye sordu. (Hayır!) dedim.[FONT=Arial][/FONT] Bana : «Bak. yolda kim varsa, onları da, çağır!» buyurdu. Çağırdım. Odalar da, doldu.[FONT=Arial][/FONT] (Gelmeyen kimse kaldı mı?) diye sordu.[FONT=Arial][/FONT] (Haydi çanağı getir!) buyurdu. Getirip önüne koydum.[FONT=Arial][/FONT] Elini, çanağın üzerine koyup Allah'ın, söylemesini dilediği keli melerie bereket duası yaptı.[FONT=Arial][/FONT] (Onar onar halkalansınlar ve her insan da, önünden yesin!) bu-, yurdu.[FONT=Arial][/FONT] Herkes, böyle oturup doyuncaya kadar yediler.[FONT=Arial][/FONT] Böylece, davetliler takım takım geldiler ve hepsi yiyip gittiler.[FONT=Arial][/FONT] Ben, çanaktaki hurmaya ve yağa bakıyordum. Onlar, tıpkı kaynaklar gibi kaynıyor, çoğalıyordu![FONT=Arial][/FONT] Sofrada ve odada bulunanların hepsi o'ndan doya doya yediler. Çanakta kalan ise, getirmiş olduğum kadardı![FONT=Arial][/FONT] Resûlullâh, bana : (Ey Enes! Kaldır!) buyurdu. Kaldırdım.[FONT=Arial][/FONT] Çanağı, zevcesinin yanına koyduktan sonra, annemin yanına vardım. Görmüş olduğum hâdiseye şaşakaldığımı söyledim.[FONT=Arial][/FONT] Annem : (Hiç şaşma! Eğer, Allah, o'ndan, bütün Medîneiilerin yemesini dilemiş olsaydı, hepsi de, yerler ve dayarlardı!) dedi.[FONT=Arial][/FONT] Peygamberimiz, Hz. Zeyneb'in düğün ziyafeti olmak üzere bir koyun kesti.[FONT=Arial][/FONT] Halbuki, o güne kadar zevcelerinden hiç birisi için böyle bir şey yapmamıştı.[FONT=Arial][/FONT] Yine Enes b. Mâlik der ki «Peygamber Aleyhisselâm, Zeyneb bint-i Cahş'ın düğün töreninde et ve ekmekle ziyafet vermişti.[FONT=Arial][/FONT] Yemeğe geleceklere, dâvetci olarak da, ben gönderilmiştim.[FONT=Arial][/FONT] Yemeğe çağırdıklarımdan bir cemaat geliyor, yemek yiyor ve çıkıp gidiyordu.[FONT=Arial][/FONT] Sonra, bir cemaat daha geliyor, yemek yiyor ve çıkıp gidiyordu.[FONT=Arial][/FONT] Çağırılacak bir kimse bulamayıncaya kadar herkesi çağırdım ve (Yâ Nebiyyallâh! Artık, çağıracağım kimse bulamadım, kalmadı!) dedim.[FONT=Arial][/FONT] Bunun üzerine : [Yemek sofranızı kaldırınız!) buyurdu.[FONT=Arial][/FONT] Bütün hanımların nikâhı ve evliliği akrabaları tarafından kararlaştırıldığı halde kendi izdivacının Kur'an-ı Kerîm'Ie tesbît edilmesinden dolayı övünmek hakkıydı. Bundan dolayı da Hz. Peygamberin en sevdiği eşi olmakla övünen Hz. ATşe ile nikâhı semavî emirie akdedildi-ğinden dolayı övünen Hz. Zeyneb arasında arasıra çekişme bile olurdu. Buna rağmen Hz. Aîşe'ye iftira ortaya çıkınca Hz. Peygamber diğer eşlerine de danıştığında Hz. Zeyneb «Ben Aîşe hakkında dürüstlük ve iyilikten başka bir şey bilmiyorum» demişti. Gerçek dindarlık işte budur. Yoksa iftira atmak, kötülemek. Hz. Aîşe'yi Rasûlüllah'ın gözünden düşürmek için tam fırsattı. En çok sevilen bir rakip olmasına rağmen, bütün gücüyle Hz. Aîşe'yi övdü ve akladr...[FONT=Arial][/FONT] Medine'de münafıklar ise şu dedikoduyu yaydılar.[FONT=Arial][/FONT] — Muhammed oğlunun (evlâtlığının) karısıyla evlendiği halde, oğlunun kızıyla evlenmeyi haram kılıyor.[FONT=Arial][/FONT] — Oğlunun karısıyia evlendiği halde oğulun eşiyie evlenmenin haram olduğunu bildiriyor.[FONT=Arial][/FONT] Aziz ve Celîl olan Allah şu âyeti indirdi :[FONT=Arial][/FONT] «Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, o Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi bitendir.» [URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn5"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][5][/COLOR][/FONT][/URL][FONT=Arial][/FONT] Zeyneb Bint Cahş şöyle anlatır.[FONT=Arial][/FONT] — Rasûlüllah benimle evlenince o iki ay orucu ne hazarda ne de Kur'an-m bana isabet ettiği seferde tutabildim. (Rasûlüllah (S.A.V) bir savaş veya sefere çıkmak İstediği zaman hanımları arasında kur'a çeker ve kur'a kime çıkarsa o peygamberle (S.A.V) birlikte çıkardı) Kur'ada bana sefere çıkmamak isabet edince o iki ay orucu tuttum.[FONT=Arial][/FONT] Zeyneb Bint Cahş şöyle derdi :[FONT=Arial][/FONT] — Ya Rasûlellah! Vallahi, ben diğer hanımlarından herhangi biri gibi değilim. Diğer hanımlarını babalan, kardeşleri veya aileleri ev-lendirmiştir. Beni ise Allah seninle semâda evlendirmiştir.[FONT=Arial][/FONT] Hz. Peygamberin (S.A.V) hizmetçisi Enes İbn Malik şöyle anlatır :[FONT=Arial][/FONT] — Zeyneb (Bint Cahş) Rasûlüllah'a getirildiğinde yemek hazır-, lattı ve halkı yemeğe davet etti. Davetliler geldiler. Bir grup gelip Rasûlülllah Zeyneb'le birlikteyken eve girdiler ve konuşmaya daldılar. Rasûlüllah çıkıyor, geri geliyor ama onlar hâlâ oturuyorlardı. Bunun üzerine Allah Ta'âla şu âyeti indirdi : «Ey inananlar! Peygamberlerin evlerine, yemeğe çağrılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilirseniz girin ve yemeği yeyince dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, o da size birşey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin eşlerinden birşey isteyeceğinizde onu perde arkasından isteyin.» [URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn6"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][6][/COLOR][/FONT][/URL][FONT=Arial][/FONT] O günden itübaren Peygamber'in (S.A.V) hanımlarına ve mü'min kadınlara örtünme farz kılındı.[FONT=Arial][/FONT] Medine halkının ipsiz takımı, köle kadınlara sataşarak o'nlan rahatsız ederlerdi. Şâir kadınları da, köle sanarak rahatsız ettikleri olurdu.[FONT=Arial][/FONT] Yine bir gün, münafıklardan birisi, Mü'minlerin kadınlarından i risine sataşmış ve onu rahatsız etmişti.[FONT=Arial][/FONT] Ne diye böyle yaptığı sorulduğu zaman, «Ben, onu, köle sandım! demişti.[FONT=Arial][/FONT] Peygamberimizin zevceleri, geceleri, hacetlerini gidermek için evlerinden uzakça yerlere çıkmakta idiler.[FONT=Arial][/FONT] Gider, gelirlerken, münafıkların, onları da, rahatsız ettikleri olmuştu.[FONT=Arial][/FONT] Bu çirkin hareketleri, kendilerine ihtar olununca, münafıklar «Biz, bunu ancak, köle kadınlara yapıyoruz!» diyerek yaptıklarını inkâr etmişlerdi.[FONT=Arial][/FONT] Zeyneb Bint Cahş el işlerinde becerikli bir kadındı. Deriyi sepiler, ondan deri eşyaları diker ve bunların gelirini Allah yolunda sadaka olarak dağıtırdı.