• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #679514
    Anonim
      Açıklayan: Muhammed emin Yıldırım

      İyi seyirler..

      [video=vimeo;37094275]http://vimeo.com/37094275[/video]

      Dersten Cümleler:

      Hz. Ali’nin hayatını anlatmak hem kolay hem zordur? Peki, neden?

      “Hz. Ali’nin hayatı için nakledilenler o kadar çoktur ki, başka hiçbir sahabe için böyle bir nakil olmamıştır.” (Ahmed b. Hanbel)

      Hz. Ali Miladi 600 yılnda Mekke’de, bir rivayete göre ise Kabe’de doğuyor; Miladi 661’de bir Ramazan gecesinde, tam tarihini de söyleyeyim, onun destan yazdığı bir tarihtir çünkü bu tarih 17 Ramazan yani bir Bedir yıldönümünde de, yaralanıyor ve dört gün sonra 21 Ramazan’da da dünyasını değiştiriyor. Miladi olarak 61, Hicri olarak 63 yıllık bir hayatın sahibidir.

      “Ey Ümmü Eymen! Anne yüzü hiç unutulmayacak bir yüzdür.”

      ·Efendimiz (sas) Hz. Ali için bir annedir.

      ·”Bir deve yavrusu nasıl annesinin ardından ayrılmadan sürekli annesini takip ediyorsa, ben de Efendimiz’i annesini takip eden bir çocuk gibi hayatım boyunca takip ettim.”

      “Allah’ım annem Fatıma bint Esed’i affet. Kabrini genişlet!”

      “Cebrail geldi ve bana annemin cennetlik olduğunu haber verdi.?”

      “Ey Haticem! Ben öyle birini seçtim ki, Allah onu benim için seçmiştir.”

      “Hind b. Ebî Hale: “Yoksa siz hissetmiyor musunuz? Ali’den Efendimiz’in kokusu geliyor.”

      “Festekim kema ümirt/ Emrolunduğun gibi dostdoğru ol!” (Hud Süresi 112)

      İbn Abbas: “Efendimiz’e nazil olan en ağır, en zor ayetti.”

      Efendimiz (sas): “Beni Hud Süresi ihtiyarlattı” demişti. Başka bir hadiste: “Hud süresi ve kardeşleri” deyip birkaç süreyi daha saymıştı.

      Demek ki, Allah’ın istikamet talebi, gerçekten bu işin ne demek olduğunu bilenlerin belini kıran bir talepmiş, saçları ağartan bir talepmiş, bedenleri ihtiyarlatan bir talepmiş…

      Hz. Ali’nin 58 yıllık hayatını 3 temel devreye ayırabiliriz.

      Devre: 5 yıl nübüvvet öncesi Efendimiz’in yanında geçirdiği devre, 23 yılda nübüvvet devresi, toplam 28 yıllık hayatının ilk devresi…

      2. Devre: Kendinden önce halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman dönemlerinde geçirdiği 25 yıllık hayatının orta devresi

      3. Devre: 5,5 yıl süren hilafet yıllarının devresi yani hayatının son devresi…

      Devre yada ilk devre: Teslimiyet, Samimiyet, Fedakarlık ve İstikamet

      2. Devre yada orta devre: Vahdet, Selamet, Vakar ve İstikamet

      3. Devre yada son devre: Hakkaniyet, Adalet, Kararlılık ve İstikamet

      Hak yolda, hakka yaraşır bir biçimde durabilmek, yürüyebilmektir.

      İstikamet Allah’ın hayata çaktığı çividir.

      “Vallahi gaybin perdeleri açılsa benim imanımdan zerre miktarı bir şey değişmez.”

      Enes b. Malik: “Peygamber (sas) pazartesi günü peygamber olarak görevlendirildi. Salı günü ise Ali ile birlikte namaz kıldı.” (Tirmizi, 3974)

      Mekke’de…

      Hicret Gecesi’nde…

      Bedir’de…

      Mus’ab b. Sa’d der ki: “Bedir günü Hz. Ali, sanki ağaçtan meyve düşürür gibi düşman askerlerinin kafalarını yere düşürüyordu.”

      Uhud’da…

      Hendek’te…

      “Ya Rabbi! Uhud’un meydanına amcam Hamza’yı gönderdim, geri gelmedi; sen Ali’yi bana geri gönder” dedi.

      “Onu tam öldüreceğim sırada yüzüme tükürdü. O anda çok sinirlendim. Eğer o sinirle onu öldürseydim, belki onu nefsim için öldürmüş olacaktım. Bundan dolayı dışarı çıktım, sinirlerimi yatıştırdım, kendimi yapacağım işin Allah için olduğuna ikna ettim, öylece onu öldürdüm.”

