Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Zübeyir Gündüzalp
Zübeyir Gündüzalp okuduğunu yaşayan biriydi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 115666" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><img src="http://www.risalehaber.com/resimler/haberler/56627.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff"><u>Röportaj: Nurettin Huyut-Risale Haber</u></span></span></strong></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"Nur’un Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp" kitabının yazarı İbrahim Kaygusuz</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="font-size: 12px">Öncelikle tebrik ediyoruz, böyle güzel bir eseri nur talebelerine kazandırdığınız için…</span></strong></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ben de sizleri tebrik ediyorum. <strong><span style="color: red">Risale Haber</span></strong> olarak <span style="color: #000000">güzel bir hizmete vesile oluyorsunuz. Çok farklı ve renkli bir pencere, memnuniyet verici. Açıldığı günden beri sevinç ve ümitle takip ediyorum, bunu özellikle bilmenizi isterim. Aslında böyle bir tebrik çok geç oldu, bunun için de beni bağışlamanızı istiyorum.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Tabi herkes üzerine düşeni yapıyor. Ben de üzerime düşeni yapabilmişsem ne mutlu.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><img src="https://secure.kitapkutusu.com/Kitapfoto/I010290309.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Zübeyir Gündüzalp’i yazdınız. Yazma</strong> <strong>fikri nasıl gelişti?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Fikir benim dışımda gelişti. Üstadımızın talebelerinden merhum Mustafa Türkmenoğlu Ağabey daha hayatta iken hatıraları ile ilgili bir çalışma yapmıştım. Bu çalışma teklife zemin teşkil etmiş olabilir.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Haklı ve yerinde bir hizmet olduğunu zannedersem zaman te’yid etti. Zübeyir Gündüzalp, dünya ve Türkiye ölçeğinde çok geniş bir taban bulan Nurculuk hareketinin çok önemli bir değeri. Bu hareketin mensupları uzun yıllar bu değerini; bazı notları, sözlü hatıraları ve Risale-i Nur’daki ismi ile korudu. Kitlenin içinde ona karşı kuvvetli bir muhabbet seli var. Bu durum onun büyüklüğünün işareti. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yazmaya başladığım gün piyasada konuyla ilgili en az 10-15 kitap vardı. Böyle bir atmosferde yazmak elbette çok zor oldu. Çünkü piyasa bu konuda doyuma ulaşmış gibiydi. Fakat kitap, kendine farklı bir zemin açtı, inşallah maksat hasıl olmuştur. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="font-size: 12px">Peki, serinin devamı gelecek mi?</span></strong></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kim çalışma yapıyorsa tebrik ediyorum. Her ne ki Bediüzzaman’ın ve Risale-i Nur’un Kur’an davasına katkı yapıyorsa baş tacıdır, kutsaldır. Ben şahsen çok huzur duyuyorum. Bu anlamda çok güzel çalışmalar var. İlgili bütün çalışmaları şahsım adına tebrik ediyorum.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bana gelince bütün bu çalışma serilerinin bitmesini bekliyorum. Belki uzun yıllar alabilir. Fakat yine de beklemeyi düşünüyorum. Benim meseleye bakış açım biraz farklı. Şahısların hatıratı Risale-i Nur’un şerh ve izahına kuvvet verdikçe istikbalin harmanına girer. Risale-i Nur’un lahika merkezli geniş bir açılıma ihtiyacı var. Mesela siz olduğunuz için söylüyorum, Muhakemat için yaptığınız mütevazi açılım bana çok bereketli görünüyor. Hatıratlar istikbaldeki bu açılımlara kuvvet verecektir inşaallah. Lahika merkez, bu tür hatıralar onu te’yid edici bir unsur olmalı.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kitap için topladığınız dokümanlardan sonra</strong> <strong>Zübeyir Ağabey hakkındaki düşüncelerinizde bir değişiklik oldu mu?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Olmadı. Risale-i Nur’u çok küçük yaşlardan itibaren okumaya başlamıştım. Zübeyir Ağabey’den Risale-i Nur’da makam bulan metinlerinden ötürü çok etkilendiğimi belirtmek isterim. Zübeyir Ağabey’in özellikle genç ve heyecanlı bünyeler üzerinde ifade edilemez boyutlarda tesiri var. İfade kudreti çok güçlü. Bir de Risale-i Nur gibi İslam âleminin kabulü olmuş muazzam bir tefsirde kalın harflerle yerini alması başlı başına bir katma değer. Hele Afyon müdafaası, Konferans vs. metinler, okuyan herkeste şöyle veya böyle muazzam bir tesir bırakmıştır. Sonradan piyasaya çıkan notları hakeza aynı tesiri bırakmaya devam etti.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Zübeyir ağabeyin bu süreçte bendeki tesiri biraz farklı oldu. Heyecan ve hayal vetiresinden olgunlaşma sürecine taşınmam noktasında büyük katkısı oldu. Risale-i Nur’a hizmet belli bir heyecan sürecinden sonra ayakları üzerinde durmayı gerektiriyor. Bunu öğrendim. Hayatın akışı ve acıları içinde heyecanı muhafaza etmek, dâhili ve harici manilere karşı metaneti korumak çok önemlidir. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Metanet, Nur talebelerinin önemli bir vasfıdır ve bu Zübeyir Ağabey’de çok belirgindir. Hayatın sıkıntı ile devam eden ferdi, ailevi, maddi vs. çarkları içinde Risale-i Nur’a hizmet etme metanetini gösterebilmek çok önemli. Metanetin hizmet nokta-i nazarında bizdeki müteradifleri ihlâs, sadakat, sebat ve fedakârlıktır. Zübeyir Ağabey, Risale-i Nur’daki bu hakikatleri hayata doğrulatmış bir insandır.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: black"><span style="font-size: 12px">Bu kitaptan sonra yurdun birçok yerinde seminerlere davet edildiniz. Seminerlerinizde karşılaştığınız özel bir durum oldu mu?</span></span></strong></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İsim Zübeyir Ağabey olunca çok yer davet etti. Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Şöyle enteresan bir şey oldu; kitap çıkmadan önce Zübeyir Ağabey’in memleketi olan Ermenek’te, O’nu çok yakından tanıyan ve bilen insanların huzurunda anlatmak zorunda kaldım. Bu çok zor oldu. Çok teeddüp ettim. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu aynı zamanda ilk konferans denememdi. Onun hayatta olan kardeşi Haydar Ağabey, teyzesinin oğlu Hurşit Akpınar, onunla beraber yıllarca hizmet etmiş olan Mehmet ve Mustafa Türkmenoğlu ağabey vs. insanların huzurunda Zübeyir Ağabey’i anlatmak zorunda kaldım. Yine İzmir’de yapılan anma toplantısında Fırıncı Ağabey ve Sungur Ağabeyler ile Zübeyir Ağabeyle beraber hizmet eden Teyp Tahir, Eyüp Ekmekci, Selahaddin Akyıl vs. Ağabeylerin huzurunda Zübeyir Ağabeyi anlatmak zorunda kaldım, bu çok zor oldu. Tereciye tere satmak gibi bir şey oldu. Fakat bildiğim şekli ile anlatmaktan başka çare olmadığı için öyle yaptım. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Seminer süreci de Ankara ile başladı. Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesi benden seminer istedi. İsmail abi aradı, “Yazdığını anlat kardeşim” dedi. “Peki” deyip öylece başladım. İnşallah makbul-i ilahi olmuştur. Zübeyir Ağabey’in bizim kitlemizin üzerindeki tesiri çok farklı. Ne zaman anlatsan tesirli oluyor. Bence O’nun fani bedeni ile birlikte kalbini, aklını, ruhunu ve bütün letaifini fisebilillah Kur’an hizmetine harcaması yıllar sonra da olsa bu tesiri halk etmeye vesile oluyor.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kitaba koyamadığınız bilgi veya belge</strong> <strong>oldu mu?</strong> </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Mümkün olduğunca kendi bildiğim her şeyi menfi tesir bırakmayacaksa okuyucunun da bilmesini istedim. Gizli bir şeyin kalmasına gerek yok. Zaten hiçbir gizlimiz yok. Mesela rahmetli Birinci Ağabey bazı şeyler anlattı. “Kardeşim ben olsam yazmam ama bil” dedi. Ben de yumuşatarak yazdım. İstanbul hayatını en çok üç Mehmet’ler biliyor. Onlara sordum.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Görüştüğüm şahsiyetler bazen biribirinden ayrı şeyler anlattılar. Sonraki mülahazaları mümkün mertebe o günün manevi ve temiz atmosferine taşımadım, bunu bilerek yaptım. Herkesin bildiği bir-iki sıkıntı hariç medar-ı bahs de etmedim.