Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Zikir-hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 159157" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-family: 'Calibri'">412 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir grup, Kitâbullah'ı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları, yanında bulunan yüce cemaatte anar"</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Salât 349, 1455. H; Tirmizî, Kırâ'at 3, 2946 H.; Müslim, Zikir 38, 2699 H; İbnu Mâce, Mukkaddime 17, 225. H.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">1481 - Nübeyşe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biz sizleri, kurbanların etinden üç günden fazla yemenizi, birçoğunuza kurban eti ulaşsın diye yasaklamıştık. Şimdi, Allah Teâla bolluk verdi. Artık yiyin, biriktirin ve ücret isteyin. Haberiniz olsun, bu bayram günleri yemek, içmek ve <span style="color: white">zikir</span> günleridir."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Edâhî 10, (2813); İbnu Mâce, Edâhî 16 (3160).</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">1523 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhisslâtu vesselâm) ilerledi, Mekke'ye girdi. (Doğru Beytullah'agiderek) Haceru'1-Esved'e geldi, (ilk iş) onu istilâm buyurdu. Sonra Beytullah'ı (yedi şavtta) tavaf etti. (Tavaf tamamlanınca) Safâ tepesine geldi, oradan beytullah'a baktı. Ellerini kaldırıp Allah'ı (tekbir, tehlil, tahmid ve tevhitle zikretmeye başladı ve Allah'ın zikretmesini dilediğince zikretti, dua etti. Bu sırada Ensâr (radıyallahu anhüm) da onun aşağısında (aynı şekilde <span style="color: white">zikir</span> ve duada bulunuyordu)." Ebu Dâvud, Menâsik 46 (1872).</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">1854 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İki haslet veya iki hallet -vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhânallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">(Abdullah der ki "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resülullah devamla buyurdular: "Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür. "İkinci haslet" ise yatağa girince Allah'a yüz kere tesbih, tekbir ue tahmid'de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)"</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti:</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?"</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Bunları niye söylemiyelim ey Allah'ın Resülü?" dediler. Şu cevabı verdi:</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Şeytan, namazda iken her birinize gelir: "Şunu şunu hatırla" der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkân vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizi Daavât 25, (3407); Ebü Davud, Edeb 209, (5065); Nesâi, Sehv 90, (3, 74).</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">1855 - İbnu Ebi Evfa (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Bir adam gelerek- "Ey Allah'ın Resülü! dedi, ben Kur'àn'dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifâyet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!"</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Öyleyse, buyurdu, Sübhânallah velhamdüIillah, ve lâilâhe illallah, vallahu ekber, velâ havle vela kuvvete illâ billâh. (Allahım seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah'tandır) de."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Ey Allah'ın Resülü! dedi, bu zikir Allah içindir. (O'nu senâdır), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?"</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Şöyle dua et: Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!"</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: "Şöyle (sımsıkı belledim!)" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), bunun üzerine:</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu !.." buyurdu."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Ebü Davud, Salât 139, (832); Nesâi, İftitâh 32, (2, 143); Hadis Ebü Dâvud'da tam olarak, Nesâi'de kısmi olarak rivâyet edilmiştir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">4631 - Muaz İbnu Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Namaz, oruç ve <span style="color: white">zikir</span> Allah yolunda infak üzerine yediyüz misli katlanır." Ebu Davud, Cihad 14, (2498).</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">5802 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Rabbım bana dokuz şey emretti: </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Gizli halde de aleni halde de Allah’tan korkma(mı), </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Öfke ve rıza halinde de adâletli söz (söylememi), </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Fakirlikte de zenginlikte de iktisad (yapmamı), </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Benden kopana da sıla-ı rahm yapmamı, </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Beni mahrum edene de vermemi, </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Bana zulmedeni affetmemi, </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Susma halimin tefekkür olmasını, </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Konuşma halimin zikir olmasını, </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Bakışımın da ibret olmasını, </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">- Ma'rufu (doğru ve güzel olanı) emretmemi."