• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #643100
    Anonim

      Herşeyden önce, gerçekten yaşayan son kuşak olduğunun farkına varmak demek.

      Voltranı oluşturmak demek, Clementiné’indeki karakterlerden ciddi ciddi
      ürkmek demek, Transformers demek. She-Ra, He-Man’in kardeşi yoksa sevgilisi
      mi diye anlayamamak, yine de She-Ra güzel kız ama! demek.

      Biberleyelim! demek beyzbolu çizgi filmlerden öğrenmek ama o
      çizgi filmin ismini hatırlayamamak demek. Red-Kit demek, Daltonlar demek.
      Rintintin ve Düldül demek. Leyk leyk laki luyk diye uydurma sözlerle
      Red-Kit’in şarkısını söylemek. Heidi, Polianna demek. Şekerkız Candy
      demek. Eğer gerçekten iyi bir çocuk olursak, bir gün ormanda Şirinler’i
      görebileceğimize inanmak demek. Şirin Baba’ya itimat etmek, Şirine’ye aşık
      olmak demek.

      Kara şimşek demek, böyle bir araba olur mu acaba diye ciddi
      ciddi kafa yormak demek. Maykıl Nayt demek. A-Takımı demek, Kuzen Larry
      demek. Sally Spoon demek, Hayat Ağacı demek, Kayl Mestırs, Sem, Meri
      Hala demek. T & T demek, hep oradaki botlardan istemek demek. Yalan
      Rüzgarı demek. Bizimkiler demek, Ali’nin son sözlerini dinlemek demek.
      Dallas’ı gerçekten izlemek, Dallas gibi oldu ya da Dallasa döndü
      diyebilmek demek. Otomen demek. Elektrikten adam olur mu acaba? diye
      düşünmek demek.

      Hayalet Avcıları demek. Gerçek Yıldız Savaşları ve Uzay Yolu
      demek. Back to the Future demek, o doktorun yanında çalışmak istemek,
      zamanda yolculuk demek. Tüm bunları sinemada izleyebilmek demek.

      Yılbaşı geceleri, TRT’deki kat kat tül ve çarşaf içindeki
      dansözleri izlemek demek. Bir başka gece demek. Perihan Abla demek
      Şakir demek, Kuzguncuk demek. Ali Atik Ayşegül Atik’li dikkat
      programlarını izlemek. Bunları Biliyor musunuz? uyarılarını dikkate almak
      demek. Tarih affetmez ama trafik hiç affetmez! demek. Ben yapınca
      alışverişi, zaten alıyorum satış fişi demek. Ne yaparsak, bize
      Yol-Su-Elektrik olarak geri döner diye bilmek demek.

      Eteğim şık, Ayhan ışık. Sözüm söz, Tugay Toksöz…. manilerini
      ezbere bilmek demek. Coşkun’un tecavüzlerine şahit olmak, Nuri Alço’nun
      gazozlara ilaç atışını hayretle izlemek demek. Kötü Adamlar demek.
      Yeşilçam Figuranları demek. Ahu Tuğba’yı kötü hayatların kadını olarak
      benimsemek ama güzelliğine kitlenmek, onunla baştan çıkmak demek. Hülya
      Avşar’a aşık olmak demek Mavi Mavi demek. Nayır! Nolamaz! demek.
      Esrarlı, eroinli, kötü yollu filmleri izlemek demek. Küçük Emrah demek,
      filmlerde ne kadar zavallı olsa da onu hep takdir etmek demek.

      Kemal Sunal demek. Çiçek Abbas, İlyas Salman demek. Cüneyt
      Arkın demek, bu adam gerçekten karete biliyor mu diye merak etmek. Uçan
      tekme demek. Bu uçan tekmenin bir reklam filminde güzelim buz dolabına
      atıldığını hayretler içinde izlemek demek.

      Kanal değiştirmek, ses açıp kapamak için kalkıp televizyonun
      yanına kadar gitmek demek. Bundan yorulmamak, çünkü topu topu bir iki kanala
      kendini adamak, TRT 2, TRT 3 yayına gireceği gün ve saatte ödevleri yarım
      bırakıp acaba ne görünecek!? diye televizyon başına koşmak demek.
      İstiklal Marşı çıkıncaya ve bitinceye kadar televizyonu kapatmamak
      demek.Ay ti ti Şab Lorentz demek, SABA çok iyi televizyon demek,
      Simoviç’e itimat etmek demek. Şeytan Rıdvan demek, Tanju demek. Prekazi
      demek.

      Zeki-Metin, Devekuşu Kabare demek. Adile Naşit’ten masallar
      dinlemek demek. Kuzucuklarım demek.

      Mintaksla canım mintaksla demek, BP Süper V demek,
      Yakalayın yeşil ışığı demek. Ve gerçekten de o kapağı açında yeşil ışık
      çıkacak sanmak, annelerden gizli gizli Mintax kutusunu açmak demek. Her
      genç kızın başına gelir demek.

      Leblebi tozu demek, leblebi tozu yerken Yusuf! demek, bütün
      tozları ağızdan püskürmek demek. Turbo sakızlarının tadını alabilmek,
      içinden çıkan bütün resimleri biriktirmek demek. Minti demek, Pembo demek.
      Horoz Şeker’ini gerçekten görmek ve yemek demek. Şemsiye/Baston çikolatayı
      tadını hiç de sevmeden yiyebilmek demek. Kolayla Fantayı karıştırmak, Elvan
      gazozundan da içmek demek. Pastanelerin bol yağlı patates cipsleri demek.
      Alman pastası demek.

      Bixi Cola, RC Cola demek. Golden sakızları demek. Cam şişe kola
      demek. Depozito nedir diye çok iyi bilmek demek. Kutu kola halkası
      biriktirmek demek. Niyet kazımak demek, karşılığında naylon oyuncaklar
      alabilme ümidi demek. Bunlara tamah etmek, çünkü Kinder Sürpriz çok pahalı
      demek.

      GırGır demek, Fırt demek. Avni demek. Oğuz Aral
      demek.Yavlum Mithat demek. Prof. Dr. Zihni Sinir’in en önemli icatlarına
      şahit olmak demek. Tan Gazetesi demek ve o gazetenin verdiği bez
      futbolcuları alıp evde dikip pamuk doldurarak bebek yapmak demek. Karton
      maket evler demek. Bando demek, Milliyet Kardeş demek. Hangisi daha çok
      oyuncak veriyorsa onu almak demek. Ama neden her oyuncağın üzerinde Signal
      ya da Tadelle yazıyor diye bir anlam verememek demek. Yalvaç Ural demek.

      Arzın Merkezine Seyahat demek. Ömer Seyfettin demek,
      Andersenden ve La Fontene’den masallar demek. Dede Korkut demek. Keloğlan
      ve Ali Cengiz Oyunu demek Poşet içinde kitap setleri almak demek. Cin Ali
      demek, Suna, Oya demek. Tommiks Teksas demek.

      Amerikan traşı demek. Converse ayakkabı demek, All Star’da
      nedir ki diye merak etmek demek. Biryantinin yerini jöleye bırakması demek.
      Mont, kaban, palto ya da ceket değil, anorak demek.

      PacMan demek. Yem yem yem… diye bütün yemleri toplarkan bu
      adamlar nasıl takip edebiliyor beni? Demek. Süper Mario demek. Commodore 64
      demek, Amiga 500’ü biryerlerden duymak demek. Kafa Ayarı demek, bunu
      becerememek bir bilene yaptırmak demek. Oyun yüklensin diye dakikalarca
      bekleyebilmek demek. SVI 328, siyah atariler demek. İki renkli grafik
      özürlü atarilerle keyifden delirmek demek. Street Fighter, Chun-Li
      demek. Ken ve Ryu demek, aduuuket! demek hatta abartıp taktak
      tuuuuket! demek. Sanki ne kadar sert basarsan tuşlara adam o kadar sert
      vuracakmış gibi davranıp, atari salonlarındaki kolların elinde kalabilmek
      üzere olduğunu hissetmek demek. Geymvoç diye anılan el atarileriyle
      oynayabilmek demek.

      DVD, VCD ya da MMC değil, VHS ve BetaMax ve hatta kısaca Beta
      demek. Videocudan film kiralamak. Büyük kaset mi küçük kaset mi? sorusuna
      ukala ukala BetaMax bizimkisi demek ama arkasından yine de küçük
      olanlardan diye eklemek. Video’ya tracking ayarı yapmak ama saatini hiç
      bir zaman ayarlamamak demek. Alman filmleri efsanesine tanık olmak demek.

      WalkMan demek. Kaset demek.

      Şeri şeri leydi… rını rını rınnı! diye şarkı söylemek,
      sözleri zor gelince de Şeri Şeri Leydi, bu ne biçim kedi, bütün eti yedi
      rınnın nırını! diye yeni sözler üretmek. Bradır Luyi demek. Hatta Grup
      Vitamin demek. Dıpeç Mod demek. Big in Japan demek. Modern Talking,
      Duran Duran ve A-ha demek. Ve bunların bir çoğunu abilerimizden öğrenmek
      demek. Doldurma Çekme kaset demek, çift kaset çalarlı teyplerden
      kasetten kasete kayıt yapmak demek. Kayıt sırasında odaya giren aile
      üyelerinden herhangi birine el kol hareketleriyle sus! Sessiz ol! diye
      işaret etmek, panik olmak demek. Aynı teyplerde kaset dinlerken yanlışlıkla
      record tuşuna basarak kaseti mahvetmek demek. Maykıl Ceksın şarkıları
      demek. Michael Jackson’lu Pepsi reklamlarını izleyebilmek demek. Layf is
      Layf demek. Komançero demek. Technotronic müziği ilk duyan insanlardan
      olmak demek, buna rağmen bugünlerde onu kendi nesline mal edenlere karşı
      yine de susabilmek demek.

      Lambada ve Yeke yeke demek. Ken taç diz! demek.
      Mc.Hammer’ın şalvarına hayran olmak, onun uğruna ağı iki karış aşağıda
      pantalonlarla dolaşmayı göze almak. Dr.Alban demek, its may layf demek,
      “no haş haş no vitamin demek. Gerçekte sözlerinde vitamin değil no haş
      haş no amfitamin dediğini yıllar sonra anlayabilmek demek.

      Rap müziği iliklerde hissetmek demek. Sokaklarda Mc.Hammer
      taklidi yapan insanlara rastlamak demek. Kapşonlu sweetshirt giymek demek.

      Barış Manço, Metin Milli, Sezen Aksu demek. Erol Evgin demek,
      onunla birlikte ateşle oynama… demek. Korhan Abay demek, saç modeline
      kafayı takmak demek. Cenk Koray demek, kutunuzu açıyorum demek ve bu sözü
      günlük hayatta en az bir kez kullanmış olmak demek. Müzik Yelpazesi,
      Çikolata Renkli Sanatçı demek. Sezen Cumhur Önal demek. Eurovision
      demek, Törki tu point demek. Eninde petrol sonunda petrol demek. Ersen
      ve Dadaşları, Aman tertip can tertip, hasrete katlan tertip demek.
      Tolgahan ve dans gurubu demek.

      Cem Karaca demek, Tamirci Çırağı, ıslak ıslak demek. Sana
      kek yaptım! diye şarkı olmayacağını bilmek demek. Birşey yapmalı! demek
      Moğallar demek. Selvi Boylum Al Yazmalım ve Devlerin Aşkı demek. Arap
      Saçına dönmek demek, Erkin Baba demek.

      Burası İstanbul Polis Radyosu anansonu duyabilmek demek.
      Telsizden arkadaş aramak ya da aranabildiğini bilmek demek.

      Yağ satarım bal satarım şarkısı eşliğinde oynamak demek. Sek
      sek demek. Hulahop çevirmeye çalışmak, sokakları aerobik salonuna
      dönüştürmek demek. İp atlamak demek. Uzun eşek, birdirbir demek. Boş kutu
      kolayla maç yapmak demek. Top benim! Ben kaleye geçmem! lüksüne sahip
      olmak, gazozuna maç yapmak demek. Okul sıralarında bozuk paralarla parmak
      maçı hatta parmak güreşi yapmak demek. Kavga ederken sadece güreşmek sen
      çek ben de çekicem! diye elleri yakadan ayırmaya çalışmak demek. Kavga
      etmemek edememek demek.

      Misket demek kepmek demek.

      100 Lira’ya Karagöz Hacivat kuklası almak demek. Evde
      sandalyenin arkasından Karagöz Hacivat gösterisi yapıp ev halkına zorla
      izletmek demek. Telli arabalarla gezinmek demek, o arabalara pullar
      yapıştırmak, tanınmayacak hale getirmek demek. Üzerine yanlışlıkla biri
      bastığında tekerleği kırıldı demek. Bemiks demek ama yine de BMX’in
      neden böyle okunduğunu anlayamamak demek. Lego pahalı olduğu için, yerli
      versiyonlarıyla avutulmak demek.

      9 Voltluk pilleri dile değdirmek o mayhoş tadı almak demek.
      Atarilerin 9 voltluk adaptörleriyle de aynı şeyi denemek demek. Hatta kireç
      bibloların altını yalayıp o tadı da yakalamak istemek demek. Büyüteçle güneş
      ışığında kağıt yakmak demek. Parmak derisine iğne geçirmek, çakmak ateşi
      üzerinde parmak tutmak demek. Torpil ve kız kaçıran patlamak ve onlar daha
      patlamadan çoktan oradan kaçmış olmak demek. Tuğlanın içine koyarsak daha
      iyi patlar düşüncesiyle kafa göz yarma ihtimalini aklına getirememek demek.

      Okulda sabahçı ya da öğlenci olmak demek. Siyah Önlük demek.
      Musti’li beslenme çantası, turuncu sabunluk ya da elbezi taşımak demek.
      Otomatik kalem kutusu demek. Nova Color demek, 6’lı ya da 12’li demek.
      Kokulu silgileri koklamak hatta onları kemirmek demek. 0.5 kalem ucu yemek
      demek.

      Eti kemik geçiyo demek ya da bunu dememek için oyuncak naylon
      saatler takmak demek. Herıld yani demek.

      Çıkma teklifi demek. Benimle çıkar mısın? demek ama
      harbiden sevmek! demek. Cep Telefonun’dan haberder bile olmamak, ev
      telefonundan sevgilinle saatlerce konuşabilmek demek. Evini aradığın
      sevgilini, telefona bir başka hemcinsinin istemesi, sonra telefonu sana
      vermesi demek. Telefonla şifreli konuşmak, annemler yanımda! durumunu
      ifade etmeye çalışmak demek. Zırt pırt arayamamak, çağrı bırakamamak, mesaj
      atamamak demek böylece daha çok, daha gerçek özlemler yaşamak demek.
      Mahalledeki ablalara abilere aşık olmak demek. Hatta büyüyünce onla
      evleneceğini kafaya koymak demek.

      Hatıra ve anket defteri demek. Bunları önce ev halkına
      doldurtmak demek.
      Çevirmeli telefonlar demek. İstanbul’da tek alan kodu olması
      demek, telefonların 2’yle değil 1’le başlaması demek. Analog santral demek.
      Telefon jetonu demek, hatta büyük jeton küçük jeton diye ayırımlara gitmek
      demek. Sayın abonemiz bu bir bant kaydıdır… demek ve sırf bu anonsu
      duymak için bilinen en geçersiz numara olan 123 45 67 yi aramak demek.

      İhtilal demek, ama ne olduğunu bilmemek demek. Kenan Evren,
      Turgut Özal demek. Gorbaçov’un alnındaki iz hakkında yanık, kına ya da
      kan lekesi gibi meraklı yorumlar yapmak demek. SSCB demek. PKK nedir diye
      büyüklere sormak demek. Turgut Özal’dan Ulusa Seslenişleri dinlemek.
      İstiklal Caddesi trafiğe açık demek. Renk renk taksiler demek.

      Bayramda gerçekten el öpmek. Kapı kapı şeker ve harçlık toplamak
      demek. Eve dönüldüğünde, torbada biriken şekerleri naneli, çilekli diye
      ayırmak hatta içindeki yer fıstıklarını ayrı bir yere doldurmak demek.
      Royal okaleptüs şekerlerini bilmek demek. PE-RE-JA limon kolonyası demek.
      Biz ucuz atlattık, arkadan gelenlerin hiç şansı yok artık
      demek… Ne desen anlamayacak zamane nesli gelip de bir gün, neler oldu?
      diye sorarsa, hiç kendini yormayıp işte öyle birşey… demek

      O günler bir daha geri gelmeyecek. Bir hatirlatim dedim 😀

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.