Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
Ziyaretler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="durmuþ göktekin" data-source="post: 351021" data-attributes="member: 1022596"><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> ZİYARETLER</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Görme, görüşme anlamına gelen; bazen birilerini memnun ve mesut etme, bazen ibret alıp ders çıkarma, bazen de keyif almak için yaptığımız ziyaretlerde bazen üzülür, bazen sevinir, bazen de tecrübeler kazanarak döneriz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Ziyaret deyince aklımıza; sılayı rahim (ebeveyn) akraba, dost-ahbap, fakir-fukara, hastane, hapishane ve kabristan ziyaretleri gelir. Bütün ziyaretlerin kendine has güzellikleri ve özellikleri vardır. Sebepsiz ziyaret olmaz! Her ziyaretin bir sebebi vardır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Sılayı rahim; İslam ahlakında anne-baba, akraba, ahbap ve dostların hal ve hatırlarını sormak gönüllerini almak maksadıyla yapılan bir ziyarettir. Yakınlarımıza yardım etmek, muhtaçların ihtiyaçlarını görmek dinin emirlerindendir. Sılayı rahim ziyaretleri yardımlar için birer fırsattır. Cenneti kazanmanın yollarındandır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Hastane ziyaretleri; hafif veya ağır, bugün hastalanmayan insan yoktur. Kendi baş ve diş ağrısını büyük hastalık gören, hastanelere gitmeli. Servisleri dolaşmalı. Acil bölümleri gezmeli. Oralarda birbirinden beter hastaları görmeli, sonra ne yapacağına karar vermeli. Orada; ayağı, kolu kopmuşları, gözü çıkmışları, bedeni parçalanmışları gördükçe kendi hastalığını unutup sevinçten ayakları yerden kesilecektir. Baş, diş ağrıları buharlaşıp uçup gidecektir. Bundan daha hızlı bir tedavi olabilir mi? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Hapishane ziyaretleri; hapishaneler kendi lisanıyla konuştuklarında şöyle derler: “Ey insan sen şanslısın. Çünkü ibret almak için buraya gelmişsin. Benim içimde barındırdığım insanların büyük çoğunluğu nefsine uyup insanlara kötülük yapan kişilerdir. Benim içime girdikten sonra gençlik heyecanlarının geçmesiyle sakinleştiler. Doğru olanı düşünmeye başladılar, pişmanlık duydular. Ne yazık ki hürriyetleri benim duvarlarımla sınırlandırıldı. Benimle birlikte olanların zamanı uzadıkça; keşke yapmasaydım, etmeseydim diyerek pişmanlıklarını dillendiriyorlar. Onları dinledikçe benim soğuk duvarlarım gözyaşı döküyor. Hürriyetleri duvarlarım arasında sıkıştıkça taş altında kalan insana benzetiyorum. Son pişmanlık fayda etmiyor. Onlarda da Allah korkusu, ahiret inancı olsaydı bu hatalara düşmezlerdi.” </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Kabristan da kendi lisanıyla dedi: Ey genç insan, orta yaşlı ve ihtiyar adam; benden korkma, ürkme, çekinme. İmanın sayesinde beni ziyarete gelmişsin. Bu berzah âleminden cennete gideceksin. Bir tohum gibi girdiğin bu toprakta yeniden dirilmek üzere bende misafir kalacaksın. Ansızın bana geleceğini düşünen birisin. Bu gün dirisin, yarın gelebilirsin. Bak burada yatanların da hepsi senin gibiydi. Dünyada yediler içtiler, gezdiler, tozdular, çalıştılar konuştular, küstüler, barıştılar. Yaptıklarının pek çoğundan pişmanlık duydular. Fakat iş işten geçmiş oldu. Bir daha onlar için dünya olmayacak! Hatalarını telafi edemeyecekler! Sen bunlardan ibret almalısın! Helal dairede yaşamalısın. Çünkü helal daire geniştir, keyfe kâfidir. Şimdi gelmiş sevgilinin mezarına gül dikmeye çalışıyorsun. O gülü, onun gönlüne dünyadayken dikmeliydin! Şimdi mezar taşına taç koysan ne fayda? Sen, gülü, çiçeği onlarla birlikte yaşarken dikmeliydin. Çünkü dünya ahiretin tarlasıdır. Nefislerinizin kurbanı olmayın. Dışarıda düşman aramayın! Düşman içinizde pusuda, boş yere aramayın ne toprakta ne suda.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Ömrünüz hayırlı ziyaretleriniz makbul olsun!</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> 30. 06. 2012 </span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: #000000"> Durmuş Göktekin</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="durmuþ göktekin, post: 351021, member: 1022596"] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] ZİYARETLER[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Görme, görüşme anlamına gelen; bazen birilerini memnun ve mesut etme, bazen ibret alıp ders çıkarma, bazen de keyif almak için yaptığımız ziyaretlerde bazen üzülür, bazen sevinir, bazen de tecrübeler kazanarak döneriz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Ziyaret deyince aklımıza; sılayı rahim (ebeveyn) akraba, dost-ahbap, fakir-fukara, hastane, hapishane ve kabristan ziyaretleri gelir. Bütün ziyaretlerin kendine has güzellikleri ve özellikleri vardır. Sebepsiz ziyaret olmaz! Her ziyaretin bir sebebi vardır.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Sılayı rahim; İslam ahlakında anne-baba, akraba, ahbap ve dostların hal ve hatırlarını sormak gönüllerini almak maksadıyla yapılan bir ziyarettir. Yakınlarımıza yardım etmek, muhtaçların ihtiyaçlarını görmek dinin emirlerindendir. Sılayı rahim ziyaretleri yardımlar için birer fırsattır. Cenneti kazanmanın yollarındandır. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Hastane ziyaretleri; hafif veya ağır, bugün hastalanmayan insan yoktur. Kendi baş ve diş ağrısını büyük hastalık gören, hastanelere gitmeli. Servisleri dolaşmalı. Acil bölümleri gezmeli. Oralarda birbirinden beter hastaları görmeli, sonra ne yapacağına karar vermeli. Orada; ayağı, kolu kopmuşları, gözü çıkmışları, bedeni parçalanmışları gördükçe kendi hastalığını unutup sevinçten ayakları yerden kesilecektir. Baş, diş ağrıları buharlaşıp uçup gidecektir. Bundan daha hızlı bir tedavi olabilir mi? [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Hapishane ziyaretleri; hapishaneler kendi lisanıyla konuştuklarında şöyle derler: “Ey insan sen şanslısın. Çünkü ibret almak için buraya gelmişsin. Benim içimde barındırdığım insanların büyük çoğunluğu nefsine uyup insanlara kötülük yapan kişilerdir. Benim içime girdikten sonra gençlik heyecanlarının geçmesiyle sakinleştiler. Doğru olanı düşünmeye başladılar, pişmanlık duydular. Ne yazık ki hürriyetleri benim duvarlarımla sınırlandırıldı. Benimle birlikte olanların zamanı uzadıkça; keşke yapmasaydım, etmeseydim diyerek pişmanlıklarını dillendiriyorlar. Onları dinledikçe benim soğuk duvarlarım gözyaşı döküyor. Hürriyetleri duvarlarım arasında sıkıştıkça taş altında kalan insana benzetiyorum. Son pişmanlık fayda etmiyor. Onlarda da Allah korkusu, ahiret inancı olsaydı bu hatalara düşmezlerdi.” [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Kabristan da kendi lisanıyla dedi: Ey genç insan, orta yaşlı ve ihtiyar adam; benden korkma, ürkme, çekinme. İmanın sayesinde beni ziyarete gelmişsin. Bu berzah âleminden cennete gideceksin. Bir tohum gibi girdiğin bu toprakta yeniden dirilmek üzere bende misafir kalacaksın. Ansızın bana geleceğini düşünen birisin. Bu gün dirisin, yarın gelebilirsin. Bak burada yatanların da hepsi senin gibiydi. Dünyada yediler içtiler, gezdiler, tozdular, çalıştılar konuştular, küstüler, barıştılar. Yaptıklarının pek çoğundan pişmanlık duydular. Fakat iş işten geçmiş oldu. Bir daha onlar için dünya olmayacak! Hatalarını telafi edemeyecekler! Sen bunlardan ibret almalısın! Helal dairede yaşamalısın. Çünkü helal daire geniştir, keyfe kâfidir. Şimdi gelmiş sevgilinin mezarına gül dikmeye çalışıyorsun. O gülü, onun gönlüne dünyadayken dikmeliydin! Şimdi mezar taşına taç koysan ne fayda? Sen, gülü, çiçeği onlarla birlikte yaşarken dikmeliydin. Çünkü dünya ahiretin tarlasıdır. Nefislerinizin kurbanı olmayın. Dışarıda düşman aramayın! Düşman içinizde pusuda, boş yere aramayın ne toprakta ne suda.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Ömrünüz hayırlı ziyaretleriniz makbul olsun![/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] 30. 06. 2012 [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=#000000] Durmuş Göktekin[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
Ziyaretler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst