• Bu konu 21 yanıt içerir, 16 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 23)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640800
    Anonim

      “Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür/Sana göl gibi gelen, O çöl diyorsa çöldür.” ‘Neden’siz, ‘niçin’siz Rabb’in her türlü emir ve yasağına âmennâ diyen bir mü’min portresi bu.
      Üstad Necip Fazıl’a ait. İşte bu portre içinde kendine yer bulan, imanı bu seviyede olan bir Müslüman için domuz etinin haramlığını kabulde hiçbir problem yoktur. Şöyle düşünür o insan; Allah hayvanî gıdalardan koyun, keçi, inek, tavuk, hindi, horoz vs. vs. saymaya dursam sayamayacağım kadar nimetleri ihsan buyurmuş, “Helal. Buyur ye, senin istifaden için yarattım.” demiş. “Ama bunlardan bir tanesini sana haram kılıyorum, zinhar yaklaşma ve etini yeme!” emrini vermiş. Şimdi ben hak etmediğim bu lütuflar karşısında oturup şükredeceğim yerde, neden onu da helal kılmadın der, bu yasak emrini küstahça sorgulamaya kalkarsam, hatta o emri dinlemez, onu da yemeye çalışırsam, tek kelime ile nankörlük etmiş olurum. Bu yasak emrinin hiçbir hikmeti, sebebi, faydası olmasa da bana düşen itaat etmektir. Çünkü kulluğun gerekçesi Allah’ın emridir. Mükafatı Allah’ın rızasıdır, cennettir, Cemalullah’ı seyretmektir ve ahirette verilecektir. Kaldı ki Allah abes iş işlemekten münezzehtir, ben, biz, insanlık bilmesek de mutlaka bunun insanlığa faydası söz konusudur.”
      Evet, “Rabb’in emir ve yasakları karşısında boynum kıldan ince” diyen bir akıl, imanla dolu bir kalb böyle düşünür. Ama bu demek değildir ki yasaklama emrinin hikmeti araştırılmasın! Kur’an’ın ifadesiyle “ala basiretin” imanı merkeze alan, ferdî hürriyeti dini kabulde esas kılan İslam’ın elbette bu ve benzeri konularda yol açıcı, ufuk gösterici, kalble beraber zihnî ve fikrî tatmin ve ikna edici izahları vardır.
      Hikmet adına iki ayrı açıdan bakılabilir bu meseleye. Bir; bilim. İlmî tahliller, laboratuvar tetkikleri vs. Bunlar, ilmin ilerlemesine paralel olarak devirden devire değişebilecek sübjektif bilgilerdir. Sübjektif; çünkü ilmin nihaî ve mutlak bilgiye ulaşması imkansızdır. İlme, ilmî düşünceye, ilmî tetkiklere dayalı ‘dün doğru, bugün yanlış’ denilen yüzlerce-binlerce meselenin olduğu bilinen bir gerçektir; hem de aynı ağızlar tarafından söylenmiştir üç-beş sene ara ile. Ön kabullerin, şartlanmışlıkların, iman ve imansızlık eksenindeki ideolojik yaklaşımların, dünya hayatına yönelik maddi menfaatlerin mezkur ilmî çalışmaları sübjektif kılmasındaki rolü de inkar edilemez. Allah’a iman eden bir insanın laboratuvarda yaptığı çalışmadan elde ettiği sonuç ile inkar edenin elde ettiği sonuç siyah-beyaz ölçüsünde yüzde yüz farklı olabilmektedir. Bunları gördükten sonra, sıradan bir vatandaş olarak söz gelimi benim, ilmî çalışma sonuçlarına objektif vasfını vermem oldukça zor. Bu yoktur anlamını taşımaz; ama domuzun haramlığı gibi son tahlilde imanî bir mevzuda ortaya konulacak çalışmanın, çerçevesini çizmeye çalıştığımız karede yer alacağından kimsenin şüphesi olmamalı. Nitekim şu ana kadar yapılan çalışma sonuçları bizi bu görüşümüzde doğrulamaktadır.
      İki; din. Dinî açıdan yapılacak ta’lil ile yasağın maksad ve gayesini araştıracak, Murâd-ı İlahi’yi anlamaya gayret edeceğiz. Bu bağlamda müracaat edeceğimiz ilk saha hüsün-kubuh’tur. Yakın geçmişte Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın resmî sitesinde yer alan zina-flört bağlantısı/ilişkisi ekseninde başında yapılan tartışmalarda çok sık kullanılan kavramlarla ifade edecek olursak “iyi, güzel, doğru, çirkin” demektir hüsün-kubuh. Emir ve nehiylerin hikmetlerinin araştırılması esnasında ilk dönemlerden itibaren kelamcı ve fıkıhçıların genelde kullandıkları kavramlardır bunlar. Burada anahtar rolü oynayan iki şey var; akıl ve eşyanın tabiatı. Bir misalle zina; zatında doğru, iyi, güzel bir fiil midir yoksa yanlış, kötü ve çirkin midir? Akıl bunu bütün öğe ve unsurları ile kavrayabilir mi? Eğer cevap evet ise ve akıl da buna iyi, güzel dediyse, bütün İlahi dinlerin yasak emrini ve buna bağlı olarak zinaya verdikleri yanlış ve kötü hükmünü nasıl değerlendireceğiz? Domuz için aynı yaklaşım geçerli.
      Ahmet KURUCAN(ZAMAN)

      #698379
      Anonim

        ahmet kurucan abi tavşanlılı biliyormusunuz mihrimah ALLAH sizdende onlardanda razı olsun.

        #698384
        Anonim

          Sahabe-i Kiram efendilerimiz o kadar derinden iman etmişlerdi ki her anları Allahı ve dinini anlamak içindi. Bunda okadar ifrat derecesine gelmişler ki bazı sahabe efendilerimiz henüz içki haram edilmeden içkiyi aşşağıda yazmış olduğum Nahl Süresinin 66 ve 67 ayetleri nazil olduğunda içkinin Allahın hoşlanmadığı bir rızık olduğunu anlamış ve içkiyi bırakmışlar… Bırakınız nedenini sormayı daha haram edilmeden bile Allaha itaatte ilerdeydiler..

          66. Davarlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarında kan ve dışkı arasından çıkan ve içenlerin boğazından kolaylıkla geçen halis bir sütle sizi besleriz.
          67. Hurmanın meyvesiyle üzümden de hem sarhoş edici bir içki yapar, hem de güzel bir rızık edinirsiniz.(11) Akıl eden bir topluluk için bunda bir âyet vardır.(12)
          (11) Sarhoş edici içki, güzel bir rızıkla tezat halinde anılmakla bunun güzel birşey olmadığı belirtilmiş oluyor ve zihinler daha sonra gelecek içki yasağına hazırlanıyor.
          (12) İlâhî kudret ve hikmet, hurma ile üzüm gibi iki mucize meyveyi hiç beklenmeyecek bir yerden, kızgın güneş altındaki kuru topraktan çıkarmaktadır. Bundan önceki âyette de benzeri bir duruma işaret edilerek, kan ve dışkı ortasından çıkan süte dikkat çekilmiştir.
          (Nahl Süresi)

          Ama nefis isyankar olduğundan bir parca şeytana dost olduğundan terbiye ister bu terbiyeyide iman hakikatleri ile nefsimize nakşedebiliriz..

          #698392
          Anonim
            ARİF;26033 wrote:
            ahmet kurucan abi tavşanlılı biliyormusunuz mihrimah ALLAH sizdende onlardanda razı olsun.

            Amin cümlemizden inş.
            Bilmiyordum abi doğrudur. Ben de Erzurum / Pasinler:D..
            şaka bir yana Ahmet KURUCAN Tavşanlı’dan biliyoruz artık ARİF abiyide http://www.risaleforum.net/blog ‘den….

            #698393
            Anonim

              Allah razı olsun..
              Allahın yarattığında hiçbir sorgulama haddimize değildir. örnek verecek olursam yılanın zehirinden ilaçlar yapılıyor. Bu bahsedilen hayvanı haram kıldı ise itaat edeceğiz.. Şükürler olsun. Bize olmasa da; Kainata yada bir kısmi faydası olduğunu düşünmeden edemiyorum..

              #698398
              Anonim

                mihrimah kardeşim yanlış düşünüyorsam düzeltin lütfen..

                #698399
                Anonim
                  Gül-i İkra;26066 wrote:
                  mihrimah kardeşim yanlış düşünüyorsam düzeltin lütfen..

                  Estf kardeş düzeltmek haddime değil. Fikirlerimizi paylaşır istişare ederiz inş.
                  Nezdimce biraz daha derine inince faydası vardır bu canlının. Aslında insana da vardır. Mesela bana çok var. Ben ondan ürktüğüm için çok utanıyorum kendimden çünkü bir günah işlediğimi hissettiğimde o kadar ürkmüyorum, onu gördüğüm anda ki gibi kalbim çarpmıyor. Koşar adımlarla ondan uzaklaştığım gibi günahtan uzaklaşmıyorum. Bir defasında ayağıma dokunmuştu bu canlı, bir an aklımı oynatacağımı zannettim ve olayı yaşadım yere ayak basmadım. Oysa ki günah batağına değil uzaklaşmak, hergün yürüyorum daldıkça dalıyorum.
                  Bazen ne işe yarar diye düşündüğümüz canlının mutkala yaratılışının bir hikmet-i vucudu vardır. Biz sebepler dairesinde bilemeyiz ama vardır. Geçenlerde gazetede okudum Çanakkale’de bir köyü yılanlar basmış. Uzmanlar nedenini araştırmışlar vardıkları sonuç; kene yüzünden tarlalar ilaçlanmış,bütün börtü böcek, fare vs. ölmüş ve yılanlar da yiyecek için köye inmişler. Belki çok basit gibi görünüyor ama doğal dengenin bir ispatıdır bu. Rabbim nasıl bir denge kurmuş değil mi? Neler neler oluyor, bizim dışımızda kaç tane dünya var ama biz bunların farkında bile değiliz. Her canlının kendi türünde bir dünyası var hepsi görevini yerine getiriyor sadece insan görevini yerine getirmiyor. Zariyat 51/56 yaetlerinde buyurmuş ki RABBİMİZ: Ben cinleri ve insanları sırf beni mabud tanıyıp yalnız Bana ibadet etsinler diye yarattım.
                  Burada Allah, Allah’tan başka nesneleri şerik sayan insanları ve cinleri uyararak ” Ben onları başkalarına kulluk etsinler diye değil,Bana ibadet etsinler diye yarattım.” buyuruyor.Bütün kainatı yarattığı halde onlardan sadece ikisinin ele alınmasının sebebi şudur: Kainattaki bütün varlıklar Allah’a itaat ve ibadet içindedirler.

                  http://www.risaleforum.net/blog/allaha_iman/4432-allaha_imanin_anlami/
                  Zamanınız olduğunda bu linke göz atmanızı öneririm. inş. selam ve dua ile..

                  #727621
                  Anonim

                    Domuz eti niçin haramdır?
                    CEVAP
                    Bir şeyin helal veya haram olması, Allah’ın emrine tabidir. Allah bir şeye “helal” derse helal, “haram” derse haram olur. Yani din bir imtihandır, insanlara yapılan bir tekliftir. Cenab-ı Hak, cennete layık bir duruma getirmek için, insanları imtihana tabi tutuyor. Bu sebeple, bazı emir ve yasaklar koymuştur. Esas olan da bu emir ve yasaklara uymaktır. Bu prensiplerin gerek insanın şahsi hayatına, gerekse cemiyet hayatına pek çok faydaları vardır. Dolayısıyla bunlar, emir ve yasağa daha şuurlu olarak riayet etmemizi sağlıyor. Dinimizin yasakladığı hususlardan birisi de, domuz etidir. Bu yasaklamanın, pek çok hikmeti vardır. Biz, burada sadece birkaçına işaret etmeğe çalışacağız.
                    Zehirli Maddeler
                    Domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde, bu yağ kana geçer. Böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ; atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalb infarktüsüne sebep olur. Ayrıca, domuz yağ içerisinde “sutoksin” denilen zehirli maddeler mevcuttur. Vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atılması için, lenf bezlerinin fazla çalışmaları icap eder. Bu durum, bilhassa çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi seklinde kendini gösterir. Hasta çocuğun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek, adeta domuza benzer. Bu sebeple, bu hastalığa “domuz hastalığı” (skrofuloz) adı verilir. Hastalığın ilerlemesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlanarak şişer. Ateş yükselir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.
                    Fazla Miktarda Kükürt
                    Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu, kükürt yönünden çok zengindir. Bu sayede, vücuda fazla miktarda kükürt alınmış olur. Bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara yol açar. Domuz eti devamlı yenirse, vücuttaki sert kıkırdak maddesinin yerini, domuzdan geçen sümüksü bağ dokusu alır. Bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlığına tahammül edemeyerek altında ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. Domuz eti yiyenlerin elleri pelteleşir, yağ tabakaları teşekkül eder. Mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve hareketsiz olur. Bazı futbolcular bu sebeple mesleklerinden olmuşlardır.
                    Aşırı Büyüme
                    Domuzda büyüme hormonu da çok fazladır. Doğduğu zaman birkaçyüz gram olan domuz yavrusu, altı ayda yüz kiloya (!) erişir. Bu kadar süratli gelişme, büyüme hormonunun fazlalığı sebebiyledir. Domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu, vücutta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. Burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir şekilde büyümesine ve vücudun yağlanmasına sebep olur. Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. Nitekim domuz kesim işiyle uğraşanlar, erkek domuzların belli bir yaştan sonra kansere yakalandıklarını ifade ederler.
                    Deri Hastalıkları
                    Domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kaşıntı hissi uyandırır. Ekzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabî deri hastalıklarına zemin hazırlar. Bu maddeler ayrıca; kan çıbanı, apandisit, safra yolları hastalıkları, toplar ve damar iltihapları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini artırır. Bu sebeple doktorlar, kalb hastalarına domuz eti yememelerini tavsiye ederler.
                    Bir Hatıra
                    Alman hekimi Prof. Dr. Reckeweg “Domuz Eti ve İnsan Sağlığı” adlı eserinde bir hatırasını şöyle anlatır: “Tedavi maksadıyla bir çiftçi ailesinin biraz sapa yörede bulunan çiftliğine gitmiştim. Babada müzmin antroz (dejeneratif eklem hastalığı) ve kalça eklemi iltihabı vardı. Ayrıca karaciğerinden de rahatsızdı. Annenin bacaklarında varis ve eziyet verici kaşıntısı olan ekzama vardı. Ailenin kızları ise, kalp yetmezliği ve romatizmadan rahatsız idi. En sağlıklıları görünmesine rağmen oğulları da anjin sonrası kalp yetmezliğinden ve kan çıbanından müşteki idi. Evin öbür kızı ise müzmin bronşitten muzdarip idi. Oğullarından bir diğeri de, “domuz kıllanması” ve müzmin plörite yakalanmış olup, devamlı tekrar eden fistül ifrazatından rahatsız idi.
                    Yukarıda sakinlerinin hastalıklarından uzun uzadıya bahsettiğim çiftlik evinde muayene sırasında garip bir olaya şahit oldum. Ailenin arasında iri cüsseli bir domuz hiç istifini bozmadan aşağı doğru sarkan kalın bir ağaç dalına abanarak sırtını kaşıyordu. Hastalara “Oradaki domuzu görüyor musunuz?
                    Onun kaşınmasına ve iltihaplara yol açan maddeleri, etiyle beraber siz de
                    yiyorsunuz. İşte bu maddeler, sizdeki hastalıkların yegane sebebidir.” dedim.
                    Yukarıda kendilerinden bahsettiğim, Kara Ormanlar havalisinde oturan benzeri çiftlik sahiplerinden verdiğim nasihati dinleyenler, domuz eti yemekten vazgeçerek hastalıklarının çoğundan kurtuldular. Şimdi o çiftliklerin etrafındaki otlaklarda İslam ülkelerinde olduğu gibi küçük koyun sürüleri yayılıyor.”
                    Domuz Eti Ve Trişin
                    Domuz eti ile insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de Trişin [oku: Trischin] hastalığıdır. Domuzlar bu hastalığı trişinli fare yemek veya trişinli domuz eti ile beslenmekle alırlar. Fakat Trişin domuzlarda ağır bir hastalık yapmaz. Halbuki insanlarda, çok tehlikeli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir. Domuz etiyle alınan Trişin kurtçuklar, mide ve bağırsak yoluyla kana geçer. Böylece de, bütün vücuda yayılırlar. Trişin kurtçukları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. Çiğneme, konuşma ve yutma adalelerinde felçler meydana getirirler. Yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. Bazı ağır vakalar, ölümle sonuçlanır. Bu hastalığın en kötü tarafıysa, kesin bir tedavi şeklinin olmamasıdır. Trişin hastalığı, bilhassa Avrupa ülkelerinde yaygındır. Sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen,
                    İsveç, İngiltere ve Polonya’da Trişin salgınları görülmektedir. Yurdumuzdaysa, yerli Hıristiyanların dışında Trişin hastalığı görülmemiştir.
                    Gıdalar Ve İnsan Mizacı
                    İnsan ve hayvanlar, yedikleri gıdaların az-çok tesirinde kalırlar. Mesela kedi, köpek, arslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarsa daha uysal ve yumuşak huylu oldukları malumdur. Bu durumda, insanlar için de geçerlidir. Nebati gıdalarla beslenenlerin, genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı oldukları tesbit edilmiştir. Domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. Domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskançlık hissinin zayıfladığı veya dumura uğradığı gözlenmiştir. Fransız filozoflarından Savorin de beslenmenin mizaç üzerindeki bu tesirine çok önem vererek, “Bana ne yediğini söyle, senin ne olduğunu haber vereyim.” demiştir.
                    Helaller İhtiyaca Yeter
                    Yüce Rabbimiz, istifademiz için pek çok gıda yaratmıştır. Bunun yanında, bazı zararlı şeylerin yenip içilmesini yasaklamıştır. Çünkü O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Kullarına, taşıyamayacakları yükleri vermez. Emir ve yasakları, insanların rahatlıkla altından kalkabilecekleri şeylerdir. Acaba insan içki içmeyince, domuz eti yemeyince ne kaybeder?

                    alıntı

                    #727662
                    Anonim
                      Yeltegiyan;95247 wrote:
                      Helaller İhtiyaca Yeter
                      Yüce Rabbimiz, istifademiz için pek çok gıda yaratmıştır. Bunun yanında, bazı zararlı şeylerin yenip içilmesini yasaklamıştır. Çünkü O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Kullarına, taşıyamayacakları yükleri vermez. Emir ve yasakları, insanların rahatlıkla altından kalkabilecekleri şeylerdir. Acaba insan içki içmeyince, domuz eti yemeyince ne kaybeder?

                      alıntı

                      yiyenlerle birebir ayni ortamdayim kirikkaleli alevi bir arkadasim var cocuguna dahi yediyor soruyorum hadi kendin yiyorsun neden cocuga yediyorsun …
                      diyor yesin bir sey olmaz
                      diyorum neden …luksunuzmu domuz eti yemek ? yedirmek ..
                      diyor niye yemesin acikla yedirmeyim
                      diyorsun sutoksin zehirli madde var aciklanmis zararlari
                      neden avrupa ulkelerinde bagirsak, fazla kilo vs ler cogunlukta

                      diyor onceden yemezdim ne zaman avrupaya geldim baktim
                      arastirma ,bilim burda tibbin en iyisi burda

                      eee zararli olsa neden bunlar yesinki :023:

                      o zaman diyorsun lukse devam …onalr icin birer luks olmus yenmesi yemeyeni ise yobaz olarak goruyorlar
                      napalim yobazim :021: yobaz olmayada devam :048:

                      paylasim guzeldi yeltegiyan tesekkurler

                      aciklamalar super
                      artik bunu okuduktan sonrada devam ederse kendi bilecegi …

                      #727663
                      Anonim

                        açıklama kadar başına taş düşsün deseydin Husran abla olmaz mıydı:p

                        Fıkıh usülünde şöyle denilir: “Hükümler hikmetlere değil illetlere bağlıdır.”

                        “Domuz eti haramdır.” hükmünün illeti Allahın yasak kılması, hikmeti ise domuzun necisliği, en pis şeyleri bile yemesidir (kullanılmış pansuman bezlerini dahi yediği söylenmektedir.)

                        Eğer hükümler hikmetlere bağlı olsa, bir domuz en temiz gıdalarla beslendiğinde etinin de helal olması gerekirdi.

                        sorularla risale-i nur

                        #727667
                        Anonim
                          Sergerdan;95341 wrote:
                          açıklama kadar başına taş düşsün deseydin Husran abla olmaz mıydı:p

                          sergerdan abicim demezmiyim dedim :011: hatta seni sergerdan abime havele ediyorum da dedim ama nafile:005: korkmuyor
                          hersey benim elimde (hasa)Allah bile bana karisamaz diyor :dft008:
                          diyorum elbette senin cuzi iraden senin elinde Allah c.c sana bana vermis oldugu okyanusta damla niteligindeki irade
                          ama hakkin nihayetsiz iradesi senin elinde degil

                          sen istersin 5. kata cikmayi istedigin kata cikmak icin basarsin asaonsor dugmesine ondan sonra makina islemini yapar

                          bu esinden ayrildi dedim o zaman ayrilmayida sen istedin dedi evet ben istedim evlendim ben istedim ayrildim Allah in hicbir fonksiyonu yokki bunda peki dedim

                          kenidisi rahatsizdi dedim sen istedin o zaman bu hastaligi hastalik gel vucuduma gir diye oda geldi girdi senide baya bir zorluyor
                          isteyipte cikarsana niye cekiyorsun bunca aciyi ? neden cikaramiyorsun aci cekmek hosunami gidiyor tamam dedi konusma

                          iyide konusmam icin yanimda domuz eti yedin ve yedirdin cocuguna
                          sirf beni kizdirmak icin
                          hadi beni bosver uzuleyim

                          yaradan i uzdun seytani sevindirdin

                          simdi ise bana sus diyorsun ,,bense susmam diyorum madem istiyorsun her sey sen isteyince oluyor hadi susturda goreyim …
                          eh bu husran susarmi sizce
                          :005:

                          #722506
                          Anonim

                            Domuzun derisi de necistir

                            Sual: Bazıları, “Domuzun sadece eti haramdır, yağı, derisi ve gerisi haram değildir, ayrıca, (Hayvan derisi dabağlanınca temiz olur) hadisine istinaden domuzun derisi dabağlanınca temiz olur, elbise, kemer, cüzdan yapılabilir, derisi üzerinde namaz kılınabilir” diyorlar. Domuzun derisi dabağlansa da temiz olmaz mı?
                            CEVAP
                            Domuzun sadece eti pis, yağı, derisi ve gerisi temiz olur mu? Âyet-i kerimede (Domuzun idrarı necis) diye bir ifade yok diye, domuzun idrarı da temiz mi kabul edilir? Bu tür iddiaları din düşmanları yapmaktadır.

                            Domuzun her şeyi haramdır, derisi dabağlansa da temiz olmaz. Genelde her şeyin bir istisnası olur. İstisnalar kaideyi bozmaz. Birkaç örnek verelim:

                            1-
                            Bütün mucizeler mahluktur ama, istisna olarak Kur’an-ı kerim, mahluk olmayan mucizedir.

                            2-
                            Herkes bir ana babadan dünyaya gelir, ama Hazret-i Âdem ana babasız dünyaya gelmiştir.

                            3-
                            Hazret-i İsa da babasız yaratılmıştır.

                            4- Âyet-i kerimede Cehennemde kâfirlerin azaplarının hiç hafiflemeyeceği bildiriliyor. Ancak Ebu Leheb, Resulullah efendimizin dünyaya geldiğini müjdeleyen cariyesini sevincinden dolayı azat etmişti. Bunun için, her yıl, o gece, azabı hafifler.

                            5-
                            Kur’an-ı kerimde (Meyte ve kan size haram kılındı) buyuruluyor. (Maide 3)
                            Meyte kesilmeden öldürülen hayvan demektir. Hadis-i şerifte,
                            (Size iki meyte ve iki kan helal kılındı. İki meyte balıkla çekirgedir, iki kan ise, karaciğerle dalaktır) buyuruldu. (İbni Mace)

                            Demek ki boğazından kesilmediği halde balık ve bir kan olduğu halde dalak yenir.

                            6-
                            Kadınla erkek yan yana cemaatle namaz kılsa erkeğin namazı bozulur. Ama Kâbe’de bozulmaz. Bu Kâbe’ye mahsus istisnadır.

                            7-
                            Müslüman ve fakir olmak şartı ile öğrenciye zekat verilir. Zengin öğrencilerden biri istisnadır.
                            Cami-ul-fetava’da bildirilen hadis-i şerifte, (İlim öğrenmekte olanın kırk yıllık nafakası olsa da, buna zekat vermek caizdir) buyuruldu. (Redd-ül muhtar)

                            8-
                            Müslüman kadın saç ve kollarını açamaz. Cariye bundan müstesnadır; ona haram değildir.

                            9-
                            Köpekler, ahirette toprak olacaklardır. İstisna olarak Kıtmir isimli köpek Cennete girecektir.

                            10- Herkes miras hakkına sahiptir. Ancak kâfir ise miras alamaz. Bir hadis-i şerif meali:
                            ([Çok yakını olsa da] Müslüman kâfire, kâfir de müslümana mirasçı olamaz.) [Buhari] (Mesela gayri müslim bir kadının kocası Müslüman ise miras alamaz. Müslüman bir babanın oğlu, mürted olsa, miras hakkına sahip olamaz.

                            Bunlar birer istisna olduğu gibi, dabağlanan deriler temiz olmasına rağmen domuz derisi istisnadır. Din kitaplarında deniyor ki:

                            Domuz, yılan, fare ve insan derisi dabağlanmakla temiz olmaz. (Redd-ül muhtar)

                            Domuz ve yılan derisi, dabağlansa da temiz olmaz. (Halebi, Hidaye, Hindiyye)

                            İmam-ı a’zam, “Domuz derisi dabağlansa da temiz olmaz” dedi. (Mizan-ül-kübra)

                            Yılan derisi ile domuz derisi dabağlanmakla temiz olmaz. (Mezahib-il Erbea)

                            Hınzırın [domuzun] derisi dabağlanmakla temiz olmaz. (Nimet-i İslam)

                            Şafii’de, köpek ve domuz derileri dabağlanmakla temiz olmaz. (Misbah-un-necat)

                            Domuz derisi dabağlanmakla temiz olmaz. (Büyük İslam İlmihali)

                            Zeydiye fırkasına mensup mezhepsiz Şevkani, (Domuz derisi de dabağlanınca temiz olur) diyorsa da, onun sözü Ehl-i sünnet Müslümanları için senet olamaz.

                            #727712
                            Anonim

                              Haram olduğu için 🙂

                              Bir ehli iman hınzır niçin haramdır diyebilir mi ?
                              Hınzır niçin haramdır diye kim diyebilir ?

                              #727760
                              Anonim

                                Deccal :033:

                                Deccacil in yaninda su ve ates bulunur onun ates dedigi su ,,,su dedigi atestir diye haber verir kudsi nebi

                                birde entellektuel alanda cesur ve kendisiyle barisik deniliyor bunlara yasadigi, ekmegini yedigi ulkenin insanina ,inancina ,itiyadina demedigini birakmayan

                                Allah in dini hakkinda agzina geleni soyleyen aklini ve iradesini nefsin eline teslim edenlere ise kahraman payesi veriliyor

                                cilginlar gibi eylenmek varken neden zorda kalayim sende basvur hayattan zevk al diyen var
                                sen dersenki ben basvurmam boyle mutlu ve huzurluyum o zamanda yabanisin onlarin gozunde
                                eger arsizliga tavan yaparsan yaptigini Allah a karsi ,dine karsi ,dindara karsi ayaklarini basa , basini ayaklar altina alirsan sende kahramansin :010:

                                bize boyle kahramanlik lazim degil
                                biz atese ates,,, suya su,,, harama haram,,,helale helal,, zinaya haram,, HAKKA HAK diyecegiz

                                Ve’s-selâmu alâ meni’t-tebea’l-hüdâ!

                                Ve’l-melâmu alâ meni’t-tebea’l-heva!

                                #727777
                                Anonim
                                  TaLHa;95424 wrote:
                                  Haram olduğu için 🙂

                                  Bir ehli iman hınzır niçin haramdır diyebilir mi ?
                                  Hınzır niçin haramdır diye kim diyebilir ?

                                  bir ehl-i iman demez cünkü;

                                  Bir şeyin helal veya haram olması, Allah’ın emrine tabidir. Allah bir şeye “helal” derse helal, “haram” derse haram olur……

                                  gayr-ı müslim der….
                                  ama ona cevap olsun diye ehl-i iman da sorar ve cevabını hem imanen hem tıbben hem aklen verir….:003:



                                  Allah ıslah etsin nefisleri….

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 23)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.