• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #637763
    Anonim


      el-aslu fi’s-sıfati’l-arizati el-adem

      Sıfat- ı arizada asl olan ademdir.

      Bu da bir önceki (beraeti zimmet asldır) maddesiyle bağlantılıdır. Sonradan arız olan sıfatlarda, esas olan bir şeyin yokluğudur. Mesela müdarebe (emek-sermaye) şirketinde, yani sermaye bir ortaktan, emek ise diğerinden olduğu şirkette kar olup olmadığına dair, ihtilaf çıktığında yokluk asıl olduğundan emek sahibinin sözüne itibar edilerek sermaye sahibi karın varlığını isbatlamak zorundadır.

      Borçsuzluk ve masumluk esastır. Ancak bu da arızi sifatlar için bahis mevzudur. Çünkü asli sıfatlarda aksine vucud yani varlık esastır. Nitekim sıhhat bekaret hayat hep asli sıfatlardır ve bunların var olması prensiptir. Ancak mesela şirkette kar satılan malda ayıp gibi hususlar arızi sıfatlar olduğundan, bunların bulunmaması esastır, varlığın isbatı gerekir.

      Bu prensibin istisnaları vardır:

      Mesela, hibe eden hibesinden dönmek istese, kendisine hibe yapılan da hibe olunan malı tükettiğini iddia etse, söz yemine gerek kalmadan kalmaksızın kendisine hibe edilene aittir. Halbuki malın helaki yani tüketilmesi arızi bir sıfattır. Hibeden dönmek sahihtir ancak mal tüketilmişse, mesela hediye edilen mum yakılmış, şeker yenilmişse artık hibeden rucu’ mümkün değildir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.