Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Zühd
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Yeltegiyan" data-source="post: 6852" data-attributes="member: 3"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">ZÜHD</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">İşte Gerçek!</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Ayaklarına tas bağlanmış bir kuş ne kadar uçabilir? Kendisi kadar bir taşı kaldırabilir mi?</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Rabbimiz bizi sınamayı diledi. Bunun için de bizi dünyaya gönderdi. Dünyayı cazip kıldı. Bize de dünyadan gözünü ayıramayacak şehvetler</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>koydu. Etrafımızı her biri imtihan olan nesnelerle donattı. Ne yapacağımızı, hangimizin ‘daha güzel amel’ yapacağını görmek istedi. Kuş olup cennete uçmamız gerekiyor. Dünya ise, bir noktadan sonra uçmamıza engel... Ondan ihtiyacımız kadar yararlanıp gerisini</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>bırakmamız gerekiyor. Öyle bir imtihan ki o, terk edip, atsan kaybediyorsun. İlgilenip bağlansan yine kaybediyorsun. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>ilaç gibi; gereği kadar alman şart. Aldığını da eritmen şart. Keskin bir çizgi üzerindeyiz: Dünya ve dünyalığa kendini kaptırmadan, ondan yararlanmanın</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>yollarını kullanmak gerekmektedir. Allah’ın dostları bu sırrı anladılar. Dünyayı</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>kendilerine esir ettiler. Tuzağa düşenler ise ona esir oldular. Zühd, bu sırrın adıdır. Kulluk için gerektiği kadarıyla dünya nimetlerinden</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>yararlanıp ona kul olmamak… </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz. Gencimiz de yaşlımız da o hırsla yaşıyor. ‘Şu kadar yeter!’ sözü kimsenin ağzından çıkmıyor. Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>feda edebiliyorlar. Hani dünya bir kişiye çok, iki kişiye az derlerdi ya, adeta öyle. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, insanın bu hırsını şu sözüyle bize açıklamaktadır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>“Âdemoğlunun bir vadi malı olsa ikincisini</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>ister. İki vadisi olsa üçüncüsünü ister.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Âdemoğlunun ağzını topraktan başkası</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>doldurmaz. Allah, tevbe edenin tevbesini</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>kabul eder.” Buhari, 6439</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Bu bizim insan olarak gerçeğimizdir. Bu gerçeğe takılmadan, kulluk yapmak durumundayız. En zirvedeki hedefimiz zühd içinde yaşayabilmektir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Zühde eremeyenimiz de haramlardan kaçınarak ve israfa değmeden yaşayabilmelidir. Nihai hedefimiz zühddür. Örnek gördüğümüz kimselerin üzerinde en çok parlayan değer zühd değeridir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">Zühd Tenezzülsüzlüktür</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Önce harama tenezzül etmemekle başlar süreç. Mümin harama ve harama götüren şeylere yanaşmaz. Bu zühdün farz olan bölümüdür. İmanın zedelenmeden canlı kalabilmesinin yolu budur. Daha sonra şüpheli şeylere tenezzül etmeme seviyesi gelir. Şüphenin ağırlığına göre</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>mümin şüpheden uzak kalmakla da mükelleftir. Yaygın bir şüpheden kaçmak farz, biraz düşüğünden vacip, daha aşağısından da müstahab olarak görülür. Mübah olan şeylerde zühd ise bir seviye meselesidir. Allah’ın mübah bıraktığı işlerde herhangi bir yasak elbette yoktur. Ancak her yük, kuşun uçmasını en azından zorlaştıran bir engel olduğuna göre, cennete uçuşu engelleyen</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>şeyleri en asgariye indirmek esas olmalıdır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Allah’a koşulan yolda, yorulmayı çabuklaştırabilecek yüklerden kaçınmak esastır. Mübah, yasak değildir; ama yüktür. Gereği kadar ve zararsızı</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>alınmalıdır ki yolda sıkıntı oluşturmasın. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Boş söz ve boş gözlerde tenezzülsüzlük bir zühd türüdür. Soruda zühd en can alıcı noktalardandır. Mümini ilgilendirmeyen, her biri için yeni bir meşgale çıkacak olan sorular zühd çerçevesi içine alınmalıdır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Övgüde zühd zorunlu olabilir. Överken ve övülmeyi beklerken zühd kuralını isletmek uhrevi kazanç kaynağıdır. Övülmeye tenezzül etmemek, överken çizgilere dikkat etmek, dünyaya ve dünya varlığına, izafi değerlere takılmamak işaretidir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Ve en büyük zühd, zühdü gizleyebilmektir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">Ölçü:</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Zühd, eli boş olanın hamd etmesi değildir. Bilakis, eli dolu olanın namazı cemaatle kılmayı ihmal etmemesi, sılayırahimi koparmaması, infak etmesidir. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Zühd sefaletin adı değildir. Tenezzülsüzlüğün, esir olmamanın adıdır. Zühd, bu kadarı yeter deyip, emekli olmanın da adı değildir. Daha çok kazanıp, daha çok infak etmek için çalısmanın adıdır. Ashab, bir günlük yiyecek bulunan, kimi zaman onun bile bulunmadığı mutfakların yanı başında gecelerken, dünyanın en zengin ülkelerini fethetmislerdi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>İran’ın hazineleri Medine’ye taşındığında da Ömer’in cübbesinde yamalar vardı.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Karınlarını doyurdular; ama obur olmadılar. Bulduklarına saldırmadılar. İhtiyaç için alış veriş yaptılar</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">Yanlış Anlayışlar</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">1-</span> Zühdün belirli bir yemek çeşidini yemek, muayyen bir kıyafeti giymek, belirli bir semtte oturmak, ucuz yerden alış veriş yapmak olarak anlaşılması yanlıştır. Asıl zühd, haramlardan ve şüphelilerden kaçınmak, helal ve mübah olanlarda boğulmamaktır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>İnsanî kimliğini eritmemek, işe ve aşa köle olmamaktır. Dünyada yaşamak; ama</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>ahirete yararı olmayan şeylerle uğraşmamaktır. Çalışıp kazanan ve kazandığıyla Allah yolunda harcayan, ailesini kimseye muhtaç olmadan yaşatan hayırlı olanı yapandır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">2-</span> Sadece kaçınmak, şüpheliden uzak kalmak gibi bir anlayışla yetinip asıl kimliğini öne çıkarmamak da yanlıştır. Haram işlememekle yetinmeyip, farzların hakkın vermek esastır. Şüphelilerden kaçınırken sünnetleri de ihya etmek esastır. Mübahlara mesafeli durmakla yetinmeyip onları Allah yolunda kullanmak en güzelidir. Müslüman kuru bir kimlik iddiasında olan insan değildir; o, içi doldurulmus, güzel gösterilmiş bir davanın mensubudur. Bu çerçeveden bir kesit olarak, iş beğenmeyip, çalışmadan yaşamak,</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>buna da iş ortamlarının İslamî olmayışını gerekçe göstermek kabul edilebilir</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>bir zühd anlayışı olamaz.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">3- </span>Zühd cahilin işi değildir. Cahil kaş yaparken göz çıkarmaya mahkûmdur. İmama kızdığı için camiye gitmeyenin çelişkisi gibi bir çelişkiye düşmeden yaşanabilecek bir zühd hayatı, Kur’an ve sünnet bilgisi ile dolu</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>olmaya bağlıdır. Aksi durumda bir yapıp</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>iki bozan bir ise girisilmiş olur. Zühd, bizim</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>uygun gördüklerimiz değil, dinin istedikleri</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>etrafında olmalıdır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">4- </span>Zühd, Allah rızası ve ahiret emeli ile olduğu</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>zaman bir değer ifade eder. Mesela, şehir</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>hayatından bıkan birinin köyüne dönerek,</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>orada şehir hayatına göre nisbeten daha mütevazı</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>bir hayat yaşamasının adı zühd olamaz.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Ama köye dönüş, gözü haramdan korumak</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>gibi bir maksada dayalı olsaydı ve</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>şehirdeki asil görevlerde bir boşluk doğurmasaydı</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>bu zühd olabilirdi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">5- </span>Zühd bir sakınca doğurduğunda da zühd değildir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Tedavi olmaya üşenen veya malını</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>tedavi için bile harcayamayacak kadar cimri</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>olan birinin, ‘zaten üç günlük dünya, bize</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>cennet lazım’ gibi bir söz sarf etmesi, yaptığının</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>zühd olduğunu göstermez. Zühd tembelliğe</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>ve cimriliğe kılıf olamaz.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: Red">Zühd Nasıl Kazanılır?</span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Zühd, Allah’ın kuluna bir lütfûdur süphesiz. O, dilediğine dilediğini verir. Ama kul da gayret eder ve üzerine düşeni yaparsa, Allah’ın vermesi kolaylaşır.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Özü, sağlam bir iman ve o imanı Kitap-Sünnet</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>bilgisiyle yoğurmaya dayalı olan üç şey, zühdü elde etmeye yardımcıdır:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>- Dünyanın bir gölgeden ibaret olduğunu, en uzun kalanın bile ahiret hayatına göre ölçmeye değmeyecek kadar az kalıp gitmiş olacağına inanmak. Bu inanca destek olabilecek olaylardan, ölümlerden, servetlerini sayamadan çekip gidenlerden ibret alabilmek.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>- Her şeyin tam olacağı tek yerin ahiret yurdu olacağını, orada bütün lezzetlerin tam ve sonsuz olacağına, oradakilere hiçbir şeyin feda edilemeyeceğine inanmak.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>- Zühd yolunu tercih etmesi halinde hiçbir zararı olmayacağına, Allah’ın yazdığından bir fazla veya eksiğinin ona gelmeyeceğine inanmak.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Bu üç gerçeğe, dolu dolu inanabilmek, felsefesini değil özünü yaşamak. Zühd yoluna iyi bir adımla giriş yapmaktır. Bunun esası da, özlü bir Kur’an ve sünnet bilgisi ile donanmış olmaktır.</strong></span></span> ALınTı</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Yeltegiyan, post: 6852, member: 3"] [FONT="Comic Sans MS"][SIZE="4"][B][COLOR="red"]ZÜHD[/COLOR] [COLOR="red"]İşte Gerçek![/COLOR] Ayaklarına tas bağlanmış bir kuş ne kadar uçabilir? Kendisi kadar bir taşı kaldırabilir mi? Rabbimiz bizi sınamayı diledi. Bunun için de bizi dünyaya gönderdi. Dünyayı cazip kıldı. Bize de dünyadan gözünü ayıramayacak şehvetler koydu. Etrafımızı her biri imtihan olan nesnelerle donattı. Ne yapacağımızı, hangimizin ‘daha güzel amel’ yapacağını görmek istedi. Kuş olup cennete uçmamız gerekiyor. Dünya ise, bir noktadan sonra uçmamıza engel... Ondan ihtiyacımız kadar yararlanıp gerisini bırakmamız gerekiyor. Öyle bir imtihan ki o, terk edip, atsan kaybediyorsun. İlgilenip bağlansan yine kaybediyorsun. ilaç gibi; gereği kadar alman şart. Aldığını da eritmen şart. Keskin bir çizgi üzerindeyiz: Dünya ve dünyalığa kendini kaptırmadan, ondan yararlanmanın yollarını kullanmak gerekmektedir. Allah’ın dostları bu sırrı anladılar. Dünyayı kendilerine esir ettiler. Tuzağa düşenler ise ona esir oldular. Zühd, bu sırrın adıdır. Kulluk için gerektiği kadarıyla dünya nimetlerinden yararlanıp ona kul olmamak… Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz. Gencimiz de yaşlımız da o hırsla yaşıyor. ‘Şu kadar yeter!’ sözü kimsenin ağzından çıkmıyor. Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. Hani dünya bir kişiye çok, iki kişiye az derlerdi ya, adeta öyle. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, insanın bu hırsını şu sözüyle bize açıklamaktadır. “Âdemoğlunun bir vadi malı olsa ikincisini ister. İki vadisi olsa üçüncüsünü ister. Âdemoğlunun ağzını topraktan başkası doldurmaz. Allah, tevbe edenin tevbesini kabul eder.” Buhari, 6439 Bu bizim insan olarak gerçeğimizdir. Bu gerçeğe takılmadan, kulluk yapmak durumundayız. En zirvedeki hedefimiz zühd içinde yaşayabilmektir. Zühde eremeyenimiz de haramlardan kaçınarak ve israfa değmeden yaşayabilmelidir. Nihai hedefimiz zühddür. Örnek gördüğümüz kimselerin üzerinde en çok parlayan değer zühd değeridir. [COLOR="red"]Zühd Tenezzülsüzlüktür[/COLOR] Önce harama tenezzül etmemekle başlar süreç. Mümin harama ve harama götüren şeylere yanaşmaz. Bu zühdün farz olan bölümüdür. İmanın zedelenmeden canlı kalabilmesinin yolu budur. Daha sonra şüpheli şeylere tenezzül etmeme seviyesi gelir. Şüphenin ağırlığına göre mümin şüpheden uzak kalmakla da mükelleftir. Yaygın bir şüpheden kaçmak farz, biraz düşüğünden vacip, daha aşağısından da müstahab olarak görülür. Mübah olan şeylerde zühd ise bir seviye meselesidir. Allah’ın mübah bıraktığı işlerde herhangi bir yasak elbette yoktur. Ancak her yük, kuşun uçmasını en azından zorlaştıran bir engel olduğuna göre, cennete uçuşu engelleyen şeyleri en asgariye indirmek esas olmalıdır. Allah’a koşulan yolda, yorulmayı çabuklaştırabilecek yüklerden kaçınmak esastır. Mübah, yasak değildir; ama yüktür. Gereği kadar ve zararsızı alınmalıdır ki yolda sıkıntı oluşturmasın. Boş söz ve boş gözlerde tenezzülsüzlük bir zühd türüdür. Soruda zühd en can alıcı noktalardandır. Mümini ilgilendirmeyen, her biri için yeni bir meşgale çıkacak olan sorular zühd çerçevesi içine alınmalıdır. Övgüde zühd zorunlu olabilir. Överken ve övülmeyi beklerken zühd kuralını isletmek uhrevi kazanç kaynağıdır. Övülmeye tenezzül etmemek, överken çizgilere dikkat etmek, dünyaya ve dünya varlığına, izafi değerlere takılmamak işaretidir. Ve en büyük zühd, zühdü gizleyebilmektir. [COLOR="red"]Ölçü:[/COLOR] Zühd, eli boş olanın hamd etmesi değildir. Bilakis, eli dolu olanın namazı cemaatle kılmayı ihmal etmemesi, sılayırahimi koparmaması, infak etmesidir. Zühd sefaletin adı değildir. Tenezzülsüzlüğün, esir olmamanın adıdır. Zühd, bu kadarı yeter deyip, emekli olmanın da adı değildir. Daha çok kazanıp, daha çok infak etmek için çalısmanın adıdır. Ashab, bir günlük yiyecek bulunan, kimi zaman onun bile bulunmadığı mutfakların yanı başında gecelerken, dünyanın en zengin ülkelerini fethetmislerdi. İran’ın hazineleri Medine’ye taşındığında da Ömer’in cübbesinde yamalar vardı. Karınlarını doyurdular; ama obur olmadılar. Bulduklarına saldırmadılar. İhtiyaç için alış veriş yaptılar [COLOR="red"] Yanlış Anlayışlar[/COLOR] [COLOR="red"]1-[/COLOR] Zühdün belirli bir yemek çeşidini yemek, muayyen bir kıyafeti giymek, belirli bir semtte oturmak, ucuz yerden alış veriş yapmak olarak anlaşılması yanlıştır. Asıl zühd, haramlardan ve şüphelilerden kaçınmak, helal ve mübah olanlarda boğulmamaktır. İnsanî kimliğini eritmemek, işe ve aşa köle olmamaktır. Dünyada yaşamak; ama ahirete yararı olmayan şeylerle uğraşmamaktır. Çalışıp kazanan ve kazandığıyla Allah yolunda harcayan, ailesini kimseye muhtaç olmadan yaşatan hayırlı olanı yapandır. [COLOR="red"]2-[/COLOR] Sadece kaçınmak, şüpheliden uzak kalmak gibi bir anlayışla yetinip asıl kimliğini öne çıkarmamak da yanlıştır. Haram işlememekle yetinmeyip, farzların hakkın vermek esastır. Şüphelilerden kaçınırken sünnetleri de ihya etmek esastır. Mübahlara mesafeli durmakla yetinmeyip onları Allah yolunda kullanmak en güzelidir. Müslüman kuru bir kimlik iddiasında olan insan değildir; o, içi doldurulmus, güzel gösterilmiş bir davanın mensubudur. Bu çerçeveden bir kesit olarak, iş beğenmeyip, çalışmadan yaşamak, buna da iş ortamlarının İslamî olmayışını gerekçe göstermek kabul edilebilir bir zühd anlayışı olamaz. [COLOR="red"]3- [/COLOR]Zühd cahilin işi değildir. Cahil kaş yaparken göz çıkarmaya mahkûmdur. İmama kızdığı için camiye gitmeyenin çelişkisi gibi bir çelişkiye düşmeden yaşanabilecek bir zühd hayatı, Kur’an ve sünnet bilgisi ile dolu olmaya bağlıdır. Aksi durumda bir yapıp iki bozan bir ise girisilmiş olur. Zühd, bizim uygun gördüklerimiz değil, dinin istedikleri etrafında olmalıdır. [COLOR="red"]4- [/COLOR]Zühd, Allah rızası ve ahiret emeli ile olduğu zaman bir değer ifade eder. Mesela, şehir hayatından bıkan birinin köyüne dönerek, orada şehir hayatına göre nisbeten daha mütevazı bir hayat yaşamasının adı zühd olamaz. Ama köye dönüş, gözü haramdan korumak gibi bir maksada dayalı olsaydı ve şehirdeki asil görevlerde bir boşluk doğurmasaydı bu zühd olabilirdi. [COLOR="red"]5- [/COLOR]Zühd bir sakınca doğurduğunda da zühd değildir. Tedavi olmaya üşenen veya malını tedavi için bile harcayamayacak kadar cimri olan birinin, ‘zaten üç günlük dünya, bize cennet lazım’ gibi bir söz sarf etmesi, yaptığının zühd olduğunu göstermez. Zühd tembelliğe ve cimriliğe kılıf olamaz. [COLOR="Red"]Zühd Nasıl Kazanılır?[/COLOR] Zühd, Allah’ın kuluna bir lütfûdur süphesiz. O, dilediğine dilediğini verir. Ama kul da gayret eder ve üzerine düşeni yaparsa, Allah’ın vermesi kolaylaşır. Özü, sağlam bir iman ve o imanı Kitap-Sünnet bilgisiyle yoğurmaya dayalı olan üç şey, zühdü elde etmeye yardımcıdır: - Dünyanın bir gölgeden ibaret olduğunu, en uzun kalanın bile ahiret hayatına göre ölçmeye değmeyecek kadar az kalıp gitmiş olacağına inanmak. Bu inanca destek olabilecek olaylardan, ölümlerden, servetlerini sayamadan çekip gidenlerden ibret alabilmek. - Her şeyin tam olacağı tek yerin ahiret yurdu olacağını, orada bütün lezzetlerin tam ve sonsuz olacağına, oradakilere hiçbir şeyin feda edilemeyeceğine inanmak. - Zühd yolunu tercih etmesi halinde hiçbir zararı olmayacağına, Allah’ın yazdığından bir fazla veya eksiğinin ona gelmeyeceğine inanmak. Bu üç gerçeğe, dolu dolu inanabilmek, felsefesini değil özünü yaşamak. Zühd yoluna iyi bir adımla giriş yapmaktır. Bunun esası da, özlü bir Kur’an ve sünnet bilgisi ile donanmış olmaktır.[/B][/SIZE][/FONT] ALınTı [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Zühd
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst