• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #641223
    Anonim
      29. MEKTUB

      ALTINCI NÜKTE

      Ramazan-ı Şerifin sıyamı, Kur’an-ı Hakîm’in nüzulüne baktığı cihetle

      Bu altıncı nüktede
      Ramazan-ı Şerif’in Kur’an-ı Kerim’in nüzulüne baktığı cihet anlatılacak.
      Ramazan ayı nasıl Kur’an ayı olmaktadır onu anlayacağız inşallah.

      ve Ramazan-ı Şerif, Kur’an-ı Hakîm’in en mühim zaman-ı nüzulü olduğu
      cihetindeki çok hikmetlerinden birisi şudur ki ;

      Kur’an-ı Hakîm, mâdem Şehr-i Ramazan’da nüzul etmiş;


      Ramazan risalesinin başında zikredilen ayetin mealinde
      Kuran-ı Kerim’in Ramazan ayında inzal edildiğin sarahaten zikredilmektedir.

      o Kur’anın zaman-ı nüzulünü istihzar ile o semavî hitabı hüsn-ü istikbal etmek için


      Yani bizler Ramazan ayında oruç tutmayı beklerken
      Aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’inde yeniden inmesini bekler gibi bir halette olmalıyız.
      Ve Kur’an-ı Kerim’in inzaline nazar etmeli, Kur’an-ı Kerim’i hüsn-ü istikbal etmeliyiz.
      Ramazan ayında sadece oruç gelmedi bize..
      Kur’an-ı Kerim’de geldi.
      Öyleyse bizler en çok onun hüsn-ü istikbalinden heyecanlanmalıyız.
      Zira Ramazan ayı Kur’an ayıdır.

      Ramazan-ı Şerifte nefsin hacat-ı süfliyesinden ve malayaniyat hâlattan tecerrüd


      Oruç tutan mü’min bilmecburiye
      kendini hem helalden hem haramdan muhafaza etmek zorundadır.
      Yani hanımı ona helal olduğu halde oruç zamanında ona yaklaşması yasaktır.
      Helali olan yasak olursa haramı olan ne derece bir yasaktır malumdur.
      Oruçlu olduğu için gıybet edemez.
      Mübtela olduğu kumarı oynayamaz.
      Ağzından galiz tabirler çirkin sözler çıkaramaz.
      Bu tarz süfli haletlerden kendini uzak tutuyor.
      Çünkü ben oruçluyum diyor.

      ve ekl ve şürbün terkiyle melekiyet vaziyetine benzemek ve
      bir surette o Kur’anı yeni nâzil oluyor gibi okumak ve dinlemek


      Melekler cima etmezler, melekler yemezler ve içmezler.
      Melekler uyumazlar ya vazifelerini yaparlar ya ibadetlerini yaparlar.
      Bu onların hayatıdır onu yaşarlar.
      Oruç tutan müminlerde yemeği terk ederler.
      İçmeyi terk ederler, süfliyatı varsa terk eder,
      Malayaniyat varsa terk ederler.
      Adeta melekiyete yaklaşırlar..

      İşte oruçun muhteşem bir güzelliği
      Hayvani bir süfli yaşamdan insanı alır.
      Melekler şehrine bir fert yapar.

      Oruç vesilesiyle melekiyete yaklaşan müminlerde
      Kur’an-ı Kerim yeni iniyor gibi bir merak ve ilgi ile
      Acaba Rabbim bu mektubunda bana ne mesaj gönderdi
      Merakı ile can kulağı ile dinleyecek..

      ve ondaki hitabat-ı İlâhiyeyi güya geldiği ân-ı nüzulünde dinlemek ve
      o hitabı Resul-i Ekrem (A.S.M.)dan işitiyor gibi dinlemek


      İkinci adım olarak Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinin ilk olarak
      Peygamber Efendimizin mübarek dudaklarından söylendiğini biliyoruz.
      İlk indiğini nazara alırken Peygamber efendimizin dudaklarından
      İlk kez söyleniyor gibi Efendimiz’den dinlemek…

      belki Hazret-i Cebrâil’den, belki Mütekellim-i Ezelî’den dinliyor gibi bir kudsî halete mazhar olur.
      Ve kendisi tercümanlık edip başkasına dinlettirmek ve
      Kur’anın hikmet-i nüzulünü bir derece göstermektir.


      Bir üst zikir olan Cebrail Aleyhiselatü Vesselam’dan Efendimiz’e söylenirken dinlemek

      Evet Ramazan-ı Şerifte güya âlem-i İslâm bir mescid hükmüne geçiyor;
      öyle bir mescid ki, milyonlarla hâfızlar, o mescid-i ekberin kûşelerinde o Kur’anı,
      o hitab-ı semavîyi Arzlılara işittiriyorlar.

      Her Ramazan شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِى اُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ âyetini,
      nuranî parlak bir tarzda gösteriyor. Ramazan, Kur’an ayı olduğunu isbat ediyor.
      O cemaat-ı uzmanın sair efradları, bazıları huşu’ ile o hâfızları dinlerler.
      Diğerleri, kendi kendine okurlar.

      Şöyle bir vaziyetteki bir mescid-i mukaddeste, nefs-i süflînin hevesatına tabi olup,
      yemek içmek ile o vaziyet-i nuranîden çıkmak ne kadar çirkin ise ve
      o mesciddeki cemaatın manevî nefretine ne kadar hedef ise;
      öyle de Ramazan-ı Şerifte ehl-i sıyama muhalefet edenler de,
      o derece umum o âlem-i İslâmın manevî nefretine ve tahkirine hedeftir.


      İnsan böyle bir tahkirden ve nefretten titremeli.
      Cenaze evinde düğünvari davranmak orada olan herkesin
      nefretini ve tahkirini tahrik edeceği gibi
      Alem-i İslam’ın bir bayramı olan Ramazan’da herkes
      Ehl-i sıyam iken, yani oruçlu iken bu silsileden ayrılanlar
      Elbette umum o ehl-i imanın nefretini celbedecekler.

      Hak teala bu Kur’an ayını Kur’anla geçirmemizi nasib eylesin
      Kur’andan nasibimizi ziyade eylesin.


      سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

      El Fatiha

      #795625
      Anonim

        İşte oruçun muhteşem bir güzelliği
        Hayvani bir süfli yaşamdan insanı alır.
        Melekler şehrine bir fert yapar.

        …….

        #806252
        Anonim

          Kur’anin 3 indirilis hakikati vardir ki,kur’anda 3 ayri indirilis fiiliyle ifede edilmis.Enzelna,nezzelna,unzile .Nezzelna lie 23 yilda,butun insanlik icin Peygamber efendimize indirilis anlatilir.”Unzile “fiili ile her Ramazan mu’minlerin kalplerine indirilis ifade edilir.Ramazan risalesi,6.nüktede “her ramazan”ifadesi ile dikkat çekilir.”Enzelna”ile de,Kadir gecesinde hususi ihsanat olarak,Mevla dilediği kulunun kalbine indirir.Orucun hikmetleri anlatilirken”Kuran’in kalbimize nüzulünü beklerken,nasıl hazırlanmamız gerektiği anlatılır.Kuran’dan mahrum kalmamak dualarimizla.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.