• Bu konu 7 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #647279
    Anonim

      Muhabbetin esbabı olan iyilikler, muhabbet gibi nurdur;

      sirayet ve in’ikâs etmek, şe’nidir.

      Ve ondandır ki, “Dostun dostu dosttur” sözü

      durub-u emsal sırasına geçmiştir.

      Hem onun içindir ki,

      Bir göz hatırı için çok gözler sevilir” sözü

      umumun lisanında gezer.

      Mektubat | Yirmi İkinci Mektup | 255

      #720807
      Anonim

        Hüzün ise, iki kısımdır:

        Ya fakdü’l-ahbabdan gelir,

        yani ahbabsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki,

        dalâletâlûd, tabiatperest, gafletpîşe olan

        medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür.

        İkinci hüzün, firâkü’l-ahbabdan gelir.

        Yani ahbab var; firâkında müştâkâne bir hüzün verir.

        İşte şu hüzün, hidâyetedâ, nurefşân Kur’ân’ın verdiği hüzündür.

        Sözler | Yirmi Beşinci Söz | 375

        #720808
        Anonim

          b635.gif b635.gifb635.gif-2- sırrınca,

          Dost dostuyla beraber Cennette bulunacaktır.

          Sözler | Yirmi Sekizinci Söz | 460

          2- Hadîs-i şerif: Buhârî, Edeb: 96; Müslim, Birr: 165; Tirmizî, Zühd: 50; Dârimî, Rikak: 71.

          #720809
          Anonim

            Eskide iki ciddî âhiret kardeşleri varmış.

            Biri hasta düşer; ötekisi ziyaretine gitti.

            Dua eder, hasta iyi olmaz.

            Öyleyse sen kalk, ben yatacağım” demiş.

            Hasta kalkmış, onun yerine hasta olarak yatmış.

            Her neyse… Demek Şeyh Mustafa ile kardeşliğimiz ciddîleşmiş ki,

            ben hastalığına dua ettim, kabul olmadı.

            Fakat birkaç gün devamı mukadder olan hastalığının bir parçası bana verildi.

            İnşaallah ona bir parça hiffet gelmiştir.

            Barla Lâhikası – 137

            #720810
            Anonim

              Hem, dost ve ahbab ise,

              eğer onlar İmân ve amel-i sâlih sebebiyle

              Cenâb-ı Hakkın dostları iseler,

              El-hubbu Fillâh” -1- sırrınca, o muhabbet dahi Hakka âittir.

              Sözler | Otuz İkinci Söz | 584

              #720811
              Anonim

                Ahbablara muhabbetin ise, mâdem lillâh içindir;

                o ahbabların firâkları, hattâ ölümleri,

                sohbetinize ve uhuvvetinize mâni olmadığı için,

                o mânevî muhabbet ve ruhânî irtibattan istifade edersin.

                Ve mülâkât lezzeti dâimî olur.

                Lillâh için olmazsa, bir günlük mülâkât lezzeti, yüz günlük firâk elemini netice verir.

                Sözler | Otuz İkinci Söz | 588

                #720812
                Anonim

                  Dünyada, “Elhubbu fillâh” -2- hükmünce,

                  sâlih ahbablara muhabbetin neticesi,

                  Cennette, b792.gif-3- ile tâbir edilen,

                  karşı karşıya kurulmuş Cennet iskemlelerinde oturup

                  hoş, şirin, güzel, tatlı bir sûrette dünya mâceralarını

                  ve kadîm olan hâtırâtlarını birbirine nakledip eğlendirmeleri sûretinde,

                  firâksız, sâfî bir muhabbet ve sohbet sûretinde,

                  ahbablarıyla görüştüreceği, Kur’ân’ın nassıyla sabittir.


                  Sözler | Otuz İkinci Söz | 591

                  2- Allah için sevmek. (Feyzü’l-Kadîr, 2:28, hadîs no: 1241.)

                  3- Karşılıklı tahtlarda kardeş kardeş otururlar. (Hicr Sûresi: 47.)

                  #720813
                  Anonim

                    Fakat o kulak, küfürle tıkandığı zaman,

                    o leziz, manevi, yüksek savtlardan mahrum kalır.

                    Ve o lezzetleri iras eden avazlar,

                    matem seslerine inkılap eder.

                    Kalbde, o ulvi hüzünler yerine, ahbabın fıkdanıyla

                    ebedi yetimlikler,

                    malikin ademiyle nihayetsiz vahşetler ve sonsuz gurbetler hasıl olur.

                    İşaratül-İcaz | Hurûf-u Mukattat | 72

                    #720814
                    Anonim

                      İnsan, hattâ yavrulu hayvanat dahi,

                      akrabasının ve evlâdının ve ahbabının

                      lezzetleriyle ve saadetleriyle lezzetlenir, bir cihette mes’ud olur.

                      Şualar | On Birinci Şuâ | 207

                    9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.