Sergerdan wrote:
Allah razı olsun demekki iki şekilde de hissetmek gayet normal,kendiliginden.Benimkisi de iş 🙁 ,bir daha abilerin sözü üzerine söz demicem.Tevbe ettim 🙁
ecmain abi, ama ben abi değilim şakirdim bu biir.
beniim ki iş’ari mana sizinki hakiki mana üzülmeyin buda ikii
Tevbe etmeyin fikirler imtizac ettikce hakikatler meydana cıkar buda üüüç
Benim sizden daha coook öğreneceğim var bu da döört_________________________________________________ihdina ile alakalı bi ablanın semine rinden aldığım müthis notlar var ama şimdi yazmıycam merakl anın azcık
Evet sözümüzde duralım,şimdi nlp uzmanı,aynı zamnda bu hakikatleri nurun hakikatleriyle birleştiren nurcu biri bize bir seminer vermişti.
orda namazda ”ihdina” yı okurken kalben hangi ismi(esmayı) niyet ederseniz o isim kırk günde size acılırı demişti.Ne yalan söyliyeyim pek tatmin olmadım ,sonra i.icazdaki şu ifadeye rastladım,ve tatmin oldum;
”ihdinayla”Hidayeti talep etmekle ianeyi istemek arasında ne münasebet vardır?
Evet, biri sual, diğeri cevap olduklarından birbiriyle bağlanılmıştır. Şöyle ki:
”nesteinu” ile iane talep edilirken makam iktizasıyla “Ne istiyorsun?” diye varid olan mukadder sual,”ihdina” ile cevaplandırılmıştır.”ihdina”ile istenilen şeylerin ayrı ayrı ve müteaddit olması ”ihdina’ mânâsının da ayrı ayrı ve müteaddit olmasını icap eder. Sanki ”ihdina” dört masdardan müştakdır. Meselâ, bir mü’min hidayeti isterse, ”ihdina” sebat ve devam mânâsını ifade eder. Zengin olan isterse, ziyade mânâsını, fakir olan isterse i’tâ mânâsını, zayıf olan isterse iane ve tevfik mânasını ifade eder.