• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #680336
    Anonim

      İhtilâfın rahmet ve dehşet yönü
      Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
      Necati Bey: “‘Ümmetimin ihtilâfında rahmet vardır’
      hadisini açıklayarak, bu hadis çerçevesinde cemaatî
      ihtilâfı değerlendirir misiniz? Cemaatî ihtilâfın rahmet
      yönü var mıdır?”
      DEHŞETLİ BİR İMTİHAN
      Bir defa; kardeşler arası ihtilâf başlı başına bir imtihan
      konusudur.
      İhtilâfı müspet manada mı kullanıyoruz, yoksa menfi
      manada mı? Önemli olan budur!
      Üstad Bediüzzaman ihtilâfı ikiye ayırıyor: Müsbet
      ihtilâf, menfî ihtilâf!
      Müsbet ihtilâf içinde rahmet olan ihtilâftır! Peygamber
      Efendimiz’in (asm) rahmetle müjdelediği ihtilâf budur!
      Bu ihtilâfı Bediüzzaman şöyle tanımlıyor: “Her biri
      kendi mesleğinin tamir ve revacına sa’y eder.
      Başkasının tahrip ve iptaline değil, belki tekmil ve
      ıslâhına çalışır.”1
      Menfi ihtilâf ise, yakan, yıkan, tahrip eden, bünyeye
      zarar veren; çünkü içinde garaz, kin, haset ve adavet
      barındıran ihtilâftır.
      Menfî ihtilâfı Bediüzzaman şöyle tanımlıyor: “Amma
      menfî ihtilâf ise—ki garazkârâne, adâvetkârâne
      birbirinin tahribine çalışmaktır—hadisin nazarında
      merduttur.”2
      İMTİHANIN ZOR SORULARI
      Menfi ihtilâf, tarafgirlikler meydana getirir.
      Beşeriyet gereği potamızda bulunan kin, adavet ve
      husûmet duygularını şeytan ihtilâf zemininde çabuk ve
      kolay kaşır ve kullanır.
      Nefis tahriklere ve kışkırtmalara çabuk kapılır.
      Dinde haram olan bir sürü facia davranış bu tahrikle
      nezih kalbe sokulur: İtham, gıybet, iftira, gurur, kibir,
      kin, nefret, adavet… vs.
      Eğer iman-ı kâmil sahibi kalp, bu kışkırtmalar
      esnasında uhuvvet gibi, kardeşlik gibi, iman gibi temel
      referanslarına dört elle sarılır ve mü’min kardeşini
      kendi zulmünden korursa nurun alâ nur! İmtihanı
      başarmış olur. Yok; yenik düşerse, imtihanın zor
      soruları başlamış demektir! Bu zor soruları tek tek
      başarmak pek kolay olmaz. Çünkü her biri ayrı bir
      imtihan konusudur. Kırgınlıklar, dargınlıklar, kin ve
      adavet, hukuk ihlâli bu imtihanın sıradan konularıdır.
      Oysa unutmamak lâzımdır ki: Hakta ittifak kaydı ve
      şartıyla, ehakta herkes aynı şeyi düşünmek zorunda
      değildir.
      “EHAK” MUHALEFET KONUSU OLMAMALI
      Ehak’ta (en hak olanda) hiç kimse kendi kanaati
      dolayısıyla kardeşine muhalif olmamalıdır, tesanüdü ve
      birlik beraberliği sarsıcı boyutta ihtilâf çıkarmamalıdır.
      Bediüzzaman, “Hakkı bulduktan sonra ehak için ihtilâfı
      çıkarma”3 diyor. Çünkü ehak için ihtilâf çıkarsa yeni bir
      imtihan dönemi daha başlar: Bu imtihan uhuvveti
      sarsar. İhlâsı zedeler. Tesanüdü bozar. Müfritane
      irtibat yerine; müfritane inşikak meydan alır. Allah için
      sevmek ve Allah için buğz etmek unutulur; kanaati için
      sevmek ve kanaati için buğz etmek devreye girer.
      Bediüzzaman’ın o veciz uyarısıyla: “Elhubbu lillah,
      ve’l-buğzu fillâh ve’l-hükmü lillah olan desâtir-i âliye
      düstur-u harekât olmazsa, nifak ve şikak meydan
      alır.”4 Niza başlar.
      İşte Kur’ân bu noktada ikaz ediyor: “Nizaa düşmeyin
      (çekişip boğuşmayın); sonra cesaretiniz kırılır,
      kuvvetiniz elden gider.” 5
      İHTİLÂFI NECASETTEN ARINDIRMALI
      Oysa müsbet ihtilâfta bu mahzurlar yoktur. Onun için
      müsbet ihtilâfta rahmet bulunur.
      İhtilâfı müsbet hale getirmek ise hiç şüphesiz bizim
      elimizdedir:
      İhtilâfı yukarıda bir kısmı işaret edilen pürüzlerden,
      kirliliklerden, zulümden arındırmak! Yani ihtilâfı,
      necasetten taharete sokmak! İhtilâftaki rahmete
      ulaşmanın başka yolu yoktur!
      İhtilâfta müsbetlik ölçüsü: İhtilâfa rağmen Allah için
      sevmektir! Muhalifiyle boğuşmak yerine; müsbet
      hareket etmektir! Çünkü birbiriyle boğuşunca müsbet
      hareket şansı elden gidiyor.6 Rahmet de kaçıyor!
      Dipnotlar:
      1- Mektubat, s. 259.
      2- Mektubat, s. 259.
      3- Sözler, s. 659.
      4- Mektubat; s. 259.
      5- Enfâl Sûresi: 8:46.
      6- Mektubat, s. 259.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.