Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ziyaretin lüzum ve önemi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 171349" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Ziyaretin lüzum ve önemi 7</strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: blue">Bütün peygamberlerin sonuncusu olan o büyük Peygamber'in yüce gayretleri sayesinde hak ve hakikatten haberdar olup hidayet ve saadete eren bir Müslüman, nasıl olur da mübarek Hicaz bölgesine kadar gitmiş iken, o mukaddes Peygamber'in, o eşsiz-benzersiz veliyi nimetlerimizin latif kabrini, şeref-yücelik dolu mescidini, mübarek beldesini ziyaret etmeksizin yurduna dönebilir. Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:</span></strong></p><p><strong>"Beytullah'ı ziyaret edip de beni ziyaret etmeyen bana cefa etmiş olur." (Cem'ul-Cevami', Mim harfi, No:4728; Zehebi, Mizanül-İtidal, No:9102, 7/39, İbn-i Hibban, Zuafa, 3/73, No:1128, İbnul-Adiy, el-Mevzûât, 2/217)</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Diğer bir hadîs-i şerif de şöyle buyrulmuştur:</span></strong></p><p><strong>"Hali müsait iken beni ziyaret etmeyen bana cefada bulunmuş olur." (el-Kâmil fid-Duafâ, 8/248, No:1956)</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bu hadis-i şerifler ne kadar ağır bir azarlamadır. Hakikaten nasıl olur da hacca veya umreye gidebilen, kabri ziyaret etmeğe gücü yetebilen kimsenin bu ziyarete koşmadan kalbi rahat eder. Mekke-i Mükerreme'de bulunup da O'nun yakınındaki Medine-i Münevvere'de vahyin indiği bu yerleri görmeyen Mü'minin kalbi nasıl razı olur? Orayı şevkle ziyaret için nasıl ruhu titremez?</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mekke-i Mükerreme'ye ulaşan kimse Medine-i Münevvere'yi ziyaret etmekden, vahyin yerleştiği o toprakları görmekten, İslâm'ın menbaını ziyaret etmekten beri kalamaz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Ziyaretin Vakti:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Resûlullah (S.A.V.) efendimizin hac veya umreden önce veya sonra ziyareti caizdir. Ancak, Medine-i Münevvere, hacının yolu üzerinde bulunmadığı takdirde, yapılan hac farz ise, Merkad-i saâdetin hacdan sonra ziyaret edilmesi daha uygun görülmüştür. Böylece, Hak Teâlâ'nın mağfireti ile günahlardan arınmış halde Resûlullah (S.A.V.) efendimizin huzuruna çıkılmış olur. Ayrıca Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:</span></strong></p><p><strong>"Kim hac yapar da ölümümden sonra kabrimi ziyaret ederse, beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur." (Taberani, el-Mucemul-Evsat, No:3400, 4/222, el-Mucemul-Kebir, No:13497, 12/406, Beyhekî, es-Sünenül-Kübra, No:10409, 8/44; Darekutnî, Hac, No:193, 2/278, Fezail-i Medine, 1/39, No:52, Beyhekî, Şuabu'l-İman, 3/489, No:4154)</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bununla beraber hacdan evvel de Medine-i Tahire'ye gidilebilir. Fakat, Medine-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme'ye giderken hacının yol uğrağı ise, önce Resûlullah (S.A.V.) efendimizin kabr-i şerifini ziyaret etmek bir vazifedir, manevi yakınlığa bir vesiledir. Bunu bir an evvel yapmamak, Kabr-i saâdetin ziyaretini hacdan sonraya bırakmak, katı kalpliliğin bir eseridir, o kişinin katı yürekli olduğunu gösterir. Bir kimse, yolu üzerinde bulunan sevdiğini ziyaret etmeden nasıl geçip gidebilir?</span></strong> <strong>Bu ziyaret adeta namazların evvellerindeki sünnetler mesabesindedir. <span style="color: blue">Bu halde hac ve umre için ihram, sonraya bırakılır. Mekke-i mükerreme'ye gidileceği zaman Medine-i Münevvere ahalisinin mikat yeri olan Zülhuleyfe'den ihrama girilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Yapılan hac nafile ise, Kabr-i saâdetin hacdan önce veya sonra ziyareti arasında fark yoktur. Hacı, durumuna göre hareket eder.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin pürnûr olan Kabr-i saadetlerini ziyaret, manevi yakınlıkların en faziletlisi en şereflisidir. Nasıl olmasın ki bütün kainat, O Peygamber-i Zişan'ın nurundan yaratılmıştır. Bütün beşeriyetin en büyük, en muhterem rehberi O'dur. Bütün insanlara Hak Teâlâ'nın mukaddes dinini, mübarek kitabını tebliğ ederek insanları haktan, faziletten, hakiki medeniyetten haberdar eden O'dur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">O bir muazzam Peygamberdir ki, Kabri saadetinde her an lahuti nurlar, parıldanıp durmaktadır. O, aziz bir varlıktır ki, mescid-i saadeti bir emniyet yeri olup, münevver kabriyle mübarek minberi arası, cennet bahçelerinden latif bir bahçedir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">Mehmet Talü - Milli Gazete</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: red">17/12/2009</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 171349, member: 8679"] [B]Ziyaretin lüzum ve önemi 7[/B] [B][COLOR=blue]Bütün peygamberlerin sonuncusu olan o büyük Peygamber'in yüce gayretleri sayesinde hak ve hakikatten haberdar olup hidayet ve saadete eren bir Müslüman, nasıl olur da mübarek Hicaz bölgesine kadar gitmiş iken, o mukaddes Peygamber'in, o eşsiz-benzersiz veliyi nimetlerimizin latif kabrini, şeref-yücelik dolu mescidini, mübarek beldesini ziyaret etmeksizin yurduna dönebilir. Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:[/COLOR][/B] [B]"Beytullah'ı ziyaret edip de beni ziyaret etmeyen bana cefa etmiş olur." (Cem'ul-Cevami', Mim harfi, No:4728; Zehebi, Mizanül-İtidal, No:9102, 7/39, İbn-i Hibban, Zuafa, 3/73, No:1128, İbnul-Adiy, el-Mevzûât, 2/217)[/B] [B][COLOR=blue]Diğer bir hadîs-i şerif de şöyle buyrulmuştur:[/COLOR][/B] [B]"Hali müsait iken beni ziyaret etmeyen bana cefada bulunmuş olur." (el-Kâmil fid-Duafâ, 8/248, No:1956)[/B] [B][COLOR=blue]Bu hadis-i şerifler ne kadar ağır bir azarlamadır. Hakikaten nasıl olur da hacca veya umreye gidebilen, kabri ziyaret etmeğe gücü yetebilen kimsenin bu ziyarete koşmadan kalbi rahat eder. Mekke-i Mükerreme'de bulunup da O'nun yakınındaki Medine-i Münevvere'de vahyin indiği bu yerleri görmeyen Mü'minin kalbi nasıl razı olur? Orayı şevkle ziyaret için nasıl ruhu titremez?[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Mekke-i Mükerreme'ye ulaşan kimse Medine-i Münevvere'yi ziyaret etmekden, vahyin yerleştiği o toprakları görmekten, İslâm'ın menbaını ziyaret etmekten beri kalamaz.[/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Ziyaretin Vakti:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Resûlullah (S.A.V.) efendimizin hac veya umreden önce veya sonra ziyareti caizdir. Ancak, Medine-i Münevvere, hacının yolu üzerinde bulunmadığı takdirde, yapılan hac farz ise, Merkad-i saâdetin hacdan sonra ziyaret edilmesi daha uygun görülmüştür. Böylece, Hak Teâlâ'nın mağfireti ile günahlardan arınmış halde Resûlullah (S.A.V.) efendimizin huzuruna çıkılmış olur. Ayrıca Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:[/COLOR][/B] [B]"Kim hac yapar da ölümümden sonra kabrimi ziyaret ederse, beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur." (Taberani, el-Mucemul-Evsat, No:3400, 4/222, el-Mucemul-Kebir, No:13497, 12/406, Beyhekî, es-Sünenül-Kübra, No:10409, 8/44; Darekutnî, Hac, No:193, 2/278, Fezail-i Medine, 1/39, No:52, Beyhekî, Şuabu'l-İman, 3/489, No:4154)[/B] [B][COLOR=blue]Bununla beraber hacdan evvel de Medine-i Tahire'ye gidilebilir. Fakat, Medine-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme'ye giderken hacının yol uğrağı ise, önce Resûlullah (S.A.V.) efendimizin kabr-i şerifini ziyaret etmek bir vazifedir, manevi yakınlığa bir vesiledir. Bunu bir an evvel yapmamak, Kabr-i saâdetin ziyaretini hacdan sonraya bırakmak, katı kalpliliğin bir eseridir, o kişinin katı yürekli olduğunu gösterir. Bir kimse, yolu üzerinde bulunan sevdiğini ziyaret etmeden nasıl geçip gidebilir?[/COLOR][/B] [B]Bu ziyaret adeta namazların evvellerindeki sünnetler mesabesindedir. [COLOR=blue]Bu halde hac ve umre için ihram, sonraya bırakılır. Mekke-i mükerreme'ye gidileceği zaman Medine-i Münevvere ahalisinin mikat yeri olan Zülhuleyfe'den ihrama girilir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Yapılan hac nafile ise, Kabr-i saâdetin hacdan önce veya sonra ziyareti arasında fark yoktur. Hacı, durumuna göre hareket eder.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin pürnûr olan Kabr-i saadetlerini ziyaret, manevi yakınlıkların en faziletlisi en şereflisidir. Nasıl olmasın ki bütün kainat, O Peygamber-i Zişan'ın nurundan yaratılmıştır. Bütün beşeriyetin en büyük, en muhterem rehberi O'dur. Bütün insanlara Hak Teâlâ'nın mukaddes dinini, mübarek kitabını tebliğ ederek insanları haktan, faziletten, hakiki medeniyetten haberdar eden O'dur.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]O bir muazzam Peygamberdir ki, Kabri saadetinde her an lahuti nurlar, parıldanıp durmaktadır. O, aziz bir varlıktır ki, mescid-i saadeti bir emniyet yeri olup, münevver kabriyle mübarek minberi arası, cennet bahçelerinden latif bir bahçedir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Mehmet Talü - Milli Gazete[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]17/12/2009[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ziyaretin lüzum ve önemi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst