• Bu konu 1 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #671791
    Anonim


      17. FASIL: HZ. PEYGAMBER’LE EV HALKININ VE EBUBEKİR İLE ÖMER’İN AÇLIK ÇEKMELERİ

      Hz. Peygamber’in, Ebubekir’in, Ömer’in Aç Kalmaları ve Ebu Eyyüb’le Olan Haberleri

      – Hz. Ebubekir bir gün öğle zamanı mescide çıktı. Hz. Ömer de mescide geldi ve

      “Ey Ebubekir! Bu saatte seni evinden çıkartan nedir?” diye sordu. Ebubekir

      “Beni çektiğim şiddetli açlık çıkarmıştır” dedi. Hz. Ömer de

      “Andolsun, ben de bundan dolayı çıktım” dedi. Ömer konuşurken yanlarına Peygamber geldi

      “Sizi şu saatte evlerinizden çıkaran nedir?” diye sordu. İkisi de

      “Andolsun, bizi karnımızdaki şiddetli açlık çıkardı” dediler. Hz. Peygamber

      “Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ben de bundan dolayı çıkmışımdır, o halde kalkınız” dedi ve üçü birlikte Ebu Eyyüb el-Ensari’nin kapısına vardılar. Ebu Eyyüb, Hz. Peygamber için yemek veya süt saklıyordu. Fakat o gün getirmemişti. Onu ailesine yedirmişti ve hurmalığına gitmişti, orada çalışmaktaydı. Kapıya vardıklarında Eyyüb’un hanımı çıktı

      “Allah’ın Peygamber’ine merhaba, beraberinde gelenlere merhaba!” dedi. Hz. Peygamber

      “Ebu Eyyüb nerededir?” diye sordu. Peygamber’in sesini Ebu Eyyüb duydu. O hurmalıkta çalışıyordu. Koşa koşa döndü, Allah Rasûlü’ne ve beraberinde gelenlere dönerek

      “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize bu zamanda gelmezdiniz” deyince, Hz. Peygamber

      “Doğru söylüyorsun” dedi. Bunun üzerine Ebu Eyyüb bağa gitti, bir salkım hurma getirdi. Onda üç çeşit hurma da vardı. Hz. Peygamber

      “Sadece kuru hurma getirsen yeterliydi” dedi. Ebu Eyyüb

      “Ey Allah’ın Rasûlü, diğer çeşitlerden de yemeni arzu ettim. Ayrıca bir de hayvan keseceğim” dedi. Hz. Peygamber

      “Eğer kesersen sakın süt veren hayvan kesme” dedi. Ebu Eyyüb bir oğlak kesti. Hanımına

      “Ekmeği pişir ve bizim için onu hazırla” dedi. Kadın oğlağın yarısını yemek yaptı. Yarısını da kızarttı. Yemek Rasûlullah’ın önüne konulduğunda, Rasûlullah bir parça eti bir ekmeğin içine koyarak

      “Ey Eba Eyyüb! Bunu Fatıma’ya götür. Çünkü o birkaç günden beri böyle birşey yememiştir” dedi. Ebu Eyyüb onu Fatıma’ya götürdü. Rasûlullah ve arkadaşları yeyip doyduktan sonra Hz. Peygamber

      “Ekmek, et ve çeşitli hurmalar. Muhammed’in nefsini elinde tutana yemin ederim, işte bu kıyamet gününde hakkında hesap sorulacak nimettir” diye ilave etti. Bu durum arkadaşlarını endişelendirdi. Hz. Peygamber

      “Ancak yemeğe başladığınız zaman Bismillah’ deyiniz. Doyduğunuz zaman ‘Hamd o Allah’a mahsustur ki bizi doyurdu, bize nimet verdi’ deyiniz” dedi. “Sizin böyle demeniz onun şükrü olur” buyurdu. Hz. Peygamber kalkıp gitmek istediğinde Ebu Eyyüb’e

      “Yarın bize gel!” dedi. Çünkü Peygamber’in adeti, kendisine iyilik yapan bir kimseyi mutlaka karşılıksız bırakmamaktı. Ebu Eyyüb bu sözü işitmedi. Hz. Ömer

      “Hz. Peygamber yarın ona gelmeni istiyor” dedi. Ebu Eyyüb ertesi gün Rasûlullah’a vardı. Hz. Peygamber bir cariyesini Ebu Eyyüb’e verdi ve

      “Ey Eba Eyyüb! Bu cariye bizim yanımızda kaldığı müddetçe, ondan hayırdan başka birşey görmedik. O halde ona hayırlı davranmanı tavsiye ediyorum sana” dedi. Ebu Eyyüb cariyeyi Rasûlullah’ın yanından alıp götürdükten sonra

      “Rasûlullah’ın tavsiyesini, ancak onu azad ederek yerine getirebilirim” dedi ve onu azad etti.[1]

      – Allah’ın Rasûlü öğle zamanı çıktı. Mescidde Ebubekir’i görünce

      “Bu saatte seni evinden çıkartan nedir?” diye sordu. Ebubekir

      “Ey Allah’ın Rasûlü, seni ne çıkartmışsa, beni de o çıkartmıştır” dedi. Hz. Ömer geldi, ona da

      “Ey Hattab’ın oğlu! Seni çıkartan nedir?” diye sordu. Hz. Ömer

      “Sizin ikinizi çıkartan neyse, beni de evimden o çıkarttı” dedi. Hz. Peygamber onlarla biraz konuştuktan sonra

      “Hurmalığa gitmeye gücünüz yetiyor mu? Orada bir yemek, su ve gölge bulacaksınız” dedi. Yola çıktıktan sonra onlara “Haydi! Ebu’l Heysem b. Teyhan’ın evine gidelim” dedi. Ve hadisi ravi uzun uzadıya zikrediyor.[2]

      _______________________________

      [1] Terğib, V/431 (Tabarani ve İbn Hibban’dan)
      [2] Kenzü’l-Ummal, IV/44. Müslim hadisi kısa olarak naklediyor. İmam Malik de kısa olarak, fakat senedsiz olarak naklediyor. Hafız el-Münziri, V/167, bu olay iki defa olmuştur. Bir Ebü’l-Heysem ile, bir de Ebu Eyyüb ile.
      Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/300-301.

      #792513
      Anonim


        Hz. Ali ile Fatıma’nın Aç Kalmaları

        – Allah’ın Rasûlü bir gün Hz. Fatıma’ya gelerek

        “Benim iki oğlum nerededir?” diye sordu. Hz. Fatıma

        “Sabah kalktık. Evimizde yiyecek hiç bir şey yoktu. Ağladıklarında onları doyuramayacağımız için, Ali onları alıp dışarı çıktı. Sanırım onları falan yahudinin bahçesine götürdü” dedi. Hz. Peygamber o tarafa yöneldi. Baktı ki Hasan’la Hüseyin hurmaların dibinde eşilen su çukurunda oynuyorlar, önlerinde de taze hurma vardı. Ali’ye

        “Hararet basmazdan önce çocukları eve götürsen olmaz mı?” dedi. Hz. Ali

        “Ey Allah’ın Rasûlü, sabah kalktık, evde yiyecek birşey yoktu. Eğer oturursan Fatıma’ya biraz hurma toplayayım” dedi. Hz. Peygamber de oturdu. Hz. Ali de Fatıma için taze hurma topladı. Onları bir beze koyduktan sonra geldi.

        Hz. Peygamber çocuklardan birini, Hz. Ali de diğerini alarak eve getirdiler.[1]

        – Hz. Ali şöyle anlatıyor: Ne bizim yanımızda, ne de peygamberin yanında yiyecek birşey yoktu. Evden çıktım. Yolda bir dinar bulunduğunu gördüm. Nefsimle onu alıp almamak hususunda mücadele ettim. Sonra onu aldım. Çünkü biz çok acıkmıştık ve sıkıntıya düşmüştük. Mal satmak üzere gelen tüccarlara gittim. Onunla un satın aldım. Onu Fatıma’ya getirip bunu hamur yaparak ekmek pişirmesini söyledim. Fatıma hamur yaptı. O hamuru yaparken o kadar halsizdi ki, saçları hamur teknesinin kenarına değiyordu. Sonra Rasûlullah’a gelerek dinar meselesini kendisine açtım, Bana “Yeyiniz, Allah onu size rızık olarak verdi” dedi.[2]

        – Hz. Ali şöyle anlatıyor: Peygamberle beraber açtık. Ben karnımın üzerine açlık sebebiyle taş bağladım. Bugün ise, malımın zekatı kırk bin dinarı bulmaktadır.[3]

        ______________________________

        [1] Terğib, V/175 (Tabarani’den)
        [2]
        Kenzü’l-Ummal, VII/328 (Hennad’dan); Adeni, Muhammed b. Ka’b el-Kurazi’den. Ebu Davud, I/245 (Sehl b. Sa’d’dan)
        [3]
        Heysemi, X/123 (İmam Ahmed’den)
        Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/301-302.

        #792514
        Anonim


          Hz. Peygamber’in Ümmü Süleym’e Açlığa Karşı Sabır Tavsiye Etmesi

          Hz. Peygamber Ümmü Süleym’e ,”Sabret! Andolsun, Muhammed’in evinde bir haftadan beri hiçbir şey yoktur ve üç günden beri onların çanakları altında ateş yanmamıştır. Allah’a yemin ederim, eğer Rabb’imden, şu Tihame bölgesinin dağlarını altın yap diye dilekte bulunsam Rabb’im bana dileğimi verir.” [1]

          __________________________

          [1] Kenzü’l-Ummal, IV/42
          Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/302.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.