• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #661607
    Anonim

      a. Üstadımız genellikle nefsini muhatap kabul etmekte ve nefsine ağır ithamlar yapmaktadır. Acaba bu tarz ifade ile bir tevazu örneği mi sergilenmektedir? Bu hususta çok farklı yorumlar yapılmaktadır. Kanaatinizi öğrenmek istiyoruz.

      [VIMEO]16300052[/VIMEO]

      “Ey nefis! Şu temsile bak gör: Nasıl dünyaya hasr-ı nazar, aziz bir lezzeti, elim bir eleme kalb eder.” Bu cümlede geçen “aziz lezzet” nedir? Elim bir eleme nasıl kalbolur?

      [VIMEO]16300095[/VIMEO]

      “Meselâ; şu karyede (yani Barla’da) iki adam bulunur. …” Bu paragrafta ikinci adamın bakış açısını biraz açabilir misiniz? …

      [VIMEO]16296970[/VIMEO]

      “Ey nefsim! Deme: “Zaman değişmiş, …” Bu paragrafta nefsin şikayet ettiği bütün konular, çoğu insanın gündemde tuttuğu, arkasına sığındığı bahanelerdir. Acaba bu asırda nefs-i emmareler bir nevi külliyet mi kesbediyor?

      [VIMEO]16297039[/VIMEO]

      “Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor.” Cümlesini nasıl anlamalıyız? Çağımız medeniyet ve teknoloji çağı olarak görülüyor ve insanların düne göre daha güçlü olduğu sanılıyor.

      [VIMEO]16297062[/VIMEO]

      Sohbetin Tamamı

      [VIMEO]16299910[/VIMEO]
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.