• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #658992
    Anonim

      Bismillâhirrahmânirrahîm

      Elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkibetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain,alê rasulüne salevât

      Bu mektup Üstad Bediüzzaman’ın gurbetteki hâlini ve
      “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir”
      meâlindeki âyetin verdiği teselliyi güzel bir şekilde ifade eder.

      ALTINCI MEKTUP

      b635.gif
      b524.gif
      b144.gif
      Gayretli kardeşlerim,

      hamiyetli arkadaşlarım ve
      dünya denilen diyar-ı gurbette medar-ı tesellilerim,

      Madem Cenâb-ı Hak sizleri, fikrime ihsan ettiği mânâlara hissedar etmiştir;
      elbette hissiyatıma da hissedar olmak hakkınızdır.
      Sizleri müteessir etmemek için, gurbetimdeki firkatimin ziyade elîm kısmını tayyedip
      bir kısmını sizlere hikâye edeceğim.

      Şöyle ki:
      Şu iki üç aydır pek yalnız kaldım.
      Bazen on beş yirmi günde bir defa misafir yanımda bulunur.
      Sair vakitlerde yalnızım.
      Hem yirmi güne yakındır dağcılar yakınımda yok dağıldılar.

      İşte gece vakti, şu garibâne dağlarda, sessiz, sadasız,
      yalnız, ağaçların hazinâne hemhemeleri içinde,
      kendimi birbiri içinde beş muhtelif renkli gurbetlerde gördüm.

      Birincisi: İhtiyarlık sırrıyla, hemen ekseriyet-i mutlaka ile,
      akran ve ahbabım ve akaribimden yalnız ve garip kaldım.
      Onlar beni bırakıp âlem-i berzaha gittiklerinden neş’et eden hazin bir gurbeti hissettim.
      İşte, şu gurbet içinde ayrı diğer bir daire-i gurbet açıldı.
      O da, geçen bahar gibi alâkadar olduğum ekser mevcudat
      beni bırakıp gittiklerinden hâsıl olan firkatli bir gurbeti hissettim.

      Ve şu gurbet içinde bir daire-i gurbet daha açıldı ki,
      vatanımdan ve akaribimden ayrı düşüp yalnız kaldığımdan tevellüt eden
      firkatli bir gurbeti hissettim.

      Ve şu gurbet içinde, gecenin ve dağların garibâne vaziyeti
      bana rikkatli bir gurbeti daha hissettirdi.

      Ve şu gurbetten dahi, şu fâni misafirhaneden ebedü’l-âbâd tarafına harekete âmâde olan ruhumu fevkalâde bir gurbette gördüm.

      Birden, “Fesübhânallah!” dedim,
      bu gurbetlere ve karanlıklara nasıl dayanılır düşündüm.

      Kalbim feryatla dedi:

      Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,
      Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!

      Evet böyle farisi tarzda ifade etmiş.
      Onu mealen okuyunca doğrusu bizim içimizi de aynı duyguların kapladığı
      Üstadın duygularına katılacağımız ve onun hesabına ağlayacağımız ifadeler…

      Mealen şöyledir.
      Ya Rabb ben şu dünyada zalim din düşmanlarının beni sürgün ettiği şu barla tepesinde
      Kimsesiz ormanlarda karanlık gecelerde yanlız kaldım.
      Senden başka gidecek yerim,
      Senden başka bana sahip çıkacak kimsem yok.
      Gıdasız ıssız bir yerdeyim.
      Senden başka güvenecek dayanacak kimsem kalmadı.
      Üstelik hastayım çeşitli dertler ağrılar beni aciz bıraktı.

      Allah’ım ben hem senin yaşlı bir kulunum.
      Şöyle yapayım diyecek kadar bile mecalim yok.
      Yetiş imdadıma diyorum.
      Affına sığınıyorum.
      Yardım istiyorum.
      Senin yüce dergahından yardım diliyorum.

      Kardeşler bu feryadı anlayabilmek hissedebilmek için
      Hergün evine dönen sıcak yatağında uyuyan insanlar olarak
      Tasavvur bile etmemiz mümkün değil…
      Anlayabilmemiz mümkün değil…

      Dağ basında köyden uzak çobanların bile terk ettiği bir yer düşünün…

      Aylar geçiriyor Üstadımız…
      Ve öyle geceler ki Allah’tan başka bir dost yok
      Bir çok zaman yiyecek yok

      Bu hissiyat içerisindeyken diyor Üstad

      Birden, nur-u iman, feyz-i Kur’ân, lütf-u Rahmân imdadıma yetiştiler.
      O beş karanlıklı gurbetleri, beş nuranî ünsiyet dairelerine çevirdiler.

      Dilim
      HASBUNALLAHU VE NİMEL VEKİL derken
      Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.” Âl-i Imrân Sûresi, 3:173.

      Kalbim
      b146.gif
      âyetini okudu.
      “Eger senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan baska hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur.” Tevbe Sûresi, 9:129

      Aklım dahi, ıztırabından ve dehşetinden feryat eden nefsime hitaben dedi:

      Bırak biçare feryadı, belâdan kıl tevekkül.
      Zira feryat, belâ ender hata ender belâdır bil.
      Belâ vereni buldunsa eğer, safâ ender vefâ ender atâ ender belâdır bil.
      Madem öyle, bırak şekvâyı, şükret; çün belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.
      Ger bulmazsan, bütün dünya cefâ ender fenâ ender hebâ ender belâdır bil.
      Cihan dolu belâ başında varken, ne bağırırsın küçücük bir belâdan, gel tevekkül kıl.
      Tevekkül ile belâ yüzünde gül, tâ o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül.

      Ey beladan musibetlerden kimsesizlikten ağlayıp sızlayan feryad eden;
      Feryadı bırak diyor.
      Karamsarlıktan ve ümitsizlikten çık.
      Gel kudreti sonsuz rahmeti sonsuz Allah’tan güzel şeyler iste.
      Kimsesiz kalmış yetim bir çocuk gibi feryad etmek ayrı bir beladır.
      Sen kimsesiz bir yetim çocuk gibi değilsin.

      Yetim bir çocuk değilsin diyor…
      Sana şefkatle bakan bir rabbin varken
      Kendinin kimsesiz olduğunu düşünmen bir hatadır.

      Yani sen böyle yaparak farkına varmadan Yaradan’ın rahmetini itham ediyor,
      Suçluyor olabilirsin.
      Sen sahipsiz değilsin.
      Sen seni böyle sıkıntılarla pişiren rabbini buldunsa şükür et.

      Sana hücum edenin gerçekte bir ayı olmadığını,
      Ayı postu giymiş bir arkadaşının seni eğlendirdiğini bilirsen,
      Ne kadar keyif alırsın.

      İşte musibetleri böyle bilen biri hayattan keyif alır.
      Eğer bela vereni bulmazsan işte o zaman ciddi bir beladasın demektir.
      İşte o zaman dünya senin gözünde cefalı bir dünyadır.
      Boşa giden bir dünyadır.
      O bakışla dünya anlamsızdır, herkes sahipsizdir.
      Ve dünyada çekilen sıkıntılar Allah’ı bulmadıkça boşunadır.
      O bela vereni seni imtihan edeni buldunsa o zaman lütuftur ihsandır.

      Ne bağırırsın küçük bir beladan gel tevekkül kıl.

      Başımızdaki en büyük bela onu tanıyamamaktır.
      Ona yönelip dua edememekten,
      Ona sığınamamaktan,
      Ona dua edememekten, daha büyük bir belamı olur?
      Ahirette ilahi mahkemede hesap verememekten daha büyük bir belamı olur?

      Bunları ruhunda duyamamak, hissiz yasamak ne kadar büyük bir beladır asıl…
      Az sonra içine düşeceğin bir azap çukuru varken azap feryadı neden dir?
      Onun bir imtihan olduğunu anlayabilmek teslim olmak ve tevekkül etmek…

      Bu yüzden Üstad hz der ki;

      Cihan dolu belâ başında varken, ne bağırırsın küçücük bir belâdan, gel tevekkül kıl.

      Onun hikmetine itimat et.
      Onun sana bu acıyı çektirmekte bir gayesi vardır, hikmeti vardır.
      Hiçbir şey gayesiz hikmetsiz değildir.
      Bir kuş bile sebepsiz uçmaz ve hiçbir şey başıboş değildir.
      Sen gül , sen gülünce musibetlerde güler.
      Hastalıklar tebessüm eden bir dost olur.

      Hem üstadlarımdan Mevlânâ Celâleddin’in nefsine dediği gibi dedim:

      O, “Ben senin Rabbin değilmiyim?” dedi; sen “Evet, Rabbimsin” dedin.
      “Evet” demenin şükrü nedir? “Bela” çekmektir.
      Belanın sırrının ne olduğunu bilir misin?
      O, Allah’a karşı fakrını hissetmenin ve
      Allah’a dayanmadıkça hiçliğini bilmenin yoludur.

      O vakit nefsim dahi “Evet, evet. Acz ve tevekkülle,
      fakr ve iltica ile nur kapısı açılır, zulmetler dağılır.

      Hikem-i Atâiyenin şu fıkrası
      “Cenâb-i Hakki bulan neyi kaybeder?
      Ve Onu kaybeden neyi kazanır?”;
      yani, “Onu bulan herşeyi bulur
      Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz,
      bulsa da başına belâ bulur” ne derece âli bir hakikat olduğunu gördüm.

      Ne mutlu gariplere!” Müslim, Îman: 232; hadîsinin sırrını anladım, şükrettim.

      İşte, kardeşlerim, karanlıklı bu gurbetler, çendan nur-u imanla nurlandılar
      fakat yine bende bir derece hükümlerini icra ettiler ve söyle bir düşünceyi verdiler.

      “Madem ben garibim ve gurbetteyim ve gurbete gideceğim.
      Acaba su misafirhanedeki vazifem bitmiş midir?
      Tâ ki sizleri ve Sözleri tevkil etsem ve bütün bütün alâkamı kessem”
      fikri hatırıma geldi.

      Onun için sizden sormuştum ki,
      “Acaba yazılan Sözler kâfi midir, noksanı var mı?
      Yani vazifem bitmiş midir?

      Tâ ki rahat-i kalple kendimi nurlu, zevkli, hakikî bir gurbete atıp, dünyayı unutup,
      Mevlânâ Celâleddin’in dediği gibi
      Semâ’ın ne olduğunu bilir misin?
      O, mevcudata sırt çevirip fenâ bulmak;
      fenâ-yı mutlak içinde bekâyı zevk etmektir. deyip,
      ulvî bir gurbeti arayabilir miyim?” diye sizi o suallerle tasdî etmiştim.

      b126.gif
      Said Nursî

      Subhâneke lâ ilmelene illema allemtene inneke entel alîmul hakîm ve ahiru de’vehüm enilhamdülillahi rabbil âlemin el fatiha me as salawat

      21.30’da sohbet kanalında yapılan derstir.
      Muhabbet-i Bakiye
      #761804
      Anonim

        Dersten sonra yapılan duadır…

        Yâ Rabbi!
        Dile getirdigimiz her türlü essiz hamd ve sena ancak Sana mahsusdur.
        Bütün salat ü selamlar; rahmet ve selametlikler,
        iki cihan günesi, baslarimizin taci Rahmeten lil’âlemin,
        ResûI-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Seyyidina-Ebe’l-Kaasim Muhammed Mustafa sallü aleyhi ve sellem Efendimiz
        ve O’nun bütün âl ve ashabina olsun.
        amin
        amin
        amin
        amin
        “0l! emriyle; bilinen ve bilinmeyen,
        görünen ve görünmeyen sayisiz alemleri yaratan;
        “Yok 0l!” emriyle de,
        her seyi bir anda yok etme gücüne sahib olan,
        alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Yüce ALLAH’im!
        “Bana dua edin, duanizi kabul edeyim” buyurdun.
        Biz de; huzuruna geldik,
        boynumuzu büktük, ellerimizi Sana açtik.
        Seni Rahim, Gafur biliyoruz.
        Rahmet ve Gufran ism-i serifinle tecelli eyle,
        ellerimizi bos döndürme yâ Rabbi! Kur’an-i Kerim’in bereketi ile ve alemlere rahmet olarak gönderdigin sevgili Peygamberimizin hürmeti ile bizleri af eyle,
        amin
        amin
        amin
        ey Kerim; bizleri affet yâ Rahim.
        amin
        ALLAH’im! Bizleri Kur’an-i Kerim’in zineti ile süsle.
        amin
        amin
        O’nun kerameti ile mükerrem eyle ve serefiyle sereflendir.
        amin
        amin
        Yâ Rabbi!
        AMİN
        amin
        Ihlasi Seriflerin her harfi için bizlere sevap yaz.
        Okurken yaptigimiz hatalari bagisla,
        amin
        tam ve mükemmel okumus gibi kabul buyur.
        AMİN
        amin
        Kur’an-i Kerim’i kalblerimize nur eyle, Cennet yolumuzu aydinlat.
        AMNİ
        amin
        amin
        AMİN
        Yâ Rabbi!
        Biz, ancak Sana ibadet ve yalniz Sana kulluk ederiz.
        Ancak, Senin için namaz kilar ve yalniz Sana secde ederiz.
        Yalniz sana yalvarir, ancak Sana kosar ve
        Sana yaklastiracak seyleri kazanmaya çalisiriz.
        ibadetlerimizi sevinçle ve arzu ile yapariz.
        Yasak ettiklerini yapmaz ve azabindan korkariz.
        Sen’den, bizlere rahmet ve ihsaninin bol olmasini dileriz yâ Rahim.
        ALLAH’im! Bizlerden eksiksiz ibadet ve tâat bekliyorsun.
        Bunlara, ancak Senin sonsuz yardiminla sahip olabiliriz.
        Öyle ise; bize, Senin hosnutlugunu kazandiracak,
        kusursuz ibadet ve tâatde bulunma imkanini bahseyle!
        amin amin amin
        amin
        amin
        ALLAH’im! Vermis oldugun nimetlerin elimizden çikmasindan,
        amin
        saglik ve dirligimizin bozulmasindan, beklenmedik felaketlerden ve
        gazabinin her türlüsünden ancak Sana siginiriz.
        Biz, aciz kullarinin dualarini kabul eyle yâ Rabbi!
        amin
        amin
        amin amin amin
        Yâ Rabbi!
        Burada bulunan tum kardeslerimi, Kur’ân’in hidayeti ile yola getir.
        amin
        Onun faziletiyle derecelerimizi yükselt.
        amiiiiiiin
        Kur’an-i Kerim’in tilavetiyle günahlarimizi affet.
        Ey bagislamasi ve ihsani sonsuz olan ALLAH’im!
        Ayiplarimizi ört, kalplerimizi pak eyle;
        hastalarimiza sifa; dertlilerimize deva,
        borçlarimizi ödemek imkani ver.
        Din ve dünya islerimizi islah eyle yâ Rabbi!
        amin
        amin
        amin amin amin
        Amin
        Ey yerleri ve gökleri yaratan,
        gizli ve açik her seyi hakkiyla bilen ve bütün varliklarin biricik sahibi olan ALLAH’im!
        Gerçek bilir ve bildiririz ki, Sen’den baska ALLAH yoktur.
        Bizleri nefsimizin çilgin istek ve arzularindan muhafaza eyle.
        Seytan’in bozguncu telkinlerinden Sana siginiriz.
        amin amin amin
        ALLAH’im! Gönlümüzü, bütün azalarimizi sönmez,
        sonsuz nurunla aydinlat.
        Amin
        amin
        Yâ Rabbi!
        amin
        Bize, küfre açik kapi birakmayan eksiksiz bir iman nasip eyle.
        ALLAH’im! Bizi, yolunu sasiran ve sasiritanlardan degil,
        Amin
        hidayete eren ve hidayete eristiren kullarindan eyle.
        amin
        amin amin amin
        amin
        Amin
        Yâ Rabbi! Görüsümüz kit, gücümüz çok az;
        bu yüzden rahmetine ta’rifsiz derecede muhtaciz.
        Ey her seye Kadir, gönüllere sifa veren ALLAH’im!
        Sen’den rahmetini dileriz. Duâmizi kabul eyle.
        amin
        amin amin amin
        amin
        Amin
        Yâ Rabbi!
        Amin.ALLAH Razı Olsun
        Maksadimiz Sen’sin. Biz her isimizde Seni,
        her seyde Seni kasd ederiz.
        Yalniz Seni isteriz.
        Bütün istegimiz de, Senin bizden razi olmandir.
        Bizi, sevgili kullarindan eyle ALLAH’im!
        Amin
        amin
        Amin
        Yâ Rabbi!
        Bizleri, iyilik yaptiginda sevinen,
        amin
        kötülük yaptiginda hemen pisman olup Sen’den afv dileyen seçkin kullarindan eyle.
        amin
        ALLAH’im! Bilerek veya bilmeyerek isledigimiz bütün günahlarimizi bagisla,
        amin amin amin
        Amin
        amin
        çok bol olan rahmetini bizlerden esirgeme.
        Amin
        amin amin amin
        amin
        hulasa abimizin arkadasinin babasina sifalar ihsan eyle
        Yâ Rabbi!
        amin
        aminnnnn
        amin
        Amin
        Amin
        amin
        Bütün islerimizin sonunu hayr eyle; dünyada rezil olmaktan,
        Ahiret’te de azabindan muhafaza eyle.
        amin amin amin
        amin
        amin
        amin
        ALLAH’im! Bizi dirlik ve dogruluk üzere yasat,
        aramizdaki sevgi baglarini güçlendir,
        kalblerimizi ayni görüs ve düsünüs halkasi içinde birlestir.
        Amin
        Dinden, imandan, dogruluktan,
        amin
        Sana ibadet ve taatdan ayirma Yâ Rabbi!
        amin
        Amin.
        aminnnn
        amin
        amin
        Yâ Rabbi!
        Bizleri, verdigin ni’metlere karsi sükür borcunu yerine getiren;
        nimetlerin karsisinda nankörlük degil,
        bol bol hamd eden kullarindan eyle,
        amin amin amin
        amin
        üzerimizden nimetlerini eksiltme, ALLAH’im!
        Amin
        amin
        amin amin amin
        Ya Rabbi Elveda abimizin hastanede yatan kardesine Safi ismiyle tecelli et
        amin
        ALLAH’im Son nefesde, ölümün akli bastan gideren acilarindan bizi koru.
        amin
        amin amin amin
        “La ilahe illâllah Muhammedün Resûlüllah” Ve
        amin
        Amin
        “Eshedü en la ilahe illâllah ve eshedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh” diyerek,
        amin
        amin
        ruhumuzu teslim etmemizi nasib eyle Yâ Rabbi!
        amin amin amin
        amin
        amin
        Hâsil olan sevabi; Hazret-i Adem’den Hazret-i Fahr-i Alem Muhammed Mustafa sallüaleyhi ve sellem’e kadar
        amin
        amin
        gelip geçen bütün Peygamberan-i ilzam ve Rusûl-i kiram aleyhim’üssalâtü vesselam hazretlerinin
        ervah-i pâk-i tayyibelerine hediyye eyledik, ikram eyle Yâ Rabbi!
        Amin
        amin
        amin
        Amin..elfü elfi amin..
        ÂI-i Ezvac-i Tahirat, ashab-i Güzin, Ensar ve Muhâcirin,
        Tabi’iyn, Tebe’i-tabi’iyn, Eimme-i Müctehid’in,
        ridvânullahi tealâ aleyhim ecma’iyn hazretlerinin de ervah-i pâk-i tayyibelerine hediyye eyledik.
        Sen vâsil eyle yâ Rabbi!.
        amin
        Amin
        amin amin amin
        amin
        Müfessirin, muhaddisin, muhakkikin, ulema-i amilin,
        Amin
        kurra-i kâmilin, mesâyih-i vasilin, sulehâ-i salihin,
        agniyâ-i sâkirin, fukara-i sâbirin, gurebâ-i müslimin,
        hattatin, huffaz, tullab ve cemi-i hamele-i Kur’an-i Kerim
        nevverü merâkidehüm ve ce’alel cennete me’vahüm efendilerimizin de
        ervah-i pâk-i tayyibelerine hediyye eyledik,
        Sen kabul eyle yâ Rabbi!
        amin amin amin
        amin
        amin
        Amin
        Bütün ehl-i imam ile Ehlullah’in ve Evliyaullah’in da ervah-i pak-i tayyibelerine hediyye eyledik,
        Sen vasil eyle Yâ Rabbi!
        amin amin amin
        amin
        Amin
        amin
        Amin
        amin
        Velhâsil; su âna kadar dâr-i Dünyâ’dan dar-i Ukba’yâ irtihâI ve
        intikal eden bütün mü’minin-i mü’minat; müslimin-i müslimat,
        ma’sûmin-i ma’sûmat, mazlumin-i mazlumât, kaffe-i ehl-i imanin da ruhlarina hediyye eyledik,
        amin
        Sen kabul eyle Yâ Rabbi!
        amin amin amin
        amin
        amin
        Amin
        Amin
        Cümlemizin kalbine Islam nurunu, Kur’an hidayetini ver.
        amin
        amin amin amin
        amin
        Cümlemizi Islam’a bagla, bizleri Müslüman olarak yasat,
        amin
        Amin
        Amin
        amin
        Müslüman olarak öldür.
        amin amin amin
        amin
        amin amin amin
        Bizleri Dünyâ ve Âhiret mutluluguna erdir.
        Amin
        amin
        amin amin amin
        amin
        Dünya’da mekansiz, Âhiret’de imansiz birakma Yâ Rabbi!
        amin
        Amin
        amin amin amin
        amin
        Amin
        amin
        amin
        Yâ Rabbi!
        Habib’in Muhammed Mustafa,
        Kitab’larin, bütün sevdiklerin yüzü hürmetine,
        bizleri dergah-i bârigâh-i ulûhiyyetinden bos çevirme,
        amin
        duâlarimizi kabul eyle, yâ Gafur u yâ Gaffâr.
        amin
        amin amin amin
        amin
        Amin, Amin, Amin… Bi hürmeti seyyidi’l-mürselin ve’l-hâmdülillahi Rabbi’l-Alemin.
        Amin
        amin amin amin
        Amin..
        amin
        amin
        amin
        El Fatiha
        amin
        Allah razı Olsun
        amin
        <~hacali> amin
        allah razı olsun
        amin
        ALLAH RAZI OLSUN
        <~hacali> Allah Razı Olsun
        allah razi olsun
        Allah razı olsun
        Allah razı olsun senden AlpEren kardeşim…Amin
        cumlemizden kardesler

        #765990
        Anonim

          rabbim razi v ehosnut olsun nurlandirtisn nur eylesin insaAllah sizleriaçiklamalı dersleri hem kaydetmek hemde izniniz olur is epaylaşmak istiyorum alinti olarak cevap verebirseniz acizan sevinirim insaAllah

          iztikamet üzere selametle kalın ebeden

          #766038
          Anonim

            @acizane 180409 wrote:

            rabbim razi v ehosnut olsun nurlandirtisn nur eylesin insaAllah sizleriaçiklamalı dersleri hem kaydetmek hemde izniniz olur is epaylaşmak istiyorum alinti olarak cevap verebirseniz acizan sevinirim insaAllah

            iztikamet üzere selametle kalın ebeden

            ve aleykum selam kardes , amacimiz sadece Allah rizasi , paylasabilirsiniz,
            bu sohbetler her aksam http://www.risalesohbet.net kanalininda duzenlenektedir, ilgili kardesleri yonlendirebilirsiniz
            selam ve dua ile…

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.