• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #650502
    Anonim

      wpl02xl5.jpg



      Ne gariptir şu insanoğlu Dünyaya dair çok önemli istekleri vardır bitmek tükenmek bilmeyen Para, mal, mülk, makam, mevki, şöhret ve hepsinin dahası
      Nedir önemli olan bizim için?

      Hepsine birden sahip olmak mı?
      İstediği her şeye sahip olanlar gerçekten çok mu mutludur? Mutmain olur mu, nefis madden ve manen doyar mı?

      Yoksa bir avuç toprak mıdır, doyuran insanın gözünü?!
      “Minarede ölü var diye bir acı salâ” bizim için hiç okunmayacak mı zannederiz? Bütün enerjimizi sahip olmaya harcamış, yatırımlarımızı yalnızca dünyaya yapmışsak, ölümü unutmuşuzdur zaten
      Acaba nefesimizin ne zaman tükeneceği

      bildirilseydi ne yapardık? Nasıl bir hâleti ruhiye içerisinde olurduk? Sayılı soluklarımızı hesapsızca kullanabilir miydik? Tüketebilir miydik dakikalarımızı, “Bu gün Allah için ne yaptın” denileceğini bile bile?
      Elbetteki hayır!

      Bilseydik eğer dünya hayatının geçiciliğini;
      Buruk bir tebessüm olabilirdi belki yüzümüzde, ama kolay kolay çatılmazdı artık kaşlarımız, hemen

      sinirlenmezdik, inciten, acıtan kelimeleri, çoktan çıkarmış olurduk lügatimizden Rabbimizle baş başa kalabilecek ortamlar oluşturmaya çalışırdık Belki de Halk içinde Hak ile olmak, hayat biçimimiz olurdu Mevlâna’nın, “Eğer herkesleysen ve

      bensizsen hiç kimseyle değilsin/Eğer benimleysen ve hiç kimseyle değilsen herkeslesin” dediği gibi yaşamayı isterdik
      Bilseydik eğer;

      kâinatı hece hece okumayı isterdik gece gündüz Karanlıktan korkmaz, aydınlıktan rahatsız olmazdık
      Bilseydik eğer;

      başımızda gölge eden kara bulutlara ah vah etmek yerine, tedbiri elden bırakmaksızın sabırla yağmurun yağmasını bekler, huzurun nirengisini yaşardık

      Bilseydik eğer;
      İbadetlerimizde devamlı olurduk Geciktirmemize neden olan zaruretler önceliklerini yitiriverirlerdi
      Bilseydik eğer;

      vird olurdu dilimize rengine boyandığımız, aşkına uyandığımız güzel Rabbimizin isimleri
      Bilseydik eğer;

      günahlarımıza yüreğimizle ağlardık Ebediyete ulaştığımızda huzurunda utanmamak için güzel amellerimizi artırmaya çalışırdık
      Bilseydik eğer;

      “Yarabbi, bana ilk namazı soracağın için emrolunduğum üzere onu dosdoğru kılmaya çalıştım”
      “Yarabbi, bana dünyalık olarak verdiğin emanetleri fazlasıyla emrettiğin yerlere ulaştırdım”

      “Yarabbi, kullarının bana olan sevgisi ve muhabbeti beni değerlendirmende bir ölçü olacak biliyorum Çünkü sen, “Kullarımın sevdiğini ben de severim” diye buyuruyorsun, ben de bunun için kul

      hakkına girmemeye ve Kâbe’yi yapar gibi gönüller yapmaya çalıştım Sonsuz bir sevgiyle yalnızca senin için sevdim” derdik

      Senin için severdik Hem bu kâinatta var olan her şeyde senden bir parça varken incitilmiş olsak bile, haddimize midir bizim senin yarattığını beğenmemek ve sevmemek

      Sen bu dünyayı ve bizleri habibini sevdiğin için yarattın Formülü ne ihtiva eder ki sevgi,

      dokunduğu her şey uhrevîleşir, melekleşir, taş gönüllerde güller bitirir Ne kadar güzel bir hissediştir gül alıp gül satmak

      Sevgi; insanın yaratılış hamurunda,
      Sevgi; bir yetimin başını okşayan peygamberimin dokunuşunda,

      Sevgi; ensarın özverisinde,
      Sevgi; Hz Ebubekir’in dost yüreğinde,
      Sevgi; Bilal-i Habeşî’nin siyah tenine düşen inci tanesi göz yaşlarında,

      Sevgi; Veysel Karanî’nin adım adım Rasûl’e yürüyüşünde

      Sevgi; Hz Âyşe’nin anam babam sana feda olsun deyişinde,

      Sevgi; senin Kelam Kadiminin her harfinde,
      Sevgi; ben değil, biz bilincine sahip olmakta
      Bilseydik eğer; sevgi ve muhabbetin tadını

      sevgisizliklerimizi pişmanlık göz yaşlarıyla yıkardık

      Bilseydik eğer unutur muyduk ?
      Bize hayatın ve ölümün hakikatlerini unutturan ihtiraslara, tamahlara binlerce kere ah Ve bu unutkanlığın masiyetlerine binlerce kere af
      Bize bizi,
      Bize seni

      Bize hayatın hakikatlerini,
      Bize ahireti unutturma ya Rabbi
      Dünya hayatında telafi edilmesi mümkün olan küçük unutkanlıklarla kıyas edilebilir mi “ahiret unutkanlığı”

      #733421
      Anonim

        Allah razı olsun bir kez daha muhasebe yaptırdınız bana..
        Evet biliyoruz ama idrak edemiyoruz. Allah bildiklerimizin idrakında olmayı nasip eylesin.Amin.
        Güzel bir paylaşım olmuş kardeş, MaşaALLAH çok güzel ve faydalı konulara imza atıyorsunuz…
        Paylaşımlarınızın devamını bekleriz…

        #733437
        Anonim

          Allah razı olsun çok güzel bir yazı . her insan kendi nefsine yüksek sesle okumalı bu yazıyı.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.