      Beni Kurayza’da…

      Hudeybiye’de…

      Hayber’de..

      Tebuk’da…

      Sıffın’da…

      Hz. Ali için kalemden dökülenler…

      BİR EL

      Fatıma’nın[1] evinden, Hatice’nin[2] evine
      Hatice’nin evinden, Fatıma’nın[3] evine….

      Uzat elini Ey Ali, insanlığın en hayırlısının eline
      Yürü Fatıma’nın evinden, Hatice’nin evine
      Duy Muhammedü’l-Emin’in emniyet dağıtan nefesini
      Öyle birini seçtim ki, Allah onu benim için seçmiştir diyen sesini

      Bir pazartesi günü açılmış semanın kapıları
      Cebrail getirmiş, dirilten mesajları
      Salı günü kıyama durmuş, yeryüzünün iki şereflisi
      Secdede onlara yetişmiş Ehl-i Beyt’in efendisi

      Kabe’nin avlusunda oturan bir yabancı
      Gifar kabilesinden hakikati arayan bir avcı
      Adı Ebu Zer, o; tek başına bir ümmet
      Ali’nin daveti, Erkam’ın evi ve arkasından gelen şehadet

      Safa tepesinden yükselen nebevî bir seda
      La deyin, felaha erin diyen bir nida
      Sessizliğe mahkum etmemek için havaya kalkacak bir el
      Bir ömür inmeyecek ve hep ben diyecek o el

      Akabenin zorlu yollarından Yesrib’e uzanan davet
      Bu davanın her mensubunun kaderidir hicret
      Ali, Peygamber’in yatağına Lebbeyk deyip uzanacak
      Hayatının en güzel uykusunu o gece yakalayacak

      Medine’de medeniyetin temelleri atılacak
      İhlas ve samimiyetle terler, taşlara kavuşacak
      Evini, barkını terk edip gelen muhacirler
      Destan üzerine destan yazacak kardeşler edinecekler

      Her Mekkeli, bir Medinelinin kardeşi kılınıyor
      İsimler söylenince yüzlerde sevinçler beliriyor
      Boynu bükük, gözü yaşlı Ali, hani benim nasibim deyince
      Sen benim dünya-ahiret kardeşimsin diyor Kutlu Nebi güzelce

      Üç korkusuz aslan Bedrin meydanına yürüyor
      Adımları naraları, düşmanın ödünü koparıyor
      Kılıçlar kırılıyor o gün birer birer Ali’nin elinde
      Küfrün önderleri yıkılıyor, her biri bir yerde

      Bedrin arkasından atılıyor Ehli Beyt’in temelleri
      Ali, Fatıma’ya kavuşuyor, Allah veriyor meyveleri
      Hasan, Hüseyin, Muhassin, o evin erkek çocukları
      Zeynep ve Ümmü Gülsüm kutlu hanenin kızları

      Uhud günü talihsiz bir mızrak Hamza’yı deviriyor
      O gün bir bir yiğitler, şehadet şerbetini yudumluyor
      Ali gözyaşları içinde Peygamberin huzurunda
      Diyor ki; gelmeyecek mi bana, o güzel yüzlü sevda

      Bekle ey Ali! O müjde sana da kavuşacak
      Başından akan kanlar, sakalını boyayacak
      Sevenler etrafında, dökerlerken gözyaşları
      Göreyim o gün senin, göstereceğin sabrı

      Hendek’de devirecek yiğidim, bin savaşçıya bedel Amrı
      Hudeybiye’de silmeyecek, yoluna kurban olduğu adı
      O Hayber’in hem Murtazası, hem Haydarı Kerarıdır
      Harun Musa’ya ne ise o da Nebi’ye aynıdır

      Efendimiz Refik-i Al’â’ya, ondan razı olarak gidecek
      Altı ay geçmeden Fatıma’da babasına yürüyecek
      Asıl o zaman Ali, yetim olarak kalacak ortada
      Yine de kuşanacağı elbise sabır olacak o anda

      Halifeler dönemi Ali’nin imtihan sahası
      Hakkı ile ödeyecek, vahdet onun şiarı
      Ne zaman zorda kalsa Ebu Bekir, Ömer ve Osman
      Derler ki:Yetiş Hasan’ın babası, yoksa sonumuz hüsran

      Tarihler Ali’nin hilafet günleridir
      Yol uzun, düşman hileli, dostlar cahildir
      O, ilim şehrinin kapısı, zor zamanların ve zor işlerin adamı
      Yinede istikamet, istikamet, istikamet onun feryadı…


      [1] Hz. Ali’nin annesi Fatıma bint Esed
      [2] Müminlerin annesi Hz. Hatice
      [3] Efendimiz (sas) kızı Hz. Fatıma
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.