- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Eylül 2013: 22:00 #680770
Anonim
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
Şerife Güven: “Şehitler öldüklerinin farkında değiller.
Bu ne demektir? Peki, hiç çocuklarını veya eşlerini,
kardeşlerini özlemezler mi?”
Şehitler Ölü Değildirler
Şehitler ölü değildirler. Onlar hayy’dırlar, hayattadırlar,
diridirler, canlıdırlar; fakat farklı bir boyutta
olduklarından biz onları göremiyoruz, hissedemiyoruz,
onlarla konuşamıyoruz.
Nitekim Kur’ân buyuruyor ki: “Allah yolunda
öldürülenlere “ölüler” demeyin. Onlar diridirler. Ancak
siz bunu hissetmezsiniz.”1
Şehitler ölü olmamakla beraber, daha yüksek bir hayat
boyutuna, Bediüzzaman’ın tasnifine göre dördüncü
tabaka-i hayata2 geçiyorlar. Bu geçiş acı şöyle dursun,
onlara şimdiye kadar tatmadıkları büyük bir haz
vermiştir. Onlar bu yüksek haz ile mest olmuşlardır.
Mahşere kadar bu yüksek hazzı yaşarlar ve tadarlar.
Bu yüksek hazzı tekrar gerçek şekliyle tatmak için
yeniden şehit olmak arzu ederler. Nasıl bir dubadan
denize atlayan bir çocuk, bundan öyle haz alır ki, dönüp
dubaya çıkıp tekrar denize atlıyor. Bu böyle defalarca
devam ediyor. Çünkü her atlayışta aynı gerçek hazzı
tekrar yaşıyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) bu yüksek hazzı şöyle
anlatıyor: “Cennete giren hiç kimse dünyaya geri
dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır.
Ancak şehit müstesna. O, şehit olduğu andan itibaren
mazhar olduğu üstünlükler, kerametler ve ikramlar
sebebiyle dünyaya dönüp on kere şehit olmayı temenni
eder.”3
Uhud Şehitlerinden
Hazret-i Hamza ile Mus’ab bin Umeyr (ra) Uhud’da
şehit olduklarında Cenâb-ı Hak:
“Bir arzunuz var mı?” buyuruyor. Onlar:
“Ya Rab! Ruhlarımızı cesetlerimize geri koy da Senin
yolunda ikinci kere de öldürülelim istiyoruz.” diyorlar.
Resul-i Ekrem (asm), babası Uhud’da şehit olan
Hazret-i Cabir’e (ra) müjde veriyor:
“Ey Cabir! Allah babana ne söyledi haber vereyim mi?”
buyuruyor.
“Buyur ya Resulallah!”
“Allah dedi ki: ‘Ey Abdullah! Dile benden ne dilersen!
İstediğini vereyim.’ Baban dedi ki: ‘Ey Rabbim! Beni
yeniden dünyaya döndür, senin yolunda ikinci kere
öleyim.”
Allah der ki:
“Fakat bu konuda kararım kesin bir hükümdür.
Dünyadan geçenler artık dünyaya dönmezler!”4
Şehitler Kendilerini Ölmüş Bilmiyorlar
Bediüzzaman diyor ki: “Onlar kendilerini ölmüş
bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme
gittiklerini biliyorlar. Kemal-i saadetle mütelezziz
oluyorlar. Ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar.”5
Bediüzzaman, bunu bir misal ile anlatıyor: Meselâ
rüyasında Cennet gibi bir güzel saraya giren ve envaî
çeşit ikramlara konan adam, bu ikramların bir rüya
olduğunu bilse lezzeti söner, ağzının kadı kaçar, zevki
bozulur. Fakat bu ikram ve izzetin bir rüya olduğunu
bilmezse, bunu gerçek hayattan bir kesit bilirse aldığı
lezzet ve duyduğu haz o nispette yüksek olur. İşte
ölenler öldüklerinin farkındadırlar. Şehitler ise
öldüklerini bilmiyorlar. Onlar gerçek hayatı yaşıyorlar,
gerçek lezzetleri hissediyorlar, gerçek hazları
tadıyorlar.
Bediüzzaman Bitlis savunmasında şehit düşen yeğeni
Ubeyd’i, Kosturma’da esarette iken bir rüya-i sadıkada
görüyor. Kendisi anlatıyor: “Taht-el Arz bir menzil
suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i
hayatında gördüm. O, beni ölmüş biliyormuş. Benim
için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor;
fakat Rus’un istilâsından çekindiği için, yer altında
kendine güzel bir menzil yapmış.”6
Böyle yüksek ikram ve şerefe ulaşan şehitler,
kendilerinden ayrı olduğu kardeşlerini, eşini,
çocuklarını, anne ve babalarını özlerler. Fakat Cennette
buluşma ümidiyle bu özlem tatlı bir sabra döner.
Sabırları duâ ve feyz halinde inşallah yakınlarına da
ulaşır.
Dipnotlar:
1- Bakara Sûresi: 154.
2- Mektubat, s. 6.
3- Buharî, Cihâd 5, 21; Müslim, İmâret 108, 109, (1877);
Tirmizî, Fedâilu’l-Cihâd 13, (1643); Nesâî, Cihâd 30, 6,
32).]
4- Kütüb-ü Sitte, c. 5, s. 44.
5- Mektubat, 1. Mektup.
6- Mektubat, 1. Mektup, s. 7.18 Eylül 2013: 07:56 #815595Anonim
Küçük bir dipnot düşecek olursak şehitlik nasıl hayat mertebelerinden biri ise şehitliğinde kendi içinde mertebeleri vardır..
18 Eylül 2013: 08:50 #815600Anonim
@TaLHa 439858 wrote:
Küçük bir dipnot düşecek olursak şehitlik nasıl hayat mertebelerinden biri ise şehitliğinde kendi içinde mertebeleri vardır..
Savaş meydanında şehit edilen Hz. Hamza r.a. ile camiiden çıkıp trafik kazası geçiren imam elbette bir olamaz..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.