• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #671690
    Anonim


      9. FASIL: HABBAB B. ERET’İN BASKILARA TAHAMMÜL ETMESİ

      Habbab ile Ömer Arasında Geçen Olay

      – Habbab b. Eret, Hz. Ömer’in yanına geldi. Hz. Ömer onu bir mindere oturttu ve

      “Burada oturmaya yeryüzünde bu kişiden başka lâyık olan yoktur. Ancak bir tek kişi hariç” dedi. Habbab

      “Ey müminlerin emiri! O kimdir?” diye sordu. Hz. Ömer

      “Bilâl’dir” dedi. Habbab

      “Hayır, Bilâl bu yere oturmak hususunda benden daha lâyık değildir. Çünkü Bilâl’i müşrikler arasında koruyanlar vardı. Beni ise hiç kimse korumamıştır. Bir gün beni yakaladılar. Benim için bir ateş yaktılar ve beni o ateşe attılar. Sonra bir kişi ayağını göğsüme dayadı” dedikten sonra sırtını açarak gösterdi. Derisi ateşten alacalaşmıştı.[1]

      ___________________________

      [1] İbn Sa’d, III/117 (Şabi’den); Kenzü’l-Ummal, VII/31.
      Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/283.

      #792261
      Anonim


        Habbab’ın Allah Yolunda Çektiği Eziyetler

        – Hz. Ömer, Bilâl’den, müşriklerden çektiği eziyetleri sordu. Habbab

        “Ey müminlerin emiri! Benim sırtıma bak” dedi. Hz. Ömer

        “Bu kadar yarayı hiç kimsede görmedim” dedi. Habbab devamla

        “Benim için bir ateş yaktılar. O ateşi söndüren, ancak benim sırtımın yağları oldu” dedi.[1]

        – Habbab b. Eret, Hz. Ömer’e geldi. Hz. Ömer ona

        “Bana yaklaş, burada oturmaya senden daha lâyık sadece Ammar b. Yasir olabilir!” dedi. Bunun üzerine Habbab sırtındaki ateş izlerini Ömer’e göstermeye başladı.[2]

        – Habbab şöyle anlatıyor: Ben demirciydim. As b. Vail’den bir alacağım vardı. Alacağımı tahsil için ona gittim. Bana

        “Hayır, Allah’a yemin ederim ki, sen Muhammed’e küfretmedikçe sana hakkını vermem!’ dedi. Ben de

        “Hayır, Allah’a yemin ederim ki, sen ölüp yeniden dirilmedikçe, ben Muhammed’e küfretmeyeceğim” dedim. As b. Vail bana

        “Öldüğüm ve sonra da dirildiğim zaman bana gelirsin, ben de borcumu öderim. Çünkü orada bana mal ve çocuk verilecektir” dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Meryem: 19/77-80 ayetlerini indirdi.[3]

        – Habbab şöyle anlatıyor: Peygamber’e vardım. Kâbe’nin gölgesinde abasına dayanarak oturuyordu. O sırada biz müşriklerden çok eza görüyorduk. Hz. Peygamber’e

        “Ey Allah’ın Rasûlü! Niçin Allah’a yalvarmıyorsun? Bunların aleyhinde bedduada bulunmuyorsun?” dedim. Bunun üzerine Peygamber doğruldu ve yüzü kıpkırmızı kesildiği halde

        “Sizden önceki müslümanlar demirden yapılmış taraklarla taranıyor, kemiklerinde et ve damar kalmıyordu. Fakat bu şiddetli azab da onları dininden döndürmüyordu. Andolsun bu işi Allah tamamlayacaktır. Öyle ki kişi Sana’dan Hadramut’a kadar gidecek, ancak Allah’tan korkusu olacaktır. Fakat siz acele ediyorsunuz” dedi.[4]

        ___________________________

        [1] Ebu Nuaym, Hilye, I/144 (Şabi’den); Kenzü’l-Ummal, VII/71
        [2] Kenzü’l-Ummal, VII/71 (Ebu Leyla el-Kindi’den)
        [3] Bidaye, III/59; İbn Sa’d, III/116
        [4] Buhari (Habbab’dan); Ayni, VII/558; Hakim, III/383
        Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/283-284.

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.