• Bu konu 3 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662423
    Anonim

      Bismillâhirrahmânirrahîm,
      elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkıbetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain, alê rasulüne salevât

      yirmibirinci mektub un birinci makamını okuyalım inşallah birlikte
      sabah ve akşam namazlarından sonra okunmasında
      pek çok fazileti bulunan
      ve bir rivâyet-i sahîhada İsm-i Âzam mertebesini taşıyan
      şu cümle-i tevhidiyenin on bir kelimesi var.
      ve on bir kelimesinin herbirinde birer müjde var. Ve o müjdede birer şifa ve o şifada birer lezzet-i mâneviye bulunur.

      BİRİNCİ KELİME
      لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ da şöyle bir müjde var ki:
      Hadsiz hâcâta müptelâ,
      nihayetsiz a’dânın hücumuna hedef olan ruh-u insanî
      şu kelimede öyle bir nokta-i istimdad bulur ki,
      bütün hâcâtını temin edecek bir hazine-i rahmet kapısını ona açar.
      Ve öyle bir nokta-i istinad bulur ki,
      bütün a’dâsının şerrinden emin edecek bir kudret-i mutlakanın sahibi olan kendi Mâbudunu ve Hâlıkını bildirir
      ve tanıttırır, sahibini gösterir,
      mâliki kim olduğunu irâe eder.


      insan sadece maddeden oluşmuyor
      manevi bir hayatımızda var
      bizi canlı tutan, bizi idare eden bir ruhumuz var
      alem-i berzahta yaratılmış, alem-i şehadette yani hazır günümüzde bizimle dünyaya gelmiş
      ve bizim maddi vucudumuz görevini tamamladıktan sonra yine yaşamasına devam edecek olan ruhumuzun
      hayat dairesi çok geniş
      ve alakadar olduğu alanda bu nisbette geniş
      alakadar olduğu alan genişledikçede, ihtiyaçları ve düşmanları artıyor

      insan çocukluğunda sadece anne bababsı ve arkadaşlarını bilir, oyuncaklarını bilir onlarla ilgilenir
      dairesi nisbeten küçüktür
      anne babasının hali ile, oyuncakları ile ilgilenir ve onaların hallerine göre üzülür veya sevinir
      ihtiyaçlarını onlarla giderir
      büyüdükçe ilgisi genişler
      çevresi genişlediği gibi alaka gösterdiği şeylerde genişlemeye başlar
      ve hepimiz görmüşüzdür ki bir çocuk her zaman mutlu olabilirken, bir büyük insanın mutlu huzurlu olması için
      bazen bir çok sebebin bir araya gelmesi gerekir
      işi, eşi, çocuğu, vatanı, dünyası
      dairesi geniş olunca, kendisini etkileyen, üzen veya mutlu eden şeylerde genişliyor
      ruhu bu nisbette düşündüğümüz zaman
      yaşama alanı bukadar geniş olan insan ruhunun
      ihtiyaçlarıda bu nisbette çok, ve buna mukabil düşmanları, onu sıkıntıya sokacak durumları da çoktur

      bu hal içindeki ruh-u beşerin
      bütün hâcâtını temin edecek olan
      bütün düşmanlarının şerrinden onu emin edecek, güvenceye alacak olan
      sonsuz rahmet ve sonsuz kuvvet sahibi olan bir zat-ı zülcelal olabilir
      “la ilahe illalah” ile, bu kelimenin anlamını düşünmek, hissetmek ve bilmekle
      ruh-u beşer bütün ihtiyaçlarını giderecek bir medet, yardım noktası
      ve bütün düşmanlarının şerrinden onu muhafaza edecek bir dayanak noktası bulur

      bu kelime-i muazzama ruhumuza der ki
      senin bir Mâbudun var
      bir Halıkın var
      hükmü kudreti iradesi ondan büyük olan başka kimse yoktur
      sen dahi bunu bil, ibadet ettiğin, seni yaratmış olan Rabbini tanı
      ona dayan, ondan yardım iste, onun kuvvetinden kuvvet al

      Ve o irâe ile, kalbi vahşet-i mutlakadan
      ve ruhu hüzn-ü elîmden kurtarıp, ebedî bir ferahı, daimî bir süruru temin eder.
      #770702
      Anonim
        İKİNCİ KELİME
        وَحْدَهُ Şu kelimede şifalı, saadetli bir müjde vardır. Şöyle ki:
        Kâinatın ekser envâıyla alâkadar ve o alâkadarlık yüzünden perişan
        ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen ruh-u beşer
        ve kalb-i insan
        “vahdehu” kelimesinde bir melce, bir halâskâr bulur ki,
        onu bütün o keşmekeşten, o perişaniyetten kurtarır.
        Yani, “vahdehu” manen der;
        Allah birdir.
        Başka şeylere müracaat edip yorulma.
        Onlara tezellül edip minnet çekme.
        Onlara temelluk edip boyun eğme.
        Onların arkasına düşüp zahmet çekme.
        Onlardan korkup titreme.
        Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir.
        Herşeyin anahtarı Onun yanında,
        herşeyin dizgini Onun elindedir.
        Herşey Onun emriyle halledilir.
        Onu bulsan, her matlubunu buldun;
        hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.


