- Bu konu 19 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Nisan 2009: 15:30 #651854
Anonim
Selamün Aleyküm.Kabul Buyurur musun EFENDİM….Ben Sana Yüreğimi Sunuyorum Ey YAR…
Nabzimda..Adını Soluyan Nefeslerimle..
Dermansız..Bahtıma Ağlarken..Her Bahar..
Sana Sevdamı Sunuyorum…Hüzünlerimle…


Ben Sana Yetimliğimi Sunuyorum..En Sevgili…
Yetim Bırakmayacağını Beni…Bile Bile…
Alevler Kuşatmış Bak!! Hasret Kokan Gurbetimi..
Sana Ömrümü Sunuyorum..Efendim..Seve Seve…


Ben Sana Selamımı Sunuyorum…Can Nebi…
Sana Çarpan Yüreğimden..Senin Yüreğine..
Kırık Gönlümde Büyüyen Sevdanla Ayaktayım Şimdi…
Sana Aşkı Sunuyorum..Can Efendim..Tüm Hücrelerimle…



Kabul Buyurur musun EFENDİM….
Kim ALLAH’ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse
(bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz ALLAH’ın tarafını tutanlardır.
(Maide 55,56)
7 Nisan 2009: 15:30 #737915Anonim
YOLLARINA GULLER DOSESEK….
Gel Efendim, dostluguna muhtaciz; umutsuz ve caresiz birakma caresizlerini.
Gel yeter ki, hakkimizda verilecek her hukme razi olalim.
Gel ey, bitir bitmeyen hasretini icimizde!..
Gel ey, onsuz mutluluk bulamadigimiz!..
Gel ey, kendisine lâyik olamadigimiz!..

Gel benim Efendim, bir kez olsun dokun yuregime, yuregime dokun bir kez olsun…
Yuregim kaniyor efendim, kaniyor yuregim!..
Ciglik cigliga beseriyet, cignenmis reyhanlar misali hep seni ariyor. Uyandir, zindanlara koydugumuz Yusufî sevdalarimizi efendim! Uyandir, bahtini uftadelerinin!..
“Esselatu vesselamu aleyke Ya ResulAllah “
.

İLLE DE BİR TOKAT MI, YEMELİSİN ENSENE ?
ÖLÜM SANA GELMEDEN, SEN KENDİNE GELSENE7 Nisan 2009: 15:31 #737917Anonim
GÜLLERİN SULTANISIN

Sevdim seni bir kere sonsuza dek bırakmam
Her mevsim çiçek açan güllerin sultânısın
Sökülmez çivi çaktım yüreğimden çıkarmam
En güzel koku saçan güllerin sultanısınSünnetlerin olmazsa ömrümüz boşa gider
Hadislerin kandildir birer ışıklı fener
Yıldız olan sahâben şaşırana hep rehber
Dertliye derman olan güllerin sultânısınHabîbimin aşkından bülbüller figan eder
Âşıkların yüzüne seher rüzgârı eser
Zikirle beslenenler gece gündüz Allah der
Ruhlara sevda koyan güllerin sultanısınDilimizde salevât mübarek adın güzel
Ne olursun rüyâma ümmetim diyerek gel
Şu fânî ömrüm bitip vakit gelince ecel
Bize şefaat sunan güllerin sultanısın._________________
[FONT=Courier New, Courier, mono]KaBiLe KaRşI HaBiL´leR NeRdE [/FONT]
[FONT=Courier New, Courier, mono]FiRaVuNu BoĞaCAk KıZıL dEnİz NeRdE [/FONT]
[FONT=Courier New, Courier, mono]EbReHe´NiN SoNu EbAbİl´LeR NerDe [/FONT]
[FONT=Courier New, Courier, mono]Bi´ HaBeR VeRin DosTlAr Bi´ HaBeR VeRiN[/FONT]
[FONT=Courier New, Courier, mono]
[/FONT]7 Nisan 2009: 15:32 #737918Anonim
Peygamberimi efendimizin (s.a.v) izindeyiz

Peygamberimi efendimizin (s.a.v) izindeyiz
Gordugumuz bir cirkinligi elimizle, beceremiyorsak
dilimizle, bu imkana sahip degilsek kalbimizle
duzeltmemiz vazifemizdir. Fakat kalbiyle duzeltmek
imanda alt mertebedir.Gökte
melekler
aglarken,
Yerde;
Efendimize (s.a.v) e karsi yapilan saygisizlik ve
edebsizlige karsi
haykiran ümmet
nerdeBilesiniz ki kiyamet; Rasulullahin nuru kalkinca
kopacak. Danimarka kendi kiyametini hazirladi. Bu
edepsizlige eliyle, diliyle karsi gelmeyenler o
kiyametten nasibini alacak. Onlarin halini mahserde
gorur gibiyim. Cehennem azabindan, atesten kurtulmak
icin Efendimize(s.a.v) nasil yalvardiklarini, gorur
gibiyim. Yalniz beni uzen tarafi muslumanlarin
kayitsiz kalmasi. Kayitsiz kalan muslumanlar, nasil,
Ruz-i mahserde Rasulullahin yuzune bakacaklar. Bu
edepsizlige karsi gelmeyen nasil Peygamber asigiyim
diyebilecek. Ruz-i mahserde Peygamber efendimiz(s.a.v)
ummetim diye sahiplenecek mi?Bir dusunun ki, esiniz, cocugunuz, sevdiginize bir
kotu soz soylense, haksizlik edilse; bu sizin ofkenizi
celbeder, o kisiyi ve o yeri yakip yikmaz misiniz?
Uhud’da Peygamber Efendimiz in(s.a.v) disi yere
dusseydi, Allah orayi helak ederdi. Bunun icin o gune
kadar ki en hizli inisle indi Cebrail.Bu edepsizlik Allah’in gazabini celbetmiyor mu? Onun
ugruna yarattigi alemleri yine Onun ugruna helak etmez
mi? Ve ayetinde bildirdigi gibi, o gazaptan
korkmaliyiz ki indigi zaman icimizde sadece zalimleri
bulmaz.
Korkuyormuyuz?Bizler eger ki Rasulullah’a ümmet diyorsak. Ona
tabiyiz diyorsak, kesinlikle bu cirkinlige kars; hic
bir sey yapamasak bile en azian bir mail atarak
tepkimizi dile getirmemiz gerekiyor. Bu tepkiyi
gosterelim ki yari Ruz-i mahserde Rasullaha karsi
yuzumuz olsun.Rasulullah Efendimiz son hutbesinde buyuruyor ki:
Kim, benim giyabimda bana tabi olursa,benden sonra
kiamete kadar benden ona selam olsun. Bizim bu selami
alabilmemiz icin ona yapilan bütün cirkinlere
elimizle dilimizle, gerekirse canimizla, malimizla,
evlatlarimizla karsi gelmemiz lazimki o selami
alabilelim.Allah in selami üzerine olsun ey Peygamber Asiklari
7 Nisan 2009: 15:33 #737919Anonim
RESULÜM
Dün gece rüyamda Cemalin gördüm
Yüzüne bu canim kurban RESULÜM
Basimi oksayip yüzüme güldün
Eline bu canim kurban RESULÜM
Mübarek göysüne basim dayadim
Simsiki sarilip kokun kokladim
Gül yüzünü ben kalbime sakladim
Kokuna bu canim kurban RESULÜM
Gözümden bir damla hirkana düstü
Anlamadim hala bu nasil isti
Içime hasretin köz olup düstü
Yoluna bucanim kurban RESULÜM
Israfil sag degil düsünden beri
Kesseler boynumu dönemem geri
Eller deli desin ister serseri
Yoluna bu canim kurban RESULÜM
7 Nisan 2009: 15:34 #737920Anonim
..:: MÜJDE ::..
Muhammed’im bir baskadir,
Can O’nun askina vardir.
Sevenleri bagislanir,
Can Muhammed’im geliyor…Refref’e emri duyurun,
Sizler de emrime uyun,
Deyin, Efendim buyurun,
Can Muhammed’im geliyor…Hos geldin arsima kulum!
Sana en çok Ben yakinim…
Ismini ismimle yazdim,
Askini askimdan saydim…Müjde verin âlemlere,
Kuldan bagis dileyene,
Ol Muhammed hürmetine,
Gark oldular rahmetime…Ali KOCABAS7 Nisan 2009: 15:34 #737921Anonim
GEL EY MUHAMMET (S.A.V.) BAHARDIR
NAAT

Seccaden kumlardı…
Devirlerden, diyarlardan
Gelip göklerde buluşan
Ezanların vardı!
Mescit mü’min, minber mü’min…
Taşardı kubbelerden Tekbîr,
Dolardı kubbelere “âmin!”

Ve mübarek geceler, dualarımız,
Geri gelmeyen dualardı…
Geceler, ki pırıl pırıl,
Kandillerin yanardı.Kapına gelenler, yâ Muhammed,
-Uzaktan, yakından-
Mü’min döndüler kapından!

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi,
İki dünyada aziz ümmet;
Muhammed ümmetiydi.

Konsun –yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler…
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi…
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi…
Nerde kaldın ey Resûl,
Nerde kaldın ey Nebi?Günler, ne günlerdi, yâ Muhammed,
Çağlar ne çağlardı:
Daha dünyaya gelmeden
Mü’minlerin vardı…
Ve bir gün, ki gaflet
Çöller kadardı,Halîme’nin kucağında
Abdullah’ın yetimi
Âmine’nin emaneti ağlardı.
Hatice’nin goncası,

Aişe’nin gülüydün.
Ümmetinin gözbebeği
Göklerin resûlüydün…Elçi geldin, elçiler gönderdin…
Ruhunu Allah’a,
Elini ümmetine verdin.
Beşiğin, yurdun, yuvan

Mekke’de bunalırsan
Medine’ye göçerdin.
Biz bu dünyadan nereye
Göçelim, yâ Muhammed?Yeryüzünde riyâ, inkâr, hıyanet
Altın devrini yaşıyor…
Diller, sayfalar, satırlar

“Ebu Leheb öldü” diyorlar.
Ebû Leheb ölmedi, yâ Muhammed
Ebû Cehil kıt’alar dolaşıyor!Neler duydu şu dünyada
Mevlidine hayran kulaklarımız;
Ne adlar ezberledi, ey Nebî,
Adına alışkın dudaklarımız!
Artık, yolunu bilmiyor;

Artık, yolunu unuttu
Ayaklarımız!
Kâbe’ne siyahlar
Yakışmamıştır, yâ Muhammed
Bugünkü kadar!Hased gururla savaşta;
Gurur, Kafdağı’nda derebeyi…
Onu da yaralarlar kanadından,

Gelse bir şefkat meleği…
İyiliğin türbesine
Türbedâr oldu iyi.Vicdanlar sakat
Çıkmadan yarına,
İyilikler getir, güzellikler getir
Âdem oğullarına!
Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi Tâif’tir, kimi Hayber’dir…
Fethedemedik, yâ Muhammed,
Senelerdir.
Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi…
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi…
Günahın kursağında
Haramların peteği!
Bayram yaptı yapanlar;
Semâve’yi boşaltıp
Sâve’yi dolduranlar…

Atını hendeklerden -bir atlayışta-
Aşırdı aşıranlar…
Ağlasın Yesrib,
Ağlasın Selman’lar!
Gözleri perdeleyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı…
Yere dökülmeyecekti, ey Nebî,
Yabanların gözünde kalacaktı!
Konsun -yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler…
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!Ne oldu, ey bulut,
Gölgelediğin başlar?
Hatırında mı, ey yol,
Bir aziz yolcuyla
Aşarak dağlar, taşlar,
Kafile kafile, kervan kervan
Şimale giden yoldaşlar!
Uçsuz bucaksız çöllerde,
Yine, izler gelenlerin,
Yollar gideceklerindir.Şu tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil;
Peygamberlerindir, meleklerindir…
Örümcek ne havada,
Ne suda, ne yerdeydi;
Hakkı göremeyen
Gözlerdeydi!
Şu kuytu cinlerin mi;
Perilerin yurdu mu?
Şu yuva -ki, bilinmez-
Kuşları Hüdhüd müdür, güvercin mi, kumru mu?
Kuşlarını, bir sabah,
Medine’ye uçurdu mu?
Ey Abvâ’da yatan ölü,
Bahçende açtı dünyanın
En güzel gülü;
Hâtıran, uyusun çöllerin
Ilık kumlarıyla örtülü!
Dinleyene, hâlâ,
Çöller ses verir;
“Yaleyl!” susar,
Uğultular gelir.
Mersiye okur Uhud,

Kaside söyler Bedir.
Sen de bir hac günü,
Başta Muhammed, yanında Ebû Bekir;
Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü
Destan yap, ey şehir!Ebû Bekir’de nûr, Osman’da nûrlar…
Kureyş uluları, karşılarında
Meydan okuyan bir Ömer bulurlar;
Ali’nin önünde kapılar açılır,
Ali’nin önünde eğilir surlar,
Bedir’de, Uhud’da, Hayber’de
Hakk’ın yiğitleri, şehîd olurlar…
Bir mutlu günde, ki ölüm tatlıydı,
Yerde kalmazdı ruh… kanatlıydı.
Konsun –yine- pervazlara güvercinler
“Hû hû”lara karışsın âminler.
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!
Vicdanlar, sakat çıkmadan,
Yâ Muhammed, yarına;
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Âdem oğullarına!Yüreklerden taşsın
Yine, imanlar!
Itrî, bestelesin Tekbîr’ini;
Evliyâ, okusun Kur’ân’lar!
Ve Kur’ân-ı göz nûruyla çoğaltsın
Kayışzâde Osman’lar
Na’tını Galip yazsın,
Mevlid’ini Süleyman’lar!
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan’lar!
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!
Gel, ey Muhammed, bahardır…
Dudaklar ardında saklı
Âminlerimiz vardır…
Hacdan döner gibi gel;
Mi’râc’dan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!Bulutlar kanat, rüzgâr kanat;
Hızır kanad, Cibril kanad;
Nisan kanad, bahar kanad;
Âyetlerini ezber bilen
Yapraklar kanad…
Açılsın göklerin kapıları,
Açılsın perdeler, kat kat!

Çöllere dökülsün yıldızlar;
Dizilsin yollarına
Yetimler, günahsızlar!
Çöl gecelerinden, yanık
Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilâl-i Habeşî sustuysa
Ezânlarını Dâvûd okusun!Konsun –yine- pervazlara güvercinler,
“Hû hû”lara karışsın âminler…
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!Arif Nihat Asya
7 Nisan 2009: 15:35 #737922Anonim

Ben seni görmeden sevdim

Yorgun gecelerde titreyen bir yetim bir öksüz yüregimde sevdim seni
Ey gönül bahcemde büyüttügüm nazli cicek,
Ey sevdamin adi, askin gercek anlami
Bu hasret, bu gurbet söyle, söyle ne zaman bitecek
Ben seni görmeden sevdim
Yolunu gözledim bir Medine sabahi
Ellerimde güller, güllerki kokunu aldigim, kokunu alip yandigim
yanip yanip agladigim…
Ben seni görmeden sevdim
Gözlerini gözlerime degdir efendim, ellerini ellerime
Sevmeyi senden ögrendim ilkin, sevilmesi gereken herseyi senden
Sefkat seninle mana buldu, buz cöllerini seninle asdim
Ben seni görmeden sevdim
Bahar yüzlü insanlar bildim etrafinda pervane
onlardan biri olmak istedim hep, her emrine amade
Seninle yasamak seninle ölmek,
ama en cok seni seni görmek istedim…
Ben seni görmeden sevdim, konunu aldim güllerde,
Ben seni görmeden sevdim, adini andim yürekte
Sevgili Sevgili en Sevgili!!!!!
7 Nisan 2009: 15:39 #737924Anonim

Nasibim kesildimi yok bilemem.
Sükreder aglarim da hiç gülemem.
Cihan da dost ararim da bulamam,
Yapayalnizim nedeni yok EFENDIM…Kimselere sır verip dert yanamam.
Rızasız bahçenin gülün alamam.
Issiz güçsüz gayri burda duramam,
Nasibimmi kesildi yok, yok EFENDIM..Hal beyan etmeye söylerim destan.
Ham tarlaya ekmeyin tahil bostan.
Erenler ceminde gör mesti mestan,
Gönül huzur ister yok, yok EFENDIM..Hay döne döne zikirler yolunda,
Irsad eyledi Sah üstad Mevlana,
Hosörülü Sadiklarin yaninda,
Mekanmi, Makammi yok, yok EFENDIM..Mevlevi Ikrar Imana varim,
Cahal pazarinda olmadi hiç kârim.
Sürüne yürüye Mevlaya varin,
Sübhan dan baska dost yok, yok EFENDIM..Ask Yunus u alir yere kondurmaz,
Ikrarsiz ask yavan gönül kandirmaz,
Himmet olmayinca umman dalinmaz,
Ariflerde meded, nürvet çok EFENDIM.Aşık Mevlevi
7 Nisan 2009: 15:40 #737925Anonim
Rasulullah Efendimiz son hutbesinde buyuruyor ki:
Kim, benim giyabimda bana tabi olursa,benden sonra
kiamete kadar benden ona selam olsun. Bizim bu selami
alabilmemiz icin ona yapilan bütün cirkinlere
elimizle dilimizle, gerekirse canimizla, malimizla,
evlatlarimizla karsi gelmemiz lazimki o selami
alabilelim.Allah in selami üzerine olsun ey Peygamber Asiklari
7 Nisan 2009: 15:41 #7379267 Nisan 2009: 16:08 #737930Anonim

devranlar geçse de
çiçekler kurusa da
kuşlar bu diyarı terk edip gitse de
hasretim bitmeyecek Ya RasulAllah…
6 Temmuz 2009: 08:59 #749691Anonim
Beni Öksüzlüğümle Bırakma Efendim

Beni Öksüzlüğümle Bırakma EfendimAnnem ve Babam duaya yöneldikleri zaman
Selam sana ey gönüllerin efendisi! – derlerdi,
çocukça bir merakla pencereye koşar
sonra dönüp ‘kimse yok ki, gitmiş’ derdim.

Babam gülümseyince gönlüm genişlerdi
boynuna atılıp’ kim o efendim’? derdim.
Babam seni anlattıkça ruh haleti değişir
kimi zaman hıçkırıklarında boğularak susar
kimi zaman ah keşke görebilseydimlerinde erirdi

Seni sevmiştim efendim babamın anlattıklarında
hayran olmuştum, kopmuştum küçük dünyamdan
yaşadığı sürece babamda…

hep abdestli gördüm babamı
iki rekat namaz kılar, dua eder konuşmadan yatardı
ümidi seni rüyasında görmekmiş efendim
annemden duymuştum.
gördü mü (!) bilmem hiç anlatmadı
anlatmaya zamanı olmadı belki

şimdi ben babamın bıraktığı yerden başlıyorum
umutla yatağa girişte beklerken gelmeni
yüreğimin tıkırtılarında uyuyup kalıyorum
öksüzlüğümün ilk zamanlarında babam gelirdi
gördün mü, geldi mi? diye sorardı yaşlı gözleriyle

gelmedin, gelmiyorsun efendim
babam da ümidini kesti benden, o da gelmiyor artık
öksüzlüğüm gözlerimi kanatıyor
fırtına da kalmış sal gibiyim çatırtılar başladı
sen yalnız bırakmazsın öksüzleri bilirim efendim
ne olur, bir kez gel de bak yetim gözlerime
kokunu gönder, açık kalan yüreğimin camından
selamını gönder sabah ezanlarında; camıma biriken
kırlangıcın tebessümünde tebessümün olsun
öksüzlüğü senden daha iyi bilen olmaz ki

bir tek amcan kalmışken yanında, gitme demiştin ya
bırakıp ta gitmemişti seni öksüzlüğünle
sen de bizi bırakma efendim;
yoksa bu öksüzlük eritecek bedenimi
boynu bükük gezeceğim İstanbul sokaklarında
başı okşanan her çocuğun alaycı tebessümlerinde yıkılacağım
hasretinle yanıp yok olacağım efendim
ne olur! gel artık efendim

Ensar Ceval
6 Temmuz 2009: 08:59 #749692Anonim
Neden akıtmaz oldun gözlerim?
kurudu mu göz pınarların yoksa…
duymadın mı dosta neler oldu?
MEDİNE yasta…!
gönlüm hissetmedin mi yoksa?
CEBRAİL (a.s) artık gelmeyecekmiş,
gökle irtibat koptu koptu artık gönlüm..!
Mescit öksüz Mihrap yönsüz,
EBUBEKİR (a.s) dostsuz,ALİ (a.s) bitkin…
Nere avutur bizi artık söyle gönlüm,
Nere avutur EFENDİM (s.a.v)….
6 Temmuz 2009: 09:01 #749693 -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.




