- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Aralık 2009: 17:36 #658851
Anonim
Türkiye’deki gelişmelerin önünü kesmenin en iyi yolu AKP’den kurtulmak…
Bu amaç için her yol denenebilir…
Şimdide “AK Parti’ye ne yaparız da ikinci bir kapatma davası açarız” konusunun peşine düşmüşler.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı AK Parti hükümetinin yapılan telefon dinlemeleri ile ilişkisini araştırmak üzere Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndaki inceleme raporunu ve YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma evrakının bir örneğini istemiş…
Usulsüz bir işlem veya müdahale olduğu anlaşılırsa soruşturma açılacak deniliyor.
Böylelikle AK Parti’ye ikinci kez kapatma davası açılması gündeme gelebilir.
Peki AKP’ye kapatma davası açarlar mı?
Açarlar mı açarlar…
İşlerine geldi mi Türkiye hukuk devleti, gelmedi mi yargıya güven yok!
Ergenekon savcılarını yerden yere vururlar, Danıştay’ın birbiriyle çelişen kararlarına alkış tutarlar…
Şimdi
Yasalara göre dinleme kararını kim verir?
Hâkim…
Nasıl verir?
Mahkeme kararıyla…
Yani bir hâkimim dinlenmesine karar veren diğer bir hâkim!
Ama olmaz!
İlk kapatma davasının sonuçlanmasından bu yana ne bahane bulsak da tekrar kapatma davası açsak diye debelenip duruyorlardı…
Ülke istikrarı, milletin huzuru onların umurunda mı?
AKP’i eksiklerinden dolayı eleştirmek başka, yasadışı bir ortamın varlığını kaybetmek korkusuyla saldırmak başka…
Ama birileri bilmeli ki bu kez işleri eskisi kadar kolay olmayacak!
ÖNDER’DEN KOÇ’A ÇAĞRI
Danıştay, YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararın yürütmesinin durdurulması kararına yaptığı itirazı reddetti.
Bu durum sürpriz olmadı. Daha önce yetki YÖK’te diyen Danıştay, verdiği ilk kararla ne yapmak istediğini zaten göstermişti.
367 Sabih’in İstanbul Barosu’na Danıştay’ın yolunu göstermesi boş değildi anlayacağınız…
Bir hukukçu tüm inançlarını bir yana koyup, adalet ölçüsüyle karar vermeyince işte ortaya böyle ideolojik kararlar çıkıyor.
Bu ülkede inanan kesim ezilecek, birileri saltanatını devam ettirecek.
Denge bozulduğu an her şey değişir. Ancak durum bu kez farklı… YÖK’ün başında adaletle hareket eden bir başkan var. Yusuf Ziya Özcan “artık geriye dönüş yok. B planını devreye sokacağız” dedi. Planı Aralık ayının 17’sinde açıklayacaklarını ve B, C ve hatta D’ye kadar planları olduğunu da söyleyen Özcan, bu konuda kararlı bir tutum sergileniyor.
YÖK’ün bu işin peşini bırakmayacağına inananlardan biride ÖNDER… ÖNDER Genel Müdürü Sabri Otağ, Kudüs TV’de ki programımın bu haftaki konuğuydu. Katsayı haksızlığını, Danıştay’ın kararını ve konuyla ilgili birçok detayı konuştuk. Konuşmamız esnasında Otağ’ın yapmış olduğu bir çağrı çok dikkatimi çekti. Otağ’ın çağrısı bir zamanlar gazetelere boy boy ilanlar verip “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” diyen hatta 2006 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yaparak gençleri meslek eğitimine özendirmek için tüm yurt çapında kapsamlı bir proje başlatan KOÇ topluluğuna yönelikti.
Otağ’ın merak ettiği bir noktada, bu denli Meslek Liselerine olan ihtiyacı kavrayan ve katsayının kaldırılmasını memnuniyetle karşılayan KOÇ grubunun Danıştay’ın kararından sonra neden suskun olduğu…
Yoksa son sözü Danıştay mı söyler?
Arzu Erdoğral
11/12/2009 -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.