- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
10 Haziran 2011: 15:50 #637335
Anonim
6. FASIL: EBU SELEME İLE ÜMMÜ SELEME’NİN MEDİNE’YE HİCRET ETMELERİ– Ümmü Seleme şöyle anlatıyor: Kocam Ebu Seleme, Medine’ye hicret etmeye karar verdiğinde devesini hazırladı. Beni, oğlum Seleme de kucağımda olduğu halde o deveye bindirdi. Kendisi de hayvanın yularından tutarak Medine’ye doğru yola çıktık. Bunu gören Benî Muğîre kabilesi önümüzü keserek şöyle dediler:
“Sen kendin gitmek istiyorsun, o halde git. Fakat şu devenin üstündeki kadın bizim kızımızdır. Biz senin onu da yabancı memleketlere götürmene izin vermeyeceğiz”. Daha sonra devenin yularını onun elinden zorla aldılar.
Böylece beni kocamdan ayırmış oldular. Ebu Seleme’nin kabilesi Benî Abdu’l-Esed bu olayı haber aldıklarında çok kızdılar ve “Madem ki siz kızınızı hemşehrimizden aldınız; öyleyse biz de oğlumuzu sizde bırakmayız” dediler ve oğlum Seleme’yi alabilmek için onu aralarında çekiştirmeye başladılar. Öyle ki Seleme’nin eli çıktı. Sonunda Beni Abd’ul-Esed üstün gelerek Seleme’yi alıp götürdüler. Benî Muğîre de beni yanlarında alıkoydular. Bu arada kocam Ebu Seleme de Medine’ye gitti. Bu şekilde ben kocam ve çocuğumdan ayrı düşmüştüm. Her sabah çıkıyor, Mekke’nin el-Ebtah vadisine giderek akşama kadar orada ağlayıp oturuyordum. Bu durum bir seneye yakın bir zaman böyle devam etti. Bir gün amcamın oğullarından birisi oradan geçerken beni gördü ve merhamete geldi. Benî Muğîre’ye gidip halimi anlatarak onlara
“Bu zavallı kadını niçin bırakmıyorsunuz? Siz onunla kocasının arasına girdiniz ve onu çocuğundan da ayırdınız’ dedi. Bunun üzerine oğlum Seleme’yi bana vererek
“Eğer istersen kocanın yanına da gidebilirsin.” dediler.
Ben de oğlum Seleme’yi de alarak kocamın yanına gitmek üzere Medine’ye doğru yola çıktım. Yanımda bana eşlik edebilecek hiç kimse yoktu. Ten’im denilen yere varıncaya kadar bu şekilde gittim. Orada Osman b. Talhâ b. Ebî Talhâ’yı gördüm. Osman Abdü’d-dâr oğulları kabilesine mensuptu. Osman bana
“Ey Ebû Ümeyye’nin kızı! Nereye böyle?” diye sordu. Ben de Medine’de bulunan kocam Ebû Seleme’ye gittiğimi söyledim. O
“Sana eşlik edecek hiç kimse yok mu?” diye sordu.
“Hayır Allah’tan başka eşlik edecek kimsem olmadığı gibi üstelik bir de çocuğum var:’ dedim. Bunun üzerine Osman
“Allah’a yemin ederim ki seni tek başına göndermem!” dedi ve devemin yularından tutarak benimle birlikte Medine’ye doğru yöneldi. Yemin ederim ki Arapların içinde Osman’dan üstün birisini görmedim. Bir konak yerine geldiğimizde devemi çöktürüyor, sonra ben deveden ininceye kadar oradan uzaklaşıyordu. Ben deveden indikten sonra o hayvanın yükünü indiriyor ve onu bir ağaca bağlıyordu. Ben bir ağacın gölgesine çekilip dinleniyordum. O ise kendisine başka bir ağaç bulup onun gölgesinde istirahat ediyordu. Hareket zamanı geldiğinde gidip deveyi getiriyor, onu yüklüyor; ben hayvana binene kadar da yine oradan uzaklaşıyordu. Deveye bindikten sonra da gelip yularını tutuyor ve yola devam ediyorduk. Medine’ye varıncaya kadar bu şekilde devam ettik. Benî Amr b. Avf’ın Kübâ’daki toprakları göründüğünde bana “İşte kocan oradadır. Oraya Allah’ın bereketiyle gir!” dedikten sonra kendisi gerisin geriye Mekke’ye döndü. Gerçekten de kocam Ebu Seleme orada bulunuyordu. Ben İslam uğrunda Ebu Seleme ailesinin çektiklerini çeken hiç bir aile görmedim. Yine aynı şekilde Osman b. Talhâ’dan daha dürüst ve daha kerim bir arkadaş görmedim. [1]
_____________________________[1] Bidaye, III/169 (İbn İshak’dan); Osman b. Talha b. Ebi Talha Hudeybiye barışından sonra müslüman olup Halid b. Velid’le Medine’ye hicret eden bir sahabedir. Allah her ikisinden de razı olsun
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/345-346. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.