        dakikada iki kere nefes alan bir insan
        günde 2880 kere nefes alır
        yılda 1051200
        60sene yaşasa 63072000 kere nefes alması gerekir
        yaşamını devam ettirmek için
        nefes almaya muhtaç olan aciz insan
        ne havayı yapabilir, ne havayı koruyabilir
        ne içindeki oksijeni bilir
        ne onu ciğerlerinde nasıl ayrıştırıp kullanacağını bilir
        ama bu işlerin hepsi hiç aksamadan ömrü boyunca devam ettirilir
        hava hergün kirleniyor
        sular kirleniyor
        dünyanın bir sürü yerinde bir sürü olaylar oluyor
        yıldızlarda patlıyor
        üzerimize meteorlar yağıyor
        onları kimin temizlediğini, kimin hükmüyle bu işerlin oldurulduğunu bilmeyen insanların hallerini görüyoruz
        feryat figan edenleri duyuyoruz
        depremler afetler oluyor
        bunların arkasındaki hikmetleri
        görmediğimizde, onları idare edenin kim olduğunu bilmediğimizde
        “hayatımı tehdit eden bunca şeye karşı nasıl karşı koyabilirim nasıl onları durdurabilirim” diye çelişkiler içinde kalıyoruz
        işimizde patronumuzun peşinden koşuyoruz
        belki el pençe divan duruyoruz

        halbuki bütün bunları
        ve kainattaki herşeyi idare eden
        herşeyin anahtarı kendisinde olan
        herşeyin, emriyle idare edildiği tek bir zat-ı zülcelal var
        ayetel kursi de mealen bize diyor ki
        hiçbir yaprak bile yoktur ki O nun emri izni bilgisi olmadan yerinden kıpırdasın
        zerresinden güneşine
        kainatta ne varsa hepsinin idaresi elinde olan yalnız Allah dır
        ve O ndan başkada bilgi sahibi, irade sahibi
        adalet sahibi
        rızık sahibi
        mülk sahibi
        kudret sahibi yoktur
        bizi var eden
        bizi bizden iyi bilen
        ihtiyacımız ne ise daha biz fark etmeden onu gideren
        yine sadece ve sadece Allah dır

        demek insan ancak Allah a cc. sığınmalı O’ndan medet ummalı
        başka şeylere tenezzül etmesine
        başka şeylerin hoşnutluğunu kazanmaya çalışmak için çabalamasına, tavizler vermesine
        başka şeylerin peşinden koşmasına gerek yoktur
        başka bir şeyden korkup titremesine gerek yoktur
        çünkü kainatın sultanı idarecisi BİRdir
        o BİR i bulsa o BİR e sığınsa
        O na cc. kul olsa
        başka kullukların zilletlerinden esaretinden kurtulacak
        Rabbim hepimize kendisine layık kul olmayı nasib etsin
        O nu c.c bulmayı tanımayı anlamayı nasib etsin
        âmin


        Subhâneke lâ ılmelene illema allemtene inneke entel alîmul hakîm ve ahiru de’vehüm enilhamdülillahi rabbil âlemin, el fatiha

        #770705
        Anonim
          Yani, “vahdehu” manen der;
          Allah birdir.
          Başka şeylere müracaat edip yorulma.
          Onlara tezellül edip minnet çekme.
          Onlara temelluk edip boyun eğme.
          Onların arkasına düşüp zahmet çekme.
          Onlardan korkup titreme.
          Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir.
          Herşeyin anahtarı Onun yanında,
          herşeyin dizgini Onun elindedir.
          Herşey Onun emriyle halledilir.
          Onu bulsan, her matlubunu buldun;

          hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.


          Allah razı olsun çok zevk alarak okudum…
          #770707
          Anonim

            @memluk 193717 wrote:

            Allah razı olsun çok zevk alarak okudum…

            amin ecmain inşaAllah ..
            Rabbim istifademizi istifazamızı daim etsin

            #813833
            Anonim

              dakikada iki kere nefes alan bir insan
              günde 2880 kere nefes alır
              yılda 1051200
              60sene yaşasa 63072000 kere nefes alması gerekir
              yaşamını devam ettirmek için
              nefes almaya muhtaç olan aciz insan
              ne havayı yapabilir, ne havayı koruyabilir
              ne içindeki oksijeni bilir
              ne onu ciğerlerinde nasıl ayrıştırıp kullanacağını bilir
              ama bu işlerin hepsi hiç aksamadan ömrü boyunca devam ettirilir
              hava hergün kirleniyor

              insanın ne havayı yapabilmesi ne de koruyabilmesinden ziyade daha dikkat çekici olan şey ağaçların fotosentez gibi bir olayı bilmesidir…
              aklı fikri olmayan kütük halindeki bir ağaç nasıl olur da ciğeri olan canlıların kullanacağı havayı temizleme görevini üstlenir?

              İşte Allah kullarına ve yarattıklarına o kadar çok acıyor ve merhamet ediyor ki akılsız bir ağaca onların alıp vereceği nefesi temizleme karbondioksidi oksijene çevirme görevini veriyor…

              Rabbim tüm bu olan mucizevi rahmetlerini görmeyi ve ibret almayı nasip eylesin bizlere..

              Allah razı olsun sohbet için………

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.