• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #667099
    Anonim

      Soru 1: “İşte, Kur’ân-ı Kerîmin ilim ve hikmet ve mârifet-i İlâhiye cihetiyle servet ve gınâsı; ve felsefenin ilim ve ibret ve mârifet-i Sâni cihetindeki fakr ve iflâsını gör, ibret al.” Burada Kur’an-ı Kerimin hikmet ve mârifet noktasında servet ve gınâsını anlayabiliyoruz. Fakat ilim cihetiyle felsefenin fakr ve iflâsını tam idrak edemiyoruz. Bugünkü bilim ve fen, felsefenin neticesi değil midir?

      [VIMEO]10804691[/VIMEO]



      Soru 2: “İşte bu sırdandır ki, Kur’ân-ı Hakîm, nihayetsiz parlak, yüksek hakikatleri câmi’ olduğundan, şiirin hayalâtından müstağnîdir.” Şiirin hayalâtı nasıl bir şey ki; Kur’anın hakikatleri bundan müstağni oluyor? Hakikatleri en güzel şekilde, şiir üslubu ile ifade edemez miyiz? Yani, şiir devamlı olarak su-i istimal mi edilmiş?

      [VIMEO]10820266[/VIMEO]


      Soru 3:“Evet, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın manzum olmadığının diğer bir sebebi de budur ki: Ayetlerinin herbir necmi, vezin kaydı altına girmeyip, tâ ekser âyetlere bir nevi merkez olsun ve kardeşi olsun ve mâbeynlerinde mevcud münâsebet-i mâneviyeye râbıta olmak için, o daire-i muhîta içindeki âyetlere birer hatt-ı münâsebet teşkil etmesidir.”
      a. Bu ifadede; esasında Kur’anın manzum olması icap ederken niçin manzum olmadığının hikmetleri mi anlatılıyor?
      b. Ayrıca ayetlerin vezin kaydı altına girmemesi, “semadaki her bir yıldızın kayıt altına girmeyip, çoğu yıldızlara bir nevi merkez olmasına” benzetiliyor. Bu hususu biraz daha açabilir misiniz?

      [VIMEO]10820287[/VIMEO]


      Soru 4: “Güyâ, serbest her bir âyetin ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü var. Kur’ân içinde, binler Kur’ân bulunur ki, her bir meşrep sahibine birisini verir.” Bu konuyu misallerle izah eder misiniz?

      [VIMEO]10800502[/VIMEO]


      Soru 5: “On Üçüncü Sözde beyân edildiği gibi, Sûre-i İhlâs içinde otuz altı Sûre-i İhlâs miktarınca, her biri zi’l-ecnihâ olan altı cümlenin terkibâtından müteşekkil bir hazîne-i ilm-i tevhid bulunur ve tazammun ediyor.” Sûre-i İhlasın içerisinde, otuz altı adet İhlas suresi nasıl bulunuyor? Ayrıca “zi’l-ecnihâ olan altı cümlenin terkibatından müteşekkil ilm-i tevhid bulunması” nasıl oluyor?

      [VIMEO]10800596[/VIMEO]

      Sohbetin Tamamı

      [VIMEO]10804060[/VIMEO]

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.