Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Zikir nedir ve nasıl yapılır?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 230186" data-attributes="member: 11795"><p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Zikir, hatırlamak, anmak demektir. Hatırlamak da kalble olur. Söylemekle olmaz. Şimdi üç türlü zikir bilinmektedir:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">1- Dille, söylemekle yapılan zikirdir. Söylerken, kalb birlikte hatırlamaz. Yalnız dille söylenen zikrin, kalbi temizlemekte faydası pek az olur. İbadet sevabı hâsıl olur. Aşağıdaki âyet-i kerime kalben zikretmeyenler içindir:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">(Kalbleri Allahü teâlâyı zikretmeyenlere azap vardır.) [Zümer 21]</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">2- Yalnız kalble yapılan zikirdir. Dil söylemez. Üç ayet meali şöyledir:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">(Rabbinizi, yalvararak ve gizli ve sessiz çağırınız) [Araf 54]</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">(Kalbler, ancak Allahı zikretmekle itminana [sükûna, rahata] kavuşur) [Rad 28]</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">(Rabbini, içinden zikret!) [Araf 204]</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Daha başka birçok âyet-i kerimede ve sayısız hadis-i şeriflerde ve din büyüklerinin kitaplarında bu zikir bildirilmektedir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">3- Dille kalbin birlikte yaptığı zikirdir. Allah adamları, Evliya-i kiram, yükseklere eriştikten sonra, böyle zikri yapabilirler. Kalble yapılan zikir, en önce Fahr-i âlem efendimizin hicret gecesinde, Sevr dağındaki mağarada, Hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık’a diz üstüne oturtup, gözlerini kapamasını emrederek sessiz yaptırdığı zikirdir. İki âyet-i kerime meali:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">(Hep sadıklarla birlikte bulunun!) [Tevbe 121]</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">(Rablerini isteyenlerle beraber olmağa çalış!) [Enam 52]</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Bu iki ayeti kerime meali büyüklerle rabıtayı bildiriyor. Bu rabıtayı yapmak, (Allahü teâlânın sevdiklerini hatırlamak, rahmet etmesine sebep olur) hadis-i şerifine uymaktır. Bunlar gibi, başka âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler de vardır.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Mazher-i Can-ı Canan hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Üç türlü zikir vardır:</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">1- Kalb karışmadan, yalnız dil ile söylemektir. Bunun faidesi yoktur.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">2- Ağızla söylemeyip, yalnız kalble yapılan zikirdir. Buna, tasavvufta Zikr-i hafi denir. Bu da, yalnız Zat-ı ilahiyeyi zikirdir. Yahut sıfatlarını düşünerek yapılır. Nimetleri de düşünülürse Tefekkür denir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">3- Kalble ve dille birlikte zikirdir. Dille kendi işitecek kadar söylenirse, buna da Zikr-i hafi denir. Âyet-i kerimede emrolunan, bu zikr-i hafidir. Başkası da işitirse Zikr-i cehri denir. Âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler, zikr-i hafinin zikr-i cehriden efdal olduğunu gösteriyor. Resulullahın hazret-i Ali’ye öğrettiği zikr-i cehri, kendi işitecek kadar olan zikirdir ki, hakikatte zikr-i hafi demektir. Zikirden önce kapıyı kapattırması da, böyle olduğunu gösteriyor. (Makamat-i Mazheriyye 11.mektup)</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Zikretmek, Allahtan başka şeylerin sevgisini, onlara düşkün olmağı kalbden çıkarmak içindir. Kalbin mahlûklara bağlılığını yok etmek için en iyi ilaç zikirdir. Hadis-i şerifte, (Zikrederek, kalblerinin yükünü hafifletenlerin yolunda olun!) buyuruldu. Bunun için, “Allah’a, Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için, kalbin mahlûklara olan bağlantılarını kesmek, onu dünya zevklerine düşkün olmaktan kurtarmak lazımdır. Kalbi kurtarmak için de, zikirden daha faydalı bir ilaç yoktur” demişlerdir. (Tefsir-i azizi)</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Allahü teâlâyı hatırlamak, Onun ismini söylemekle veya çok sevdiği bir Velisini görmekle olur; çünkü hadis-i şerifte, (Onlar görüldüğü vakit, Allah hatırlanır) buyuruldu. İsmini işitirken, söylerken, başka şey düşünülebilir. Onu hatırlamak şüpheli olur. Onu devamlı hatırlamak için, her gün binlerce söylemek lazım olur. Evliyayı severek, inanarak görünce, muhakkak hatırlanacağı müjdelendi. Görmek gözle olduğu gibi, Velinin şeklini, suretini, kalbine, hayaline getirmekle de, görmüş gibi olup, Allahü teâlâyı hatırlamaya sebep olur. Böyle, kalble görmeye rabıta denir ki, kalbi, Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmekten, onları düşünmekten kurtaran vasıta ve temiz kalbe, ihlâsa kavuşturan yoldur.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">İmam-ı Rabbani hazretleri, 231. ve 266. mektuplarında, yüksek sesle zikrin bid’at olduğunu bildirmektedir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #556b2f">Alıntı...</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 230186, member: 11795"] [LEFT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=4][COLOR=#556b2f]Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki: Zikir, hatırlamak, anmak demektir. Hatırlamak da kalble olur. Söylemekle olmaz. Şimdi üç türlü zikir bilinmektedir: 1- Dille, söylemekle yapılan zikirdir. Söylerken, kalb birlikte hatırlamaz. Yalnız dille söylenen zikrin, kalbi temizlemekte faydası pek az olur. İbadet sevabı hâsıl olur. Aşağıdaki âyet-i kerime kalben zikretmeyenler içindir: (Kalbleri Allahü teâlâyı zikretmeyenlere azap vardır.) [Zümer 21] 2- Yalnız kalble yapılan zikirdir. Dil söylemez. Üç ayet meali şöyledir: (Rabbinizi, yalvararak ve gizli ve sessiz çağırınız) [Araf 54] (Kalbler, ancak Allahı zikretmekle itminana [sükûna, rahata] kavuşur) [Rad 28] (Rabbini, içinden zikret!) [Araf 204] Daha başka birçok âyet-i kerimede ve sayısız hadis-i şeriflerde ve din büyüklerinin kitaplarında bu zikir bildirilmektedir. 3- Dille kalbin birlikte yaptığı zikirdir. Allah adamları, Evliya-i kiram, yükseklere eriştikten sonra, böyle zikri yapabilirler. Kalble yapılan zikir, en önce Fahr-i âlem efendimizin hicret gecesinde, Sevr dağındaki mağarada, Hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık’a diz üstüne oturtup, gözlerini kapamasını emrederek sessiz yaptırdığı zikirdir. İki âyet-i kerime meali: (Hep sadıklarla birlikte bulunun!) [Tevbe 121] (Rablerini isteyenlerle beraber olmağa çalış!) [Enam 52] Bu iki ayeti kerime meali büyüklerle rabıtayı bildiriyor. Bu rabıtayı yapmak, (Allahü teâlânın sevdiklerini hatırlamak, rahmet etmesine sebep olur) hadis-i şerifine uymaktır. Bunlar gibi, başka âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler de vardır. Mazher-i Can-ı Canan hazretleri buyuruyor ki: Üç türlü zikir vardır: 1- Kalb karışmadan, yalnız dil ile söylemektir. Bunun faidesi yoktur. 2- Ağızla söylemeyip, yalnız kalble yapılan zikirdir. Buna, tasavvufta Zikr-i hafi denir. Bu da, yalnız Zat-ı ilahiyeyi zikirdir. Yahut sıfatlarını düşünerek yapılır. Nimetleri de düşünülürse Tefekkür denir. 3- Kalble ve dille birlikte zikirdir. Dille kendi işitecek kadar söylenirse, buna da Zikr-i hafi denir. Âyet-i kerimede emrolunan, bu zikr-i hafidir. Başkası da işitirse Zikr-i cehri denir. Âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler, zikr-i hafinin zikr-i cehriden efdal olduğunu gösteriyor. Resulullahın hazret-i Ali’ye öğrettiği zikr-i cehri, kendi işitecek kadar olan zikirdir ki, hakikatte zikr-i hafi demektir. Zikirden önce kapıyı kapattırması da, böyle olduğunu gösteriyor. (Makamat-i Mazheriyye 11.mektup) Zikretmek, Allahtan başka şeylerin sevgisini, onlara düşkün olmağı kalbden çıkarmak içindir. Kalbin mahlûklara bağlılığını yok etmek için en iyi ilaç zikirdir. Hadis-i şerifte, (Zikrederek, kalblerinin yükünü hafifletenlerin yolunda olun!) buyuruldu. Bunun için, “Allah’a, Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için, kalbin mahlûklara olan bağlantılarını kesmek, onu dünya zevklerine düşkün olmaktan kurtarmak lazımdır. Kalbi kurtarmak için de, zikirden daha faydalı bir ilaç yoktur” demişlerdir. (Tefsir-i azizi) Allahü teâlâyı hatırlamak, Onun ismini söylemekle veya çok sevdiği bir Velisini görmekle olur; çünkü hadis-i şerifte, (Onlar görüldüğü vakit, Allah hatırlanır) buyuruldu. İsmini işitirken, söylerken, başka şey düşünülebilir. Onu hatırlamak şüpheli olur. Onu devamlı hatırlamak için, her gün binlerce söylemek lazım olur. Evliyayı severek, inanarak görünce, muhakkak hatırlanacağı müjdelendi. Görmek gözle olduğu gibi, Velinin şeklini, suretini, kalbine, hayaline getirmekle de, görmüş gibi olup, Allahü teâlâyı hatırlamaya sebep olur. Böyle, kalble görmeye rabıta denir ki, kalbi, Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmekten, onları düşünmekten kurtaran vasıta ve temiz kalbe, ihlâsa kavuşturan yoldur. İmam-ı Rabbani hazretleri, 231. ve 266. mektuplarında, yüksek sesle zikrin bid’at olduğunu bildirmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=4][COLOR=#556b2f]Alıntı...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Zikir nedir ve nasıl yapılır?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst