• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654576
    Anonim
      • İşte, bu hadsiz kelimât-ı tesbihiye içinde, yalnız tek bir sümbül ve tek bir çiçeğin tarz-ı ifadesine kulak verip dinleyeceğiz; nasıl şehâdet eder, bileceğiz.
      • Evet, herbir nebat, herbir ağaç pekçok lisân ile Sâni’lerini öyle gösteriyorlar ki, ehl-i dikkati hayretlerde bırakır ve bakanlara
      • “Sübhânallah!

      • Ne kadar güzel şehâdet ediyor” dedirtirler.
      • Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında
      • ve sümbül vermesi ânında
      • tebessümkârâne mânevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri,
      • kendileri gibi güzel ve zâhirdir.
      • Çünkü,
      • herbir çiçeğin güzel ağzı ile
      • ve muntazam sümbülün lisâniyle
      • ve mevzun tohumların
      • ve muntazam habbelerin kelimâtıyla hikmeti gösteren
      • o nizam, bilmüşâhede, ilmi gösteren bir mîzan içindedir.
      • Ve o mîzan ise, maharet-i san’atı gösteren bir nakş-ı san’at içindedir.
      • Ve o nakş-ı san’at, lûtuf ve keremi gösteren bir zînet içindedir.
      • Ve o zînet dahi, rahmet ve ihsanı gösteren latîf kokular içindedir.
      • Ve birbiri içinde bulunan şu mânidar keyfiyetler, öyle bir lisân-ı şehâdettir ki,
      • hem Sâni-i Zülcemâlini esmâsıyla tarif eder,
      • hem evsafıyla tavsif eder,
      • hem cilve-i esmâsını tefsir eder,
      • hem teveddüd ve taarrüfünü, yani sevdirilmesini ve tanıttırılmasını ifade eder.
      • İşte, birtek çiçekten böyle bir şehâdet işitsen;
      • acaba zemin yüzündeki Rabbânî bağlarda umum çiçekleri dinleyebilsen,
      • ne derece yüksek bir kuvvetle Sâni-i Zülcelâlin vücûb-u vücudunu ve vahdetini ilân ettiklerini işitsen,
      • hiç şüphen ve vesvesen ve gafletin kalabilir mi? Eğer kalsa, sana insan ve zîşuur denilebilir mi?
      • Gel, şimdi bir ağaca dikkatle bak.
      • İşte, bahar mevsiminde
      • yaprakların muntazaman çıkması,
      • çiçeklerin mevzunen açılması,
      • meyvelerin hikmetle, rahmetle büyümesi
      • ve dalların ellerinde,
      • mâsum çocuklar gibi, nesîmin esmesiyle oynaması içindeki latîf ağzını gör.
      • Nasıl bir dest-i keremle yeşillenen yaprakların dili ile
      • ve bir neş’e-yi lûtufla tebessüm eden çiçeklerin lisâniyle
      • ve bir cilve-i rahmetle gülen meyvelerin kelimâtı ile ifade edilen hikmetli nizam içindeki adilli mîzan;
      • ve adli gösteren mîzan içinde bulunan dikkatli san’atlar, nakışlar;
      • ve maharetli nakışlar ve zînetler içinde rahmet
      • ve ihsanı gösteren ayrı ayrı tatlı tatmaklar;
      • ve ayrı ayrı güzel kokular
      • ve hoş tatmaklar içinde birer mu’cize-i kudret olan tohumlar
      • ve çekirdekler, gayet zâhir bir sûrette,
      • bir
      • Sâni-i Hakîm,
      • Kerîm,
      • Rahîm,
      • Muhsîn,
      • Mün’im,
      • Mücemmil,
      • Mufaddıl’ın vücûb-u vücudunu
      • ve vahdetini
      • ve cemâl-i rahmetini
      • ve kemâl-i rubûbiyetini gösterir.
      • İşte, eğer bütün rûy-i zemindeki ağaçların lisân-ı hallerini birden dinleyebilsen, b816.gif hazînesinde ne kadar güzel cevherler bulunduğunu göreceksin, anlayacaksın.
      • İşte ey nankörlük içinde kendini başıboş zanneden bedbaht gâfil!
      • Bu derece hadsiz lisânlarla kendini sana tanıttıran
      • ve bildiren
      • ve sevdiren
      • bir Kerîm-i Zülcemâl tanımak istenilmezse,
      • bu lisânları susturmalı.
      • Mâdem ki, susturulmaz; dinlemeli.
      • Gafletle kulağını kapasan, kurtulamazsın.
      • Çünkü, sen kulağını kapamakla,
      • kâinat sükût etmez,
      • mevcudât susmaz,
      • vahdâniyet şâhidleri seslerini kesmezler;
      • elbette seni mahkûm ederler.


      Göklerde ne var, yerde ne varsa, Allah’ı tesbih eder. (Cumâ Sûresi: .)

      33.sözden 19.pencere

      FESübhânallah!

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.