- Bu konu 7 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
19 Mart 2007: 18:23 #643164
Anonim
Üstad Bediüzzaman Hazretleri, insanlığın imanını küfür ateşinden kurtarmak için telif ettiği eserlerinde, matematikî mantığı ve ihtimâl hesaplarını etkin şekilde kullanır. Meselâ, 29. Mektup’taki Şeytanın Desiseleri risalesinde korku hissinin yaratılış gâyesi dışında kullanılmasının insana vereceği zararları anlatırken, kayığa binmekten korkan arkadaşını harikulâde ikna edici bir ihtimal hesabıyla âdeta koşa koşa kayığa binmeye razı ettiği hâdiseyi, şu şekilde anlatır: “Bir zaman -Allah rahmet etsin- mühim bir zât kayığa binmekten korkuyordu. Onunla beraber bir akşam vakti İstanbul’dan Köprüye geldik. Kayığa binmek lâzım geldi. Araba yok. Sultan Eyüb’e gitmeye mecburuz. Israr ettim.
Dedi: “Korkuyorum; belki batacağız.”
Ona dedim: “Bu Haliç’te tahminen kaç kayık var?”
Dedi: “Belki bin var.”
Ona dedim: “Senede kaç kayık batar?”
Dedi: “Bir iki tane. Bazı sene de hiç batmaz.”
Dedim: “Sene kaç gündür?”
Dedi: “Üç yüz altmış gündür.”
Dedim: “Senin vehmine ilişen ve korkuna dokunan batmak ihtimali, üç yüz altmış bin ihtimalden bir tek ihtimaldir. Böyle bir ihtimalden korkan, insan değil, hayvan da olamaz.”
Hem ona dedim: “Acaba kaç sene yaşamayı tahmin ediyorsun?”
Dedi: “Ben ihtiyarım. Belki on sene daha yaşama ihtimalim vardır.”
Dedim: “Ecel gizli olduğundan, herbir günde ölmek ihtimali var. Öyleyse, üç bin altı yüz günde her gün vefatın muhtemel. İşte, kayık gibi üç yüz binden bir ihtimal değil, belki üç binden bir ihtimalle bugün ölümün muhtemeldir. Titre ve ağla, vasiyet et.”Aklı başına geldi, titreyerek kayığa bindirdim. Kayık içinde ona dedim: “Cenâb-ı Hak havf (korku) damarını hıfz-ı hayat için vermiş, hayatı tahrip için değil. Ve hayatı ağır ve müşkül ve elîm ve azap yapmak için vermemiştir. Havf iki, üç, dört ihtimalden bir olsa, hattâ beş altı ihtimalden bir olsa, ihtiyatkârâne bir havf meşru olabilir. Fakat yirmi, otuz, kırk ihtimalden bir ihtimalle havf etmek evhamdır, hayatı azâba çevirir.”
19 Mart 2007: 19:02 #705534Anonim
Peki Korku azabını niçin vermiş ?
19 Mart 2007: 22:49 #705536Anonim
Lemalar wrote:Peki Korku azabını niçin vermiş ?tobe tobe yine deirtcek beni
hıfz-ı hayat için vermiş
lemalar bi degil de bu sefer kesin furcam sizi beylik tabancamla 😀
20 Mart 2007: 07:26 #705540Anonim
HuSRaN wrote:tobe tobe yine deirtcek benihıfz-ı hayat için vermiş
lemalar bi degil de bu sefer kesin furcam sizi beylik tabancamla 😀
🙂
yahu O korku hissi için verilmiş 🙂 ben korku azabı neden verilmiş diyorum dikkatini cekerim .. Hadi delirmeye basla ;X20 Mart 2007: 09:19 #705543Anonim
töbe töbe ben hiç görmedim bu soruyu duyrulur 🙂
20 Mart 2007: 10:25 #705545Anonim
Nevzatt wrote:töbe töbe ben hiç görmedim bu soruyu duyrulur 🙂hadi ipucuda vereyim Ustad Bediüzzaman Sözler eserinde bundan bahsetmiş hemde uzunca 🙂
20 Mart 2007: 11:01 #705546Anonim
ben bilmem anlamam 😀 görmedim hem soruyu felan 🙂
21 Mart 2007: 00:56 #705550Anonim
On Dördüncü Sözün Zeyli
[IMG]http://www.resimload.com/070629/IVV_beymele.bmp[/img]
[IMG]http://www.resimload.com/070629/lmU_untitledree.bmp[/img]Birinci suâl: Bu zelzelenin maddî musîbetinden daha elîm, mânevî bir musîbeti olarak, şu zelzelenin devamından gelen korku ve me’yusiyet, ekser halkın ekser memlekette gece istirahatini selb ederek, dehşetli bir azab vermesi nedendir?
Yine mânevî cevap: Şöyle denildi ki: Ramazân-ı Şerîfin terâvih vaktinde, kemâl-i neş’e ve sürur ile, sarhoşçasına, gayet heveskârâne şarkıları ve bâzan kızların sesleriyle, radyo ağzıyla bu mübârek merkez-i İslâmiyetin her köşesinde câzibedarâne işittirilmesi, bu korku azabını netice verdi21 Mart 2007: 15:21 #705551Anonim
ben bilmem 🙂
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.