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Rezin tahric etmiştir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">5880 - Ümmü Habibe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">"Ademoğlu'nun, emr-i bi'l-ma'ruf veya nehy-i ani'l-münker veya Allah Teâla hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir." Tirmizi, Zühd 63, (2414).</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">6198 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Müslüman bir kimse, namaz ve <span style="color: white">zikir</span> için mescidi vatan edindiği (çokca gitmeyi alışkanlık haline getirdiği) zaman Allah'ın onun bu halinden duyduğu sevinç, tıpkı gurbette adamı olan kimselerin onun yanlarına dönmesiyle (kavuşmaktan) duydukları sevinç gibidir."</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'">6272 - Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gün) bize hitap etti ve dedi ki: "Ey insanlar! Ölmezden önce Allah'a tevbe edin. (Musibet hastalık, yaşlılık gibi) ağır meşguliyetlere düşmezden önce salih ameller işlemede acele edin. Çok <span style="color: white">zikir</span> ederek, gizli ve açık çok sadaka vererek Allah'a karşı üzerinizdeki borcu ödeyin ki bol rızka, ilahi nusrete ve ıslah-ı hale mazhar olasınız. Bilesiniz Allah, benim içinde bulunduğum şu makamda, şu günde, şu ayda, bu yıldan Kıyamet'e kadar devam etmek üzere Cum'a namazını farz kıldı. Kim bunu, benim sağlığımda veya ölümümden sonra adil veya zalim bir imam oldukça, istihfaf ederek veya inkar ederek terkedecek olursa Allah onun iki yakasını biraraya getirmesin, işine bereket vermesin. Haberiniz olsun! O kimsenin tevbe etmedikçe ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu, ne de makbul bir iyiliği vardır. Kim de tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Haberiniz olsun! Bir kadın bir erkeğe imamlık yapamaz. Bir bedevi de muhacire imamlık yapamaz. Facir de mü'mine imamlık yapamaz. Ancak fasık zor kullanır mü'min de onun kılıncından ve kamçısından korkarsa bu durumda imama uyar."</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">6866 - İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam Akabe cemresine taş attığı zaman hemen geçiyor (orada dua ve zikir için) durmuyordu."</span></p><p> selman sivridilli</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 159157, member: 5987"] [FONT=Calibri]412 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir grup, Kitâbullah'ı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları, yanında bulunan yüce cemaatte anar"[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Salât 349, 1455. H; Tirmizî, Kırâ'at 3, 2946 H.; Müslim, Zikir 38, 2699 H; İbnu Mâce, Mukkaddime 17, 225. H.[/FONT] [FONT=Calibri]1481 - Nübeyşe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biz sizleri, kurbanların etinden üç günden fazla yemenizi, birçoğunuza kurban eti ulaşsın diye yasaklamıştık. Şimdi, Allah Teâla bolluk verdi. Artık yiyin, biriktirin ve ücret isteyin. Haberiniz olsun, bu bayram günleri yemek, içmek ve [COLOR=white]zikir[/COLOR] günleridir."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Edâhî 10, (2813); İbnu Mâce, Edâhî 16 (3160).[/FONT] [FONT=Calibri]1523 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhisslâtu vesselâm) ilerledi, Mekke'ye girdi. (Doğru Beytullah'agiderek) Haceru'1-Esved'e geldi, (ilk iş) onu istilâm buyurdu. Sonra Beytullah'ı (yedi şavtta) tavaf etti. (Tavaf tamamlanınca) Safâ tepesine geldi, oradan beytullah'a baktı. Ellerini kaldırıp Allah'ı (tekbir, tehlil, tahmid ve tevhitle zikretmeye başladı ve Allah'ın zikretmesini dilediğince zikretti, dua etti. Bu sırada Ensâr (radıyallahu anhüm) da onun aşağısında (aynı şekilde [COLOR=white]zikir[/COLOR] ve duada bulunuyordu)." Ebu Dâvud, Menâsik 46 (1872).[/FONT] [FONT=Calibri]1854 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İki haslet veya iki hallet -vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhânallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir."[/FONT] [FONT=Calibri](Abdullah der ki "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resülullah devamla buyurdular: "Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür. "İkinci haslet" ise yatağa girince Allah'a yüz kere tesbih, tekbir ue tahmid'de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)"[/FONT] [FONT=Calibri]Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti:[/FONT] [FONT=Calibri]"Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?"