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Zübeyir Abi’nin devlet ricaline yazdığı mektuplardan</strong> <strong>bahsediliyor. Neler bunlar?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Zübeyir ağabey çok yönlü bir insan. Dershane hizmetlerinden tutun da, cemiyet hayatına, siyasi akışa, Risale-i Nur ile ilgili davalara, gazeteye ve hatta bir kardeşin maddi ihtiyacına varana kadar her meseleyle ilgili. İhata dairesi ve şefkat kucağı çok geniş. Onun şefkat dünyasına herkes sığınabiliyor. Onun için siyasi de olsa aleyhinde konuşan kimseyi görmedim. Siyasi olayları yakinen takip ediyor. Şiddetle menfuru olan şey din adına siyaset yapmaktı. Bunu Üstad’dan ders alıyor.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Üstadımız gibi siyasilere, Başbakan’a ve ilgili bütün mercilere mektuplar yazıyor. Bunların bir kısmı neşredildi. Bende çok mektuplarının fotokopisi var. Çok cevval bir kişilik... Herkese ve her yere sürekli olarak mektup yazıyor. Zübeyir Ağabey, çok velud bir zihin, Allah vergisi kabiliyet ve hizmetle yoğrulmuş bir Üstad yadigarı. Yani Risalelerde çizilen Nurculuk tariflerinin bütün alamet-i farikalarını Zübeyir Ağabey üstünde taşıyor. Tek kelime ile abidevi bir şahsiyet.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Genel olarak bu mektuplarında nelerden bahsetmiş,</strong> <strong>dikkatinizi çeken bir durum var mı?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Siyasilere yazdığı mektuplarında günlük, siyasi ve aktüel meselelerden direk haberdar olduğu ve bu meselelerle ilgili ikazlarda bulunduğu görülüyor. Mesela MGK’da cereyan eden konuşmalar, mecliste yapılan tartışmalar ve hatta siyasi partilerin olaylara karşı tutumlarına varıncaya kadar her şeyden haberdar. Dini ve Nurculuğu alakadar eden her meselede ilgili mercileri ve birinci derecede sorumluları ikaz ediyor. Mektupların mahiyeti bu merkezde...</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Zübeyir Ağabey’in dahili ve hizmete taalluk eden yönleri ve mektupları da hiç şüphesiz çok önemli. Bu yöndeki mektupları ötekilerinden çok daha fazla... Binlerce kişiye farklı zamanlarda hizmetlerle ilgili mektuplar yazıyor. Başkasının önemsiz ve küçük diye addedebileceği konular aslında Zübeyir Ağabey’in bütün dünyasını meşgul etmiştir. Genç bir insanın Üstad’ı tanıması, Risale-i Nur okuması veya hizmete kazandırılması onun için dünyalara bedeldi.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>O’nda farklı bulduğunuz, sizi etkileyen en belirgin</strong> <strong>yönü/yönleri ne idi?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sadakati beni çok etkiliyor. Bu yöndeki ahvali yüreğimi hep derinden etkiler.</span> Her adımında o sadakatinin izlerini görürsünüz. Kırılmaz Nurculuk çizgisi var. Hayatın ağır şeraiti onu yıldırmıyor. Ben onu “Cemaatın şeref sembolü bir şahsiyet” olarak görüyorum. Nurculuğun cemaate dönüşmesinde onun inanılmaz çabası var. Birliğin muhafazasında inanılmaz gayreti var. Üstad’ın makamını ve şahsiyet-i maneviyesini müdrik bir algı mertebesi var. Bunun gereğini ayni ile yerine getiren sarsılmaz bir “Nurcu” portresi… Sadece sadakati değil, fedakarlığı, kahramanlığı, sebatı, metaneti, hele Risale-i Nur’un meslek ve meşrebindeki ısrarı… Bunların her birisi ötekisini gölgede bırakabilecek şiddette. Dolayısı ile hepsinin sentezi bir kişilik olduğu için bir vasfını ötekisine tercih edemiyorum.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Risale-i Nur’un yayılmasında sizce</strong> <strong>ne gibi katkıları olmuştur?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Risale-i Nur’un neşir sürecinde belli bir tarihten sonraki her adımında Zübeyir Ağabey’i görürsünüz. Elle yazılma ve yayılma süreci zaten ayrı bir destan ve Zübeyir Ağabey o safhada yok. Barla, Kastamonu, Eskişehir ve Denizli hayatı dahil, Zübeyir Ağabey’i göremezsiniz. Zübeyir Ağabey’in sürece girişi Üstad’ın Emirdağ’a birinci sürgünüdür. Ondan sonra hem elle yazılarak yapılan neşrin hem de 1957 sonrası matbaalardaki tab sürecinin her safhasında Üstadımızdan sonra Zübeyir Ağabey’in birinci derecede katkısı var. Biliyorsunuz Üstadımız hayatta iken Külliyatın 14. Şua ve Emirdağ-II hariç hepsi aynen neşrediliyor. Çok az olan bu kısmın neşrine de Üstadımızın ömrü yetmiyor. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Üstadımızın vefatı ile başlayıp Zübeyir Ağabey’in vefatına kadar devam eden sürede ikinci defa külliyatın tamamı eksiksiz olarak basılıyor. Bazı mülahazalardan ötürü neşredilmeyen küçük parçalar bahsimiz haricidir. Münafikun bahsi, Vehhabilik meselesi, Münazarat’ın baş sayfaları gibi. Şu anda hemen hemen neşredilmeyen kalmadı gibi. Üstadımızın tensib etmediği mektuplar ve lahikalar yine bahsimiz haricidir.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu arada yayılma sadece basma safhası olarak algılanmamalı, basılan kitapların Anadolu ve alem-i İslam’a yayılması ikinci önemli bir sacayaktır. Bu noktada Zübeyir Ağabey’in çok büyük emeği var. Tutulan depolar, taşınma şekilleri, formaların tashihi ve pazarlama ağı hepsi ayrı safha. Ne destanlar yazıldı. Keşke levh-i mahfuz açılsaydı da o ağabeylerin çilesini dünya gözü ile görebilseydik. Bunların hepsi 27 Mayıs karabulutunun gölgesinde yapılıyor. Hepsine ne mutlu, şerefli destanlarının önünde saygı ile eğiliyoruz.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Risale-i Nuru anlama ve</strong> <strong>yaşaması sizce nasıldı?</strong></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Zübeyir Ağabey çok müdakkik bir şahsiyet. Anlama algısına ait latifeleri çok açık. Bütün bunlarla beraber Risaleleri anlamak için daha genç yaşta iken gösterdiği ısrarlı gayret onu önemli bir noktaya taşıyor. Eyüp Ekmekci Abiye yaptığı çok önemli bir itirafı var; günde 14 saat Risale-i Nur okumak üzerine… Ayrıca anlamak için aynı sayfayı 40 defa okuması ayrı bir enteresan durum. Bunun emsali var mı bilmiyorum.</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ayrıca çok Risale okumak, bilmek, anlamak ve güzelce anlatmak marifet olmasa gerek. “İlimle âmil olmak” kudsi nebevi tarifle; ihlasın alamet-i farikasıdır, yani ihlasın olmazsa olmazıdır. Bu bize hayati bir parametre olmalı. Üstad’ın “ihlas-ı tam” ifadesi Zübeyir Ağabey’in notlarında çok yer alır. İhlas gerçeği, Zübeyir Ağabey’in hayatının direğidir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><img src="http://img122.imageshack.us/img122/8018/1948afyon1ul5.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="font-size: 12px">Bir gününü nasıl değerlendirirdi?</span></strong></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Zübeyir Ağabey’in Üstad ve Risale-i Nur’u tanıdıktan sonraki hayatı çok farklıdır. Bütün hayatını Risale-i Nur hizmetine göre programlamıştı. Mesela Üstad’ı ziyaret ettikten sonraki günlük programına bakıldığında sürekli gece yarısından itibaren ayakta ve hizmet başında olduğu görülür. Cevşen, evrad ve ezkârdan sonra sabah namazı, akabinde 11:30’a kadar Risale-i Nur okur. Çok az dinlenmek onun hayat şiarıdır. İş hayatında artakalan bütün zamanlar yine hizmete aittir.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Üstad’ın hizmetine girdikten sonraki hayatı hiç şüphesiz çok daha farklıdır. Kendi tabiri ile “Bütün hayatı merdiven inip çıkmakla geçiyor” Yemek, içmek, dinlenmek onun için lükstür. Düşünebiliyor musunuz, yumurta kırıp pişirmeye vakti olmadığı için, yumurtanın bir tarafını kırarak olduğu gibi içiyor.</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Üstad’a hizmet etmek gerçekten sabır ister, yürek ister. Çünkü onun enerjisine cevap vermenin bedeli kendi hayatını feda etmektir. Bunu Zübeyir Ağabey yapıyor.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O Üstad’ın her ahvalini takip edebilen ve imtihanı şerefle bitiren bir şahsiyettir. Son nefesinde bile Üstad’ın yanındadır. Kendi hayatının son nefesi yine Risale-i Nur hizmeti ile hitam bulmuştur. Bu çok az faniye nasip olmuş büyük bir şereftir. Rabbim bizi şeffaatlerine nail etsin. Kendisini, rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 115666, member: 8283"] [FONT=Comic Sans MS][IMG]http://www.risalehaber.com/resimler/haberler/56627.jpg[/IMG][/FONT] [FONT=Comic Sans MS] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3][COLOR=#0000ff][U]Röportaj: Nurettin Huyut-Risale Haber[/U][/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"Nur’un Sadık Kahramanı Zübeyir Gündüzalp" kitabının yazarı İbrahim Kaygusuz[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3]Öncelikle tebrik ediyoruz, böyle güzel bir eseri nur talebelerine kazandırdığınız için…[/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ben de sizleri tebrik ediyorum. [B][COLOR=red]Risale Haber[/COLOR][/B] olarak [COLOR=#000000]güzel bir hizmete vesile oluyorsunuz. Çok farklı ve renkli bir pencere, memnuniyet verici. Açıldığı günden beri sevinç ve ümitle takip ediyorum, bunu özellikle bilmenizi isterim. Aslında böyle bir tebrik çok geç oldu, bunun için de beni bağışlamanızı istiyorum.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Tabi herkes üzerine düşeni yapıyor. Ben de üzerime düşeni yapabilmişsem ne mutlu. [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][IMG]https://secure.kitapkutusu.com/Kitapfoto/I010290309.jpg[/IMG] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Zübeyir Gündüzalp’i yazdınız. Yazma[/B] [B]fikri nasıl gelişti?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Fikir benim dışımda gelişti. Üstadımızın talebelerinden merhum Mustafa Türkmenoğlu Ağabey daha hayatta iken hatıraları ile ilgili bir çalışma yapmıştım. Bu çalışma teklife zemin teşkil etmiş olabilir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Haklı ve yerinde bir hizmet olduğunu zannedersem zaman te’yid etti. Zübeyir Gündüzalp, dünya ve Türkiye ölçeğinde çok geniş bir taban bulan Nurculuk hareketinin çok önemli bir değeri. Bu hareketin mensupları uzun yıllar bu değerini; bazı notları, sözlü hatıraları ve Risale-i Nur’daki ismi ile korudu. Kitlenin içinde ona karşı kuvvetli bir muhabbet seli var. Bu durum onun büyüklüğünün işareti. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Yazmaya başladığım gün piyasada konuyla ilgili en az 10-15 kitap vardı. Böyle bir atmosferde yazmak elbette çok zor oldu. Çünkü piyasa bu konuda doyuma ulaşmış gibiydi. Fakat kitap, kendine farklı bir zemin açtı, inşallah maksat hasıl olmuştur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3]Peki, serinin devamı gelecek mi?[/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Kim çalışma yapıyorsa tebrik ediyorum. Her ne ki Bediüzzaman’ın ve Risale-i Nur’un Kur’an davasına katkı yapıyorsa baş tacıdır, kutsaldır. Ben şahsen çok huzur duyuyorum. Bu anlamda çok güzel çalışmalar var. İlgili bütün çalışmaları şahsım adına tebrik ediyorum.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bana gelince bütün bu çalışma serilerinin bitmesini bekliyorum. Belki uzun yıllar alabilir. Fakat yine de beklemeyi düşünüyorum. Benim meseleye bakış açım biraz farklı. Şahısların hatıratı Risale-i Nur’un şerh ve izahına kuvvet verdikçe istikbalin harmanına girer. Risale-i Nur’un lahika merkezli geniş bir açılıma ihtiyacı var. Mesela siz olduğunuz için söylüyorum, Muhakemat için yaptığınız mütevazi açılım bana çok bereketli görünüyor. Hatıratlar istikbaldeki bu açılımlara kuvvet verecektir inşaallah. Lahika merkez, bu tür hatıralar onu te’yid edici bir unsur olmalı.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Kitap için topladığınız dokümanlardan sonra[/B] [B]Zübeyir Ağabey hakkındaki düşüncelerinizde bir değişiklik oldu mu?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Olmadı. Risale-i Nur’u çok küçük yaşlardan itibaren okumaya başlamıştım. Zübeyir Ağabey’den Risale-i Nur’da makam bulan metinlerinden ötürü çok etkilendiğimi belirtmek isterim. Zübeyir Ağabey’in özellikle genç ve heyecanlı bünyeler üzerinde ifade edilemez boyutlarda tesiri var. İfade kudreti çok güçlü. Bir de Risale-i Nur gibi İslam âleminin kabulü olmuş muazzam bir tefsirde kalın harflerle yerini alması başlı başına bir katma değer. Hele Afyon müdafaası, Konferans vs. metinler, okuyan herkeste şöyle veya böyle muazzam bir tesir bırakmıştır. Sonradan piyasaya çıkan notları hakeza aynı tesiri bırakmaya devam etti.