- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Nisan 2010: 22:54 #661969
Anonim
Fahr-i Kâinat Efendimiz dil edebinin anahtarını veren hadîs-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ اْلاٰخِرِ
فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَسْكُتْ
“Allâh’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!” (Buhârî, Edeb 31, 85, Rikāk 23; Müslim, Îmân, 74, 75)
Edep üzere bir sükût; hayrı ifade etmeyen her türlü sözden, -velev ki doğru, güzel, tatlı olsun- daha hayırlıdır…
hz Mevlana buyuruyor“Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol!”
Yani sükût limanına sığın!
Rasulullah (s.a.v) buyuruyor :
“Allâh’ı unutarak lüzumsuz konuşmalara dalmayın. Çünkü Allâh’ı unutarak yapılan çok konuşmalar kalbi katılaştırır. Allah’tan en uzak olan kimse ise kalbi katı olandır.” (Tirmizî, Zühd, 62/2411)
Sâdî Şîrâzî Hazretleri ne kadar yerinde bir îkazda bulunmaktadır:
“İki şey akıl hafifliğini gösterir: Söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek.”
Başkası konuşurken, bilhassa hutbe ve vaaz esnasında sükût etmek dil ile ilgili âdabdandır. (Ebû Dâvûd, Salât, 209/1051) Mescidler, gereksiz dünya lâkırdılarından uzak durulması gereken, sükûnet ve sükûtun mânevî atmosferiyle daha da feyizlenen nezih mekânlardır. Bu da, mü’minlerin gönüllerinden mekâna akseden İslâm edebidir. Dolayısıyla;
Feyzi bozan lâkırdılar ve kalbi boğan konuşmalar, gerçek ve kâmil mü’minlerden asla sâdır olmaz. Boş ve zararlı kelâm, ancak îman etmemiş garezkâr kimselerin özelliğidir. Nitekim;
Kur’ân-ı Kerim’de Allah Teâlâ, inkârcıların ve şirk ehlinin;
–«Kavl-i zâhir قول ظاهر/ boş sözler»le aldandığını (Ra’d, 33),
–Birbirlerini «zuhrufe’l-kavl زخرف القول / yaldızlı sözler»le aldattıklarını (En’âm, 112),
–Hakikati ikrardan kaçınmak için «kavl-i muhtelif قول مختلف / çelişkili bir söz» üzerinde kaldıklarını (Zâriyât, 8 ),
–Allah yolundan alıkoymak için de «lehve’l-hadîs لهو الاحاديث / oyalayıcı, lâf eğlencesi» satın aldıklarını beyan etmiştir (Lokman, 6).
Bu yaldızlı, oyalayıcı, boş sözlerden sakınmanın en mühim yolu da altın değerindeki sükûttur. Zira Cenâb-ı Hak; mü’minleri;
–Kavl-i sâbit قول ثابت/ sarsılmaz bir sözle sağlamlaştırmıştır (İbrâhim, 27).
Mü’minler o sâbit, sağlam söze münasip olmayan hiçbir söze değer vermezler. Yine âyette buyurulduğu gibi:
“Cahiller onlara lâf attıkları /lâfla sataştıkları zaman; «selâm!» der (geçer)ler.” (Furkān, 63)
Alıntı… -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.