• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #660671
    Anonim

      “Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. (Lokman Sûresi: 28. )

      ayetinin dava ettiği ve bütün akıllar ona yol bulamadıklarından,
      hayrette, aczde, bir kısmı inkarda kaldıkları kudrete ait
      bir dehşetli hakikatin ispatı lazımdır.
      İşte o esas, o temel, o medar, o dava, o hakikat ise
      mezkur ayetin mealidir.Yani;

      “Ey cin ve ins !
      Bütün sizlerin yaratılmanız,
      icadınız ve haşirde ihyanız, diriltilmeniz,
      birtek nefsin icadı gibi kudretime kolaydır. “
      Bir baharı tek bir çiçek misillü suhuletle icad eder.
      Cüzi, külli, küçük, büyük, az, çok,
      o kudrete nisbeten farkları yoktur.
      Seyyareleri, zerreler gibi kolay döndürür.”

      Allahın kudreti karşısında az, çok, büyük, küçük,
      ağır, hafif, uzun, kısa gibi şeylerin hepsi eşittir.
      Çok, az gibi, büyük küçük gibidir.
      Onun kudretine, bu sayılan arıza ve engeller
      zorluk ve müşkilat çıkaramaz
      Hepsi kudretin nazarında müsavi ve aynıdır.
      Bu manayı akla yaklaştırmak için üstat,
      altı tane temsili zikreder.

      Birinci temsil: Şeffafiyet sırrıdır:

      Güneşin zatının bir küçük modelini ve sıfatlarını
      içinde barından tecellisi ve yansıması, denizin yüzünde de görünür.
      Küçük bir damlanın içinde de görünür.
      Büyük, küçük onun için fark etmez.
      Güneş, deniz büyüktür diye ona fazla ışık ve yansıma göndermez,
      ona ayrı bir çaba sarf etmez.
      Damla ile güneş şeffaf, yani parlak olmasından,
      güneşin yansımasını kabul edip,
      ikisi de gösterirler.

      Fark büyüklük ve küçüklüktedir.
      Güneş için, kendini o parlak yüzeyde göstermek açısından
      büyüklük ve küçüklük deniz ile damla olması önem arz etmez,
      ikisi de aynıdır.
      Denizde görünmesi ile damlada görünmesi
      güneş açısından eşittir.
      Aynen bu güneş misalindeki gibi
      Allahın, kudreti nazarında ki bir yıldız ile küçük bir atom eşittir.
      Onun kudretine yıldız ağır gelmez, atom ile aynıdır.
      Ağırlık ve hafiflik derecesi onun kudretinde yoktur.
      Kainatın bütünü ile, bir parçasının yaratılmasında
      kudret açısından bir fark bir zorlanma yoktur.

      İkinci temsil: Mukabele sırrıdır:

      İnsanlardan oluşan büyük bir daire ve halka düşünelim.
      Bu daire ve halkanın merkezinde de bir adam farz edelim.
      Elinde de bir mum olsun.
      Etrafında halka ve daire çizmiş olan
      insanların elinde de birer ayna varsayalım.
      Merkezdeki adamın mum ile verdiği ışık
      nasıl etrafında ki her bir aynada bölünmeden parçalanmadan
      ve zahmetsiz olarak görünür ve tecelli eder.
      Zira hepsi merkezin tam karşısında
      ve konumları hep aynı olmasından
      merkeze olan nispetleri eşit ve aynıdır.
      Aynen bu misaldeki gibi ;
      Allah’ın, kudreti merkezde gibi
      bütün mahlukat ise ona nispeten
      aynı bir konumda durmasından
      ve mukabil bir yerde olmasından,
      mahlukatın büyük ve küçük, ağır ve hafif durumları
      onun kudretine zorluk çıkarmaz engel teşkil etmez.
      Bir ile bin, eşit hükmünde olur.

      Üçüncü temsil: Muvazene sırrıdıriki :

      Çok büyük ve hassas bir tartı düşünelim.
      iKİ kEfesi var bu kefeler dağı da
      küçük bir atom zerreciğini de tartar bir mahiyettedir.
      Önce terazinin iki kefesine aynı ağırlıkta iki dağı koysak
      ikisi eşit olduktan sonra küçük bir dokunmakla
      dağın biri göğe diğeri zemine iner.
      Sonra o çok hassas kefelere atom zerrelerini koysak
      terazi yine dengede olur
      ve dağa sarf ettiğimiz aynı küçük dokunuşu
      bu kez de atomlara yapsak
      aynı dağdaki gibi biri göğe diğeri zemine iner.
      Denge ve terazi sırrı ile aynı dokunuşla
      dağ ile atom eşitlendi
      dağa daha fazla güç kullanmaya ihtiyaç yok
      ikisi de müsavidir.

      Aynen bu misaldeki gibi bütün mahlukat
      büyük,küçük ağır hafif fark etmeden
      mümkinat terazisindedir
      yani var olmak terazinin bir kefesi
      yoklukta kalmak terazinin diğer kefesi
      kudret ise bu dengeyi bozan bir dokunuş hükmündedir.
      Mesela;bir atom zerreciği ile bir dağ
      var ve yok olma noktasında eşittir
      bir atom zerreciği de aynı dağ gibi
      varlık ve yokluk dengesinde bir dokunuşla varlık kazanır
      ikisi de eşittir kudret nazarında ,ikisi de bir dokunmak ile var olur.


      Dördüncü temsil: İntizam sırrıdır.

      Bir usta büyük ve gerçek bir gemi ile oyuncak bir gemi yapsa
      ve ikisini de intizam ve sistem ile kolay çalışır bir vaziyete soksa
      yani ikisi de bir düğme ile çalışsa
      ikisinin de çalışıp hareket etmesi tek dokunuşla oluyor
      büyük küçük, gerçek , oyuncak durumu hiç fark etmiyor.
      Bir çocuk bu intizam sırrı ile
      koca bir gemiyi de bir düğmeye dokunmak ile çalıştırır
      küçük bir oyuncak gemiyi de aynı dokunmak ile çalıştırır.
      Aynen bu misaldeki gibi
      Allah kainatta ki her şeyin plan ve projesini
      kader levhası olarak tasarladı
      ve yaratma kıvamına soktu aynı misaldeki gibi
      bir dokunmak ile çalışan gemi vaziyetine getirdi
      kudret ise görünmeyen mürekkeble yazılmış yazının üstüne
      az bir dokunuşla görünmesi gibi bu tasarlanmış intizamı
      ve kurulmuş eşyaya bir dokunuşla varlık sahasına çıkarıyor.
      Büyük ve küçük ağır ve hafif bu intizam sırrından dolayı
      Allahın kudreti nazarında fark etmiyor.

      Beşinci temsil:Tecerrüd sırrıdır.

      Bir sınıftan bir mahiyetten olan şeyler
      kendi aralarında bir birlerine hükmedip kolay iş göremez
      ama bu sınıf ve mahiyetten soyut
      ve bir üst makam ve mevkide olan başka bir bir mahiyet
      kendi altındaki şeyleri kolay ve rahat tedbir edip yönetebilir.

      Mesela rütbeleri aynı ve sınıfları bir olan erler
      kendi aralarında bir birlerine intizam vermesi çok zor ve müşkildir
      ama bu sınıftan ve rütbeden olmayan bir uzman çavuş
      onları rahat ve kolayla idare eder
      bir er ile yüzbin er fark etmez
      o alt sınıfın zorluklarından o uzman çavuş soyutlanmıştır.
      Cılız ve zayıf bir er ile kuvvetli ve iriyarı bir er
      komutanı karşısında eşittir
      zira ikisinin de sınıf ve mahiyeti aynıdır.
      Aynen bunun gibi Allahın kudreti
      bütün mahlukatın cinsi ve mahiyetinden mücerred ve münezzeh olmasından
      onların üstünde ve onların sınıfından olmamasından
      mahlukatın kendi içindeki kayıt ve arızalar
      büyük,küçükağır,hafif gibi durumlar
      Allahın zati kudretine engel ve zorluk çıkaramazlar.
      Bir hamsi ile bir balina ikisi de aynı sınıf ve mahiyette olmasından
      Allahın kudreti karşısında aynıdırlar.

      Altıncı temsil:İtaat sırrıdır.

      Bir orduda bütün askerler
      komutanına tam bir itaat içinde olmasından dolayı
      bir emir ile bir askerde harekete geçer
      bir milyon asker de harekete geçer
      ağızdan çıkan komut hepsine aynıdır.
      Komutan yüz bin askeri bir tarafa alsa
      bir askeri de beri tarafa alsa ve bir komut verse
      o komut bir askeride harekete geçirir
      aynı komut yüz bin askeri de harekete geçirir
      zira itaat sırrı her ikisi içinde aynıdır
      yüz bin asker için ayrı ve daha güçlü bir komuta ihtiyaç yoktur.
      Aynen bunun gibi mahlukatta her şey
      Allahın kudretine karşı
      tam bir itaat ve inkiyat içinde olmasından dolayı
      bir ile bin onun kudretine aynıdır.
      Güneş büyüklüğüne güvenip itaat zincirinden çıkamaz
      zerre küçüklüğü ile kudretin nazarından saklanamaz.

      Allah’tan başka her şey ;
      var olma ve yokta kalma noktasında eşittir.
      Yani güneş ile küçük bir atom parçası
      var ve yok olma noktasında eşittir.
      Bu eşitliğin bozulması, bu ancak
      imkanın dışında olan bir kudret ile mümkündür ki;
      bu kudret Allah’ın kudretidir.
      Allah’ın bu imkan dahilinde olan varlıkları yaratması noktasında
      her şey eşittir.
      Atom ile güneş arasında bir fark yoktur.

      Selamet ve hayır üzerine olmak duasıyla
      El-Fatiha….
      Amin..

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.