• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #675796
    Anonim
      787833_mediner_avza3.jpg
      Dumanlar
      içinde hasıra sarılmış gencecik bir beden…
      Adı; Zübeyr bin Avvam
      (ra)

      Suçu: Müslüman olmak
      Yaşı: Henüz
      onbeş

      İşkence
      yapan
      : Öz bir amca

      Kesik kesik öksürükler içinde zulüm kokan bir
      ses yayılıyor etrafa.


      Muhammed ’in Rabbini inkar et! Seni bu işkenceden
      kurtarayım.

      Cevap bir
      meydan okumadır sanki:


      Hayır. VAllahi asla küfre dönmem.

      Bir şehâdettir bu ölümü hiçe
      sayan.

      Bu şehâdet, dumanla
      birlikte yükselirken semaya, ateş bir kez daha körüklenir
      zalimce.

      Bir zülümdür bu, amca
      merhametinin de üstünde olan..

      ***
      İdam sehpasında bir kahraman…

      Adı: Hubeyb bin Adiy (ra)
      Suçu:
      Müslüman olmak Allah Resûl’ü Kureyşle ilgili bilgi toplamak istiyor. Âsım bin
      Sâbit (ra) başkanlığında on kişi toplanıyor. İçlerinde O da var. Hassan bin
      Sâbit (ra) şiirinde şöyle sesleniyor ona:“Ey ensarın ortasındaki şahin! Yumuşak
      huylulukta pırıl pırıl olan.”Asım bin Sabit ve sekiz arkadaşı yolda yüz okçunun
      hedefi olup, şehit oluyorlar.Hubeyb bin Adiy ve arkadaşı Mekke de esir
      pazarında…İntikam ateşleri içinde yanan el Haris oğulları bu isme hiç de
      yabancı değiller.

      Karar: Ateşle işkence El
      Haris’in kızı telaş içinde Mekke sokaklarında bağırıyor.-VAllahi O’nu elinde
      büyük bir salkımdan üzüm yerken gördüm. Halbuki o zincirle bağlı hem Mekke’de
      bir üzüm tanesi bile yok.Her şeye rağmen gözleri önünde i’dam sehpaları
      hazırlanıyor Hubeyb binAdiyy’in. Mızraklar bilenmiş her şey hazır.Dilinde bir
      duâ:“Allah’ım, biz peygamberin risaletini tebliğ ettik. Bize yapılanları O’na
      ulaştır.”….Ve mızraklar Hubeyb’in vücudunda..

      ***

      Müslüman olacağını rüyasında gören bir
      genç…

      Adı: Hâlid bin Said (ra)
      Suçu: Müslüman
      olmak

      Ay ışığının
      aydınlattığı karanlık bir oda…

      Köşeye sinmiş, aç, susuz ve dövülerek işkence
      edilmiş bir beden.

      İşkenceyi
      yapan: Bir baba

      Üzerine
      kapatılan kapılar O’nu Rabbiyle baş başa bırakıyor. Şimdi ne odanın karanlığı
      acıtıyor içini ne de yaralarından akan kanlar. İmanın teselli etmediği yer mi
      var? !

      Fakat bu kadar
      işkence kafi değil bu baba için. Mekke’nin kızgın kumlarına yatırıyor oğlunu.
      Yetmiyor ağır taşlar koyduruyor üzerine…

      Habeşli siyahi bir köle…

      Adı: Bilal-i Habeşi
      (ra)

      Suçu: Müslüman olmak.
      İşkenceyi yapan:
      Efendisi Umeyye bin Halef

      Kölesinin Müslüman olması çileden çıkartıyor
      o’nu:

      -Andolsun sen ölmedikçe
      yahut Muhammed ’i ve onun dinini inkar etmedikçe bu azabı üstünden eksik
      etmeyeceğim.

      Ücretle tutulmuş
      müşrik çocukları tarafından boynundaki iple aç, susuz Mekke sokaklarında
      gezdiriliyor. Önce kızgın kumlara yatırılmış olacak ki, izleri hala
      sırtında.

      Allah ve
      Rasulünün aşkıyla yanan bir kalbe sahip bedeni kızgın kumlar ne kadar yakabilir
      ki! ?

      ***
      Urganla direğe bağlanıp bayılana kadar dövülen
      edep ve haya timsalidir O…

      Adı: Osman bin Affan
      (ra)

      Suçu: Müslüman olmak.
      İşkenceyi yapan: Amcası
      Hakem bin Ebu-l As

      Melekler
      bile haya ediyor O’dan..

      ***
      Yeryüzünde yürüyen bir
      şehit…

      Adı: Talha bin Ubeydullah (ra)
      Suçu: Müslüman
      olmak

      İşkenceci: Nevfel bin Adviye
      İple bağlanıp işkence edilen bir sahabi de
      O.

      Ama Allah Rasul’ü O’ndan
      bahsederken “Yeryüzünde yürüyen bir şehide bakmak isteyen Talha’ya baksın”
      buyuruyor.

      ***

      Ve Habbab bin Eret… (ra) İşkencenin beklide
      en ağırı O’naydı.

      Efendisi
      Ümmü Ammar O’nu ateşe yatırır, vücudu ateşi söndürmeden
      kaldırmazdı.

      ***

      İşte…
      Bir yanda cahiliye bataklığının tam ortasında
      bir devir ve kalplerindeki yaratanına sığınma arzusunu kendisine bile faydası
      olmayan taşlarda arayan zavallı bir beşeriyet…

      Diğer yanda hidayet güneşinin aydınlığında
      asr-ı saadet denilen ve içlerinde daha dünyadayken cennetle müjdelenen nice
      hidayet erlerinin çıktığı bir insanlık.

      Peki neydi onları karanlık kuyuların güzel
      Yusufları yapan?

      Yusuf’un
      güzelliğine bir sebep kuyunun karanlığıydı belki de…

      Ya neydi onları secdelerin sultanı
      yapan?

      Sultanlığa sebep
      secdedeki zillet tacını giymekti belki de…

      Atalarının dininden ayrılıp Hak’kı dolayısıyla
      işkenceyi zulmü kabul ve tasdik edenler.

      İşte onlar… işte biz….

      Onların çektiklerini çekmeye hangimiz hazırız
      biz? !

      Onlar neler çekti,
      biz, neler gördük?

      Her
      birimiz cahiliye kuyularında boğulmayan Yusufların aksine ahir zaman kuyularında
      boğulmaya talip olmuş gibiyiz!

      Düşünebildiği kadar insan olan insana Nebiy-yi
      Zişan’nın bu sözü kafi gelir herhalde:

      “Sizden öncekiler âhiret işlerinden arta kalan
      vakitlerini dünyaya harcarlardı. Sizler

      ise dünya işlerinden artan vakitlerinizi
      âhirete sarf ediyorsunuz.”

      İşkence edenler ve edilenler..
      Dünya lezzetlerini tercih edenler ve âhireti
      özleyenler..

      Büyük bir göç
      var, herkes gidiyor. Zulmedenler de zulme uğrayanlar da zulme seyirci kalanlar
      da bu sevkiyata karşı koyamaz. Göç muhakkak.

      Bu göçte secdedeki zilleti tercih eden
      sultanların önderliğiyle ahir zaman kuyularında boğulmayan Yusuf’lar olmak
      duâsıyla..

      irfan
      Mektebi

      #801749
      Anonim

        ne çok işkenceler fedakarlıkla Allah c c dinini yaymaya çalışmışlar, bize hazır gelen bu dine layık olmayı nasıb eyle huzuru mahşerde bizden davacı olmasın inş..
        Allah razı olsun hocam…

        #801754
        Anonim

          Üzülüyorum!!! O mubareklerin sırf İman ettikleri için onlara reva görülen acımasız işkence zulum gördüklerine

          Üzülüyorum!!! O mubarek ashabla aramızda (sabır ve çile anlamında) uçurumlar kadar fark var….

          Allah (c.c) razı olsun abi..Hakikaten etkileyici bir yazı;

          Son bir şey daha:Resimdeki Cennetül BakiyE duygulanarak baktım..Medineyi çoook özlediğimi farkettim gene..Selam olsun o mubarek Kabristana….

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.