a. Üstadımız genellikle nefsini muhatap kabul etmekte ve nefsine ağır ithamlar yapmaktadır. Acaba bu tarz ifade ile bir tevazu örneği mi sergilenmektedir? Bu hususta çok farklı yorumlar yapılmaktadır. Kanaatinizi öğrenmek istiyoruz.
[VIMEO]16300052[/VIMEO]
“Ey nefis! Şu temsile bak gör: Nasıl dünyaya hasr-ı nazar, aziz bir lezzeti, elim bir eleme kalb eder.” Bu cümlede geçen “aziz lezzet” nedir? Elim bir eleme nasıl kalbolur?
[VIMEO]16300095[/VIMEO]
“Meselâ; şu karyede (yani Barla’da) iki adam bulunur. …” Bu paragrafta ikinci adamın bakış açısını biraz açabilir misiniz? …
[VIMEO]16296970[/VIMEO]
“Ey nefsim! Deme: “Zaman değişmiş, …” Bu paragrafta nefsin şikayet ettiği bütün konular, çoğu insanın gündemde tuttuğu, arkasına sığındığı bahanelerdir. Acaba bu asırda nefs-i emmareler bir nevi külliyet mi kesbediyor?
[VIMEO]16297039[/VIMEO]
“Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor.” Cümlesini nasıl anlamalıyız? Çağımız medeniyet ve teknoloji çağı olarak görülüyor ve insanların düne göre daha güçlü olduğu sanılıyor.
[VIMEO]16297062[/VIMEO]
Sohbetin Tamamı
[VIMEO]16299910[/VIMEO]