• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #677492
    Anonim

      Dünyanin birucu Arjantin’den, günesin battiği yerden, Nurlar’in doğduğu yere, Türkiye’yebinler selam !

      Arjantin hizmetlerinin daha ilk günlerinden itibaren, maddi – manevi dualari ile bizleri unutmayan herkesten Allah razi olsun! Henüz bir yilini bile doldurmayan Güney Amerika’daki Nur hizmetleri, daha genis sahalarda devam ediyor. Biz de bu son havadisleri dualara vesile olmasi niyetiyle paylasmak istiyoruz..

      Evvela; Santa Fe sehrinden Rosario sehrine gelen birisi, İslamiyet hakkinda bilgi almak için oradaki mescide uğruyor. Daha önceden nurlari bilen, ciddi hizmet eden baska bir kardesimiz ile tanisiyor. Beraber alti saat boyunca ara vermeden Küçük Sözler, Yirmi üçüncü Söz, Hastalar Risalesi ve Ramazan, İktisat ve Sükür Risalelerinden okuyorlar ve bitiriyorlar. Hatta okurken duygulu anlarda yasaniyor. İslam hakkinda bilgi almak isteyen sahis ağlamaya basliyor. Bunun üzerine diğer kardesimiz de dayanamiyor ve ağlayarak okumaya devam ediyorlar. Ve Risale-i Nur Külliyati’ndan sadece birkaç kitap okuyarak, tam ve mukni bir iman dersini alan bu sahis belki de hayatindaki en güzel ve önemli karari hiç tereddüt etmeden veriyor ve soruyor; “Ben Müslüman olmak istiyorum, simdi ne yapmaliyim?”

      Rosario’da nurlarin nesrine çalisan bu kardesimiz, birkaç ay önce kendi sehirlerindeki hapishanenin kütüphanesine Risale-i Nurlarin konulmasina vesile oldu ve her hafta gidip oradaki mahkumlarla ders okumaktalar. Bu dersler neticesinde, mahkumlardan birisi Risalelerden aldiği nur-u iman dersi ile islami seçti ve simdi Müslüman olarak hayatina devam ediyor.

      Adeta bir çekirdek olan bu hapishane hizmetleri, diğer ülke ve sehirlerdeki hapishanelerde de filiz vermeye basladi. Önce Arjantin’in kuzeyindeki Peru’nun baskentinde, Adalet bakanliğina bağli hapishaneler genel müdürü ile görüstük.Türkiye’den geldiğimizi ve mahkumlarin islahi için bir projemiz olduğundan bahsettik. Hapishanelerin ağzina kadar dolup tastiğini ve yer kalmadiğini ifade eden yetkililer, bu tarzdaki çalismalara çok fazla ihtiyaç duyduklarini belirttiler. Risale-i Nurlar’i bir hafta inceledikten sonra bu eserlerin çok harika olduğunu ifade ederek, Peru’daki yedi hapishanenin her birisine kitaplarimizin konmasina müsaade etiler. Bununla beraber mahkumlarla sohbet ve ders okuma imkanini da sağladilar. İslamiyet hakkinda çok az, ya da yanlis bilgileri olan mahkumlar, okuduğumuz dersten çok memnun kaldilar. Hatta bir mahkum dağittimiz Tabiat risalesinden biraz okuyunca: “Ben müslumanlari baska bir varliğa tapiyor saniyordum. Halbuki görüyorum ki aramizdaki fark çok az. Bu kitaplar çok hosuma gitti ve bunlari okumak istiyorum.” dedi. Diğer mahkumlar da ayni heyecanla okumak istediklerini belirtiyorlardi. Bu eserleri hapishane kütüphanesine koyacağimizi ve oradan alip okuyabileceklerini söylediğimizde ise çok sevindiler. Ders sonunda İslamiyet hakkinda birçok soru sordular. Bunlardan birisi; Kur’an-i Kerim’in değisip değismediği idi. Biz Kur’an-i Kerim’in 1400 yildan bu yana tek bir harfinin dahi değismediğini söyleyip izah edince çok sasirdilar ve etkilendiler. Bizi sasirtan baska bi rhadise ise, konferans salonundan ayrilirken, ders esnasinda bizlerden “Allah” adini henüz öğrenen mahkumlarin “Allah! Allah! Allah!” diyerek yüksek sesle bağirmalarini duymamiz oldu.