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Zübeyir ağabeyin bu süreçte bendeki tesiri biraz farklı oldu. Heyecan ve hayal vetiresinden olgunlaşma sürecine taşınmam noktasında büyük katkısı oldu. Risale-i Nur’a hizmet belli bir heyecan sürecinden sonra ayakları üzerinde durmayı gerektiriyor. Bunu öğrendim. Hayatın akışı ve acıları içinde heyecanı muhafaza etmek, dâhili ve harici manilere karşı metaneti korumak çok önemlidir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Metanet, Nur talebelerinin önemli bir vasfıdır ve bu Zübeyir Ağabey’de çok belirgindir. Hayatın sıkıntı ile devam eden ferdi, ailevi, maddi vs. çarkları içinde Risale-i Nur’a hizmet etme metanetini gösterebilmek çok önemli. Metanetin hizmet nokta-i nazarında bizdeki müteradifleri ihlâs, sadakat, sebat ve fedakârlıktır. Zübeyir Ağabey, Risale-i Nur’daki bu hakikatleri hayata doğrulatmış bir insandır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=black][SIZE=3]Bu kitaptan sonra yurdun birçok yerinde seminerlere davet edildiniz. Seminerlerinizde karşılaştığınız özel bir durum oldu mu?[/SIZE][/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İsim Zübeyir Ağabey olunca çok yer davet etti. Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Şöyle enteresan bir şey oldu; kitap çıkmadan önce Zübeyir Ağabey’in memleketi olan Ermenek’te, O’nu çok yakından tanıyan ve bilen insanların huzurunda anlatmak zorunda kaldım. Bu çok zor oldu. Çok teeddüp ettim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bu aynı zamanda ilk konferans denememdi. Onun hayatta olan kardeşi Haydar Ağabey, teyzesinin oğlu Hurşit Akpınar, onunla beraber yıllarca hizmet etmiş olan Mehmet ve Mustafa Türkmenoğlu ağabey vs. insanların huzurunda Zübeyir Ağabey’i anlatmak zorunda kaldım. Yine İzmir’de yapılan anma toplantısında Fırıncı Ağabey ve Sungur Ağabeyler ile Zübeyir Ağabeyle beraber hizmet eden Teyp Tahir, Eyüp Ekmekci, Selahaddin Akyıl vs. Ağabeylerin huzurunda Zübeyir Ağabeyi anlatmak zorunda kaldım, bu çok zor oldu. Tereciye tere satmak gibi bir şey oldu. Fakat bildiğim şekli ile anlatmaktan başka çare olmadığı için öyle yaptım. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Seminer süreci de Ankara ile başladı. Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesi benden seminer istedi. İsmail abi aradı, “Yazdığını anlat kardeşim” dedi. “Peki” deyip öylece başladım. İnşallah makbul-i ilahi olmuştur. Zübeyir Ağabey’in bizim kitlemizin üzerindeki tesiri çok farklı. Ne zaman anlatsan tesirli oluyor. Bence O’nun fani bedeni ile birlikte kalbini, aklını, ruhunu ve bütün letaifini fisebilillah Kur’an hizmetine harcaması yıllar sonra da olsa bu tesiri halk etmeye vesile oluyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Kitaba koyamadığınız bilgi veya belge[/B] [B]oldu mu?[/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Mümkün olduğunca kendi bildiğim her şeyi menfi tesir bırakmayacaksa okuyucunun da bilmesini istedim. Gizli bir şeyin kalmasına gerek yok. Zaten hiçbir gizlimiz yok. Mesela rahmetli Birinci Ağabey bazı şeyler anlattı. “Kardeşim ben olsam yazmam ama bil” dedi. Ben de yumuşatarak yazdım. İstanbul hayatını en çok üç Mehmet’ler biliyor. Onlara sordum.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Görüştüğüm şahsiyetler bazen biribirinden ayrı şeyler anlattılar. Sonraki mülahazaları mümkün mertebe o günün manevi ve temiz atmosferine taşımadım, bunu bilerek yaptım. Herkesin bildiği bir-iki sıkıntı hariç medar-ı bahs de etmedim.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3] [/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Zübeyir Abi’nin devlet ricaline yazdığı mektuplardan[/B] [B]bahsediliyor. Neler bunlar?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Zübeyir ağabey çok yönlü bir insan. Dershane hizmetlerinden tutun da, cemiyet hayatına, siyasi akışa, Risale-i Nur ile ilgili davalara, gazeteye ve hatta bir kardeşin maddi ihtiyacına varana kadar her meseleyle ilgili. İhata dairesi ve şefkat kucağı çok geniş. Onun şefkat dünyasına herkes sığınabiliyor. Onun için siyasi de olsa aleyhinde konuşan kimseyi görmedim. Siyasi olayları yakinen takip ediyor. Şiddetle menfuru olan şey din adına siyaset yapmaktı. Bunu Üstad’dan ders alıyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Üstadımız gibi siyasilere, Başbakan’a ve ilgili bütün mercilere mektuplar yazıyor. Bunların bir kısmı neşredildi. Bende çok mektuplarının fotokopisi var. Çok cevval bir kişilik... Herkese ve her yere sürekli olarak mektup yazıyor. Zübeyir Ağabey, çok velud bir zihin, Allah vergisi kabiliyet ve hizmetle yoğrulmuş bir Üstad yadigarı. Yani Risalelerde çizilen Nurculuk tariflerinin bütün alamet-i farikalarını Zübeyir Ağabey üstünde taşıyor. Tek kelime ile abidevi bir şahsiyet.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Genel olarak bu mektuplarında nelerden bahsetmiş,[/B] [B]dikkatinizi çeken bir durum var mı?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3] [/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Siyasilere yazdığı mektuplarında günlük, siyasi ve aktüel meselelerden direk haberdar olduğu ve bu meselelerle ilgili ikazlarda bulunduğu görülüyor. Mesela MGK’da cereyan eden konuşmalar, mecliste yapılan tartışmalar ve hatta siyasi partilerin olaylara karşı tutumlarına varıncaya kadar her şeyden haberdar. Dini ve Nurculuğu alakadar eden her meselede ilgili mercileri ve birinci derecede sorumluları ikaz ediyor. Mektupların mahiyeti bu merkezde...[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Zübeyir Ağabey’in dahili ve hizmete taalluk eden yönleri ve mektupları da hiç şüphesiz çok önemli. Bu yöndeki mektupları ötekilerinden çok daha fazla... Binlerce kişiye farklı zamanlarda hizmetlerle ilgili mektuplar yazıyor. Başkasının önemsiz ve küçük diye addedebileceği konular aslında Zübeyir Ağabey’in bütün dünyasını meşgul etmiştir. Genç bir insanın Üstad’ı tanıması, Risale-i Nur okuması veya hizmete kazandırılması onun için dünyalara bedeldi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]O’nda farklı bulduğunuz, sizi etkileyen en belirgin[/B] [B]yönü/yönleri ne idi?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3] [/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=black]Sadakati beni çok etkiliyor. Bu yöndeki ahvali yüreğimi hep derinden etkiler.[/COLOR] Her adımında o sadakatinin izlerini görürsünüz. Kırılmaz Nurculuk çizgisi var. Hayatın ağır şeraiti onu yıldırmıyor. Ben onu “Cemaatın şeref sembolü bir şahsiyet” olarak görüyorum. Nurculuğun cemaate dönüşmesinde onun inanılmaz çabası var. Birliğin muhafazasında inanılmaz gayreti var. Üstad’ın makamını ve şahsiyet-i maneviyesini müdrik bir algı mertebesi var. Bunun gereğini ayni ile yerine getiren sarsılmaz bir “Nurcu” portresi… Sadece sadakati değil, fedakarlığı, kahramanlığı, sebatı, metaneti, hele Risale-i Nur’un meslek ve meşrebindeki ısrarı… Bunların her birisi ötekisini gölgede bırakabilecek şiddette. Dolayısı ile hepsinin sentezi bir kişilik olduğu için bir vasfını ötekisine tercih edemiyorum.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Risale-i Nur’un yayılmasında sizce[/B] [B]ne gibi katkıları olmuştur?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Risale-i Nur’un neşir sürecinde belli bir tarihten sonraki her adımında Zübeyir Ağabey’i görürsünüz. Elle yazılma ve yayılma süreci zaten ayrı bir destan ve Zübeyir Ağabey o safhada yok. Barla, Kastamonu, Eskişehir ve Denizli hayatı dahil, Zübeyir Ağabey’i göremezsiniz. Zübeyir Ağabey’in sürece girişi Üstad’ın Emirdağ’a birinci sürgünüdür. Ondan sonra hem elle yazılarak yapılan neşrin hem de 1957 sonrası matbaalardaki tab sürecinin her safhasında Üstadımızdan sonra Zübeyir Ağabey’in birinci derecede katkısı var. Biliyorsunuz Üstadımız hayatta iken Külliyatın 14. Şua ve Emirdağ-II hariç hepsi aynen neşrediliyor. Çok az olan bu kısmın neşrine de Üstadımızın ömrü yetmiyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Üstadımızın vefatı ile başlayıp Zübeyir Ağabey’in vefatına kadar devam eden sürede ikinci defa külliyatın tamamı eksiksiz olarak basılıyor. Bazı mülahazalardan ötürü neşredilmeyen küçük parçalar bahsimiz haricidir. Münafikun bahsi, Vehhabilik meselesi, Münazarat’ın baş sayfaları gibi. Şu anda hemen hemen neşredilmeyen kalmadı gibi. Üstadımızın tensib etmediği mektuplar ve lahikalar yine bahsimiz haricidir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bu arada yayılma sadece basma safhası olarak algılanmamalı, basılan kitapların Anadolu ve alem-i İslam’a yayılması ikinci önemli bir sacayaktır. Bu noktada Zübeyir Ağabey’in çok büyük emeği var. Tutulan depolar, taşınma şekilleri, formaların tashihi ve pazarlama ağı hepsi ayrı safha. Ne destanlar yazıldı. Keşke levh-i mahfuz açılsaydı da o ağabeylerin çilesini dünya gözü ile görebilseydik. Bunların hepsi 27 Mayıs karabulutunun gölgesinde yapılıyor. Hepsine ne mutlu, şerefli destanlarının önünde saygı ile eğiliyoruz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Risale-i Nuru anlama ve[/B] [B]yaşaması sizce nasıldı?[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3] [/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Zübeyir Ağabey çok müdakkik bir şahsiyet. Anlama algısına ait latifeleri çok açık. Bütün bunlarla beraber Risaleleri anlamak için daha genç yaşta iken gösterdiği ısrarlı gayret onu önemli bir noktaya taşıyor. Eyüp Ekmekci Abiye yaptığı çok önemli bir itirafı var; günde 14 saat Risale-i Nur okumak üzerine… Ayrıca anlamak için aynı sayfayı 40 defa okuması ayrı bir enteresan durum. Bunun emsali var mı bilmiyorum.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ayrıca çok Risale okumak, bilmek, anlamak ve güzelce anlatmak marifet olmasa gerek. “İlimle âmil olmak” kudsi nebevi tarifle; ihlasın alamet-i farikasıdır, yani ihlasın olmazsa olmazıdır. Bu bize hayati bir parametre olmalı. Üstad’ın “ihlas-ı tam” ifadesi Zübeyir Ağabey’in notlarında çok yer alır. İhlas gerçeği, Zübeyir Ağabey’in hayatının direğidir. [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][IMG]http://img122.imageshack.us/img122/8018/1948afyon1ul5.jpg[/IMG] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=3]Bir gününü nasıl değerlendirirdi?[/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Zübeyir Ağabey’in Üstad ve Risale-i Nur’u tanıdıktan sonraki hayatı çok farklıdır. Bütün hayatını Risale-i Nur hizmetine göre programlamıştı. Mesela Üstad’ı ziyaret ettikten sonraki günlük programına bakıldığında sürekli gece yarısından itibaren ayakta ve hizmet başında olduğu görülür. Cevşen, evrad ve ezkârdan sonra sabah namazı, akabinde 11:30’a kadar Risale-i Nur okur. Çok az dinlenmek onun hayat şiarıdır. İş hayatında artakalan bütün zamanlar yine hizmete aittir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Üstad’ın hizmetine girdikten sonraki hayatı hiç şüphesiz çok daha farklıdır. Kendi tabiri ile “Bütün hayatı merdiven inip çıkmakla geçiyor” Yemek, içmek, dinlenmek onun için lükstür. Düşünebiliyor musunuz, yumurta kırıp pişirmeye vakti olmadığı için, yumurtanın bir tarafını kırarak olduğu gibi içiyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Üstad’a hizmet etmek gerçekten sabır ister, yürek ister. Çünkü onun enerjisine cevap vermenin bedeli kendi hayatını feda etmektir. Bunu Zübeyir Ağabey yapıyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]O Üstad’ın her ahvalini takip edebilen ve imtihanı şerefle bitiren bir şahsiyettir. Son nefesinde bile Üstad’ın yanındadır. Kendi hayatının son nefesi yine Risale-i Nur hizmeti ile hitam bulmuştur. Bu çok az faniye nasip olmuş büyük bir şereftir. Rabbim bizi şeffaatlerine nail etsin. Kendisini, rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Zübeyir Gündüzalp
Zübeyir Gündüzalp okuduğunu yaşayan biriydi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst