- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Nisan 2011: 21:50 #670379
Anonim
BİR ÂYET
Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. ( Enbiyâ 33 )GÜNÜN SÖZÜ
Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün… Söylemediğin zaman mes’ul olacaksan söyle! Aksi halde sus! ( İmâm-ı Gazâli (rh) )ÇOCUK İSİMLERİ
ERTUĞRUL: (tr) Rabbimizin ismini yüceltmek ve yaymak gayesiyle kurulan Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin mücâhid babasının ismi.
SENÂ: (ar) Överek ve yücelterek vasıflandırma.BİR ŞEYHİN MÜRÎDİNE İMTİHÂN SORUSU
Vaktiyle bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihân etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der. “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”Mürîd elinde pırlanta bir bakkal dükkânına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır, elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürîd teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gidir: “Buna ne verirsiniz?” diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, “Bu” der. “Benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.” Mürîd en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürîd sorar: “Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürîd, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: “Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürîd emânet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Şeyhinin yanına dönen mürîd büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?” Mürîdin verdiği cevab çok isabetlidir: “Bir şey ne olursa olsun ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.