      Peru’daki bu güzel hizmetlerin heyecanini yasarken, baska bir gelisme de Arjantin’de gerçeklesti. Buradaki hapishanelerden sorumlu genel müdürlüğe, bilhassa Meyve Risalesinden bazi vecizelerin de yer aldiği, mahkumlar için hazirladiğimiz islah projemizi sunduk. Arjantin’in bütün hapishanelerinden sorumlu müdür Dr. Juan Natelo eline geçen vecizeleri okuduğunda ise hemen internetteki sayfamiza girip Risaleleri inceliyor. Bu eserlerin mahkumlar için faydali olacaği kanaatina varan hapishaneler genel müdürü, daha fazla bilgi almak için bizi çağirdi. Biz de Riasale-i Nurlarin, mahkumlar için hakiki bir teselli ve islahlari için mühim bir ders olduğunu ve kabul ettikleri halde hapishane kütüphanelerine koyabileceğimizi ifade ettik. Müdür de, bunun kolay olduğunu fakat sadece kitap koymanin yeterli olmadiğini ayrica hapishanelere gidip bizzat anlatmamiz gerektiğini söyledi. Ve hemen ayni gün, hapishanelere rahatça girebilmemiz için özel bir kimlik karti hazirladilar. Simdi Arjantin’de bulunan otuz bes hapishanenin kütüphanelerine Risaleleri göndermeye basladik. Hatta iki hapishanenin kütüphanesine bizzat Nurlari koyduk ve mahkumlarla dersler okuduk. Bu derslerde duygulananlar, göz yaslarina hakim olamayip ağlayanlar hem lisan-i halleriyle hem de lisan-i kalleriyle ziyaretimizden duyduklari memnuniyeti ifade ettiler. Bizler de bu hizmetlerdeki inayeti bir tahdis-i nimet nevinden anlatmak ve Üstadimizin bu iman davasindaki fevkalade muvaffakiyetini gösteren bir noktayi nazara vermek istiyoruz. Yillar önce kendi memleketinde, kendi insanlarinin imanlarini ve ahiretlerini kurtarmak amaciyla yazdiği eserlere mani olmak için, Üstadimiza hapishaneleri, sürgünleri reva görmelerine rağmen simdi bir ecnebi memleketindeki hapishanenin gayri müslüm idarecileri,insanliğin ekmek ve su gibi ihtiyaci olduğu ayni Nurlarin okunmasi için, bize tahsis ettikleri araba ile hapishaneye götürüyorlar, hapishanede uygun ortami hazirliyorlar, ders sonrasinda ikramlarda bulunup yine arabayla dershanemize kadar birakiyorlar.

      Allah isterse, hristiyanlara da bu hizmeti yaptirdiğini hayretle müsahede ediyoruz. Bu hapishanelere ilk ziyaretleri Arjantin hapishanelerinden sorumlu Bas Rahip Panço Martinez ile yapmis ve beraber dersler okumustuk. Risalelerin insanin ruhuna tesir ettiğini söyleyen, Rahip Panço, gittiğimiz her yerde güvenlik görevlilerine, çalisanlarina, yöneticilerine hatta bindiğimiz arabanin soförüne varincaya kadar herkese Risale-i nurlari tavsiye ediyor ve okumalari için israr ediyor. Ve bu hizmetlerden memnuniyetini ifade ediyor.

      Arjantin hapisane hizmetlerinin, sonradan fark ettiğimiz bir tevafuğu da;hapishane dersine basladiğimiz gün, meyve risalesinin tashihi bitip baskiya verdiğimiz gün olmasiydi. İnsallah, Arjantin ve Peru’dan sonra diğer GüneyAmerika ülkeleri de en zulmetli yerlerden, hapishanelerden nurlanmaya basliyacak.

      Ayrica geçtiğimiz cumartesi Rahip Panço’nun daveti üzerine, kilisesine bir ziyarette bulunduk. Yaklasik seksen kisinin bulunduğu Kilisede, Rahip Panço kendi cemaatine bugün aramizda azizler var bunlar ta türkiyeden buralara kadar gelen Müslüman kardeslerim deyip bizim hapishanelerdeki hizmetlerimizden, anlatilan iman hakikatlarindan mahkumlarin dayanamayip ağladiğindan ve insanin Ruhuna hitap eden çok güzel kitaplarimizin olduğundan bahsetti.

      Sonra “Türkiye’den gelen Müslüman kardeslerimiz” diye tanitarak bizi kürsiye çağirdi. Biz de cemaati selamladiktan sonra, Risale-i Nurkülliyati’ndan bahsedip, yaklasik elli dilde tercümesi olduğunu ve sadece Müslümanlara değil bütün insanlara hitap eden eserler olduğunu anlattik ve numune olarak yirminci mektuptan bir parça okuduk. Kemal-i ciddiyetle vebaslariyla tasdik ederek dinledikleri bu kisa fakat ehemmiyetli dersin sonunda herkesin kiliseyi inletircesine alkislayarak bizi uğurlamasi açikçasi bizi de heyecanlandirmisti. Önceleri hristiyan, sekiz seneden beri Müslüman olan Rober Tayyip ağbey, kilisede birisinin alkislandiğini hiç duymadiğini, bunun çok ilginç bir hadise olduğunu ve okunan hakikatlerin kilisede bulunanlarin kalplerine ulastiğini gösterdiğini söyledi. Kilisedeki bu kisa ders sonrasinda,yetmis yaslarinda bir kadinin yanimiza kadar gelerek, “Selamunaleykum” deyip Tokalasmak için elini uzattiği esnada biz ne olduğunu anlamadan elimizi öpmesi ve babasinin Müslüman olduğunu söylemesi bizi oldukça sasirtti. Programin sonunda, yanimizda getirdiğimiz kitaplarimiza yoğun ilgi gösteren kilise cemeatine, kitaplarimizdan hediye ettik. Rabbim tesir ve hidayet versin. Amin

      Bununla beraber, Buenos Aires’te yaklasik iki aydan beri bir radyoda hazirlayip sunduğumuz “la luz de la fe” yani “nur-u iman” adindaki programimizd evam ediyor. Radyo programimizi, Risale-i Nur’dan konular belirleyip, nurlari bilen, okuyan Arjantinli Müslümanlari konuk alarak her hafta gerçeklestiriyoruz. İnternet üzerinden İspanya, Peru, Meksika, Sili gibi İspanyolca konusulan farkli ülkelerden de dinlenilen bu program vesilesi ile daha genis sahada daha çok insana nurlari duyuruyoruz ve insallah hava sahifesinde de Nurlar yaziliyor.

      Bu arada Meksika’nin en büyük üçüncü sehri olan Guadalajara’da bir Müslüman gurubun, laluzdelafe.org ismindeki internet sitemizden küçük sözleri elde ederek, her hafta toplanip ders okuduklarini öğrendik. Ayrica kendi internet sitelerinde anasayfadan da Risale-i nurlari paylasiyorlar.

      Bu hizmetlerimizin bel kemiği diyebileceğimiz İspanyolca tercüme ve kitap basim faaliyetlerimiz de devam ediyor. Simdiye kadar, Yirmi üçüncü söz, Küçük Sözler,Hastalar Risalesi, Ramazan-İktisat ve Sükür Risalesi, Tabiat Risalesi, otuz üç Pencere, ihlas-uhuvvet risaleleri ve meyve risalesi olmak üzere sekiz küçük kitap bastik. Dokuzuncu kitabimiz olarak ise Üstadimizin, “Tabiatta boğulanlari dalaletten kurtariyor ve bu zamanda herkese hususen süpheye ve inkara düsenlere lazimdir ve tiryaktir” ve “Amerika alimleri ,elbette Asa-yi Musa risalesine lakayt kalmayacaklar. Eğer dini din için seven kisminin ellerine geçse, fütuhat yapar” dediği “Asa-yi Musa Mecmuasi”ni bastik ve dualarinizla onuncu kitabimiz olan Münacat Risalesi’ni baskiya hazirliyoruz.

      Son olarak bir ihtida haberi vermek istiyoruz. Buenos Aires’e yakin Pergamino sehrinde bulunan Mario isminde altmis bes yasindaki baska bir sahis da internetteki sitemizden tavsiye üzerine Risaleleri okuyor ve Arjantin’de Risale-i Nurlar ile ruhlari, kalpleri, hayatlari nurlanan ve İslamiyeti seçenler kervanina dahil oluyor.

      Velhasil, Arjantin ve diğer Güney Amerika ülkelerinde yasayan hem Müslümanlarin hem de diğer dinlere mensup insanlarin ekmek ve su gibi ihtiyaçlari olduğunu gördüğümüz bu hakikatleri, her vesileyi kullanarak bilhassa ruhen Nur’a müstak, Nur’un fitri talebelerini bulmak istiyoruz. Otobüslerde, metrolarda, sokaklarda o anda gördüğümüz belki de bir daha hiç göremeyeceğimiz insanlara, en azindan birer brosür vererek nurlarla tanismalarina vesile olmaya çalisiyoruz. Haddimizin fevkinde ve suurumuzun haricinde cereyan eden bu hizmetler için her zaman ihtiyaç duyduğumuz dualarinizi bekliyoruz. Allah, hepimizi bu kudsi hizmette ihlasla istihdam eylesin. Amin

      Arjantin Nur Talebeleri namina
      Ahmed Hasan, Abdullah, Fatih, Hüseyin

      #805300
      Anonim

        ALLAH sizden razı olsun.. keşke hapishane hizmetleri Türkiye’de de gerçekleştirilebilse..

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.