[/FONT] [FONT=Calibri]"Bunları niye söylemiyelim ey Allah'ın Resülü?" dediler. Şu cevabı verdi:[/FONT] [FONT=Calibri]"Şeytan, namazda iken her birinize gelir: "Şunu şunu hatırla" der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkân vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da."[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizi Daavât 25, (3407); Ebü Davud, Edeb 209, (5065); Nesâi, Sehv 90, (3, 74).[/FONT] [FONT=Calibri]1855 - İbnu Ebi Evfa (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Bir adam gelerek- "Ey Allah'ın Resülü! dedi, ben Kur'àn'dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifâyet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!"[/FONT] [FONT=Calibri]"Öyleyse, buyurdu, Sübhânallah velhamdüIillah, ve lâilâhe illallah, vallahu ekber, velâ havle vela kuvvete illâ billâh. (Allahım seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah'tandır) de."[/FONT] [FONT=Calibri]"Ey Allah'ın Resülü! dedi, bu zikir Allah içindir. (O'nu senâdır), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?"[/FONT] [FONT=Calibri]"Şöyle dua et: Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!"[/FONT] [FONT=Calibri]Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: "Şöyle (sımsıkı belledim!)" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), bunun üzerine:[/FONT] [FONT=Calibri]"İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu !.." buyurdu."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebü Davud, Salât 139, (832); Nesâi, İftitâh 32, (2, 143); Hadis Ebü Dâvud'da tam olarak, Nesâi'de kısmi olarak rivâyet edilmiştir.[/FONT] [FONT=Calibri]4631 - Muaz İbnu Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/FONT] [FONT=Calibri]"Namaz, oruç ve [COLOR=white]zikir[/COLOR] Allah yolunda infak üzerine yediyüz misli katlanır." Ebu Davud, Cihad 14, (2498).[/FONT] [FONT=Calibri]5802 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/FONT] [FONT=Calibri]"Rabbım bana dokuz şey emretti: [/FONT] [FONT=Calibri]- Gizli halde de aleni halde de Allah’tan korkma(mı), [/FONT] [FONT=Calibri]- Öfke ve rıza halinde de adâletli söz (söylememi), [/FONT] [FONT=Calibri]- Fakirlikte de zenginlikte de iktisad (yapmamı), [/FONT] [FONT=Calibri]- Benden kopana da sıla-ı rahm yapmamı, [/FONT] [FONT=Calibri]- Beni mahrum edene de vermemi, [/FONT] [FONT=Calibri]- Bana zulmedeni affetmemi, [/FONT] [FONT=Calibri]- Susma halimin tefekkür olmasını, [/FONT] [FONT=Calibri]- Konuşma halimin zikir olmasını, [/FONT] [FONT=Calibri]- Bakışımın da ibret olmasını, [/FONT] [FONT=Calibri]- Ma'rufu (doğru ve güzel olanı) emretmemi."[/FONT] [FONT=Calibri]Rezin tahric etmiştir.[/FONT] [FONT=Calibri]5880 - Ümmü Habibe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: [/FONT] [FONT=Calibri]"Ademoğlu'nun, emr-i bi'l-ma'ruf veya nehy-i ani'l-münker veya Allah Teâla hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir." Tirmizi, Zühd 63, (2414).[/FONT] [FONT=Calibri]6198 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Müslüman bir kimse, namaz ve [COLOR=white]zikir[/COLOR] için mescidi vatan edindiği (çokca gitmeyi alışkanlık haline getirdiği) zaman Allah'ın onun bu halinden duyduğu sevinç, tıpkı gurbette adamı olan kimselerin onun yanlarına dönmesiyle (kavuşmaktan) duydukları sevinç gibidir."[/FONT] [FONT=Calibri]6272 - Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gün) bize hitap etti ve dedi ki: "Ey insanlar! Ölmezden önce Allah'a tevbe edin. (Musibet hastalık, yaşlılık gibi) ağır meşguliyetlere düşmezden önce salih ameller işlemede acele edin. Çok [COLOR=white]zikir[/COLOR] ederek, gizli ve açık çok sadaka vererek Allah'a karşı üzerinizdeki borcu ödeyin ki bol rızka, ilahi nusrete ve ıslah-ı hale mazhar olasınız. Bilesiniz Allah, benim içinde bulunduğum şu makamda, şu günde, şu ayda, bu yıldan Kıyamet'e kadar devam etmek üzere Cum'a namazını farz kıldı. Kim bunu, benim sağlığımda veya ölümümden sonra adil veya zalim bir imam oldukça, istihfaf ederek veya inkar ederek terkedecek olursa Allah onun iki yakasını biraraya getirmesin, işine bereket vermesin. Haberiniz olsun! O kimsenin tevbe etmedikçe ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu, ne de makbul bir iyiliği vardır. Kim de tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Haberiniz olsun! Bir kadın bir erkeğe imamlık yapamaz. Bir bedevi de muhacire imamlık yapamaz. Facir de mü'mine imamlık yapamaz. Ancak fasık zor kullanır mü'min de onun kılıncından ve kamçısından korkarsa bu durumda imama uyar."[/FONT] [FONT=Calibri]6866 - İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam Akabe cemresine taş attığı zaman hemen geçiyor (orada dua ve zikir için) durmuyordu."[/FONT] selman sivridilli [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Zikir-hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst