• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #661969
    Anonim

      Fahr-i Kâinat Efendimiz dil edebinin anahtarını veren hadîs-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:
      مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ اْلاٰخِرِ
      فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَسْكُتْ

      “Allâh’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!” (Buhârî, Edeb 31, 85, Rikāk 23; Müslim, Îmân, 74, 75)
      Edep üzere bir sükût; hayrı ifade etmeyen her türlü sözden, -velev ki doğru, güzel, tatlı olsun- daha hayırlıdır…
      hz Mevlana buyuruyor

      “Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol!”
      Yani sükût limanına sığın!
      Rasulullah (s.a.v) buyuruyor :

      “Allâh’ı unutarak lüzumsuz konuşmalara dalmayın. Çünkü Allâh’ı unutarak yapılan çok konuşmalar kalbi katılaştırır. Allah’tan en uzak olan kimse ise kalbi katı olandır.” (Tirmizî, Zühd, 62/2411)
      Sâdî Şîrâzî Hazretleri ne kadar yerinde bir îkazda bulunmaktadır:
      “İki şey akıl hafifliğini gösterir: Söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek.”
      Başkası konuşurken, bilhassa hutbe ve vaaz esnasında sükût etmek dil ile ilgili âdabdandır. (Ebû Dâvûd, Salât, 209/1051) Mescidler, gereksiz dünya lâkırdılarından uzak durulması gereken, sükûnet ve sükûtun mânevî atmosferiyle daha da feyizlenen nezih mekânlardır. Bu da, mü’minlerin gönüllerinden mekâna akseden İslâm edebidir. Dolayısıyla;
      Feyzi bozan lâkırdılar ve kalbi boğan konuşmalar, gerçek ve kâmil mü’minlerden asla sâdır olmaz. Boş ve zararlı kelâm, ancak îman etmemiş garezkâr kimselerin özelliğidir. Nitekim;
      Kur’ân-ı Kerim’de Allah Teâlâ, inkârcıların ve şirk ehlinin;
      –«Kavl-i zâhir قول ظاهر/ boş sözler»le aldandığını (Ra’d, 33),
      –Birbirlerini «zuhrufe’l-kavl زخرف القول / yaldızlı sözler»le aldattıklarını (En’âm, 112),
      –Hakikati ikrardan kaçınmak için «kavl-i muhtelif قول مختلف / çelişkili bir söz» üzerinde kaldıklarını (Zâriyât, 8 ),
      –Allah yolundan alıkoymak için de «lehve’l-hadîs لهو الاحاديث / oyalayıcı, lâf eğlencesi» satın aldıklarını beyan etmiştir (Lokman, 6).
      Bu yaldızlı, oyalayıcı, boş sözlerden sakınmanın en mühim yolu da altın değerindeki sükûttur. Zira Cenâb-ı Hak; mü’minleri;
      –Kavl-i sâbit قول ثابت/ sarsılmaz bir sözle sağlamlaştırmıştır (İbrâhim, 27).
      Mü’minler o sâbit, sağlam söze münasip olmayan hiçbir söze değer vermezler. Yine âyette buyurulduğu gibi:
      “Cahiller onlara lâf attıkları /lâfla sataştıkları zaman; «selâm!» der (geçer)ler.” (Furkān, 63)
      Alıntı…

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.