• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645938
    Anonim

      İstediklerimizi kendi kudretimizle yaptığımızı sanmak, Yaratıcıya meydan okumaktır. Yaratıcıya meydan okuyanlar, hüsrana uğruyorlar. İsteklerimiz asla Kaderin Sahibine meydan okuyucu bir içeriğe bürünmemelidir. Biz sınırsız bir güç değiliz. Daha doğrusu özümüzden kaynaklanan, Yaratıcıdan almadığımız zerre kadar gücümüz yoktur. Biz evrenin Sınırsız Sahibinin gücüyle koruyup beslediği aciz canlılarız.

      Titanic adlı dev geminin kaderini hatırlarsınız. İngiliz bayrağı taşıyan Titanic, 2 227 yolcusuyla birlikte, İngiltere’nin Southampton Limanından New York’a gitmek üzere yola çıkmıştı. Gemiyi yapanlar “Titanic batırılamaz” diyorlardı. Kimi gazetelerin sayfalarında ve pek çok insanın dilinde “Titanic’i Tanrının bile batıramayacağı” iddiaları dolaşıyordu.

      Gemi ilk yolculuğuna çıktığı 14 Nisan 1912 gününün bulutsuz bir akşam vaktinde, bir buzdağıyla çarpıştı. Feci kazada 1 522 kişi dondurucu sularda kaybolmuştu. Geminin batmayacağından emin olan yapımcıları, tüm yolculara yetecek botları gemiye yüklemeyi gereksiz bulmuşlardı.

      Bu trajik kazanın getirdiği kaybın büyüklüğü, insanlığın kalbinde derin bir iz bırakmıştır. Oysa, tarih, benzeri meydan okuyuşlardan doğan daha pek çok kitlesel veya bireysel göz yaşartıcı felaketlere tanıklık etmiştir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.