- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
10 Haziran 2011: 15:52 #672187
Anonim
7. FASIL: SÜHEYB B. SİNAN’IN MEDİNE’YE HİCRET ETMESİHicret Etmek İsteyen Süheyb’in Kureyş Gençleriyle Uğraşması ve Sonunda Hicret Etmesi
– Süheyb b. Sinan şöyle anlatıyor. Hz. Peygamber
“Sizin hicret edeceğiniz yer bana gösterildi. Orası iki taşlık arasında çorak bir arazidir. Bu durumda ya Hacer’dir ya da Yesrib (Medine)’dir.” buyurdular. Sonra da beraberinde Ebubekir olduğu halde Medine’ye hicret ettiler. Ben de onlarla birlikte gitmek istemiştim. Fakat Kureyş gençleri buna mâni oldular. Ben o gece hiç oturmaksızın ayakta dolaştım durdum. Gençler
“Karnı ağrıyordur.” diyorlar ve beni ishal olmuş zannediyorlardı. Halbuki benim hiç birşeyim yoktu. Onların uyumalarını bekledim ve sonra yola çıktım. Fakat biraz sonra arkamdan yetiştiler. Beni yolumdan alıkoymak istiyorlardı. Onlara
“Benim çok param vardır: onları size verirsem yolumdan çekilir hicret etmeme izin verir misiniz?” dedim. Onlar da razı oldular. Böylece hep birlikte Mekke’ye geri döndük. Onlara evimin eşiğinin altını kazmalarını söyledim. Kazdılar, oradan çıkan paraları verdim ve sonra
“Falan kadına gidiniz? Onda iki tane elbisem vardır; onları da alınız!” dedim. Sonra yola düştüm: daha Medine’ye girmeden Kûbâ’da Hz. Peygamber’le Ebubekir’e yetiştim. Hz. Peygamber beni görünce
“Ey Ebâ Yahyâ! kârlı bir alışveriş yaptın!” dedi. Ben de
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bunları sana ancak Cebrail haber vermiştir. Çünkü benden önce size hiç kimse gelmemiştir.’ dedim. [1]
___________________________
[1] Bidaye, III/173 (Beyhaki’den); Heysemi VII/60 (Tabarani’den bunun bir benzerini); Ebu Nuaym, Hilye I/152.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/347.10 Haziran 2011: 15:54 #792946Anonim
Süheyb’in Kûbâ’da Hz. Peygamber’e Yetişmesi ve Hz. Peygamber’in de Onun Hakkında Âyet İndiğini MüjdelemesiSüheyb, Hz. Peygamber’in hemen arkasından hicret etmek için yola çıktığında Kureyşten bazı kimseler onun peşine düştüler. Bunu farkeden Süheyb hayvanından indi, sadağındaki bütün okları çıkararak şunları söyledi:
“Ey Kureyşliler! İçinizde benden iyi ok atan kimsenin olmadığını bilirsiniz. Allah’a yemin ederim ki sadağımdaki bütün okları size atmadan beni ele geçiremeyeceksiniz. Hem oklarım bitmiş olsa bile kabzası elimde kalıncaya kadar kılıcımla çarpışmaya devam edeceğim. Ondan sonra da ne istiyorsânız yapınız. Ya da size Mekke’de sakladığım malımın yerini söyleyeyim de yolumdan çekiliniz:’ dedi. Onlar da buna razı olduklarını söylediler. Bunun üzerine Süheyb onlara mallarının yerini söyledi. Bu olay üzerine Bakara Sûresi’nin 207. âyeti nâzil oldu. Süheyb Hz. Peygamber’e yetiştiğinde o
“Ey Ebâ Yahyâ! Kârlı bir alışveriş yaptın!” dedi ve bu âyet-i kerimeyi okudu.[1]
– Süheyb hicret etmek üzere yola çıktığında Mekke’liler peşine düştüler. Sadağındaki okları çıkardı, bunlar tam kırk taneydi. Sonra şöyle dedi:
“Ey Mekke’liler! Bu oklarımdan her biriyle içinizden birini vurmadıkça beni ele geçiremezsiniz. Bunlar bittiğinde de kılıcımla savaşırım. Bunu yapabileceğimi de çok iyi biliyorsunuz. Mekke’de iki cariye bıraktım. Onlar sizin olsun da yolumdan çekilin!” dedi. Buna razı olan Mekke’liler geri döndüler. Süheyb de Medine’ye varmadan önce Hz. Peygamber’e yetişti. Onu gördüğünde Hz. Peygamber
“Ey Ebâ Yahyâ! Alışverişte kâr ettin!” dedi ve hakkında inen Bakara Sûresi 207. âyetini okudu.[2]
– Süheyb şöyle anlatıyor: Mekke’den Medine’ye hicret etmek istediğimde Kureyşliler bana
“Ey Süheyb! Bize geldiğinde hiç bir malın yoktu. Burada çok mal kazandın ve şimdi onları götürmek istiyorsun. Allah’a yemin ederiz ki buna asla izin vermeyeceğiz!” dediler. Ben de
“Malımı size verirsem yolumdan çekilir misiniz?” dedim.
“Evet, çekiliriz!” dediler. Bunun üzerine, malımı kendilerine bıraktım; onlar da yolumun üzerinden çekildiler. Ben de doğruca Medine’ye vardım. Bu olayı duyduğunda Hz. Peygamber iki kere, “Süheyb kâr etti” buyurdular.[3]
___________________________
[1] Kenz I/237 ve İbn Sa’d III/162 (Beyhaki, Haris, İbnü’l-Münzir, İbn Asakir ve İbn Ebi. Hatim, Said el-Müseyyeb’den); İbn Abdi’l-Berr, İstiab II/180 (Yine Said’den, bir benzerini).
[2] Hakim, Müstedrek III/398 (Süleyman b. Harb tarikiyle, İkrime’den. Ayrıca Hakim bu hadisin Müslim’in sıhhat şartlarına uyduğunu ve fakat ne Müslim’in ve ne de Buhari’nin bunu rivayet etmediklerini söyler); İsabe II/195 (İbn Ebi Hayseme’den. Bir de Kelbi’nin tefsirinde Ebu Salih’ten, onun da İbn Abbas’tan rivayet ettiğini söyler).
[3] İbn Kesir I/247 (İbn Merduye, Ebu Osman en-Nehdi tarikiyle); İbn Sa’d III/162 (Ebu Osman tarikiyle bir benzerini).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/347-348. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.