- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Eylül 2009: 20:58 #656688
Anonim
Ahirzamanda iman durumu hakkında mü’minleri ikaz edip dikkate davet eden
kısımlardan bazılarıdır. Bu gibi ikazlara dikkat edilirse kişi imanını
kolaycamuhafaza eder. Nakledilen hadisler ahkâm-ı şer’i makamında değil ibret dersi
içindir.Risale-i Nur Külliyatında iman etmek hülasa olarak şöyle ifade edilir:
“İman etmek;
Kur’an-ı Azimüşşan’ın ders verdiği gibi,
O Hâlik’ı
. sıfatları ile
. isimleri ile,
umum kâinatın şehadetine istinaden
. kalben tasdik etmek ve
. elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak ve
. günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek
iledir.Yoksa büyük günahları serbest işleyip
. istiğfar etmemek ve
. aldırmamak,
o imandan hissesi olmadığına delildir. ” (E.L.I.203)
Nefs-i emmarenin tazyikinden ve fücurdan müberra olarak haşirde yeniden inşa
ve ihya edilen tefessüh etmemiş insan, dünyada işlediği günah ve hatalarınıntamamını görünce, günahlara karşı nedamete alışmış olan ruh ve vicdanında
tam bir nefret ve kerih görme haleti ve hissiyle manevi bir tathir
inkılabınamazhar olur.
Zira günahın çirkinliğini görmek, kemalat-ı vicdaniyeye sebeb olduğu gibi,
kemalat-ı vicdaniye nisbetinde de günahın çirkinliğini görür, böylece
Cennet’elâyık yüksek bir kemalat kazanır. Bu mâna ile de alâkalı olarak (75:2)
âyetinde, nefs-i levvameye yeminle dikkat çekilir.Hadislerde de bu mânada bazı işaretler ve ikazlar vardır. Ezcümle bir
münkerin, fiilen veya kalen izalesine çalışmak, eğer bunlara muktedir
değilse, o münkerikalben kerih görmek ve eğer bu dahi olmazsa, kişinin imandan hissesi
kalmamış olacağı S.M. 50. hadiste; keza kalbi günah lekesinden tevbe ile
(kalben nedametduyarak) temizlemek İ.M. 4244. hadiste; ve günahtan pişmanlık duymak ve
tevbedir diye İ.M. 4252. hadiste ders verilir.Bir rivayet de mealen şöyledir: “İnsanlar kendilerini günahta mazur
(mes’uliyetsiz)
görmedikçe asla helâk olmazlar.” R.E. sh: 354 ve Ebu Davud Melahim:17 ve İbn-i Hanbel 4/260-5/293.
Diğer bir rivayette de mealen: “İşlenmiş günah hatırlanınca hüzünlenme
(üzülme) keffarettir, buyurulur.” (R.E. sh: 103)Başka bir hadis meali de şöyledir: “Günahın keffareti, nâdim (pişman)
olmaktır. Eğer siz günah yapmasaydınız, Allah günah yapan bir kavim getirir
ve onlarımağfiret ederdi.” (R.E. sh: 339 ve K.H. 1931. hadis) Bu hadis, günah
işlemenin gerekliliği mânasında asla yanlış anlaşılmamalı. Bu hadisin bir
mânası şudurki: Beşer, takva ve fücur işleyebilir fıtratta olmasaydı, imtihan sırrı ve
terakkiyat-ı beşeriye olamazdı.Elhasıl, insan dünyada günahların çirkinliğini kalben, vicdanen hissedip
manevi tevbeye sahib olmalı ki, vicdaniyat haline gelen bu haletle afv-ı
İlahiyeliyakat kazansın. Kur’an (49:7) âyetinde, iman nuru ve şuuru ile münevver ve
kâmil kalblerin küfür, füsûk ve isyanı çirkin ve kerih gördüğü beyan edilirki; bu husus, mevzuumuzu aydınlatan en güzel bir beyan olduğu gibi kemalat-ı
beşeriyenin de üstün derecesidir. Evet insan kemalat-ı vicdaniyesi
nisbetindemünkeri kerih görür. Asr-ı Saadet’te olduğu gibi.
«İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onların hepsi Kur’an okur, ibadete
çalışırlar ve ehl-i bid’atla da meşgul olurlar. Lâkin bilmedikleri cihetten
müşrikolurlar ve okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünyayı din
karşılığında yerler. İşte bunlar, kör deccalin avanesi olacaklardır.» (R.E.
sh:504)Diğer bir rivayet de mealen şöyledir: «İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki,
adamın imanı soyulur da haberi olmaz. Halbuki o, gömleğinin soyulduğu gibi
soyulmuştur.»«İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, uleması da hükeması da fitne
olacak. Mescidler ve Kur’an çoğalacak, amma hiç âlim bulunmayacak. Tek tük
âlimkalacak.» (R.E. sh:504)
R.E. sh. 480/4. müteşabih hadisinde: Denizden çıkan şeytanların (nifak
cereyanının) insanlara Kur’an öğretmesi haberi çok manidardır. Evet, nifak
cereyanınındini faaliyet sahalarına hulûl ederek meslek-i Kur’aniyenin asliyetinden
saptırmaya çalışacaklarına karşı bir ikazdır.«İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki: Onların endişeleri mideleri olacak,
şerefleri de meta-ı dünya olacak ve kıbleleri de kadınları olacak ve dinleride dirhem ve dinarları (paraları) olacak. Bunlar mahlukatın en şerlileridir
ve Allah katında onların hiç nasibleri yoktur. » (K.H. hadis: 3270) (R.E.
sh:504)
Allahın selamı rahmeti ve bereketi bütün müslümanların üzerine olsun.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.