- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
24 Mayıs 2011: 18:40 #671731
Anonim
11. FASIL: SAİD B. ZEYD İLE ÖMER’İN KIZ KARDEŞİ OLAN KARISI FATIMA’NIN ALLAH YOLUNDA ÇEKTİĞİ EZİYETLERÖmer’in Said ile Karısı Fatıma’ya Verdiği Eziyet ve Peygamber’in Duasıyla Ömer’in Müslüman Olması
– Ömer kılıcını kuşanarak gitti. Benî Zühre kabilesinden bir kişi ona rastladı ve
“Ey Ömer! Nereye gidiyorsun?” diye sordu. Ömer
“Muhammed’i öldürmek istiyorum” deyince, adam
“Sen Muhammed’i öldürdüğün takdirde Benî Haşim ve Benî Zühre’den nasıl emin olabilirsin?” dedi. Ömer
“Bakıyorum, sen de sapıtmış, dinini terketmişsin” dedi. Adam
“Sana bundan daha garib olanı söyleyeyim mi?” dedi. Ömer
“O nedir?” diye sorunca, adam
“Kızkardeşinle enişten de İslâm’a girdiler. Senin dinini terkettiler” dedi. Ömer tehdidler savurarak kızkardeşinin evine doğru gitti. Oraya vardığında içerden bir okuma sesi duydu. Çünkü o sırada Habbab onlara Tâhâ suresini okuyordu. Habbab, Ömer’in ayak sesini duyunca evde bir yere saklandı. Ömer içeri girdi ve
“Kulağıma gelen bu okuma nedir?” diye sordu. Onlar
“Aramızdaki konuşmadan başka birşey yoktur, ey Ömer!” dediler. Ömer
“Herhalde siz sapıtmışsınız” dedi. Bunun üzerine, eniştesi
“Ey Ömer! Belki de hak senin dininden başka bir yerdedir” deyince, Ömer ona yüklendi ve şiddetli bir şekilde onu hırpaladı. Kızkardeşi kocasını kurtarmak için Ömer’e yaklaşınca da bir yumrukla Ömer onun yüzünü parçaladı ve kanlar akmaya başladı. Kızkardeşi öfkelenerek
“Ey Ömer! Senin dinin batıl bir dindir. Ben şahidlik ediyorum ki, Allah’tan başka ilah yok ve yine şahitlik ediyorum ki, Muhammed Allah’ın Rasûlü’dür” dedi. Ömer onlardan ümidini kesince
“Bana şu okuduğunuz sayfayı verin de okuyayım” dedi. Kızkardeşi ona
“Sen necissin. Bu sayfaya ancak temiz olan insanlar el sürebilir. Kalk, yıkan, abdest al. Ondan sonra sayfayı verelim” dedi. Ömer kalktı, abdest aldı ve sayfayı alarak okumaya başladı.
“Muhakkak ki ben Allah’ım. Benden başka ilah yok. Bana kulluk et. Beni hatırlamak için namaz kıl” ayetine gelince,
“Beni Muhammed’in yanına götürün” dedi. Habbab bu sözü işitince ortaya çıkarak
“Ey Ömer! Müjde olsun sana. Hz. Peygamber’in perşembe günü
‘Ey Allah’ım! İslâm’ı Ömer b. Hattab veya Amr b. Hişam’la (Ebu Cehil) aziz kıl!’ diye dua etmişti. Umarım ki, onun bu duası senin hakkında kabul edilmiştir” dedi. Hz. Peygamber o sırada Safa tepesinin altındaki evde kalıyordu. Ömer kalkıp oraya gitti. Hamza, Talha ve Sahabe’den bir grup kapıdaydı. Hamza onların Ömer’den korktuklarını anlayınca
“Evet, bu gelen Ömer’dir. Eğer Allah Ömer’e hayr irade etmişse müslüman olup, Hz. Peygamber’e tâbi olacaktır. Eğer başka bir niyetle gelmişse onu öldürmek bize gayet kolay gelir” dedi. Allah’ın Rasûlü evdeydi. Ona vahy geliyordu. Ömer’in geldiğini görünce kılıcının kayışını tuttu ve
“Ey Ömer! Bu küfürden vazgeçmeyecek misiniz? Yoksa Allah Velid b. Muğire hakkında indirdiği zillet ve azabı sana da mı indirsin? Ey Allah’ım! Bu, Ömer b. Hattab’dır. Ey Allah’ım! Dini Ömer b. Hattab’la aziz kıl” buyurdu. Hz. Ömer, Rasûlullah’ın bu sözlerini dinledikten sonra
“Ben senin Allah’ın Rasûlü olduğuna şahidlik ederim” dedi ve müslüman oldu. Ve “Ey Allah’ın Rasûlü! Kâbe’ye gidelim” dedi. [1]
– Hz. Peygamber“Ey Allah’ım! İslâm’ı Ömer b. Hattab’la aziz kıl!” diye dua etmişti. Halbuki Ömer, akşam kızkardeşini Alâk suresini okuduğu için o kadar dövmüştü ki, onun öldüğü kanaatine varmıştı. Sonra seherde kalktı, kızkardeşinin sesini yine duydu. Yine “Yaradan Rabb’inin ismiyle oku” sözünü tekrarlıyordu. Bunun üzerine Ömer
“Andolsun, bu şiir değildir ve manası anlaşılmayan bir kelâm da değildir” dedi. Ve Rasûlullah’a vardı. Baktı ki Bilâl kapıda beklemektedir. Kapıyı vurdu. Bilâl ona
“Sen kimsin?” diye sordu. Cevab olarak
“Ben Hattab’ın oğlu Ömer’im” dedi. Bunun üzerine Bilâl
“Biraz dur da sana Rasûlullah’tan izin alayım” dedi. Ve Hz. Peygamber’e gelerek
“Ey Allah’ın Rasûlü! Ömer kapıda!” dedi. Hz. Peygamber
“Eğer Allah, Ömer hakkında hayr irade ederse onu dine dahil edecektir” dedi ve Bilâl’e kapıyı açmasını emretti. Hz. Peygamber, Ömer’in iki kolundan tutarak onu salladı ve
“Sen ne istiyorsun? Niçin geldin?” dedi. Ömer
“Bana halkı davet ettiğin dini anlat” dedi. Hz. Peygamber
“Allah’tan başka ilah olmadığına, biricik ve benim de Allah’ın kulu ve Rasûlü olduğuma şahitlik edeceksin” dedi. Böylece Ömer orada müslüman oldu ve Rasûlullah’a
“Haydi, açıkça mescide gidelim” teklifinde bulundu. [2]
– Ömer b. Hattab bize“İlk defa nasıl müslüman olduğumu anlatmamı ister misiniz?” dedi. Biz de
“Evet, istiyoruz” deyince, o
“Rasûlullah’a herkesten daha fazla düşmandım. Bir ara, çok sıcak bir günde, bir yoldan giderken Kureyş’ten bir kişi beni gördü ve:
‘Ey Hattab’ın oğlu! Nereye gidiyorsun?” dedi. Ben de
“Şu kişiye gitmek istiyorum” (Rasûlullah’ı kastediyor) dedim. Adam
“Ey Hattab’ın oğlu! Bu iş senin de evine girmiştir” dedi. Ben
“Bu nasıl olur?” dedim. O zat cevap olarak
“Kızkardeşin Muhammed’e giderek müslüman oldu” dedi.
Ben öfkeli olarak döndüm ve kızkardeşimin kapısını çaldım. Rasûlullah’ın adeti şuydu: Fakirler müslüman olduklarında bir veya iki kişiyi zengin bir müslümana teslim ederdi. Onların nafakasını o verirdi. Ashabdan iki kişiyi de eniştem Said’e teslim etmişti. Kapıyı çaldığımda içerden
“Kapıyı çalan kimdir?” diye ses geldi. Ömer b. Hattab olduğumu söyledim. Onlar ellerinde bulunan bir kitabı okuyorlardı. Sesimi işittiklerinde gizlendiler. Kızkardeşim kapıyı açtı. Ona
“Ey nefsinin düşmanı! Sen müslüman mı olmuşsun?” dedim ve elimde bulunan bir şeyi kaldırıp başına vurdum. Kadın ağladı ve
“Ey Hattab’ın oğlu! İstediğini yap. Ben müslüman oldum” dedi. Ben gidip kürsünün üzerine oturdum. Baktım ki evin ortasında bir sayfa durmaktadır.
“Bu sayfa nedir ki burada duruyor?” diye sordum. Kızkardeşim
“Ey Hattab’ın oğlu! Bizim yakamızı bıraksana! Sen cenabet olduğun zaman yıkanmıyor, abdest almıyorsun. Bu kitaba ancak tertemiz ve abdestli insanlar dokunabilir” dedi. Ben ısrarla kitabı istedim. O da mecbur kaldı ve kitabı bana verdi. [3]
_____________________________
[1] Aynı, VII/68; Bidaye, III/81 (İbn İshak da uzun olarak rivayet etmiştir)
[2] Heysemi, IX/62 (Tabarani’den) Hadisin senedinde Yezid b. Rebi vardır. Bu zat terkedilmiştir.
[3] Heysemi, IX/64, bu hadisin senedinde Usame b. Zeyd b. Eslem vardır. Bu zat zayıftır.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/288-290. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.