- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Temmuz 2013: 23:25 #680336
Anonim
İhtilâfın rahmet ve dehşet yönü
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
Necati Bey: “‘Ümmetimin ihtilâfında rahmet vardır’
hadisini açıklayarak, bu hadis çerçevesinde cemaatî
ihtilâfı değerlendirir misiniz? Cemaatî ihtilâfın rahmet
yönü var mıdır?”
DEHŞETLİ BİR İMTİHAN
Bir defa; kardeşler arası ihtilâf başlı başına bir imtihan
konusudur.
İhtilâfı müspet manada mı kullanıyoruz, yoksa menfi
manada mı? Önemli olan budur!
Üstad Bediüzzaman ihtilâfı ikiye ayırıyor: Müsbet
ihtilâf, menfî ihtilâf!
Müsbet ihtilâf içinde rahmet olan ihtilâftır! Peygamber
Efendimiz’in (asm) rahmetle müjdelediği ihtilâf budur!
Bu ihtilâfı Bediüzzaman şöyle tanımlıyor: “Her biri
kendi mesleğinin tamir ve revacına sa’y eder.
Başkasının tahrip ve iptaline değil, belki tekmil ve
ıslâhına çalışır.”1
Menfi ihtilâf ise, yakan, yıkan, tahrip eden, bünyeye
zarar veren; çünkü içinde garaz, kin, haset ve adavet
barındıran ihtilâftır.
Menfî ihtilâfı Bediüzzaman şöyle tanımlıyor: “Amma
menfî ihtilâf ise—ki garazkârâne, adâvetkârâne
birbirinin tahribine çalışmaktır—hadisin nazarında
merduttur.”2
İMTİHANIN ZOR SORULARI
Menfi ihtilâf, tarafgirlikler meydana getirir.
Beşeriyet gereği potamızda bulunan kin, adavet ve
husûmet duygularını şeytan ihtilâf zemininde çabuk ve
kolay kaşır ve kullanır.
Nefis tahriklere ve kışkırtmalara çabuk kapılır.
Dinde haram olan bir sürü facia davranış bu tahrikle
nezih kalbe sokulur: İtham, gıybet, iftira, gurur, kibir,
kin, nefret, adavet… vs.
Eğer iman-ı kâmil sahibi kalp, bu kışkırtmalar
esnasında uhuvvet gibi, kardeşlik gibi, iman gibi temel
referanslarına dört elle sarılır ve mü’min kardeşini
kendi zulmünden korursa nurun alâ nur! İmtihanı
başarmış olur. Yok; yenik düşerse, imtihanın zor
soruları başlamış demektir! Bu zor soruları tek tek
başarmak pek kolay olmaz. Çünkü her biri ayrı bir
imtihan konusudur. Kırgınlıklar, dargınlıklar, kin ve
adavet, hukuk ihlâli bu imtihanın sıradan konularıdır.
Oysa unutmamak lâzımdır ki: Hakta ittifak kaydı ve
şartıyla, ehakta herkes aynı şeyi düşünmek zorunda
değildir.
“EHAK” MUHALEFET KONUSU OLMAMALI
Ehak’ta (en hak olanda) hiç kimse kendi kanaati
dolayısıyla kardeşine muhalif olmamalıdır, tesanüdü ve
birlik beraberliği sarsıcı boyutta ihtilâf çıkarmamalıdır.
Bediüzzaman, “Hakkı bulduktan sonra ehak için ihtilâfı
çıkarma”3 diyor. Çünkü ehak için ihtilâf çıkarsa yeni bir
imtihan dönemi daha başlar: Bu imtihan uhuvveti
sarsar. İhlâsı zedeler. Tesanüdü bozar. Müfritane
irtibat yerine; müfritane inşikak meydan alır. Allah için
sevmek ve Allah için buğz etmek unutulur; kanaati için
sevmek ve kanaati için buğz etmek devreye girer.
Bediüzzaman’ın o veciz uyarısıyla: “Elhubbu lillah,
ve’l-buğzu fillâh ve’l-hükmü lillah olan desâtir-i âliye
düstur-u harekât olmazsa, nifak ve şikak meydan
alır.”4 Niza başlar.
İşte Kur’ân bu noktada ikaz ediyor: “Nizaa düşmeyin
(çekişip boğuşmayın); sonra cesaretiniz kırılır,
kuvvetiniz elden gider.” 5
İHTİLÂFI NECASETTEN ARINDIRMALI
Oysa müsbet ihtilâfta bu mahzurlar yoktur. Onun için
müsbet ihtilâfta rahmet bulunur.
İhtilâfı müsbet hale getirmek ise hiç şüphesiz bizim
elimizdedir:
İhtilâfı yukarıda bir kısmı işaret edilen pürüzlerden,
kirliliklerden, zulümden arındırmak! Yani ihtilâfı,
necasetten taharete sokmak! İhtilâftaki rahmete
ulaşmanın başka yolu yoktur!
İhtilâfta müsbetlik ölçüsü: İhtilâfa rağmen Allah için
sevmektir! Muhalifiyle boğuşmak yerine; müsbet
hareket etmektir! Çünkü birbiriyle boğuşunca müsbet
hareket şansı elden gidiyor.6 Rahmet de kaçıyor!
Dipnotlar:
1- Mektubat, s. 259.
2- Mektubat, s. 259.
3- Sözler, s. 659.
4- Mektubat; s. 259.
5- Enfâl Sûresi: 8:46.
6- Mektubat, s. 259. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.