[FONT=Arial][/FONT] Bir gün Rasûlüllah (S.A.V) Allah'ın nasip ettiği ganimetleri muhacir ve ensarın teşkil ettiği bir topluluk arasında taksim ederken Zey-neb Bint Cahş söze karıştı. Ömer İbnu'l-Hattab onu azarlayınca Ra-sûiüllah (S.A.V) ona :[FONT=Arial][/FONT] — Ömer! Onunla uğraşma. O evvahe (yumuşak huylu, yufka yürekli ve cok dua eden) dır dedi.[FONT=Arial][/FONT] Zeyneb Bint Cahş Rasûlüllah'la birlikte veda haccmda bulunmuştur.[FONT=Arial][/FONT] Mü'minlerin emîri Ömer İbnu'l-Hattab Medain'in fethinden sonra elde edilen ganimetleri taksim etmek istediğinde Zeyneb Bint Cahş'a oniki bin dirhem verdi. Bunun üzerine Zeyneb şöyle demeye başladı :[FONT=Arial][/FONT] — Allah'ım! gelecek yıl bu paraya beni erişitirme çünkü o bir fitnedir.[FONT=Arial][/FONT] Daha sonra o parayı akrabalarına ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Bu mü'minlerin emîri Ömer İbnu'l-Hattab'a erişince şöyle dedi.[FONT=Arial][/FONT] —« Bu kendisiyle hayır istenilen bir kadındır. Hz. Ömer onun kapısında durdu ve içeriye selâm gönderip şöyle dedi :[FONT=Arial][/FONT] — Verdiğim parayı dağıttığını duydum. Bin dirhem daha gönderiyorum. Onu bari elinde tut.[FONT=Arial][/FONT] Zeyneb yine önceki gibi hepsini akrabalarına ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı.[FONT=Arial][/FONT] Zeyneb Bint Cahş'ın vefatı yaklaştığında şöyle dedi :[FONT=Arial][/FONT] — Ben kefenimi hazırladım. Mü'minlerin emîri Hz. Ömer de bir kefen gönderecek. Bu iki kefenden birini sadaka olarak verin. İzarımı (belden aşağı giyilen peştemala benzer giysi) sadaka olarak verebilirseniz verin.[FONT=Arial][/FONT] Bu isteğini ihmal etmeyip yerine getirdiler.[FONT=Arial][/FONT] Mü'minlerin annesi Zeyneb Bint Cahş, hicretin yirminci senesinde vefat etti. Cenaze namazını mü'minlerin emîri Hz. Ömer kıldırdı ve rnü'minlerin annesini Baki'ye uğurladı.[FONT=Arial][/FONT] Mü'minlerin annesi Hz. Aîşe, Zeyneb Bint Cahş'ın ölüm haberini alınca :[FONT=Arial][/FONT] — Övgüye lâyık, ibâdetine düşkün, yetim ve dulların sığınağı gitti dedi.[FONT=Arial][/FONT] Yine Hz. Aîşe der ki : «Allah, Zeyneb bint-i Cahş'a rahmet etsin. O, şu dünyada erişemeyeceği şerefe erişmiş, Allah, o'nu dünyad Peygamberine zevce yapmış ve Kur'ân'da zikr etmişti.[FONT=Arial][/FONT] Bir gün, Rasûlüllah'ın çevresinde çevrelendiğimiz sırada bize (Sizin, kulacı en uzun olanınız, bana Cennet'te en evvel gelip kavuşanınızda!) buyurmuştu.[FONT=Arial][/FONT] Peygamber Aleyhisselâm'ın vefatından sonra evde toplanmış, duvara uzatarak kollarımızın uzunluğunu ölçüşmüştük.[FONT=Arial][/FONT] Biz, bunu yaptıktan bir müddet sonra, içimizden Zeyneb binf-i Cahs vefat etti.[FONT=Arial][/FONT] Kendisi kısa boylu îdi. Bizden uzun değildi. O zaman anladık ki : Peygamber Aleyhisselâm'ın (Uzun kollu olanınız) buyurmasından maksadı, sadaka vermekte eli en açık olan imiş. [URL="mk:@MSITStore:D:\İkra%20İslam\ikraislam.chm::/tarih/sahabiler/hanimsahabiler/008.htm#_ftn7"][FONT=Times New Roman][COLOR=#0000ff][7][/COLOR][/FONT][/URL] [FONT=Arial][/FONT] [B]Benî Mustalik Kabilesinden Bir Hanım[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hanım Sahabiler
Zeyneb bint cahş
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst