Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ziyaretin lüzum ve önemi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 169868" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Hz.<span style="color: blue">Peygamber (S.A.V.) efendimizi ve Mescid-i Nebevî'yi ziyaret, sıradan bir ziyaret değildir. Çünkü Medine-i Münevverede Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin medfun bulunduğu</span></strong> <strong>"Hücre-i Saâdet"</strong>, <strong><span style="color: blue">Kâbe dahil yer yüzünün her noktasından, göklerden ve arş'tan daha üstün ve şerefli sayılmıştır.</span></strong> <strong>(Reddul-Muhtar, 2/257; Tecrid Tercemesi, 4/258)</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hücre-i Saadet</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz Mescid-i Nebevî'yi inşa ederken kendisi için doğu duvarının güney kısmına bitişik iki hücre yaptırdı. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz ve ailesine tahsis edilen bu hücrelerin sayısı O'nun sağlığında dokuza ulaştı. Hicretin 11. yılı Safer ayının sonlarında rahatsızlanan ve son günlerini Hz.Âişe (R. Anha) validemize ait odada geçiren Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz vefat etmeden önce:</span></strong></p><p><strong>"Lâ ilahe illALLAH! Ölümün de şiddetleri, sarsmaları varmış!"</strong> <strong><span style="color: blue">buyurdu</span></strong> <strong><span style="color: blue">ve Hz.Âişe (R. Anha) validemizin kolları arasında:</span></strong></p><p><strong>"ALLAHümme fir-refîkıl-a'lâ = Ey ALLAH'ım! Beni er-Refîkul-a'la camiasında kıl, en yüksek refikı isterim!" (Buhari, Meğazi: 78, No: 4184, 4/1616) <span style="color: blue">sözüyle ruhunu teslim etti. 13 Rebîülevvel 11/8 Haziran 632 Pazartesi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin naaşı, Hz.Ebû Bekir (R.A.) nun naklettiği bir hadis-i şerife</span></strong> <strong>(Tirmizî, Cenâiz:33; İbn-i Mâce, Cenâiz:65) <span style="color: blue">dayanılarak vefat ettiği yerde defnedildi. Hz.Âişe (R. Anha) validemizin odası bundan sonra Hücre-i Saadet diye anılmaya başlandı. Hz.Ebû Bekir (R.A.) vefat etmeden önce Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yanına defnedilmesini vasiyet etmiş ve bu isteği yerine getirilmişti. Hz.Ömer (R.A.) ise yaralandığı zaman Resûl-i Ekrem (S.A.V.) efendimizin yanına defnedilmek için Hz.Âişe (R. Anha) validemizden izin istemiş, O da:</span></strong> <strong>"Kendime düşündüğüm yeri sana veriyorum."</strong> <strong><span style="color: blue">diyerek bu talebi uygun görmüştü. Hz.Ömer (R.A.)'in defninin ardından Hz.Âişe (R. Anha) validemiz oturduğu kısımla kabirler arasına bir duvar ördürerek bir kapı yaptırmıştı. Hz.Âişe (R. Anha) validemizin ikamet ettiği kısmın kuzeyinde de bir kapı bulunuyor ve giriş çıkış için burası kullanılıyordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Emevîler döneminden itibaren başta cuma namazları olmak üzere kalabalık zamanlarda bu odalar da kullanılmıştı. Halife Velîd b. Abdülmelik zamanında yıkılarak Mescid-i Nebevî'ye dahil edilinceye kadar Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin hayatta kalan eşleri ile Ehl-i beyte mensup kimseler bu odaları ikamet yeri olarak kullanmaya devam etmişlerdi. Tavanı bir insanın elini uzattığında değebileceği kadar alçak olan bu hücrelerin Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimizin sade hayatını göstermesi bakımından mevcut haliyle korunmasını isteyenler çoğunlukta bulunduğu halde halifenin emrine uyan Vali Ömer b. Abdülazîz ortadan kaldırılan hücrelerden aldığı kerpiçlerle teberrüken Harre mevkiinde bir ev yaptırmıştı. Düzenlemeler yapılırken Hücre-i Saâdet'in kuzey kısmı Hz.Fâtıma (R. Anha)'nın evini içine alacak şekilde genişletildi ve Kâbe'ye benzememesi için üçgen planında yapıldı. Böylece hücre beşgen haline getirildi; ancak etrafını çevreleyen şebeke günümüzde de olduğu gibi dikdörtgendi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Emevîler'den sonra Abbasîler ve diğer İslâm devletleri Hücre-i Saâdet'in imarına ayrı bir önem verdiler. Memlûk Sultanı Kalavun devrinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimizin kabri üzerine ilk defa ahşap bir kubbe inşa edildi. Sultan Kayıtbay kubbeyi daha büyüğü ile yeniletti; 2. Mahmud zamanında bu kubbenin yerine taştan yeni bir kubbe yapıldı, üstü de kurşunla kaplatılarak yeşile boyandı. Günümüze kadar gelen ve Mescid-i Nebevî'nin simgesi olan bu kubbe renginden dolayı</span></strong> <strong>"Kubbetül-hadrâ"</strong> <strong><span style="color: blue">adıyla anılmaktadır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hücre-i Saâdet'in bakım ve korunması için Şeyhülharemin emrinde iki ayrı sınıf ağa gece ve gündüz görev yapardı. İlk defa Nûreddîn Mahmûd Zengî tarafından başlatılan bu uygulama Osmanlılar zamanında kurum haline gelmiştir.</span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: red">Mehmet Talü - Milli Gazetesi</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">10/12/2009</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 169868, member: 8679"] [B]Hz.[COLOR=blue]Peygamber (S.A.V.) efendimizi ve Mescid-i Nebevî'yi ziyaret, sıradan bir ziyaret değildir. Çünkü Medine-i Münevverede Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin medfun bulunduğu[/COLOR][/B] [B]"Hücre-i Saâdet"[/B], [B][COLOR=blue]Kâbe dahil yer yüzünün her noktasından, göklerden ve arş'tan daha üstün ve şerefli sayılmıştır.[/COLOR][/B] [B](Reddul-Muhtar, 2/257; Tecrid Tercemesi, 4/258)[/B] [B][COLOR=blue]Hücre-i Saadet[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz Mescid-i Nebevî'yi inşa ederken kendisi için doğu duvarının güney kısmına bitişik iki hücre yaptırdı. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz ve ailesine tahsis edilen bu hücrelerin sayısı O'nun sağlığında dokuza ulaştı. Hicretin 11. yılı Safer ayının sonlarında rahatsızlanan ve son günlerini Hz.Âişe (R. Anha) validemize ait odada geçiren Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz vefat etmeden önce:[/COLOR][/B] [B]"Lâ ilahe illALLAH! Ölümün de şiddetleri, sarsmaları varmış!"[/B] [B][COLOR=blue]buyurdu[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]ve Hz.Âişe (R. Anha) validemizin kolları arasında:[/COLOR][/B] [B]"ALLAHümme fir-refîkıl-a'lâ = Ey ALLAH'ım! Beni er-Refîkul-a'la camiasında kıl, en yüksek refikı isterim!" (Buhari, Meğazi: 78, No: 4184, 4/1616) [COLOR=blue]sözüyle ruhunu teslim etti. 13 Rebîülevvel 11/8 Haziran 632 Pazartesi.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin naaşı, Hz.Ebû Bekir (R.A.) nun naklettiği bir hadis-i şerife[/COLOR][/B] [B](Tirmizî, Cenâiz:33; İbn-i Mâce, Cenâiz:65) [COLOR=blue]dayanılarak vefat ettiği yerde defnedildi. Hz.Âişe (R. Anha) validemizin odası bundan sonra Hücre-i Saadet diye anılmaya başlandı. Hz.Ebû Bekir (R.A.) vefat etmeden önce Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yanına defnedilmesini vasiyet etmiş ve bu isteği yerine getirilmişti. Hz.Ömer (R.A.) ise yaralandığı zaman Resûl-i Ekrem (S.A.V.) efendimizin yanına defnedilmek için Hz.Âişe (R. Anha) validemizden izin istemiş, O da:[/COLOR][/B] [B]"Kendime düşündüğüm yeri sana veriyorum."[/B] [B][COLOR=blue]diyerek bu talebi uygun görmüştü. Hz.Ömer (R.A.)'in defninin ardından Hz.Âişe (R. Anha) validemiz oturduğu kısımla kabirler arasına bir duvar ördürerek bir kapı yaptırmıştı. Hz.Âişe (R. Anha) validemizin ikamet ettiği kısmın kuzeyinde de bir kapı bulunuyor ve giriş çıkış için burası kullanılıyordu.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Emevîler döneminden itibaren başta cuma namazları olmak üzere kalabalık zamanlarda bu odalar da kullanılmıştı. Halife Velîd b. Abdülmelik zamanında yıkılarak Mescid-i Nebevî'ye dahil edilinceye kadar Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin hayatta kalan eşleri ile Ehl-i beyte mensup kimseler bu odaları ikamet yeri olarak kullanmaya devam etmişlerdi. Tavanı bir insanın elini uzattığında değebileceği kadar alçak olan bu hücrelerin Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimizin sade hayatını göstermesi bakımından mevcut haliyle korunmasını isteyenler çoğunlukta bulunduğu halde halifenin emrine uyan Vali Ömer b. Abdülazîz ortadan kaldırılan hücrelerden aldığı kerpiçlerle teberrüken Harre mevkiinde bir ev yaptırmıştı. Düzenlemeler yapılırken Hücre-i Saâdet'in kuzey kısmı Hz.Fâtıma (R. Anha)'nın evini içine alacak şekilde genişletildi ve Kâbe'ye benzememesi için üçgen planında yapıldı. Böylece hücre beşgen haline getirildi; ancak etrafını çevreleyen şebeke günümüzde de olduğu gibi dikdörtgendi.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Emevîler'den sonra Abbasîler ve diğer İslâm devletleri Hücre-i Saâdet'in imarına ayrı bir önem verdiler. Memlûk Sultanı Kalavun devrinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimizin kabri üzerine ilk defa ahşap bir kubbe inşa edildi. Sultan Kayıtbay kubbeyi daha büyüğü ile yeniletti; 2. Mahmud zamanında bu kubbenin yerine taştan yeni bir kubbe yapıldı, üstü de kurşunla kaplatılarak yeşile boyandı. Günümüze kadar gelen ve Mescid-i Nebevî'nin simgesi olan bu kubbe renginden dolayı[/COLOR][/B] [B]"Kubbetül-hadrâ"[/B] [B][COLOR=blue]adıyla anılmaktadır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Hücre-i Saâdet'in bakım ve korunması için Şeyhülharemin emrinde iki ayrı sınıf ağa gece ve gündüz görev yapardı. İlk defa Nûreddîn Mahmûd Zengî tarafından başlatılan bu uygulama Osmanlılar zamanında kurum haline gelmiştir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Mehmet Talü - Milli Gazetesi[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]10/12/2009[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ziyaretin lüzum ve önemi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst